Marka hakkına tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3344 E. 2022/7938 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari faiz↗ basiretli tacir↗ hakkaniyet↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ fatura↗ tacir↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminat talebi yönünden davalının davacıya ait markayı haksız olarak kullandığının sabit olduğu, davalı tarafça yasal defterler ile fatura ve belgeler ibraz edildiği ve mali müşavir raporlarında davaya konu panel kapı satışlarından davalının vergi öncesi karının 931,67 TL olduğunun tespit edildiği, tecavüz nedeniyle marka sahibinin manevi olarak zarara uğraması mümkün olduğundan markadan doğan hakları tecavüze uğrayan marka hakkı sahibinin manevi tazminat talep edebileceği, davalı ticari şirket olması nedeniyle basiretli tacir gibi hareket etmesi ve başkası adına tescilli markayı izinsiz olarak kullanmaması gerekirken davalı şirket davacı adına tescilli markaları herhangi bir izin almadan ücret ödemeden marka hakkına tecavüz eder şekilde kullanarak faaliyette bulunduğu, konumu itibariyle tasarımlardan haberdar olabilecek durumda olduğu, davacı markalarına tecavüz ederek kullanıp faaliyette bulunması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçeleriyle davalının eylemlerinin SMK'nın 29.maddesi gereğince davacının 2015/ 43087 sayılı "LAMİNDOOR" ibareli tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, haksız rekabet yaratıldığından davacının davasının maddi ve manevi tazminat yönünden kısmen kabul, kısmen reddiyle; davalının 2017/67511 numaralı "LAMİDOOR" ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı "LAMİNDOOR" ibareli markadan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, ref’ine, davacının davalı markasından doğan hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 931,67 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/12/2017 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun reddiyle, davacının maddi tazminat talebinin Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-c maddesine dayandırması, söz konusu lisans sözleşmesinin emsalinin dosya kapsamında temin edilememesi, davalının tecavüzün başladığı tarihten dava tarihine kadarki süreç içerisinde lisans sözleşmesinin haksız kullanımından kaynaklı elde ettiği haksız kazancın tespit edilememesi karşısında ilk derece mahkemesince hesap bilirkişisi tarafından davalının sadece 2017 yılına ilişkin net karı nazara alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamış ve davacının istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına; davalının 2017/67511 numaralı " LAMİDOOR " ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı " LAMİNDOOR " ibareli markadan kaynaklanan haklara marka tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'ine ilişkin talebinin kabulü ile; davacının davalı markasından doğan hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü İle; Türk Borçlar Kanunu 50/2 maddesi gereğince davaya konu lisans sözleşmesine konu işin niteliği ve marka tecavüzünün 2015 yılı itibariyle başlamış olmasına göre hakkaniyete uygun olarak takdiren 5.000.-TL maddi tazminatla manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile , somut olayın özelliğine göre davacının manevi zararına yönelik takdiren belirlenen 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/12/2017 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, kararın kesinleşmesine müteakip hükmün gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.
1-)İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda aşağıda belirtilen hususlar dışında dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref’i ile maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davacının 2015/43087 numaralı markasının 19. ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetler için tescilli “LAMİNDOOR” ibaresinden oluştuğu, davalının ahşaptan mamul iç oda kapılarının imalatı ve satışında tanıtım aracı olarak fiili kullanımının ise “LAMİDOOR” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır. Davalının fiili kullanımının kapı ve pencerelerde lamine malzemelerinin kullanımına ilişkin olduğu, “door” kelimesinin ingilizcede kapı anlamına gelen basit sözcüklerden olduğu, “LAMİ” ibaresinin ise lamine kelimesinin kısaltması olduğu dikkate alındığında her iki taraf markasının da bu tarz malzeme kullanımında ayırtedicilik özelliğinin zayıf olduğu ve lamine ibaresi ile bu ibarenin kullanım tekelinin kimseye bırakılamayacağı kabul edilmelidir.
Öte yandan davalının kullandığı 2012/12580 numaralı 19. ve 35. sınıflarda tescilli markanın davacının marka başvurusundan çok daha önceki tarihte dava dışı 3. kişi adına tescilli olduğu, her iki markanın uzun yıllar birlikte varlığını sürdürdükleri de dikkate alındığında davacının “LAMİDOOR” ibaresinin davalı tarafından kullanımına karşı tecavüz davası açma hakkının doğmayacağının ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulüyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2190 E. 2024/377 K.
Ortak:ticari faiz · hakkaniyet · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · Marka hakkına tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun reddiyle, davacının «maddi tazminat» talebinin Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-c maddesine dayandırması, söz konusu lisans sözleşmesinin emsalinin dosya kapsamında temin edilememesi, davalının tecavüzün başladığı tarihten dava tarihine kadarki süreç içerisinde lisans sözleşmesinin haksız kullanımından kaynaklı elde ettiği haksız kazancın tespit edilememesi karşısında ilk derece mahkemesince hesap bilirkişisi tarafından davalının sadece 2017 yılına ilişkin net karı nazara alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamış ve davacının istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına; davalının 2017/67511 numaralı " LAMİDOOR " ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı " LAMİNDOOR " ibareli markadan kaynaklanan haklara marka tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'ine ilişkin talebinin kabulü ile; davacının davalı markasından doğan hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü İle; Türk Borçlar Kanunu 50/2 maddesi gereğince davaya konu lisans sözleşmesine konu işin niteliği ve marka tecavüzünün 2015 yılı itibariyle başlamış olmasına göre «hakkaniyete» uygun olarak takdiren 5.000.-TL maddi tazminatla manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile , somut olayın özelliğine göre davacının manevi zararına yönelik takdiren belirlenen 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/12/2017 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, kararın kesinleşmesine müteakip hükmün gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminat» talebi yönünden davalının davacıya ait markayı haksız olarak kullandığının sabit olduğu, davalı tarafça yasal «defterler» ile «fatura» ve belgeler «ibraz» edildiği ve mali müşavir raporlarında davaya konu panel kapı satışlarından davalının vergi öncesi karının 931,67 TL olduğunun tespit edildiği, tecavüz nedeniyle marka sahibinin manevi olarak zarara uğraması mümkün olduğundan markadan doğan hakları tecavüze uğrayan marka hakkı sahibinin manevi tazminat talep edebileceği, davalı ticari şirket olması nedeniyle «basiretli tacir» gibi hareket etmesi ve başkası adına tescilli markayı izinsiz olarak kullanmaması gerekirken davalı şirket davacı adına tescilli markaları herhangi bir izin almadan ücret ödemeden «marka hakkına tecavüz» eder şekilde kullanarak faaliyette bulunduğu, konumu itibariyle tasarımlardan haberdar olabilecek durumda olduğu, davacı markalarına tecavüz ederek kullanıp faaliyette bulunması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçeleriyle davalının eylemlerinin SMK'nın 29.maddesi gereğince davacının 2015/ 43087 sayılı "LAMİNDOOR" ibareli tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, «haksız rekabet» yaratıldığından davacının davasının maddi ve manevi tazminat yönünden kısmen kabul, kısmen reddiyle; davalının 2017/67511 numaralı "LAMİDOOR" ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı "LAMİNDOOR" ibareli markadan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, ref’ine, davacının davalı markasından doğan hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 931,67 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/12/2017 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
2-)Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref’i ile «maddi, manevi tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2021 tarih ve 2021/100 E., 2021/324 K. sayılı kararıyla; davalının istinaf başvurusunun reddiyle, davacının «maddi tazminat» talebinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 ... maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine dayandırması, söz konusu lisans sözleşmesinin emsalinin dosya kapsamında temin edilememesi, davalının tecavüzün başladığı tarihten dava tarihine kadarki süreç içerisinde lisans sözleşmesinin haksız kullanımından kaynaklı elde ettiği haksız kazancın tespit edilememesi karşısında İlk Derece Mahkemesince hesap bilirkişisi tarafından davalının sadece 2017 yılına ilişkin net karı nazara alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; davalının 2017/67511 numaralı " LAMİDOOR " ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı " LAMİNDOOR " ibareli markadan kaynaklanan haklara marka tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'ine ilişkin talebinin kabulü ile; davacının davalı markasından ... hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya konu lisans sözleşmesine konu işin niteliği ve marka tecavüzünün 2015 yılı itibariyle başlamış olmasına göre «hakkaniyete» uygun olarak takdiren 5.000,00 TL maddi tazminatla manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile , somut olayın özelliğine göre davacının manevi zararına yönelik takdiren belirlenen 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2017 tarihinden işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, kararın kesinleşmesine müteakip hükmün gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
2-)Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref’i ile «maddi, manevi tazminat» istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı markasının davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» koşulları oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · iltibas
Benzer bu kararda… ynı gerekçe ile hukuki korumadan yararlanamayacağını, asıl olanın kelimelerin, ibarelerin herkes tarafından kullanılıp kullanılamayacağı değil, kelime ve ibarelerin «iltibas» ve karışıklık oluşturacak surette kullanılıp kullanılmadığı hususu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3344 E. , 2022/7938 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 24.09.2020 tarih ve 2017/492 E- 2020/149 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin reddine-kabulüne dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.02.2021 tarih ve 2021/100 E- 2021/324 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardır Kayseri İlinde mobilya ve ahşap ürünler sektöründe faaliyette bulunduğunu, Lamindoor markasını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2015/43087 sayıyla 19. ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetler için tescil ettirdiğini, belirtilen markanın sektöründe tanınmış bir marka olduğunu, “Lamindoor” markasının ahşaptan mamul iç oda kapıları ve bunların satışı hizmetlerinde kullanıldığını, markanın fiili kullanımının devam ettiğini, markanın bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, davalı şirketin de ahşaptan mamul iç oda kapılarının imalatı ve satışı alanında faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin faaliyetlerinde davacının tescilli markasıyla benzer olan “Lamidoor” markasını illegal biçimde kullandığını, ahşaptan mamul kapı bakımından davacı markasının tescilli olduğu 19.
sınıfta yer aldığını, davalının 19. sınıfta tescilli markasının bulunmadığını, davalının Lamidoor ibaresini kullanımının davacı markasına tecavüz teşkil ettiğini ve davalının tecavüz teşkil eden kullanımı nedeniyle davacının tecavüzü engelleme hakkının bulunduğunu, tecavüzün durdurulması için davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye cevap verilmediği gibi tecavüz teşkil eden eylemlere de devam edildiğini, davalı eyleminin aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu madde 57/5'e aykırılık teşkil ettiğini belirterek, davalının davacı markasına tecavüzünün önlenmesine, davacı markasının kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasına, markaların silinmesine veya tecavüzün önlenmesi için kaçınılmazsa imhasına, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000.-TL maddi tazminatın 10.000.-TL manevi tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davalı tarafından kullanılan “Lamidoor” işaretinin 2012/12580 numarasıyla 19. ve 35. sınıflarda dava dışı Ekotek Ağaç San. ve Tic. A.Ş adına tescilli olduğunu, davalı şirketin Lamidoor markasını 20. sınıfta tescil ettirmek için başvuru yaptığını, müvekkilinin dava dışı bir firma adına tescilli markayı kullanıp farklı bir sınıfta tescil ettirmek istemesinin davacıyı ilgilendirmediğini, Lamindoor ile Lamidoor markaları nasıl birlikte tescil edilmişse ve birbirlerine tecavüzü oluşturmuyorsa kendi kullanımlarının da markaya tecavüz oluşturmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminat talebi yönünden davalının davacıya ait markayı haksız olarak kullandığının sabit olduğu, davalı tarafça yasal defterler ile fatura ve belgeler ibraz edildiği ve mali müşavir raporlarında davaya konu panel kapı satışlarından davalının vergi öncesi karının 931,67 TL olduğunun tespit edildiği, tecavüz nedeniyle marka sahibinin manevi olarak zarara uğraması mümkün olduğundan markadan doğan hakları tecavüze uğrayan marka hakkı sahibinin manevi tazminat talep edebileceği, davalı ticari şirket olması nedeniyle basiretli tacir gibi hareket etmesi ve başkası adına tescilli markayı izinsiz olarak kullanmaması gerekirken davalı şirket davacı adına tescilli markaları herhangi bir izin almadan ücret ödemeden marka hakkına tecavüz eder şekilde kullanarak faaliyette bulunduğu, konumu itibariyle tasarımlardan haberdar olabilecek durumda olduğu, davacı markalarına tecavüz ederek kullanıp faaliyette bulunması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçeleriyle davalının eylemlerinin SMK'nın 29.maddesi gereğince davacının 2015/ 43087 sayılı "LAMİNDOOR" ibareli tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, haksız rekabet yaratıldığından davacının davasının maddi ve manevi tazminat yönünden kısmen kabul, kısmen reddiyle;
davalının 2017/67511 numaralı "LAMİDOOR" ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı "LAMİNDOOR" ibareli markadan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, ref’ine, davacının davalı markasından doğan hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 931,67 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/12/2017 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun reddiyle, davacının maddi tazminat talebinin Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-c maddesine dayandırması, söz konusu lisans sözleşmesinin emsalinin dosya kapsamında temin edilememesi, davalının tecavüzün başladığı tarihten dava tarihine kadarki süreç içerisinde lisans sözleşmesinin haksız kullanımından kaynaklı elde ettiği haksız kazancın tespit edilememesi karşısında ilk derece mahkemesince hesap bilirkişisi tarafından davalının sadece 2017 yılına ilişkin net karı nazara alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamış ve davacının istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına;
davalının 2017/67511 numaralı " LAMİDOOR " ibareli markasının; davacı tarafa ait 2015/43087 numaralı " LAMİNDOOR " ibareli markadan kaynaklanan haklara marka tecavüzünün tespiti, men'i ve ref'ine ilişkin talebinin kabulü ile; davacının davalı markasından doğan hakkına tecavüz teşkil eden markaların silinmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü İle; Türk Borçlar Kanunu 50/2 maddesi gereğince davaya konu lisans sözleşmesine konu işin niteliği ve marka tecavüzünün 2015 yılı itibariyle başlamış olmasına göre hakkaniyete uygun olarak takdiren 5.000.-TL maddi tazminatla manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile , somut olayın özelliğine göre davacının manevi zararına yönelik takdiren belirlenen 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/12/2017 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, kararın kesinleşmesine müteakip hükmün gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.
1-)İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda aşağıda belirtilen hususlar dışında dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref’i ile maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davacının 2015/43087 numaralı markasının 19. ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetler için tescilli “LAMİNDOOR” ibaresinden oluştuğu, davalının ahşaptan mamul iç oda kapılarının imalatı ve satışında tanıtım aracı olarak fiili kullanımının ise “LAMİDOOR” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır. Davalının fiili kullanımının kapı ve pencerelerde lamine malzemelerinin kullanımına ilişkin olduğu, “door” kelimesinin ingilizcede kapı anlamına gelen basit sözcüklerden olduğu, “LAMİ” ibaresinin ise lamine kelimesinin kısaltması olduğu dikkate alındığında her iki taraf markasının da bu tarz malzeme kullanımında ayırtedicilik özelliğinin zayıf olduğu ve lamine ibaresi ile bu ibarenin kullanım tekelinin kimseye bırakılamayacağı kabul edilmelidir.
Öte yandan davalının kullandığı 2012/12580 numaralı 19. ve 35. sınıflarda tescilli markanın davacının marka başvurusundan çok daha önceki tarihte dava dışı 3. kişi adına tescilli olduğu, her iki markanın uzun yıllar birlikte varlığını sürdürdükleri de dikkate alındığında davacının “LAMİDOOR” ibaresinin davalı tarafından kullanımına karşı tecavüz davası açma hakkının doğmayacağının ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulüyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harçlarının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848678200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz