Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4133 E. 2024/135 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senetlerine mahsus takip↗ açığa imza↗ hamil sıfatı↗ ciro zinciri↗ iktisapta ağır kusur↗ kambiyo vasfı↗ kötü niyetli iktisap↗ geçerlilik şartı↗ avalist↗ ödeme emri tebliği↗ meşru hamil↗ aval↗ ciro silsilesi↗ zilyetlik↗ ağır kusur↗ ödeme emri↗ yetkili hamil↗ şahsi sorumluluk↗ ciranta↗ tanıma↗ kötüniyet tazminatı↗ lehtar↗ kambiyo senedi↗ cy/cy şerhi↗ ciro↗ iş bölümü↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ limited şirket↗ haciz↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/625 E., 2019/416 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ...'in davasının kabulüne, diğer davacı şirketin davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle her iki davacının davasının da reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından müvekkilleri aleyhine kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan takibin dayanağı olan bonoda ciro zincirinin kopuk olduğunu, ilk ciroyu lehtarın yapması gerekmesine rağmen, dava konusu bonoda ilk cironun lehtar ... Ev Donanımları Ltd. Şti.'ye ait olmadığını, senedi ilk defa ciro eden takip alacaklısı davalı ...'ya lehtar tarafından yapılmış bir ciro olmadığı için ...'nun yetkili hamil sıfatını kazanamadığını, takip dayanağı bonoda ... ...'in isminin yazmadığını, keşideci Metinler İnşaat İletişim Hizmetleri İç ve Dış Tic. Gıda Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'yi temsil ve ilzama yetkili olup takip konusu bonoyu şirketi temsilen keşide ettiğini, davacı ... ...'in şirket kaşesi üzerine atılmış iki imzasının bulunduğunu, şahsen sorumlu olması için şirket kaşesi dışında ayrı bir imzasının da bulunmasının gerektiğini, bu nedenle ... ...'in aval veren konumunda olmadığını, şahsi sorumluluğundan söz edilemeyeceğini belirterek müvekkillerinin Kayseri 2. İcra Müdürlüğünün 2018/529 E. dosyası ile başlatılan takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile işbu takibin iptaline, takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu iddiasıyla takip konusu alacağın %20'sinden ... olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların ciro zincirine ilişkin iddialarının dosya kapsamı ile örtüşmediğini, davalı ...'nun ... Ev Donanımları San. ve Tic. Ltd. Şti. şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğunu, senedin arka yüzündeki ... isminin altındaki imza ile ... Ev Donanımları San. ve Tic. Ltd. Şti. şirketi kaşesinin altındaki imzanın aynı ve ...'ya ait olduğunu, ... ...'in avalist olarak aval vermek kastıyla senedin ön yüzünde iki imzası olduğunu, bu imzalardan birisinin kaşenin üzerinde diğerisinin ise kaşenin dışında açığa imza olduğunu ve şahsi sorumluluğu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak bonoda ilk ciro edenin lehtar olmadığı, lehtar olan şirketin ortağı olan davalının ilk ciranta olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın takip konusu senette şirket kaşesi üzerine atılan imzanın davacının aval veren sıfatıyla şahsen sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceği noktasında toplandığı, bonoda tüzel kişi olan keşidecinin kaşesi üzerinde iki imza bulunduğu, aynı kişi tarafından kaşe üzerine atılan ikinci imzanın aval hükmünde olmadığı, davacı ... Metinin takibe konu bono nedeniyle şahsi sorumlu olmayacağı ancak davacı şirketin takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davacı ... ...'in davasının kabulüyle takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, diğer davacı şirketin davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu senedin ön yüzüne atılan iki imzadan ilkinin sadece ... bir kısmının kaşe üzerinde olduğunu, davacının aval veren olup senet nedeniyle şahsi sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki kabulün hatalı olduğunu, davacıya ödeme emri tebliğ edilmesine rağmen borca ve senede itiraz etmediğini, müvekkilinin davacı ... ... ve diğer borçlu Basel Alkrız bonoya aval verdiği için bu bonoyu kabul ettiğini, tanık dinletme taleplerinin mahkemece reddedildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile avalin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 700 ila 702 nci maddelerinde düzenlendiği, kanunda avalin tanımının yapılmadığı sadece bedelin ödenmesinin teminat altına alındığının belirtildiği, avalin şekline ilişkin 701 ... maddeye göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imzanın aval şerhi sayılacağı, atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmezse avalin düzenleyici için verilmiş sayılacağı, avalin bir geçerlik şartı olarak senet (veya alonj) üzerinde bulunması gerektiği, bononun geçerli olması için ... imzanın yeterli olduğu ve senet ön yüzüne atılan ikinci imzanın aval şerhi sayılacağı, somut olaya gelince; alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe dayanak senedin bono niteliğinde olup kambiyo vasfı taşıdığı, düzenleyenin Metinler İnşaat Malzemeleri Dış Ticaret Gıda Mak. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, senet metninde şirket kaşesini kapsayacak biçimde bir imza ve aynı kişi tarafından atıldığı anlaşılan diğer imzanın ise şirket kaşesini kapsamayacak şekilde yalnızca unvanın bir kaç harfine denk gelecek biçimde atılı bulunduğu, borçlu davalı ... ...'in imzasına itiraz da etmediği, bu anlamda bono ön yüzünde atılı bulunan imzaların (diğer avalist Basel Alkrız'a ait olduğu anlaşılan hariç) borçlu şirket temsilcisi olan borçlu ... ...’e ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, ... ...'in şirket kaşesi dışına atılan ikinci imzasının, düzenleyen şirket lehine aval veren sıfatı ile atıldığının ve borçtan şahsen sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, açıklanan hususların Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2011 tarihli ve 2011/12-480 E., 2011/598 K. ile 04.04.2018 tarihli ve 2017/19-812 E., 2018/756 K. sayılı kararlarında da benimsendiği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacı ... ... ve ... İnşaat İletişim Hizm. İç ve Dış Tic. Gıda Nak. San. ve Tic. Ltd.Şti.'nin davasının reddine, şartları mevcut olmadığından kötüniyet tazminatna hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; takipte alacaklı ...'nun ciro silsilesinde ilk cirantanın lehtar şirket olmamasından ... kopukluk nedeniyle yetkili hamil olmadığını, nitekim dosyada bulunan bilirkişi raporunun da bu yönde olduğunu ve müvekkillerinin borcunun bulunmadığını, ... ...'in imzalarının şirket kaşesi üzerinde olup aval kaydı sayılamayacağını zira şirket adına hareket etme gayesi olduğunu, imzanın ... bölümü veya büyük bölümü gibi bir ayrıma gidilemeyeceğini, açığa bir imza atılmadığını, şirketin çift imza ile temsil edilip edilmediği hususunun mahkemece araştırılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin yetkilisi olan diğer davacı elinden sadır olduğu ... bulunan bono nedeniyle davacı şirketin asıl borçlu, diğer davalınınsa avalist sıfatıyla borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 700,701,702 maddeleriyle 778 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve 776 ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin yetkilisi olan diğer davacı elinden sadır olduğu ... bulunan bono nedeniyle davacı şirketin asıl borçlu, diğer davalının ise avalist sıfatıyla borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 700,701,702 maddeleriyle 778 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve 776 ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi.
3. Değerlendirme
1. Menfi tespit istemli davası İlk Derece Mahkemesince reddedilen davacı şirketin bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında ise istinaf eden davalı vekilinin istinaf nedenleriyle sınırlı inceleme yapıldığı ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesiyle yeniden esas hakkında davanın reddine ilişkin karar verildiği, bu defa davacı şirket vekilince temyiz isteminde bulunulduğu görülmekle, İlk Derece Mahkemesince davası reddedilen davacı şirketin davasının reddine ilişkin kararın istinaf edilmemekle kesinleştiği anlaşılmış olup, davacı şirketin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. 6102 sayılı Kanun'un 778 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi atfıyla somut olaya uygulanacak olan; poliçenin devrine ilişkin 681 ... maddesinde, her poliçenin açıkça ... yazılı olmasa da ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilebileceği; cironun şekline ilişkin 683 üncü maddesinde, cironun poliçe veya poliçeye bağlı olan alonj denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması gerektiği düzenlenmiş, yine aynı Kanun'un hamilin hak sahipliğine ilişkin 686 ncı maddesinde ise bir poliçeyi elinde bulunduran kişinin, son ciro ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılacağı, çizilmiş ciroların bu hususta yazılmamış hükmünde olduğu, bir ... ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişinin, poliçeyi ... ciro ile iktisap etmiş sayılacağı, poliçe herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, birinci fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan ... hamilin, ancak poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Bonoyu elinde bulunduran kimsenin hak sahibi olabilmesi için fiili zilyetliği yeterli olmayıp, aynı zamanda hakkını müteselsil ve birbirine bağlı ciro zinciriyle ispatlaması gerekli olup bu da her şeyden önce ilk cironun lehtar tarafından yapılmasıyla mümkündür. Somut olayda, davaya konu bono ile kambiyo senetlerine mahsus takip başlatan davalı ...'nun muntazam ciro silsilesine göre senedi devralması ve buna göre yetkili hamil olduğunun anlaşılması gerekmekteyse de, davacı ...'in aval verdiği bonoda lehtar ... Ev Donanımları Ltd. Şti. olmasına rağmen bono arkasında lehtar cirosu olmaksızın bononun ...'nun ilk cirosuyla ... Ev Donanımları Ltd. Şti.'ye ciro edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda takibi yapan ...'nun meşru hamil olmadığı dikkate alınıp kambiyo senedine dayalı olarak ...'den senet bedelini talep edemeyeceği gözetilerek davacı ...'in menfi tespit isteminin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11612 E. 2013/15914 K.
Ortak:avalist · aval · cy/cy şerhi · keşideci · bono · haciz
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «avalin» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 700 ila 702 nci maddelerinde düzenlendiği, kanunda avalin «tanımının» yapılmadığı sadece bedelin ödenmesinin «teminat» altına alındığının belirtildiği, avalin şekline ilişkin 701 ... maddeye göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imzanın aval «şerhi» sayılacağı, atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmezse avalin düzenleyici için verilmiş sayılacağı, avalin bir «geçerlik şartı» olarak senet (veya alonj) üzerinde bulunması gerektiği, «bononun» geçerli olması için ... imzanın yeterli olduğu ve senet ön yüzüne atılan ikinci imzanın aval şerhi sayılacağı, somut olaya gelince; alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü «haciz» yolu ile takibe dayanak senedin bono niteliğinde olup «kambiyo vasfı» taşıdığı, düzenleyenin Metinler İnşaat Malzemeleri Dış Ticaret Gıda Mak.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak «bonoda» ilk «ciro» edenin «lehtar» olmadığı, lehtar olan şirketin ortağı olan davalının ilk «ciranta» olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın takip konusu senette şirket kaşesi üzerine atılan imzanın davacının «aval» veren sıfatıyla şahsen sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceği noktasında toplandığı, bonoda tüzel kişi olan «keşidecinin» kaşesi üzerinde iki imza bulunduğu, aynı kişi tarafından kaşe üzerine atılan ikinci imzanın aval hükmünde olmadığı, davacı ...
… aşesini kapsamayacak şekilde yalnızca unvanın bir kaç harfine denk gelecek biçimde atılı bulunduğu, borçlu davalı ... ...'in imzasına itiraz da etmediği, bu anlamda «bono» ön yüzünde atılı bulunan imzaların (diğer «avalist» Basel Alkrız'a ait olduğu anlaşılan hariç) borçlu şirket «temsilcisi» olan borçlu ... ...’e ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, ... ...'in şirket kaşesi dışına atılan ikinci imzasının, düzenleyen şirket lehine «aval» veren sıfatı ile atıldığının ve borçtan şahsen sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, açıklanan hususların Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2011 tarihli ve 201 …
Benzer bu karardaOysa 6102 Sayılı TTK'nın 701/2. maddesi uyarınca, muhatap ve «keşidecinin» imzaları müstesna olmak üzere poliçenin yüzüne atılan her imzanın «aval» «şerhi» sayılacağı belirtilmiş olmakla, «bono» üzerinde tek başına imzanın bulunmasıyla avalin gerçekleşeceği tartışmasıdır.
Mahkemece, borçlu ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «avalist» olduğu iddia edilen diğer borçlu ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece, «avalist» ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz
Benzer bu karardaMahkemece, borçlu ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «avalist» olduğu iddia edilen diğer borçlu ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece, «avalist» ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kaldı ki, somut olayda senet metninde ...'in imzası dışında ismi de bulunduğundan, «ihtiyati haciz» isteminin kabulü yerine bu kişinin isminin senet metninde bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek, kararın ihtiyati haciz isteyen yararına bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11813 E. 2013/16525 K.
Ortak:aval · haciz
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «avalin» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 700 ila 702 nci maddelerinde düzenlendiği, kanunda avalin «tanımının» yapılmadığı sadece bedelin ödenmesinin «teminat» altına alındığının belirtildiği, avalin şekline ilişkin 701 ... maddeye göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imzanın aval «şerhi» sayılacağı, atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmezse avalin düzenleyici için verilmiş sayılacağı, avalin bir «geçerlik şartı» olarak senet (veya alonj) üzerinde bulunması gerektiği, «bononun» geçerli olması için ... imzanın yeterli olduğu ve senet ön yüzüne atılan ikinci imzanın aval şerhi sayılacağı, somut olaya gelince; alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü «haciz» yolu ile takibe dayanak senedin bono niteliğinde olup «kambiyo vasfı» taşıdığı, düzenleyenin Metinler İnşaat Malzemeleri Dış Ticaret Gıda Mak.
Şti.'yi «temsil» ve ilzama yetkili olup takip konusu bonoyu şirketi temsilen keşide ettiğini, davacı ... ...'in şirket kaşesi üzerine atılmış iki imzasının bulunduğunu, şahsen sorumlu olması için şirket kaşesi dışında ayrı bir imzasının da bulunmasının gerektiğini, bu nedenle ... ...'in «aval» veren konumunda olmadığını, «şahsi sorumluluğundan» söz edilemeyeceğini belirterek müvekkillerinin Kayseri 2.
Şti. şirketi kaşesinin altındaki imzanın aynı ve ...'ya ait olduğunu, ... ...'in «avalist» olarak «aval» vermek kastıyla senedin ön yüzünde iki imzası olduğunu, bu imzalardan birisinin kaşenin üzerinde diğerisinin ise kaşenin dışında «açığa imza» olduğunu ve «şahsi sorumluluğu» bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaAncak TTK'nın 778/3. maddesinin atfıyla TTK'nın 701/3. ve 702. maddelerine göre, «aval» veren ...'in asıl borçlu ... gibi sorumlu olacağı dikkate alınmaksızın, ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlu...yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «kefil» olan diğer borçlu bakımından «ihtar» çekilmediği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece borçlu ... hakkında verilen «ihtiyati haciz» isteminin reddine dair karar, ihtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · kefil · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlu...yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «kefil» olan diğer borçlu bakımından «ihtar» çekilmediği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlu yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «kefil» bakımından ise ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece borçlu ... hakkında verilen «ihtiyati haciz» isteminin reddine dair karar, ihtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Talep, bonodan kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3131 E. 2013/5598 K.
Ortak:aval · haciz
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «avalin» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 700 ila 702 nci maddelerinde düzenlendiği, kanunda avalin «tanımının» yapılmadığı sadece bedelin ödenmesinin «teminat» altına alındığının belirtildiği, avalin şekline ilişkin 701 ... maddeye göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imzanın aval «şerhi» sayılacağı, atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmezse avalin düzenleyici için verilmiş sayılacağı, avalin bir «geçerlik şartı» olarak senet (veya alonj) üzerinde bulunması gerektiği, «bononun» geçerli olması için ... imzanın yeterli olduğu ve senet ön yüzüne atılan ikinci imzanın aval şerhi sayılacağı, somut olaya gelince; alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü «haciz» yolu ile takibe dayanak senedin bono niteliğinde olup «kambiyo vasfı» taşıdığı, düzenleyenin Metinler İnşaat Malzemeleri Dış Ticaret Gıda Mak.
Şti.'yi «temsil» ve ilzama yetkili olup takip konusu bonoyu şirketi temsilen keşide ettiğini, davacı ... ...'in şirket kaşesi üzerine atılmış iki imzasının bulunduğunu, şahsen sorumlu olması için şirket kaşesi dışında ayrı bir imzasının da bulunmasının gerektiğini, bu nedenle ... ...'in «aval» veren konumunda olmadığını, «şahsi sorumluluğundan» söz edilemeyeceğini belirterek müvekkillerinin Kayseri 2.
Şti. şirketi kaşesinin altındaki imzanın aynı ve ...'ya ait olduğunu, ... ...'in «avalist» olarak «aval» vermek kastıyla senedin ön yüzünde iki imzası olduğunu, bu imzalardan birisinin kaşenin üzerinde diğerisinin ise kaşenin dışında «açığa imza» olduğunu ve «şahsi sorumluluğu» bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaAncak ...’nın 778/.... maddesinin atfıyla ...’nın 701/.... ve 702. maddelerine göre, «aval» veren ...’nin asıl borçlu ... gibi sorumlu olacağı dikkate alınmaksızın, ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlu ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «kefil» bakımından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · kefil
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlu ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «kefil» bakımından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlu yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «kefil» bakımından ise ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, bonodan kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2820 E. 2015/4027 K.
Ortak:aval · cy/cy şerhi · hamil · keşideci · bono · haciz
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «avalin» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 700 ila 702 nci maddelerinde düzenlendiği, kanunda avalin «tanımının» yapılmadığı sadece bedelin ödenmesinin «teminat» altına alındığının belirtildiği, avalin şekline ilişkin 701 ... maddeye göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imzanın aval «şerhi» sayılacağı, atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmezse avalin düzenleyici için verilmiş sayılacağı, avalin bir «geçerlik şartı» olarak senet (veya alonj) üzerinde bulunması gerektiği, «bononun» geçerli olması için ... imzanın yeterli olduğu ve senet ön yüzüne atılan ikinci imzanın aval şerhi sayılacağı, somut olaya gelince; alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü «haciz» yolu ile takibe dayanak senedin bono niteliğinde olup «kambiyo vasfı» taşıdığı, düzenleyenin Metinler İnşaat Malzemeleri Dış Ticaret Gıda Mak.
Şti.'ye ait olmadığını, senedi ilk defa «ciro» eden takip alacaklısı davalı ...'ya «lehtar» tarafından yapılmış bir ciro olmadığı için ...'nun «yetkili hamil sıfatını» kazanamadığını, takip dayanağı «bonoda» ... ...'in isminin yazmadığını, «keşideci» Metinler İnşaat İletişim Hizmetleri İç ve Dış Tic.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak «bonoda» ilk «ciro» edenin «lehtar» olmadığı, lehtar olan şirketin ortağı olan davalının ilk «ciranta» olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın takip konusu senette şirket kaşesi üzerine atılan imzanın davacının «aval» veren sıfatıyla şahsen sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceği noktasında toplandığı, bonoda tüzel kişi olan «keşidecinin» kaşesi üzerinde iki imza bulunduğu, aynı kişi tarafından kaşe üzerine atılan ikinci imzanın aval hükmünde olmadığı, davacı ...
Benzer bu karardaHamilin «keşideciye» ve onun lehine «aval» verene karşı «ihtiyati haciz» isteyebilmesi için, «bononun» vadesinin gelmesi gerekli ve yeterlidir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup «bonoda» «kefil» olarak gösterilen karşı taraf/borçlu yönünden yazılı gerekçeyle ret kararı verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 701/3 maddesi gereğince, muhatap veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere poliçenin ön yüzüne konulan her imza «aval» «şerhi» sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · kefil
Benzer bu karardaMahkemece, senet kapsamına göre ödeme gününün geçtiği, alacağın rehinle temin edilmediği gerekçesiyle borçlu ... hakkında «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, adi «kefil» ...'a karşı icra takibi yapılmasına ilişkin şartlar oluşmadığı gerekçesiyle ... hakkındaki talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup «bonoda» «kefil» olarak gösterilen karşı taraf/borçlu yönünden yazılı gerekçeyle ret kararı verilmiştir.
Bu durumda «kefil» hanesinde isim ve imzası bulunanların da «aval» veren sıfatına sahip oldukları gözetilerek bu borçlu yönünden de talebin kabulüne karar verilmesi gerekir iken reddine karar verilmesi doğru olmamış, «ihtiyati haciz» isteyen banka yararına bozmayı gerektirmiştir.
Karar, «ihtiyati haciz» talep eden tarafından temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4133 E. , 2024/135 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1681 Esas, 2022/425 Karar
DAVACILAR 1.... (isim değişikliği öncesinde: ... ...)
2.Metinler İnşaat Malzemeleri Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ 17.09.2018
HÜKÜM
Davanın reddi (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/625 E., 2019/416 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ...'in davasının kabulüne, diğer davacı şirketin davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle her iki davacının davasının da reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından müvekkilleri aleyhine kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan takibin dayanağı olan bonoda ciro zincirinin kopuk olduğunu, ilk ciroyu lehtarın yapması gerekmesine rağmen, dava konusu bonoda ilk cironun lehtar ... Ev Donanımları Ltd. Şti.'ye ait olmadığını, senedi ilk defa ciro eden takip alacaklısı davalı ...'ya lehtar tarafından yapılmış bir ciro olmadığı için ...'nun yetkili hamil sıfatını kazanamadığını, takip dayanağı bonoda ... ...'in isminin yazmadığını, keşideci Metinler İnşaat İletişim Hizmetleri İç ve Dış Tic. Gıda Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'yi temsil ve ilzama yetkili olup takip konusu bonoyu şirketi temsilen keşide ettiğini, davacı ...
...'in şirket kaşesi üzerine atılmış iki imzasının bulunduğunu, şahsen sorumlu olması için şirket kaşesi dışında ayrı bir imzasının da bulunmasının gerektiğini, bu nedenle ... ...'in aval veren konumunda olmadığını, şahsi sorumluluğundan söz edilemeyeceğini belirterek müvekkillerinin Kayseri 2. İcra Müdürlüğünün 2018/529 E. dosyası ile başlatılan takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile işbu takibin iptaline, takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu iddiasıyla takip konusu alacağın %20'sinden ... olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların ciro zincirine ilişkin iddialarının dosya kapsamı ile örtüşmediğini, davalı ...'nun ... Ev Donanımları San. ve Tic. Ltd. Şti. şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğunu, senedin arka yüzündeki ... isminin altındaki imza ile ... Ev Donanımları San. ve Tic. Ltd. Şti. şirketi kaşesinin altındaki imzanın aynı ve ...'ya ait olduğunu, ... ...'in avalist olarak aval vermek kastıyla senedin ön yüzünde iki imzası olduğunu, bu imzalardan birisinin kaşenin üzerinde diğerisinin ise kaşenin dışında açığa imza olduğunu ve şahsi sorumluluğu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak bonoda ilk ciro edenin lehtar olmadığı, lehtar olan şirketin ortağı olan davalının ilk ciranta olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın takip konusu senette şirket kaşesi üzerine atılan imzanın davacının aval veren sıfatıyla şahsen sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceği noktasında toplandığı, bonoda tüzel kişi olan keşidecinin kaşesi üzerinde iki imza bulunduğu, aynı kişi tarafından kaşe üzerine atılan ikinci imzanın aval hükmünde olmadığı, davacı ... Metinin takibe konu bono nedeniyle şahsi sorumlu olmayacağı ancak davacı şirketin takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davacı ...
...'in davasının kabulüyle takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, diğer davacı şirketin davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu senedin ön yüzüne atılan iki imzadan ilkinin sadece ... bir kısmının kaşe üzerinde olduğunu, davacının aval veren olup senet nedeniyle şahsi sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki kabulün hatalı olduğunu, davacıya ödeme emri tebliğ edilmesine rağmen borca ve senede itiraz etmediğini, müvekkilinin davacı ... ... ve diğer borçlu Basel Alkrız bonoya aval verdiği için bu bonoyu kabul ettiğini, tanık dinletme taleplerinin mahkemece reddedildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile avalin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 700 ila 702 nci maddelerinde düzenlendiği, kanunda avalin tanımının yapılmadığı sadece bedelin ödenmesinin teminat altına alındığının belirtildiği, avalin şekline ilişkin 701 ... maddeye göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imzanın aval şerhi sayılacağı, atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmezse avalin düzenleyici için verilmiş sayılacağı, avalin bir geçerlik şartı olarak senet (veya alonj) üzerinde bulunması gerektiği, bononun geçerli olması için ...
imzanın yeterli olduğu ve senet ön yüzüne atılan ikinci imzanın aval şerhi sayılacağı, somut olaya gelince; alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe dayanak senedin bono niteliğinde olup kambiyo vasfı taşıdığı, düzenleyenin Metinler İnşaat Malzemeleri Dış Ticaret Gıda Mak. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, senet metninde şirket kaşesini kapsayacak biçimde bir imza ve aynı kişi tarafından atıldığı anlaşılan diğer imzanın ise şirket kaşesini kapsamayacak şekilde yalnızca unvanın bir kaç harfine denk gelecek biçimde atılı bulunduğu, borçlu davalı ... ...'in imzasına itiraz da etmediği, bu anlamda bono ön yüzünde atılı bulunan imzaların (diğer avalist Basel Alkrız'a ait olduğu anlaşılan hariç) borçlu şirket temsilcisi olan borçlu ...
...’e ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, ... ...'in şirket kaşesi dışına atılan ikinci imzasının, düzenleyen şirket lehine aval veren sıfatı ile atıldığının ve borçtan şahsen sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, açıklanan hususların Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2011 tarihli ve 2011/12-480 E., 2011/598 K. ile 04.04.2018 tarihli ve 2017/19-812 E., 2018/756 K. sayılı kararlarında da benimsendiği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacı ... ... ve ... İnşaat İletişim Hizm. İç ve Dış Tic. Gıda Nak. San. ve Tic. Ltd.Şti.'nin davasının reddine, şartları mevcut olmadığından kötüniyet tazminatna hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; takipte alacaklı ...'nun ciro silsilesinde ilk cirantanın lehtar şirket olmamasından ... kopukluk nedeniyle yetkili hamil olmadığını, nitekim dosyada bulunan bilirkişi raporunun da bu yönde olduğunu ve müvekkillerinin borcunun bulunmadığını, ... ...'in imzalarının şirket kaşesi üzerinde olup aval kaydı sayılamayacağını zira şirket adına hareket etme gayesi olduğunu, imzanın ... bölümü veya büyük bölümü gibi bir ayrıma gidilemeyeceğini, açığa bir imza atılmadığını, şirketin çift imza ile temsil edilip edilmediği hususunun mahkemece araştırılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin yetkilisi olan diğer davacı elinden sadır olduğu ... bulunan bono nedeniyle davacı şirketin asıl borçlu, diğer davalınınsa avalist sıfatıyla borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 700,701,702 maddeleriyle 778 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve 776 ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin yetkilisi olan diğer davacı elinden sadır olduğu ... bulunan bono nedeniyle davacı şirketin asıl borçlu, diğer davalının ise avalist sıfatıyla borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 700,701,702 maddeleriyle 778 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve 776 ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi.
3. Değerlendirme
1. Menfi tespit istemli davası İlk Derece Mahkemesince reddedilen davacı şirketin bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında ise istinaf eden davalı vekilinin istinaf nedenleriyle sınırlı inceleme yapıldığı ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesiyle yeniden esas hakkında davanın reddine ilişkin karar verildiği, bu defa davacı şirket vekilince temyiz isteminde bulunulduğu görülmekle, İlk Derece Mahkemesince davası reddedilen davacı şirketin davasının reddine ilişkin kararın istinaf edilmemekle kesinleştiği anlaşılmış olup, davacı şirketin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. 6102 sayılı Kanun'un 778 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi atfıyla somut olaya uygulanacak olan; poliçenin devrine ilişkin 681 ... maddesinde, her poliçenin açıkça ... yazılı olmasa da ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla devredilebileceği; cironun şekline ilişkin 683 üncü maddesinde, cironun poliçe veya poliçeye bağlı olan alonj denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması gerektiği düzenlenmiş, yine aynı Kanun'un hamilin hak sahipliğine ilişkin 686 ncı maddesinde ise bir poliçeyi elinde bulunduran kişinin, son ciro ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılacağı, çizilmiş ciroların bu hususta yazılmamış hükmünde olduğu, bir ...
ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişinin, poliçeyi ... ciro ile iktisap etmiş sayılacağı, poliçe herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, birinci fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan ... hamilin, ancak poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Bonoyu elinde bulunduran kimsenin hak sahibi olabilmesi için fiili zilyetliği yeterli olmayıp, aynı zamanda hakkını müteselsil ve birbirine bağlı ciro zinciriyle ispatlaması gerekli olup bu da her şeyden önce ilk cironun lehtar tarafından yapılmasıyla mümkündür. Somut olayda, davaya konu bono ile kambiyo senetlerine mahsus takip başlatan davalı ...'nun muntazam ciro silsilesine göre senedi devralması ve buna göre yetkili hamil olduğunun anlaşılması gerekmekteyse de, davacı ...'in aval verdiği bonoda lehtar ... Ev Donanımları Ltd. Şti. olmasına rağmen bono arkasında lehtar cirosu olmaksızın bononun ...'nun ilk cirosuyla ... Ev Donanımları Ltd. Şti.'ye ciro edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda takibi yapan ...'nun meşru hamil olmadığı dikkate alınıp kambiyo senedine dayalı olarak ...'den senet bedelini talep edemeyeceği gözetilerek davacı ...'in menfi tespit isteminin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı şirket vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
2.Davacı ... vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
3.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016777300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz