Rücuen alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13690 E. 2012/5098 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu davası↗ nakliyat sigortası↗ alacağın temliki↗ ibra↗ teminat kapsamı↗ rücu↗ temlik↗ hasar↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın hatalı yükleme ve istiflemeden kaynaklandığı, poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı, davacının ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu, davanın ise TTK'nun 1301 ve 1361. maddeleri uyarınca açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak; dava, nakliyat sigortasından kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece hasarın hatalı yüklemeden ve istiflemeden kaynaklandığı, bu durumun poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı, davacının sigortalıya ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu, davanın sigortalıya yapılan ödemeden sonra açılmış rücu davası niteliğinde bulunduğu, tahsilden sonra alacağın temlikinin söz konusu olmayıp ancak ibra belgesi düzenlenmesi gerektiği, davacının ibraz ettiği 03.07.2007 tarihli devir ve temlik ibareli belgenin davacıya yeni bir hak sağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen 03.07.2007 tarihli devir ve temlik başlıklı belgede, davacı ... şirketi, hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir deyişle, dava dışı mal sahibi şirket dava konusu hasar ile ilgili olarak davalıdan talep edebileceği alacağını B.K.’nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı ... şirketine temlik etmiştir. Bu durumda davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre talep hakkı bulunmaktadır.
Bu itibarla mahkemece, davacının tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilerek, işin esasına girilip, iddia ve savunma doğrultusunda inceleme yapılıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15447 E. 2016/4944 K.
Ortak:nakliyat sigortası · alacağın temliki · teminat kapsamı · temlik · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda2-Ancak; dava, «nakliyat sigortasından» kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece «hasarın» hatalı yüklemeden ve istiflemeden kaynaklandığı, bu durumun poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığı, davacının sigortalıya ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu, davanın sigortalıya yapılan ödemeden sonra açılmış «rücu davası» niteliğinde bulunduğu, tahsilden sonra «alacağın temlikinin» söz konusu olmayıp ancak «ibra» belgesi düzenlenmesi gerektiği, davacının «ibraz» ettiği 03.07.2007 tarihli devir ve temlik ibareli belgenin davacıya yeni bir hak sağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» hatalı yükleme ve istiflemeden kaynaklandığı, poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığı, davacının ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu, davanın ise TTK'nun 1301 ve 1361. maddeleri uyarınca açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen 03.07.2007 tarihli devir ve «temlik» başlıklı belgede, davacı ... şirketi, «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, «nakliyat sigortasından» kaynaklanan rücuan alacak nedeniyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taşımanın ambalajsız yapıldığı, bu durumun poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığı, davacının sigortalıya ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen 19.12.2012 tarihli devir ve «temlik» başlıklı belgede, davacı ... şirketi, «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır.
Bu durumda, davacının sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkı bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · riziko · kusur
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının «sigorta teminatı» dışında kalan «riziko» ile ilgili olarak ödemede bulunmuş (ex-gratia-hatır ödemesi) olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşımanın ambalajsız yapıldığı, davalı nakliye şirketine atfedilecek bir «kusurun» bulunmadığı, dolayısıyla davalı ... şirketinin de poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun olmadığı, davacının yaptığı «hasar» ödemesinin sorumluluğu olmayan davalılardan talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17408 E. 2013/15802 K.
Ortak:alacağın temliki · teminat kapsamı · temlik · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda2-Ancak; dava, «nakliyat sigortasından» kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece «hasarın» hatalı yüklemeden ve istiflemeden kaynaklandığı, bu durumun poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığı, davacının sigortalıya ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu, davanın sigortalıya yapılan ödemeden sonra açılmış «rücu davası» niteliğinde bulunduğu, tahsilden sonra «alacağın temlikinin» söz konusu olmayıp ancak «ibra» belgesi düzenlenmesi gerektiği, davacının «ibraz» ettiği 03.07.2007 tarihli devir ve temlik ibareli belgenin davacıya yeni bir hak sağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» hatalı yükleme ve istiflemeden kaynaklandığı, poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığı, davacının ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu, davanın ise TTK'nun 1301 ve 1361. maddeleri uyarınca açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen 03.07.2007 tarihli devir ve «temlik» başlıklı belgede, davacı ... şirketi, «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır.
Benzer bu karardaDava, akaryakıt servis istasyonu «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, Mahkemece, davacı tarafından sigortalıya yapılan ödemenin «teminat kapsamı» dışında olduğu, dava konusu ödemenin ex-«gratia ödeme» olması nedeniyle dava tarihinde yürürlükte bulunan 6267 sayılı TTK'nun 1301. maddesi koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen 05.11.2010 tarihli tazminat makbuzu ve «ibraname» başlıklı belgede, davacı ..., «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını «temlik» almıştır.
Başka bir deyişle, dava dışı mal sahibi şirket dava konusu «hasar» ile ilgili olarak davalıdan talep edebileceği alacağını B.K.’nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı ... şirketine «temlik» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ex gratia ödeme · ibraname · rücuen tahsil · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, akaryakıt servis istasyonu «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, Mahkemece, davacı tarafından sigortalıya yapılan ödemenin «teminat kapsamı» dışında olduğu, dava konusu ödemenin ex-«gratia ödeme» olması nedeniyle dava tarihinde yürürlükte bulunan 6267 sayılı TTK'nun 1301. maddesi koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu regülatör davacı vekili tarafında elektronik cihaz kapsamında değerlendirildiği halde, «sigorta poliçesinde» elektronik cihaz kapsamında sadece bilgisayar ve sistemleri olduğu, regülatörün açıkça poliçe kapsamında yer almadığı, poliçe kapsamında değerlendirilse dahi, poliçede elektronik cihazların beş yıldan eski olamayacağının belirtildiği, dava konusu regülatörün ise beş yıldan eski olduğu, sigortacının dava konusu ödemesinin ex-«gratia ödeme» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen 05.11.2010 tarihli tazminat makbuzu ve «ibraname» başlıklı belgede, davacı ..., «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını «temlik» almıştır.
-
Emniyeti suistimal sigorta rücuan tazminatı | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11011 E. 2010/2174 K.
Ortak:rücu davası · alacağın temliki · teminat kapsamı · rücu · temlik · teminat
İncelediğiniz kararda2-Ancak; dava, «nakliyat sigortasından» kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece «hasarın» hatalı yüklemeden ve istiflemeden kaynaklandığı, bu durumun poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığı, davacının sigortalıya ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu, davanın sigortalıya yapılan ödemeden sonra açılmış «rücu davası» niteliğinde bulunduğu, tahsilden sonra «alacağın temlikinin» söz konusu olmayıp ancak «ibra» belgesi düzenlenmesi gerektiği, davacının «ibraz» ettiği 03.07.2007 tarihli devir ve temlik ibareli belgenin davacıya yeni bir hak sağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» hatalı yükleme ve istiflemeden kaynaklandığı, poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığı, davacının ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu, davanın ise TTK'nun 1301 ve 1361. maddeleri uyarınca açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda davacının sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkı bulunmaktadır.
Benzer bu karardaBunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde varsa «ibraname» getirtilip devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Sarıyer Şubesinde çalıştığı sırada kullandığı kredi borcunu ödemediğinden bahisle işbu dava açılmış olup, yapılan ödeme «poliçe özel şartlarında» mevcut poliçe «teminatı kapsamında» bir ödeme olmadığı kuşkusuzdur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · poliçe özel şartları · emniyeti suistimal · aktif husumet ehliyeti · ibraname · aktif husumet · husumet ehliyeti · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaBu durumda davacı, her ne kadar poliçeye dayalı «aktif husumet ehliyetine» sahip değil ise de, sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının «sigorta sözleşmesi» kapsamında olmayan ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «emniyeti suistimal» «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkin olup, sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
Bunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13690 E. , 2012/5098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/04/2010 tarih ve 2008/300-2010/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirkete sigortalı emtianın Romanya/İzmir arası deniz yoluyla taşınması sırasında hasar gördüğünü, zararın sigortalıya ödendiğini, talep ve dava hakkının davacıya devir ve temlik edildiğini, hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 28.307 TL'nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın hatalı yükleme ve istiflemeden kaynaklandığı, poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı, davacının ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu, davanın ise TTK'nun 1301 ve 1361. maddeleri uyarınca açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak; dava, nakliyat sigortasından kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece hasarın hatalı yüklemeden ve istiflemeden kaynaklandığı, bu durumun poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı, davacının sigortalıya ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu, davanın sigortalıya yapılan ödemeden sonra açılmış rücu davası niteliğinde bulunduğu, tahsilden sonra alacağın temlikinin söz konusu olmayıp ancak ibra belgesi düzenlenmesi gerektiği, davacının ibraz ettiği 03.07.2007 tarihli devir ve temlik ibareli belgenin davacıya yeni bir hak sağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen 03.07.2007 tarihli devir ve temlik başlıklı belgede, davacı ...
şirketi, hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir deyişle, dava dışı mal sahibi şirket dava konusu hasar ile ilgili olarak davalıdan talep edebileceği alacağını B.K.’nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı ... şirketine temlik etmiştir. Bu durumda davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre talep hakkı bulunmaktadır.
Bu itibarla mahkemece, davacının tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilerek, işin esasına girilip, iddia ve savunma doğrultusunda inceleme yapılıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016836400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz