Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8697 E. 2011/2254 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ hakkın kötüye kullanılması↗ genel kurul kararının iptali↗ kazanılmış hak↗ olumsuz oy↗ iptal davası↗ yönetim kurulu kararı↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların yönetim kurulu üyesi olarak iptalini talep ettikleri genel kurula katılarak olumlu oy kullandıkları ve kararın oybirliği ile alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, yönetim kurulu üyeleri tarafından açılan genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı kooperatif yönetim kurulu üyeleri, yönetim kurulu kararı ile 213 ortağın kooperatif ortaklığından ihracına karar verildiğini, bu karara itiraz eden 30 ortağın genel kurul kararı ile tekrar ortaklığa kabul edildiğini ileri sürerek, söz konusu genel kurul
kararının iptalini talep etmişler, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yönetim kurulu üyelerinin genel kurula katılarak alınan karar lehine oy kullandıkları, kararın oybirliği ile alındığı, bu durumun ortaklığa kabul edilen kişiler yönünden kazanılmış hak oluşturduğu, yönetim kurulu üyelerinin, genel kurul kararına karşı iptal davası açmalarının kötüniyet oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Genel kurul kararının iptalini düzenleyen TTK’nun 381. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerinin, genel kurul kararının iptalini dava edebilmeleri mümkün olup dava hakkı, yönetim kurulu üyelerinin toplantıya katılıp karar lehine oy kullanıp kullanmamalarına bağlı değildir. Bu hak, değinilen madde ile mutlak olarak belirlenmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin genel kurul kararlarına karşı iptal davası açmaları bir hak olduğu kadar aynı zamanda bir görevdir. Zira genel kurulca alınan kararların uygulanması yönetim kurulu tarafından yapılmakta olup ortaklar ya da kooperatifin aleyhine sonuçlar doğuran kararların uygulanması yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarını da gündeme getirebilecektir. Yönetim kuruluna tanınan bu hak ve görevin tek istisnasını ise açılan davanın, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmaması oluşturur. Buradaki amaç, yönetim kurulunun keyfi davranışını önlemektir. Somut olayda, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin genel kurul toplantısına katılarak karar lehinde oy kullanmaları, genel kurul kararının iptali davası açmalarına engel olmadığı gibi bu durum ortak olarak tekrar kabulüne karar verilen kişiler lehine kazanılmış hak da oluşturmaz. Öte yandan, davacıların bu işleminin kötüniyet oluşturup oluşturmadığı da ancak davanın esasına girilerek yapılacak olan inceleme sonucunda belirlenebilecektir. Bu durumda mahkemece, değinilen hususlar kapsamında, davanın esasına girilerek yapılacak araştırma sonucunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2011/13510/2011/16898
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13510 E. 2011/16898 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13327 E. 2011/16751 K.
Ortak:iptal davası · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDavacı kooperatif «yönetim kurulu» üyeleri, yönetim kurulu kararı ile 213 ortağın kooperatif ortaklığından ihracına karar verildiğini, bu karara itiraz eden 30 ortağın genel kurul kararı ile tekrar ortaklığa kabul edildiğini ileri sürerek, söz konusu «genel kurul kararının iptalini» talep etmişler, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yönetim kurulu üyelerinin genel kurula katılarak alınan karar lehine oy kullandıkları, kararın oybirliği ile alındığı, bu durumun ortaklığa kabul edilen kişiler yönünden «kazanılmış hak» oluşturduğu, yönetim kurulu üyelerinin, genel kurul kararına karşı «iptal davası» açmalarının «kötüniyet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Genel kurul kararının iptalini düzenleyen TTK’nun 381. maddesi uyarınca, «yönetim kurulu» üyelerinin, «genel kurul kararının iptalini dava» edebilmeleri mümkün olup dava hakkı, yönetim kurulu üyelerinin toplantıya katılıp karar lehine oy kullanıp kullanmamalarına bağlı değildir.
Somut olayda, kooperatif «yönetim kurulu» üyelerinin genel kurul toplantısına katılarak karar lehinde oy kullanmaları, «genel kurul kararının iptali davası» açmalarına engel olmadığı gibi bu durum ortak olarak tekrar kabulüne karar verilen kişiler lehine «kazanılmış hak» da oluşturmaz.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin 20.03.2008 tarihli genel kurulunda "genel müdür hariç" diğer «yönetim kurulu» üyeleri arasında «kar payının dağıtılmasına» karar verildiği, genel kurulca alınan bu karar aleyhine TTK’nun 381. maddesindeki süre içinde «iptal davası» açılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 28.06.2011 tarihli ilamında yazılı nedenlerle yerel ma …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı dağıtımı · kâr payı dağıtımı · kar payı · kâr dağıtımı · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin 20.03.2008 tarihli genel kurulunda "genel müdür hariç" diğer «yönetim kurulu» üyeleri arasında «kar payının dağıtılmasına» karar verildiği, genel kurulca alınan bu karar aleyhine TTK’nun 381. maddesindeki süre içinde «iptal davası» açılmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 28.06.2011 tarihli ilamında yazılı nedenlerle yerel ma …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11890 E. 2011/4936 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · vekalet ücreti takdiri · maddi tazminat · haksız rekabet · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; davacı taraf dilekçesinde, «haksız rekabetin» tespiti yanında ayrıca «maddi tazminat» talebinde de bulunduğuna göre, davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalılar yararına maddi tazminatın reddi yönünden de «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,«işletme devrinin» aksine hüküm bulunmadığı durumlarda işletme adının devrini de kapsadığı, davalıların aynı isimle ikinci bir şube açmalarında hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12314 E. 2013/17881 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaBu kez «feri müdahil» vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8697 E. , 2011/2254 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2008/109-2008/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin yönetim kurulu üyesi olduklarını, davalı kooperatifin 213 ortağının yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan ihraç edildiğini, bunlardan 30'unun noter kanalı ile karar itiraz ettiklerini ve itirazların genel kurul tarafından kabul edildiğini, bu kararın yasaya ve kooperatif anasözleşmesine aykırı olduğunu ileri sürerek, genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların yönetim kurulu üyesi olarak iptalini talep ettikleri genel kurula katılarak olumlu oy kullandıkları ve kararın oybirliği ile alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, yönetim kurulu üyeleri tarafından açılan genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı kooperatif yönetim kurulu üyeleri, yönetim kurulu kararı ile 213 ortağın kooperatif ortaklığından ihracına karar verildiğini, bu karara itiraz eden 30 ortağın genel kurul kararı ile tekrar ortaklığa kabul edildiğini ileri sürerek, söz konusu genel kurul
kararının iptalini talep etmişler, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yönetim kurulu üyelerinin genel kurula katılarak alınan karar lehine oy kullandıkları, kararın oybirliği ile alındığı, bu durumun ortaklığa kabul edilen kişiler yönünden kazanılmış hak oluşturduğu, yönetim kurulu üyelerinin, genel kurul kararına karşı iptal davası açmalarının kötüniyet oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Genel kurul kararının iptalini düzenleyen TTK’nun 381. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerinin, genel kurul kararının iptalini dava edebilmeleri mümkün olup dava hakkı, yönetim kurulu üyelerinin toplantıya katılıp karar lehine oy kullanıp kullanmamalarına bağlı değildir. Bu hak, değinilen madde ile mutlak olarak belirlenmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin genel kurul kararlarına karşı iptal davası açmaları bir hak olduğu kadar aynı zamanda bir görevdir. Zira genel kurulca alınan kararların uygulanması yönetim kurulu tarafından yapılmakta olup ortaklar ya da kooperatifin aleyhine sonuçlar doğuran kararların uygulanması yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarını da gündeme getirebilecektir. Yönetim kuruluna tanınan bu hak ve görevin tek istisnasını ise açılan davanın, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmaması oluşturur.
Buradaki amaç, yönetim kurulunun keyfi davranışını önlemektir. Somut olayda, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin genel kurul toplantısına katılarak karar lehinde oy kullanmaları, genel kurul kararının iptali davası açmalarına engel olmadığı gibi bu durum ortak olarak tekrar kabulüne karar verilen kişiler lehine kazanılmış hak da oluşturmaz. Öte yandan, davacıların bu işleminin kötüniyet oluşturup oluşturmadığı da ancak davanın esasına girilerek yapılacak olan inceleme sonucunda belirlenebilecektir. Bu durumda mahkemece, değinilen hususlar kapsamında, davanın esasına girilerek yapılacak araştırma sonucunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016431700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz