6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari Markanın Hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13982 E. 2013/11757 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat külfeti ara karar dahili dava

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davanın açıldığı tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içerisinde markayı kullandığına ilişkin yeterli delil sunmadığı, 19. emtia sınıfına dahil mallar bakımından her iki şirketin markası bakımından ortaklık bulunduğu, davacı ürünlerinin plastikten, davalıya ait ürünlerin ahşaptan yapılmakta olmasının tüketici bakımından bir fark oluşturmayacağı, hükümsüzlüğün ancak aynı yada benzer hizmetler kapsamında söz konusu olması gerektiği, bu anlamda 19. sınıfa ait tüm emtialar bakımından hükümsüzlük istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıya ait 2003/36417 nolu ... markasının 19. sınıf emtialar yönünden bilirkişi raporunda belirtilen emtia çeşitleri ile sınırlı olmak üzere hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı KHK'nın 14. ve 42. maddelerine dayalı hükümsüzlük davasında markanın hükümsüzlüğü istenen mal ve/veya hizmetlerde kullanıldığının ispat külfetinin davalı tarafta bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi uyarınca, "markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir. Aynı KHK'nın 42/1-(C) bendine dayalı hükümsüzlük davasının da 43. maddesinde sayılan kişiler tarafından açılması, yeterli olup, tescilli marka sahibi olma zorunluluğu da bulunmamaktadır.

Bu nedenle, mahkemenin karar gerekçesindeki davacının kendi adına tescilli markasında yer alan 19. sınıftaki emtia bakımından aynı yada benzer ürünler için dava konusu markanın hükümsüzlüğünün istenebileceğine dair görüşü isabetli değilse de, temyiz edenin sıfatı bakımından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Ancak, mahkemece hükümsüz kılınan 19. sınıftaki emtianın nelerden ibaret olduğunun hüküm fıkrasında belirtilmesi mümkün olduğu halde, bu hususta bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle infazdan tereddüt yaratacak şekilde kısmi hükümsüzlüğe karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10601 E. 2010/9239 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14931 E. 2015/3816 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/13982 E.  ,  2013/11757 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2012 tarih ve 2011/368-2012/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin ... kapı ve pencere üretiminde faaliyet gösterdiğini, ürettiği kapı ve pencerelerde ... markasını kullandığını, davalı şirketin ise aynı ibareli markayı 30/12/2003 tarihinde 19, 20 ve 37. sınıf emtialar için tescil ettirdiğini, müvekkilinin dava konusu markayı ciddi anlamda uzun yıllardır kullandığını, markaya tanınırlık sağladığını, davalı şirketin kerestecilik ve ahşap sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olup markayı ... kapı pencere sektöründe bu markayı kullanmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan ... markasının 19. sınıf hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu markayı davacı şirketten çok önce tescil ettirdiğini, müvekkilinin halen ahşap işleri ilgili sektörde ve alüminyum sektöründe faaliyet gösterdiğini, çok kısa süre içinde alt yapısı ... sektöründe de faaliyet göstereceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davanın açıldığı tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içerisinde markayı kullandığına ilişkin yeterli delil sunmadığı, 19. emtia sınıfına dahil mallar bakımından her iki şirketin markası bakımından ortaklık bulunduğu, davacı ürünlerinin plastikten, davalıya ait ürünlerin ahşaptan yapılmakta olmasının tüketici bakımından bir fark oluşturmayacağı, hükümsüzlüğün ancak aynı yada benzer hizmetler kapsamında söz konusu olması gerektiği, bu anlamda 19. sınıfa ait tüm emtialar bakımından hükümsüzlük istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıya ait 2003/36417 nolu ... markasının 19. sınıf emtialar yönünden bilirkişi raporunda belirtilen emtia çeşitleri ile sınırlı olmak üzere hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı KHK'nın 14. ve 42. maddelerine dayalı hükümsüzlük davasında markanın hükümsüzlüğü istenen mal ve/veya hizmetlerde kullanıldığının ispat külfetinin davalı tarafta bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi uyarınca, "markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir. Aynı KHK'nın 42/1-(C) bendine dayalı hükümsüzlük davasının da 43. maddesinde sayılan kişiler tarafından açılması, yeterli olup, tescilli marka sahibi olma zorunluluğu da bulunmamaktadır.

Bu nedenle, mahkemenin karar gerekçesindeki davacının kendi adına tescilli markasında yer alan 19. sınıftaki emtia bakımından aynı yada benzer ürünler için dava konusu markanın hükümsüzlüğünün istenebileceğine dair görüşü isabetli değilse de, temyiz edenin sıfatı bakımından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Ancak, mahkemece hükümsüz kılınan 19. sınıftaki emtianın nelerden ibaret olduğunun hüküm fıkrasında belirtilmesi mümkün olduğu halde, bu hususta bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle infazdan tereddüt yaratacak şekilde kısmi hükümsüzlüğe karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/454062600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.