Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2877 E. 2023/7147 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ usulden reddi↗ terkin↗ kötüniyet↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
( Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla )
SAYISI : 2020/58 E., 2021/491 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, iptali, ticaret unvanının terkini, markaya tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin tanınmış ZARA markasının tüm dünyadaki tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilin yapmış olduğu araştırma neticesinde ZARA markası ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer 2012/108498 sayılı SZARA, 2012/108465 sayılı SZARA markalarını ve aynı esas unsurlu ticaret unvanlarını kötü niyetli olarak tescil ettirdiklerini, bu markaların kanunda öngörüldüğü biçimde kullanılmadığını, davalıların ticaret unvanı ve mezkur kullanımlarının müvekkilinin tanınmış markasının haklarına zarar verebileceğini ileri sürerek davalıların yukarıda sayıları verilen markaların iptaline, hükümsüzlüklerine, davalıların ticaret unvanlarının sicilden terkinine, davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve materyallerin el konularak imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Zara Yapı Denetim Ltd. Şti. ve Zara Nakliye İnş. Taah. Akaryakıt Tarım Peyzaj Madencilik Tic. ve San. Ltd. Şirketinin 26.12.2012 tarih ve 2012/108498 no.lu başvurusuyla SZARA markası 37. mal ve hizmet sınıfında 24.12.2014 tarihinde; Zara Nakliye İnş. Taah. Akaryakıt Tarım Peyzaj Madencilik Tic. ve San. Ltd. Şirketinin 26.12.2012 tarih ve 2012/108465 no.lu başvurusuyla SZARA markası 39. ve 44. mal ve hizmet sınıfında 22.01.2015 tarihinde tescil edilerek koruma sağlandığını, davacı markalarının Türkiye'de tanınmışlığının sadece giyim eşyası ve aksesuarlarıyla sınırlı olduğu, davalılar adına kayıtlı SZARA markasının gerek farklı hizmet sınıfında tescilli olması gerekse davacı adına kayıtlı ZARA markasının tanınmışlığından yararlanması gibi bir durum söz konusu olmadığı ve markanın ününden yarar sağlandığına dair somut ve kesin hiç bir delil bulunmadığını, davalılar adına 2012/108465 ve 2012/108498 numaralı tescilli SZARA markalarının kullanılmadığı iddiasıyla iptal ve sicilden terkin taleplerinin usulden reddi gerektiğini zira işbu davaya ilişkin beş yılın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanunu) yürürlüğü tarihinden itibaren hesaplanabileceğini, ayrıca işbu markanın kanuna uygun biçimde kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın kanuna uygun biçimde kullanılmaması nedeniyle iptali davasında kullanmama iddiası olan beş yıllık sürenin dava tarihinden geriye doğru dikkate alınması gerektiği, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin iptal edilen markanın kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğü maddesi ile 6769 sayılı Kanunu ile getirilen markanın iptali kurumu arasında kalan 4 günlük kanun boşluğunun bu süreyi bölmeyeceği, davalıların tescilli kullanımlarına ilişkin delil sunmadığı, her ne kadar davacıya ait ZARA markası ile davalılara ait SZARA markası görsel ve fonetik olarak benzerlik göstermekte ise de markalarının sınıflarının taban tabana farklı olduğu, Sivas'ta Zara markasının mağazasının bulunmaması bir yana internet satışı yapıldığı gözetildiğinde Sivas Zara ilçesi nedeniyle davalıların kötüniyetli hareket ettiklerini düşündürecek delil yahut haksız tescil ya da kullanımlarının bulunmadığı gerekçesiyle davalılara ait 2012/108498 sayılı SZARA ve 2012/108465 sayılı SZARA markalarının iptaline ve sicilden terkinine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; iptaline hükmedilen markaların aktif biçimde kullanıldığını, beş yıllık hoşgörü süresinin 6769 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren hesaplanması gerektiğini, dolayısıyla davanın ancak 10.01.2022 tarihinden itibaren açılabileceğini, bilirkişinin hukuki görüş içeren raporunun hükme esas alınamayacağını, kötü niyetlerinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını, lehlerine hükmedilecek vekâlet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf nedenlerinden yalnız ilk derece mahkemesince hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğu gerekçesine dayanan istinaf nedeninin yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; iptaline hükmedilen markaların aktif biçimde kullanıldığını, beş yıllık hoşgörü süresinin 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden itibaren hesaplanması gerektiğini, dolayısıyla davanın ancak 10.01.2022 tarihinden itibaren açılabileceğini, bilirkişinin hukuki görüş içeren raporunun hükme esas alınamayacağını, kötü niyetlerinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka iptal ve hükümsüzlüğü, ticaret unvanının terkini ve marka hakkına tecavüzün tespiti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9743 E. 2011/2684 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · ibraz
Benzer bu karardaDava, davacı bankanın Zara Şubesi’ne tahsil için «ibraz» edilen senedin bankanın Ulaş Şubesi yerine sehven borçlunun adresine gönderilmesi nedeniyle «istirdat» istemine ilişkindir.
Dava konusu senedin davacı bankanın Zara Şubesi’ne 20.06.2008 tarihinde «ibraz» edildiği, aynı tarihte senet giriş belgesi ve senet gönderme mektubu düzenlendiğinin dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmasına rağmen, mahkemece sadece dava dil …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/390 E. 2010/2222 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:terditli dava · vekalet ücreti · iltibas
Benzer bu kararda… ARA" ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan CCOM" ibaresinin belirgin bir farklılık yaratmadığı ve markaların 556 sayılı Kararnamenin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi yaratacak biçimde benzer olduğu, ayrıca davacı markasının tanınmış marka olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihi itibariyle henüz tescile bağlanmadığından hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili ile davalı TPE vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 15.10.2009 tarihli kararıyla davalı TPE vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle «terditli» açılan davada davalı markanın henüz tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin davalı TPE lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2877 E. , 2023/7147 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/122 Esas, 2022/180 Karar
DAVALILAR 1. Zara Nak. İnş. Taah. Akar. Tar. Pey. Mad. Tic. San. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
2. Zara Yapı İnş. Taah. Müh. Akar. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
KARAR Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
( Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla )
SAYISI 2020/58 E., 2021/491 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, iptali, ticaret unvanının terkini, markaya tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin tanınmış ZARA markasının tüm dünyadaki tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilin yapmış olduğu araştırma neticesinde ZARA markası ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer 2012/108498 sayılı SZARA, 2012/108465 sayılı SZARA markalarını ve aynı esas unsurlu ticaret unvanlarını kötü niyetli olarak tescil ettirdiklerini, bu markaların kanunda öngörüldüğü biçimde kullanılmadığını, davalıların ticaret unvanı ve mezkur kullanımlarının müvekkilinin tanınmış markasının haklarına zarar verebileceğini ileri sürerek davalıların yukarıda sayıları verilen markaların iptaline, hükümsüzlüklerine, davalıların ticaret unvanlarının sicilden terkinine, davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve materyallerin el konularak imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Zara Yapı Denetim Ltd. Şti. ve Zara Nakliye İnş. Taah. Akaryakıt Tarım Peyzaj Madencilik Tic. ve San. Ltd. Şirketinin 26.12.2012 tarih ve 2012/108498 no.lu başvurusuyla SZARA markası 37. mal ve hizmet sınıfında 24.12.2014 tarihinde; Zara Nakliye İnş. Taah. Akaryakıt Tarım Peyzaj Madencilik Tic. ve San. Ltd. Şirketinin 26.12.2012 tarih ve 2012/108465 no.lu başvurusuyla SZARA markası 39. ve 44. mal ve hizmet sınıfında 22.01.2015 tarihinde tescil edilerek koruma sağlandığını, davacı markalarının Türkiye'de tanınmışlığının sadece giyim eşyası ve aksesuarlarıyla sınırlı olduğu, davalılar adına kayıtlı SZARA markasının gerek farklı hizmet sınıfında tescilli olması gerekse davacı adına kayıtlı ZARA markasının tanınmışlığından yararlanması gibi bir durum söz konusu olmadığı ve markanın ününden yarar sağlandığına dair somut ve kesin hiç bir delil bulunmadığını, davalılar adına 2012/108465 ve 2012/108498 numaralı tescilli SZARA markalarının kullanılmadığı iddiasıyla iptal ve sicilden terkin taleplerinin usulden reddi gerektiğini zira işbu davaya ilişkin beş yılın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanunu) yürürlüğü tarihinden itibaren hesaplanabileceğini, ayrıca işbu markanın kanuna uygun biçimde kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın kanuna uygun biçimde kullanılmaması nedeniyle iptali davasında kullanmama iddiası olan beş yıllık sürenin dava tarihinden geriye doğru dikkate alınması gerektiği, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin iptal edilen markanın kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğü maddesi ile 6769 sayılı Kanunu ile getirilen markanın iptali kurumu arasında kalan 4 günlük kanun boşluğunun bu süreyi bölmeyeceği, davalıların tescilli kullanımlarına ilişkin delil sunmadığı, her ne kadar davacıya ait ZARA markası ile davalılara ait SZARA markası görsel ve fonetik olarak benzerlik göstermekte ise de markalarının sınıflarının taban tabana farklı olduğu, Sivas'ta Zara markasının mağazasının bulunmaması bir yana internet satışı yapıldığı gözetildiğinde Sivas Zara ilçesi nedeniyle davalıların kötüniyetli hareket ettiklerini düşündürecek delil yahut haksız tescil ya da kullanımlarının bulunmadığı gerekçesiyle davalılara ait 2012/108498 sayılı SZARA ve 2012/108465 sayılı SZARA markalarının iptaline ve sicilden terkinine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; iptaline hükmedilen markaların aktif biçimde kullanıldığını, beş yıllık hoşgörü süresinin 6769 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren hesaplanması gerektiğini, dolayısıyla davanın ancak 10.01.2022 tarihinden itibaren açılabileceğini, bilirkişinin hukuki görüş içeren raporunun hükme esas alınamayacağını, kötü niyetlerinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını, lehlerine hükmedilecek vekâlet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf nedenlerinden yalnız ilk derece mahkemesince hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğu gerekçesine dayanan istinaf nedeninin yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; iptaline hükmedilen markaların aktif biçimde kullanıldığını, beş yıllık hoşgörü süresinin 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden itibaren hesaplanması gerektiğini, dolayısıyla davanın ancak 10.01.2022 tarihinden itibaren açılabileceğini, bilirkişinin hukuki görüş içeren raporunun hükme esas alınamayacağını, kötü niyetlerinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka iptal ve hükümsüzlüğü, ticaret unvanının terkini ve marka hakkına tecavüzün tespiti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.12.2023tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109834000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz