Ttk 309/4
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2395 E. 2014/4815 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4↗ terditli dava↗ yokluk↗ kayyım↗ aktif dava ehliyeti↗ muvazaa↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ tazminat davası↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ temsil↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tescili istenen şirketin tüzel kişiliği olması nedeni ile davanın, şirketin temsile yetkilisi veya şirkete kayyım atanmış ise kayyım tarafından açılması gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere; davacı, ortağı bulunduğu .. Gayrımenkul İnşaat Turizm Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait taşınmazların ortaklar kurulu kararı olmadan, şirkete ortak olmayan davalı şirket müdürü tarafından diğer davalılara muvazaalı olarak satıldığı iddiasıyla davayı açmıştır.
Terditli olarak açılan bu davada dava dosyası ilk istem bakımından incelendiğinde; davacının tapu iptali talebi muvazaa nedeniyle geçersizlik iddiasına dayalı olup, nisbilik ilkesine göre ancak sözleşmenin tarafları sözleşmeyle ilgili istemde bulunabilirse de, yokluk durumunda, menfaati olan herkes ilgili sıfatıyla geçersizliğin tesbiti davası açabilir. Davacının, satılan taşınmazların eski maliki olan şirketin ortağı olduğu dikkate alındığında şirket ortağı olarak bu davayı açmada menfaatinin bulunduğunun kabulü gerekir.
İkinci kademe istem olan tazminat talebi bakımından ise; dava, TTK'nın 556 maddesi atfıyla TTK'nın 309. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davası olup, bu madde uyarınca şirket müdürünün eylemiyle zarar gören pay sahiplerinin dava hakları vardır ve hükmolunan tazminat şirkete verilir. Davacı da şirket ortağı olup, terditli bu talebinde tazminatın şirkete verilmesini talep ettiğine göre bu talep bakımından da davacının aktif dava ehliyetine sahip olduğu gözden kaçırılarak tüm dava bakımından yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8847 E. 2015/9567 K.
Ortak:kayyım · muvazaa · taraf ehliyeti · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tescili istenen şirketin «tüzel kişiliği» olması nedeni ile davanın, şirketin «temsile» yetkilisi veya şirkete «kayyım» atanmış ise kayyım tarafından açılması gerektiği gerekçesiyle davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Gayrımenkul İnşaat Turizm Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait taşınmazların «ortaklar kurulu» kararı olmadan, şirkete ortak olmayan davalı «şirket müdürü» tarafından diğer davalılara «muvazaalı» olarak satıldığı iddiasıyla davayı açmıştır.
Terditli olarak açılan bu davada dava dosyası ilk istem bakımından incelendiğinde; davacının tapu iptali talebi «muvazaa» nedeniyle «geçersizlik» iddiasına dayalı olup, nisbilik ilkesine göre ancak sözleşmenin tarafları sözleşmeyle ilgili istemde bulunabilirse de, «yokluk» durumunda, menfaati olan herkes ilgili sıfatıyla geçersizliğin tesbiti davası açabilir.
Benzer bu karardaŞti.'nin müdürlerinin «yetkisinin» kaldırılarak «yönetiminin kayyıma» devredildiği, dava tarihi itibari ile kayyımın görevde olduğu, şirket ortağının şirket müdürünün yapmış olduğu işlemlere karşı şirketi «temsile» yetkili kayyım varken dava «açma ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı şirkete ait olduğu iddia edilen taşınmazların şirket müdürünce davalı gerçek kişiye «muvazaalı» satışının iptali ile taşınmazın şirket adına tescili istemine ilişkin olup, davacının şirket ortağı olduğu ancak şirketi «temsile» yetkili olmadığı, şirket yönetiminin dava tarihi itibariyle «kayyıma» devredildiği bu nedenle davacının dava açma hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının ortağı bulunduğu şirketi «temsil» «yetkisinin» bulunmadığı, Alanya 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · yönetim kayyımı · şirket zararı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaŞti.'nin müdürlerinin «yetkisinin» kaldırılarak «yönetiminin kayyıma» devredildiği, dava tarihi itibari ile kayyımın görevde olduğu, şirket ortağının şirket müdürünün yapmış olduğu işlemlere karşı şirketi «temsile» yetkili kayyım varken dava «açma ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının ortağı bulunduğu şirketi «temsil» «yetkisinin» bulunmadığı, Alanya 1.
Ancak 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesinin atfıyla 555. maddesinde (Mülga 6762 TTK'nın 556. maddesi atfıyla 309. maddesinde) yer alan düzenleme gereği, «şirketin zarara» uğraması halinde tazminatın şirkete ödenmesini talep etmeleri şartıyla şirket ortaklarının dava açmaya hakları olduğu gibi «muvazaa» iddiasında muvazaalı işlemden zarar gören kişiler de işlemin iptalini talep edebileceklerinden muvazaalı işlemden dolayı zarar gören şirket ortağının da taşınmazla …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13244 E. 2014/20076 K.
Ortak:terditli dava
İncelediğiniz karardaDavacı da şirket ortağı olup, «terditli» bu talebinde tazminatın şirkete verilmesini talep ettiğine göre bu talep bakımından da davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olduğu gözden kaçırılarak tüm dava bakımından yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «hisse devrinin» tespiti ile tescili talebinin reddine, «terditli» olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «hisse devrinin» tespiti ile tescili talebinin reddine, «terditli» olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Şirketin feshi | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3547 E. 2015/10765 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tescili istenen şirketin «tüzel kişiliği» olması nedeni ile davanın, şirketin «temsile» yetkilisi veya şirkete «kayyım» atanmış ise kayyım tarafından açılması gerektiği gerekçesiyle davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım tayini · şirketin feshi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2395 E. , 2014/4815 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ORTACA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 02/04/2013
NUMARASI 2012/35-2013/273
Taraflar arasında görülen davada Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2013 tarih ve 2012/35-2013/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı V.. C.. H..h'ın Ava Gayrimenkul İnşaat Turizm Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortakları olduklarını, davalı S.. S..'nın şirketin yetkili müdürü olduğunu, şirketin bu iki ortaktan oluştuğunu, müvekkilinin davalı Vivien ve şirket müdürü S.. S.. tarafından kandırıldığını, davalı S.. S.. tarafından 02/03/2011 tarihinde şirkete ait Dalyan Beldesi'nde kain . parselin A Blok. numaralı bağımsız bölümünün davalı N.. D..'e tapuda gerçek değerinin çok altında 9.000,00 TL bedelle satıldığını, yine A Blok 1 numaralı bağımsız bölümünde 12/01/2011 tarihinde davalı M.. E..'e tapuda gerçek değerinin çok altında 9.000,00 TL bedelle satıldığını iddia ederek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının muvazaa nedeniyle iptali ile Ava Gayrimenkul Şirketi adına tapuya kayıt ve tesciline, muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil talepleri yerinde görülmediği takdirde 70.000,00 TL'nin davalılardan alınarak Ava Gayrimenkul Şirketi'ne ödenmesine, davalı şirket müdürü ve davalı şirket ortağının şirkete verdikleri zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL'nin bu davalılardan alınarak Ava Gayrimenkul Şirketi'ne ödenmesine, Ava Gayrimenkul Şirketi'ne kayyım atanarak haklı sebeple feshine ve tasfiyesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. E.. vekili, muvazaa iddiasının gerçekçi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. D.. vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tescili istenen şirketin tüzel kişiliği olması nedeni ile davanın, şirketin temsile yetkilisi veya şirkete kayyım atanmış ise kayyım tarafından açılması gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere; davacı, ortağı bulunduğu .. Gayrımenkul İnşaat Turizm Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait taşınmazların ortaklar kurulu kararı olmadan, şirkete ortak olmayan davalı şirket müdürü tarafından diğer davalılara muvazaalı olarak satıldığı iddiasıyla davayı açmıştır.
Terditli olarak açılan bu davada dava dosyası ilk istem bakımından incelendiğinde; davacının tapu iptali talebi muvazaa nedeniyle geçersizlik iddiasına dayalı olup, nisbilik ilkesine göre ancak sözleşmenin tarafları sözleşmeyle ilgili istemde bulunabilirse de, yokluk durumunda, menfaati olan herkes ilgili sıfatıyla geçersizliğin tesbiti davası açabilir. Davacının, satılan taşınmazların eski maliki olan şirketin ortağı olduğu dikkate alındığında şirket ortağı olarak bu davayı açmada menfaatinin bulunduğunun kabulü gerekir.
İkinci kademe istem olan tazminat talebi bakımından ise; dava, TTK'nın 556 maddesi atfıyla TTK'nın 309. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davası olup, bu madde uyarınca şirket müdürünün eylemiyle zarar gören pay sahiplerinin dava hakları vardır ve hükmolunan tazminat şirkete verilir. Davacı da şirket ortağı olup, terditli bu talebinde tazminatın şirkete verilmesini talep ettiğine göre bu talep bakımından da davacının aktif dava ehliyetine sahip olduğu gözden kaçırılarak tüm dava bakımından yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.03.2014tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101685900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz