Marka hakkına tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2190 E. 2024/377 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari faiz↗ hakkaniyet↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ hak düşürücü süre↗ maddi ve manevi tazminat↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2020 tarih ve 2017/492 E., 2020/149 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2021 tarih ve 2021/100 E., 2021/324 K. sayılı kararıyla; davalının istinaf başvurusunun reddiyle, davacının maddi tazminat talebinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 ... maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine dayandırması, söz konusu lisans sözleşmesinin emsalinin dosya kapsamında temin edilememesi, davalının tecavüzün başladığı tarihten dava tarihine kadarki süreç içerisinde lisans sözleşmesinin haksız kullanımından kaynaklı elde ettiği haksız kazancın tespit edilememesi karşısında İlk Derece Mahkemesince hesap bilirkişisi tarafından davalının sadece 2017 yılına ilişkin net karı nazara alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; davalının 2017/67511 numaralı " LAMİDOOR " ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı " LAMİNDOOR " ibareli markadan kaynaklanan haklara marka tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'ine ilişkin talebinin kabulü ile; davacının davalı markasından ... hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya konu lisans sözleşmesine konu işin niteliği ve marka tecavüzünün 2015 yılı itibariyle başlamış olmasına göre hakkaniyete uygun olarak takdiren 5.000,00 TL maddi tazminatla manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile , somut olayın özelliğine göre davacının manevi zararına yönelik takdiren belirlenen 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2017 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, kararın kesinleşmesine müteakip hükmün gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 08.11.2022 tarih, 2021/3344 E. -2022/7938 K. sayılı kararıyla "1-)İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda aşağıda belirtilen hususlar dışında dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1 ... ve 371 ... maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-)Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref’i ile maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davacının 2015/43087 numaralı markasının 19 uncu ve 35 ... sınıflardaki mal ve hizmetler için tescilli “LAMİNDOOR” ibaresinden oluştuğu, davalının ahşaptan mamul iç oda kapılarının imalatı ve satışında tanıtım aracı olarak fiili kullanımının ise “LAMİDOOR” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır. Davalının fiili kullanımının kapı ve pencerelerde lamine malzemelerinin kullanımına ilişkin olduğu, “door” kelimesinin ingilizcede kapı anlamına gelen basit sözcüklerden olduğu, “LAMİ” ibaresinin ise lamine kelimesinin kısaltması olduğu dikkate alındığında her iki taraf markasının da bu tarz malzeme kullanımında ayırtedicilik özelliğinin zayıf olduğu ve lamine ibaresi ile bu ibarenin kullanım tekelinin kimseye bırakılamayacağı kabul edilmelidir. Öte yandan davalının kullandığı 2012/12580 numaralı 19 uncu ve 35 ... sınıflarda tescilli markanın davacının marka başvurusundan çok daha önceki tarihte dava dışı 3 üncü kişi adına tescilli olduğu, her iki markanın ... yıllar birlikte varlığını sürdürdükleri de dikkate alındığında davacının “LAMİDOOR” ibaresinin davalı tarafından kullanımına karşı tecavüz davası açma hakkının doğmayacağının ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulüyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.3-) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının 2015/43087 numaralı markasının 19 uncu ve 35 ... sınıflardaki mal ve hizmetler için tescilli “LAMİNDOOR” ibaresinden oluştuğu, davalının ahşaptan mamul iç oda kapılarının imalatı ve satışında tanıtım aracı olarak fiili kullanımının ise “LAMİDOOR” ibaresi olduğu, davalının fiili kullanımının kapı ve pencerelerde lamine malzemelerinin kullanımına ilişkin olduğu, “door” kelimesinin ingilizcede kapı anlamına gelen basit sözcüklerden olduğu, “LAMİ” ibaresinin ise lamine kelimesinin kısaltması olduğu dikkate alındığında her iki taraf markasının da bu tarz malzeme kullanımında ayırtedicilik özelliğinin zayıf olduğu ve lamine ibaresi ile bu ibarenin kullanım tekelinin kimseye bırakılamayacağı kabul edilmelidir. Öte yandan davalının kullandığı 2012/12580 numaralı 19 uncu ve 35 ... sınıflarda tescilli markanın davacının marka başvurusundan çok daha önceki tarihte dava dışı 3 üncü kişi adına tescilli olduğu, her iki markanın ... yıllar birlikte varlığını sürdürdükleri de dikkate alındığında davacının “LAMİDOOR” ibaresinin davalı tarafından kullanımına karşı tecavüz davası açma hakkının doğmayacağının ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 20.11.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da vurgulandığı üzere davacının 2015/43087 sayılı "LAMİNDOOR" ibareli markası ile davalının "LAMİDOOR" ibaresini kullanımı arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, bu hususun tanık beyanları ile de ... olduğunu, Yargıtay bozma gerekçesine katılmadıklarını, aslen tüm dünya dillerinde kullanılan her kelimenin "biricik" olduğunu, tarafların bazı kelimelerin kısaltması ile markalarında kullandıkları kelimelerin, ibarelerin kimsenin tekelinde olmadığı yönündeki değerlendirmenin yerinde olmadığını, bu durumda hiç bir markanın aynı gerekçe ile hukuki korumadan yararlanamayacağını, asıl olanın kelimelerin, ibarelerin herkes tarafından kullanılıp kullanılamayacağı değil, kelime ve ibarelerin iltibas ve karışıklık oluşturacak surette kullanılıp kullanılmadığı hususu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı markasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet koşulları oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 151 ... maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3344 E. 2022/7938 K.
Ortak:ticari faiz · hakkaniyet · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · Marka hakkına tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2021 tarih ve 2021/100 E., 2021/324 K. sayılı kararıyla; davalının istinaf başvurusunun reddiyle, davacının «maddi tazminat» talebinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 ... maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine dayandırması, söz konusu lisans sözleşmesinin emsalinin dosya kapsamında temin edilememesi, davalının tecavüzün başladığı tarihten dava tarihine kadarki süreç içerisinde lisans sözleşmesinin haksız kullanımından kaynaklı elde ettiği haksız kazancın tespit edilememesi karşısında İlk Derece Mahkemesince hesap bilirkişisi tarafından davalının sadece 2017 yılına ilişkin net karı nazara alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; davalının 2017/67511 numaralı " LAMİDOOR " ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı " LAMİNDOOR " ibareli markadan kaynaklanan haklara marka tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'ine ilişkin talebinin kabulü ile; davacının davalı markasından ... hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya konu lisans sözleşmesine konu işin niteliği ve marka tecavüzünün 2015 yılı itibariyle başlamış olmasına göre «hakkaniyete» uygun olarak takdiren 5.000,00 TL maddi tazminatla manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile , somut olayın özelliğine göre davacının manevi zararına yönelik takdiren belirlenen 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2017 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, kararın kesinleşmesine müteakip hükmün gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
2-)Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref’i ile «maddi, manevi tazminat» istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı markasının davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» koşulları oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun reddiyle, davacının «maddi tazminat» talebinin Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-c maddesine dayandırması, söz konusu lisans sözleşmesinin emsalinin dosya kapsamında temin edilememesi, davalının tecavüzün başladığı tarihten dava tarihine kadarki süreç içerisinde lisans sözleşmesinin haksız kullanımından kaynaklı elde ettiği haksız kazancın tespit edilememesi karşısında ilk derece mahkemesince hesap bilirkişisi tarafından davalının sadece 2017 yılına ilişkin net karı nazara alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamış ve davacının istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına; davalının 2017/67511 numaralı " LAMİDOOR " ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı " LAMİNDOOR " ibareli markadan kaynaklanan haklara marka tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'ine ilişkin talebinin kabulü ile; davacının davalı markasından doğan hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü İle; Türk Borçlar Kanunu 50/2 maddesi gereğince davaya konu lisans sözleşmesine konu işin niteliği ve marka tecavüzünün 2015 yılı itibariyle başlamış olmasına göre «hakkaniyete» uygun olarak takdiren 5.000.-TL maddi tazminatla manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile , somut olayın özelliğine göre davacının manevi zararına yönelik takdiren belirlenen 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/12/2017 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, kararın kesinleşmesine müteakip hükmün gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminat» talebi yönünden davalının davacıya ait markayı haksız olarak kullandığının sabit olduğu, davalı tarafça yasal «defterler» ile «fatura» ve belgeler «ibraz» edildiği ve mali müşavir raporlarında davaya konu panel kapı satışlarından davalının vergi öncesi karının 931,67 TL olduğunun tespit edildiği, tecavüz nedeniyle marka sahibinin manevi olarak zarara uğraması mümkün olduğundan markadan doğan hakları tecavüze uğrayan marka hakkı sahibinin manevi tazminat talep edebileceği, davalı ticari şirket olması nedeniyle «basiretli tacir» gibi hareket etmesi ve başkası adına tescilli markayı izinsiz olarak kullanmaması gerekirken davalı şirket davacı adına tescilli markaları herhangi bir izin almadan ücret ödemeden «marka hakkına tecavüz» eder şekilde kullanarak faaliyette bulunduğu, konumu itibariyle tasarımlardan haberdar olabilecek durumda olduğu, davacı markalarına tecavüz ederek kullanıp faaliyette bulunması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçeleriyle davalının eylemlerinin SMK'nın 29.maddesi gereğince davacının 2015/ 43087 sayılı "LAMİNDOOR" ibareli tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, «haksız rekabet» yaratıldığından davacının davasının maddi ve manevi tazminat yönünden kısmen kabul, kısmen reddiyle; davalının 2017/67511 numaralı "LAMİDOOR" ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı "LAMİNDOOR" ibareli markadan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, ref’ine, davacının davalı markasından doğan hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 931,67 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/12/2017 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
2-)Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref’i ile «maddi, manevi tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:basiretli tacir · marka hakkına tecavüz · fatura · tacir · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminat» talebi yönünden davalının davacıya ait markayı haksız olarak kullandığının sabit olduğu, davalı tarafça yasal «defterler» ile «fatura» ve belgeler «ibraz» edildiği ve mali müşavir raporlarında davaya konu panel kapı satışlarından davalının vergi öncesi karının 931,67 TL olduğunun tespit edildiği, tecavüz nedeniyle marka sahibinin manevi olarak zarara uğraması mümkün olduğundan markadan doğan hakları tecavüze uğrayan marka hakkı sahibinin manevi tazminat talep edebileceği, davalı ticari şirket olması nedeniyle «basiretli tacir» gibi hareket etmesi ve başkası adına tescilli markayı izinsiz olarak kullanmaması gerekirken davalı şirket davacı adına tescilli markaları herhangi bir izin almadan ücret ödemeden «marka hakkına tecavüz» eder şekilde kullanarak faaliyette bulunduğu, konumu itibariyle tasarımlardan haberdar olabilecek durumda olduğu, davacı markalarına tecavüz ederek kullanıp faaliyette bulunması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçeleriyle davalının eylemlerinin SMK'nın 29.maddesi gereğince davacının 2015/ 43087 sayılı "LAMİNDOOR" ibareli tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, «haksız rekabet» yaratıldığından davacının davasının maddi ve manevi tazminat yönünden kısmen kabul, kısmen reddiyle; davalının 2017/67511 numaralı "LAMİDOOR" ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı "LAMİNDOOR" ibareli markadan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, ref’ine, davacının davalı markasından doğan hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 931,67 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/12/2017 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6889 E. 2011/17371 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · keşif · teminat kapsamı · ihbar · temerrüt faizi · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde, davacı evinde pencere ve kapı dışında meydana gelen hasarların izolasyon eksikliğinden kaynaklandığı, bu nedenle «sigorta teminat kapsamı» dışında kaldığı, pencere ve kapılarda meydana gelen zararın ise rüzgar nedeni ile meydana gelmekle sigorta teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
3-Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; «temerrüt faizi başlangıcının» sigorta genel şartları B.8/1 maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken mahkemece «ihbar» tarihi olan 05.03.2008 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece olay yerinde yapılan «keşif» ve sonucunda düzenlenen bilirkişi raporları arasında, meydana gelen «hasarın» «sebebi» ve hasar miktari konusunda çelişkili beyanların bulunması karşısında, söz konusu çelişkilerin giderilmesi ile oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/148 E. 2020/4063 K.
Ortak:istinaf incelemesi · iltibas · istinaf yoluna başvurulabilirlik · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ynı gerekçe ile hukuki korumadan yararlanamayacağını, asıl olanın kelimelerin, ibarelerin herkes tarafından kullanılıp kullanılamayacağı değil, kelime ve ibarelerin «iltibas» ve karışıklık oluşturacak surette kullanılıp kullanılmadığı hususu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… avalı markalarının tescil edilmiş olduğu 6. emtia sınıfındaki “metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları ” arasında «iltibasa» yol açacak nitelikte benzerlik bulunduğu, davacı ve davalı markalarının fiilen birbirine çok benzer ürünler üzerinde kullanıldığından, bu ürünlerin satış ve «dağıtım» kanallarının aynı ve birbirinin yerine ikame edilecek nitelikte olduğundan her iki firmanın aynı işletme olduğu yönünde tüketicinin aldanma ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu, marka hükümsüzlüğü davasının dava tarihi itibarıyla Türk Patent nezdinde sicilde hak sahibi olarak gözüken kişilere karşı açılabileceği gerekçesiyle davalılar şirketler aleyhine açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ... adına Türk Patent nezdinde tescilli 2011/ 38216 ve 2011/38217 tescil nolu markaların ayrı ayrı hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, davacı vekilinin «kötüniyetle» tescil iddiasını da ileri sürdüğü, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında ise benzerlik ve «iltibas» incelemesi yapılarak hükümsüzlük kararı verildiği, mahkemece öncelikle davalı markalarının kötü niyetle tescil edilip edilmediği üzerinde durulması gerekirken ilti …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · kamu düzeni · husumet yokluğu · kâr dağıtımı · kötüniyet · dava sebebi
Benzer bu kararda1- Dava, benzerlik ve «kötüniyetli» tescil iddiasına dayalı olarak marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davalı şirketler yönünden davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, diğer davalı ... aleyhine açılmış olan davanın ise benzerlik ve «iltibas» gerekçesiyle kabulüyle dava konusu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiş; mezkur kararı davalı ... vekilinin istinaf etmesi üzerine inceleyen İstanbul Bölge Adl …
Öte yandan, HMK’nın 355. maddesinde «istinaf incelemesinin» istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak bölge adliye mahkemesinin «kamu düzenine aykırılık» gördüğü hallerde bu durumu re’sen gözeteceği düzenlenmiş olup; kabule göre de, «kötüniyetli» marka tescilinin olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK’da başvurunun mutlak veya nispi ret nedenleri arasında ya da hükümsüzlük nedeni olarak sayılmadığı, aynı KHK’nın 35/1. maddesinde marka başvurusuna itiraz hakkı olarak belirtildiği; buna rağmen HGK’nın 17.07.2008 gün,11-501/507 sayılı kararıyla hükümsüzlük «sebebi» olarak da uygulamada kabul gördüğü, eş anlatımla yasal düzenlemede yer almamasına rağmen içtihatlarla yer edinmiş olan kötüniyetli tescil iddiasıyla hükümsüzlük is …
… avalı markalarının tescil edilmiş olduğu 6. emtia sınıfındaki “metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları ” arasında «iltibasa» yol açacak nitelikte benzerlik bulunduğu, davacı ve davalı markalarının fiilen birbirine çok benzer ürünler üzerinde kullanıldığından, bu ürünlerin satış ve «dağıtım» kanallarının aynı ve birbirinin yerine ikame edilecek nitelikte olduğundan her iki firmanın aynı işletme olduğu yönünde tüketicinin aldanma ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu, marka hükümsüzlüğü davasının dava tarihi itibarıyla Türk Patent nezdinde sicilde hak sahibi olarak gözüken kişilere karşı açılabileceği gerekçesiyle davalılar şirketler aleyhine açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ... adına Türk Patent nezdinde tescilli 2011/ 38216 ve 2011/38217 tescil nolu markaların ayrı ayrı hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, davacı vekilinin «kötüniyetle» tescil iddiasını da ileri sürdüğü, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında ise benzerlik ve «iltibas» incelemesi yapılarak hükümsüzlük kararı verildiği, mahkemece öncelikle davalı markalarının kötü niyetle tescil edilip edilmediği üzerinde durulması gerekirken ilti …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13982 E. 2013/11757 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ispat külfeti · ara karar · dahili dava
Benzer bu kararda… apsamına göre; davalının davanın açıldığı tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içerisinde markayı kullandığına ilişkin yeterli delil sunmadığı, 19. emtia sınıfına «dahil» mallar bakımından her iki şirketin markası bakımından ortaklık bulunduğu, davacı ürünlerinin plastikten, davalıya ait ürünlerin ahşaptan yapılmakta olmasının tüket …
… ir yön bulunmamasına ve 556 sayılı KHK'nın 14. ve 42. maddelerine dayalı hükümsüzlük davasında markanın hükümsüzlüğü istenen mal ve/veya hizmetlerde kullanıldığının «ispat külfetinin» davalı tarafta bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi uyarınca, "markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz «ara» verilmesi halinde, marka iptal edilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2190 E. , 2024/377 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/184 Esas, 2023/299 Karar
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref’i ile maddi, manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... yıllardır Kayseri İlinde mobilya ve ahşap ürünler sektöründe faaliyette bulunduğunu, Lamindoor markasını Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2015/43087 sayıyla 19 uncu ve 35 ... sınıflardaki mal ve hizmetler için tescil ettirdiğini, belirtilen markanın sektöründe tanınmış bir marka olduğunu, “Lamindoor” markasının ahşaptan mamul iç oda kapıları ve bunların satışı hizmetlerinde kullanıldığını, markanın fiili kullanımının devam ettiğini, markanın bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, davalı şirketin de ahşaptan mamul iç oda kapılarının imalatı ve satışı alanında faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin faaliyetlerinde davacının tescilli markasıyla benzer olan “Lamidoor” markasını illegal biçimde kullandığını, ahşaptan mamul kapı bakımından davacı markasının tescilli olduğu 19 uncu sınıfta yer aldığını, davalının 19 uncu sınıfta tescilli markasının bulunmadığını, davalının Lamidoor ibaresini kullanımının davacı markasına tecavüz teşkil ettiğini ve davalının tecavüz teşkil eden kullanımı nedeniyle davacının tecavüzü engelleme hakkının bulunduğunu, tecavüzün durdurulması için davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye cevap verilmediği gibi tecavüz teşkil eden eylemlere de devam edildiğini, davalı eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, davalının davacı markasına tecavüzünün önlenmesine, davacı markasının kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasına, markaların silinmesine veya tecavüzün önlenmesi için kaçınılmazsa imhasına, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davalı tarafından kullanılan “Lamidoor” işaretinin 2012/12580 numarasıyla 19 uncu ve 35 ... sınıflarda dava dışı Ekotek Ağaç San. ve Tic. A.Ş adına tescilli olduğunu, davalı şirketin Lamidoor markasını 20 nci sınıfta tescil ettirmek için başvuru yaptığını, müvekkilinin dava dışı bir firma adına tescilli markayı kullanıp farklı bir sınıfta tescil ettirmek istemesinin davacıyı ilgilendirmediğini, Lamindoor ile Lamidoor markaları nasıl birlikte tescil edilmişse ve birbirlerine tecavüzü oluşturmuyorsa kendi kullanımlarının da markaya tecavüz oluşturmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2020 tarih ve 2017/492 E., 2020/149 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2021 tarih ve 2021/100 E., 2021/324 K. sayılı kararıyla; davalının istinaf başvurusunun reddiyle, davacının maddi tazminat talebinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 ... maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine dayandırması, söz konusu lisans sözleşmesinin emsalinin dosya kapsamında temin edilememesi, davalının tecavüzün başladığı tarihten dava tarihine kadarki süreç içerisinde lisans sözleşmesinin haksız kullanımından kaynaklı elde ettiği haksız kazancın tespit edilememesi karşısında İlk Derece Mahkemesince hesap bilirkişisi tarafından davalının sadece 2017 yılına ilişkin net karı nazara alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına;
davalının 2017/67511 numaralı " LAMİDOOR " ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı " LAMİNDOOR " ibareli markadan kaynaklanan haklara marka tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'ine ilişkin talebinin kabulü ile; davacının davalı markasından ... hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya konu lisans sözleşmesine konu işin niteliği ve marka tecavüzünün 2015 yılı itibariyle başlamış olmasına göre hakkaniyete uygun olarak takdiren 5.000,00 TL maddi tazminatla manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile , somut olayın özelliğine göre davacının manevi zararına yönelik takdiren belirlenen 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2017 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, kararın kesinleşmesine müteakip hükmün gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 08.11.2022 tarih, 2021/3344 E. -2022/7938 K. sayılı kararıyla "1-)İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda aşağıda belirtilen hususlar dışında dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1 ... ve 371 ... maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- )Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref’i ile maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davacının 2015/43087 numaralı markasının 19 uncu ve 35 ... sınıflardaki mal ve hizmetler için tescilli “LAMİNDOOR” ibaresinden oluştuğu, davalının ahşaptan mamul iç oda kapılarının imalatı ve satışında tanıtım aracı olarak fiili kullanımının ise “LAMİDOOR” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır. Davalının fiili kullanımının kapı ve pencerelerde lamine malzemelerinin kullanımına ilişkin olduğu, “door” kelimesinin ingilizcede kapı anlamına gelen basit sözcüklerden olduğu, “LAMİ” ibaresinin ise lamine kelimesinin kısaltması olduğu dikkate alındığında her iki taraf markasının da bu tarz malzeme kullanımında ayırtedicilik özelliğinin zayıf olduğu ve lamine ibaresi ile bu ibarenin kullanım tekelinin kimseye bırakılamayacağı kabul edilmelidir.
Öte yandan davalının kullandığı 2012/12580 numaralı 19 uncu ve 35 ... sınıflarda tescilli markanın davacının marka başvurusundan çok daha önceki tarihte dava dışı 3 üncü kişi adına tescilli olduğu, her iki markanın ... yıllar birlikte varlığını sürdürdükleri de dikkate alındığında davacının “LAMİDOOR” ibaresinin davalı tarafından kullanımına karşı tecavüz davası açma hakkının doğmayacağının ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulüyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.3-) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının 2015/43087 numaralı markasının 19 uncu ve 35 ... sınıflardaki mal ve hizmetler için tescilli “LAMİNDOOR” ibaresinden oluştuğu, davalının ahşaptan mamul iç oda kapılarının imalatı ve satışında tanıtım aracı olarak fiili kullanımının ise “LAMİDOOR” ibaresi olduğu, davalının fiili kullanımının kapı ve pencerelerde lamine malzemelerinin kullanımına ilişkin olduğu, “door” kelimesinin ingilizcede kapı anlamına gelen basit sözcüklerden olduğu, “LAMİ” ibaresinin ise lamine kelimesinin kısaltması olduğu dikkate alındığında her iki taraf markasının da bu tarz malzeme kullanımında ayırtedicilik özelliğinin zayıf olduğu ve lamine ibaresi ile bu ibarenin kullanım tekelinin kimseye bırakılamayacağı kabul edilmelidir.
Öte yandan davalının kullandığı 2012/12580 numaralı 19 uncu ve 35 ... sınıflarda tescilli markanın davacının marka başvurusundan çok daha önceki tarihte dava dışı 3 üncü kişi adına tescilli olduğu, her iki markanın ... yıllar birlikte varlığını sürdürdükleri de dikkate alındığında davacının “LAMİDOOR” ibaresinin davalı tarafından kullanımına karşı tecavüz davası açma hakkının doğmayacağının ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
20. 11.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da vurgulandığı üzere davacının 2015/43087 sayılı "LAMİNDOOR" ibareli markası ile davalının "LAMİDOOR" ibaresini kullanımı arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, bu hususun tanık beyanları ile de ... olduğunu, Yargıtay bozma gerekçesine katılmadıklarını, aslen tüm dünya dillerinde kullanılan her kelimenin "biricik" olduğunu, tarafların bazı kelimelerin kısaltması ile markalarında kullandıkları kelimelerin, ibarelerin kimsenin tekelinde olmadığı yönündeki değerlendirmenin yerinde olmadığını, bu durumda hiç bir markanın aynı gerekçe ile hukuki korumadan yararlanamayacağını, asıl olanın kelimelerin, ibarelerin herkes tarafından kullanılıp kullanılamayacağı değil, kelime ve ibarelerin iltibas ve karışıklık oluşturacak surette kullanılıp kullanılmadığı hususu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı markasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet koşulları oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 151 ... maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016899500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz