Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14809 E. 2014/4366 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkim itirazı↗ zıya↗ hasar ihbarı↗ cevap süresi↗ taşıyanın sorumluluğu↗ ilk itiraz↗ konişmento↗ sigorta ettiren↗ tahkim↗ riziko↗ uyuşmazlık konusu↗ ihbar↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın yüklemesinin 11/11/2009’da başlayıp 17/11/2009’ a kadar sürdüğü, 12/11/2009 ve 13/11/2009 tarihleri hariç her gün yağmur yağdığı ve iskelenin/kepçelerin kurutulduğu, buradan yükün yüklemeden önce ya da gemi ambarlarına yükleme esnasında ani yağmurlar neticesinde ambar kapaklarının zamanında kapatılamaması veya geç kalınması nedeniyle ıslandığının anlaşıldığı, ambarların orta kısımlarının sıcaklığının diğer kısımlara oranla daha yüksek olması nedeniyle küflenmenin ambar orta kısmında başladığı, dava konusu emtianın temiz olarak taşıyan tarafından teslim alındığı, sonrasında taşıyanın sorumluluğunda iken ıslanma sonucu küflenerek bozulduğundan davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tahkim itirazı ilk itirazlardan olup esasa cevap süresi içinde ileri sürülmemiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalı dökme mısır emtiasının davalıya ait gemiyle Bulgaristan’dan, Türkiye’ye taşındığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, sigortalı emtianın ıslanma suretiyle küflenerek hasarlı şekilde alıcısına teslim edildiğini, bu nedenle sigorta ettirene tazminat ödendiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili ise davacının sigortalısının taşıyanın katılımı olmadan tek taraflı survey yaptırdığını, iddia edildiği gibi ambar kapaklarının açık unutulmasının söz konusu olmadığını savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek dava konusu emtianın temiz olarak taşıyan tarafından teslim alındığı, sonrasında taşıyanın sorumluluğunda iken ıslanma sonucu küflenerek bozulduğundan davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak ihbar külfeti kenar başlığını taşıyan 6762 sayılı TTK.'nun 1066/son maddesi, malların zıya veya hasarı ne ihbar edilmiş ve ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın malları konişmentoda yazılı olan halde teslim ettiği ve şayet mallarda bir zıya veya hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki; bu karinelerin aksi ispat olunabilir, hükmünü haiz olup, TTK'nın 1066/son maddesi hükmü uyarınca, bu karinenin aksi her türlü delille ispat edilebilir. Somut olayda davacının sigortalısı tarafından davalı taşıyanın katılımı olmadan survey tutanağı hazırlattırılmıştır. Survey tutanağının TTK’nın 1066/son maddesi anlamında taşıyanın da hazır bulunduğu bir hasar tespiti olmadığı hususu sabit olduğuna göre mahkemece, söz konusu survey raporunun anılan karinenin aksini ispat hususunda yeterli olmayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1650 E. 2015/8644 K.
Ortak:zıya · hasar ihbarı · konişmento · ihbar · taşıyan · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaAncak «ihbar» külfeti kenar başlığını «taşıyan» 6762 sayılı TTK.'nun 1066/«son» maddesi, malların «zıya» veya «hasarı» ne ihbar edilmiş ve ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın malları «konişmentoda» yazılı olan halde «teslim» ettiği ve şayet mallarda bir zıya veya hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur.
… arın orta kısımlarının sıcaklığının diğer kısımlara oranla daha yüksek olması nedeniyle küflenmenin ambar orta kısmında başladığı, dava konusu emtianın temiz olarak «taşıyan» tarafından «teslim» alındığı, sonrasında «taşıyanın sorumluluğunda» iken ıslanma sonucu küflenerek bozulduğundan davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek dava konusu emtianın temiz olarak «taşıyan» tarafından «teslim» alındığı, sonrasında «taşıyanın sorumluluğunda» iken ıslanma sonucu küflenerek bozulduğundan davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak; «ihbar» külfeti kenar başlığını «taşıyan» 6762 sayılı TTK'nın 1066/«son» maddesi, "Malların «zıya» veya «hasarı» ne ihbar edilmiş ve ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın malları «konişmentoda» yazılı olan halde «teslim» ettiği ve şayet mallarda bir zıya veya hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur.
… 31/08/2010 tarihinde yük gönderilen tarafından kara yolu ile deposuna taşındığı, aynı tarihte tutanakla koliler açıldığında ıslak olduğunun tespit edildiği, davalı «akdi taşıyanın» TTK 1061 ve devamı maddesi hükümlerine göre yükü «teslim» aldığı andan teslim ettiği ana kadar yüke özen göstermekle yükümlü olduğu ve kural olarak «hasarın» sorumlu olmadığı bir sebepten doğduğunu ispatla yükümlü olduğu, «hasar ihbarının» süresinde yapılmadığı açık ise de, ıslanmanın tatlı su ile gerçekleştiği tespit edildiğine ve yük ilgilisi gönderilenin yükü gümrükten çektiği ve deposuna götürdüğü tarihte yağış olmadığına göre davalı akdi taşıyanın ıslanma sureti ile meydana gelen hasardan doğan zarardan sorumlu olduğu, bununla beraber davacının zararın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini ve «fiili taşıyanın» «haksız fiil» oluşturan bir eylemi bulunduğunu ispatlayamaması karşısında davalı fiili taşıyan Damco şirketinin hasardan sorumlu olmadığı gerekçesi ile 1 nolu davalı hakkındaki …
Taşıma Hizmetleri A.Ş'nin dava konusu taşımada «akdi taşıyan» olarak 6762 sayılı TTK'nın 1061 ve devamı maddesi hükümlerine göre yükü «teslim» aldığı andan teslim ettiği ana kadar yüke özen göstermekle yükümlü olduğu, «hasar ihbarı» süresinde değil ise de, davalı A.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi taşıyan · fiili taşıyan · taşıyan sıfatı · navlun faturası · teslim tarihi · nakliyat sigortası · navlun · rücuen tazminat
Benzer bu karardaTaşıma Hizmetleri A.Ş'nin davacı sigortalısına «navlun faturası» düzenlemiş olmakla «taşıyan sıfatına» sahip olduğu, bu davalının «akdi taşıyan» sıfatıyla diğer davalı D.
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik A.Ş'ye fiili taşıma işini yaptırdığı, davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açıldığı, davalı «akdi taşıyan» A. şirketinin sorumluluğunun TTK 1061 ve devamı maddesi hükümlerine, davalı «fiili taşıyan» D..
… 31/08/2010 tarihinde yük gönderilen tarafından kara yolu ile deposuna taşındığı, aynı tarihte tutanakla koliler açıldığında ıslak olduğunun tespit edildiği, davalı «akdi taşıyanın» TTK 1061 ve devamı maddesi hükümlerine göre yükü «teslim» aldığı andan teslim ettiği ana kadar yüke özen göstermekle yükümlü olduğu ve kural olarak «hasarın» sorumlu olmadığı bir sebepten doğduğunu ispatla yükümlü olduğu, «hasar ihbarının» süresinde yapılmadığı açık ise de, ıslanmanın tatlı su ile gerçekleştiği tespit edildiğine ve yük ilgilisi gönderilenin yükü gümrükten çektiği ve deposuna götürdüğü tarihte yağış olmadığına göre davalı akdi taşıyanın ıslanma sureti ile meydana gelen hasardan doğan zarardan sorumlu olduğu, bununla beraber davacının zararın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini ve «fiili taşıyanın» «haksız fiil» oluşturan bir eylemi bulunduğunu ispatlayamaması karşısında davalı fiili taşıyan Damco şirketinin hasardan sorumlu olmadığı gerekçesi ile 1 nolu davalı hakkındaki …
Taşıma Hizmetleri A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı A.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5088 E. 2014/10909 K.
Ortak:taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaAncak «ihbar» külfeti kenar başlığını «taşıyan» 6762 sayılı TTK.'nun 1066/«son» maddesi, malların «zıya» veya «hasarı» ne ihbar edilmiş ve ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın malları «konişmentoda» yazılı olan halde «teslim» ettiği ve şayet mallarda bir zıya veya hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur.
… arın orta kısımlarının sıcaklığının diğer kısımlara oranla daha yüksek olması nedeniyle küflenmenin ambar orta kısmında başladığı, dava konusu emtianın temiz olarak «taşıyan» tarafından «teslim» alındığı, sonrasında «taşıyanın sorumluluğunda» iken ıslanma sonucu küflenerek bozulduğundan davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek dava konusu emtianın temiz olarak «taşıyan» tarafından «teslim» alındığı, sonrasında «taşıyanın sorumluluğunda» iken ıslanma sonucu küflenerek bozulduğundan davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ak yapılan yargılamada, survey raporundan gemi surveyinin istendiği tarihin 25/10/2002 olduğu, surveyin yapıldığı tarihin 29/10/2002 olduğu, hasarlı malın alıcısına «teslim» edildiği Nevada'da «hasarın», sörveyör tarafından 29/10/2002 tarihinde tespit edildiği, davacı vekili de gemiyle taşınan emtianın sigortalısının da, maldaki zararı en erken 18/10/2002 tarihinde öğrendiğini kabul ettiği de göz önünde tutularak, 6762 sayılı TTK'nın 1067 maddesinde "..malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icap eden tarihten itibaren 1 yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde «taşıyan» aleyhine, malların «ziya» veya hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer.." hükmü gereğince malların alıcıya «teslim tarihi» 29/10/2002 olarak kabul edilse dahi, davanın açıldığı tarih itibariyle 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğu, gerekçesi ile davanın 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açıldığı anlaşıldığından, davanın reddine, karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · ziya · hak düşürücü süre · alacak davası · ıslah · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ak yapılan yargılamada, survey raporundan gemi surveyinin istendiği tarihin 25/10/2002 olduğu, surveyin yapıldığı tarihin 29/10/2002 olduğu, hasarlı malın alıcısına «teslim» edildiği Nevada'da «hasarın», sörveyör tarafından 29/10/2002 tarihinde tespit edildiği, davacı vekili de gemiyle taşınan emtianın sigortalısının da, maldaki zararı en erken 18/10/2002 tarihinde öğrendiğini kabul ettiği de göz önünde tutularak, 6762 sayılı TTK'nın 1067 maddesinde "..malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icap eden tarihten itibaren 1 yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde «taşıyan» aleyhine, malların «ziya» veya hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer.." hükmü gereğince malların alıcıya «teslim tarihi» 29/10/2002 olarak kabul edilse dahi, davanın açıldığı tarih itibariyle 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğu, gerekçesi ile davanın 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açıldığı anlaşıldığından, davanın reddine, karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın «hak düşürücü süre» içinde açılıp açılmadığı hususunun davacının bu talebine göre değerlendirilmesi gerekirken «ıslah» dilekçesi hiç nazara alınmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı, «alacak davası» olarak talepte bulunduktan sonra bozma öncesinde 19.04.2004 tarihli dilekçesi ile davasını itirazın iptali talebi olarak «ıslah» ettiğini bildirmiş ve dava konusu tazminat için 15.10.2003 tarihinde icra takibi yaptığını beyan etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17449 E. 2013/16008 K.
Ortak:taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaAncak «ihbar» külfeti kenar başlığını «taşıyan» 6762 sayılı TTK.'nun 1066/«son» maddesi, malların «zıya» veya «hasarı» ne ihbar edilmiş ve ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın malları «konişmentoda» yazılı olan halde «teslim» ettiği ve şayet mallarda bir zıya veya hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur.
Survey tutanağının TTK’nın 1066/«son» maddesi anlamında «taşıyanın» da hazır bulunduğu bir «hasar» tespiti olmadığı hususu sabit olduğuna göre mahkemece, söz konusu survey raporunun anılan karinenin aksini ispat hususunda yeterli olmayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… arın orta kısımlarının sıcaklığının diğer kısımlara oranla daha yüksek olması nedeniyle küflenmenin ambar orta kısmında başladığı, dava konusu emtianın temiz olarak «taşıyan» tarafından «teslim» alındığı, sonrasında «taşıyanın sorumluluğunda» iken ıslanma sonucu küflenerek bozulduğundan davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı tarafa «hasar» ihbarında bulunulmadığı için davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2010 gün ve 2009/307- 6077 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, Dairemiz bozma ilamına uyularak dava «dosyası gönderilen» «görevli» mahkemece, bozma öncesi alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, somut olayda TTK'nın 1066. maddesine uygun şekilde davalıya hasar ihbarında bulunulmadığı, davalı «taşıyan» lehine TTK’nın 1066/3. maddesinde yer alan karinenin aksinin ispat edilemediği, bu nedenle davalı tarafın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davalı tarafa «hasar» ihbarında bulunulmadığı için davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2010 gün ve 2009/307- 6077 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, Dairemiz bozma ilamına uyularak dava «dosyası gönderilen» «görevli» mahkemece, bozma öncesi alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, somut olayda TTK'nın 1066. maddesine uygun şekilde davalıya hasar ihbarında bulunulmadığı, davalı «taşıyan» lehine TTK’nın 1066/3. maddesinde yer alan karinenin aksinin ispat edilemediği, bu nedenle davalı tarafın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyl …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14809 E. , 2014/4366 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/05/2012
NUMARASI 2010/635-2012/155
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.05.2012 tarih ve 2010/635 - 2012/155 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.03.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalı S.. M.. E.. Tesisleri San ve Tic. A.Ş'ye ait mısır emtiasının davalı B.. S.h.. C..p’a ait M.. G.. isimli gemi ile taşınırken 02/12/2009 tarihinde ıslanma neticesi küflenme sureti ile hasarlandığının tespit edildiğini, survey raporu ve ekspertiz raporunda hasarın ambar kapaklarının açık unutulması nedeniyle yağmur sularının sirayeti sonucu oluştuğunun bildirildiğini, sovtaj bedeli düşüldükten sonra sigortalıya 27.691,00 TL ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma sözleşmesi uyarınca ihtilafın tahkimde görülmesi gerektiğini,.. Denizcilik AŞ’nin geminin maliki ya da kiracısı olmayıp geminin yöneticisi olduğundan husumet yöneltilemeyeceğini, survey raporunun müvekkilinin katılımı olmadan tek taraflı olarak düzenlendiğini, ambar kapaklarının açık unutulmasının söz konusu olmadığını, yükleme ile ilgili operasyon kayıtlarında görüleceği üzere yükleme sırasında hava yağışlı olup dökme mısır emtiasının nemli iskelede yükletilmesine bağlı olarak hasarlandığını, ambar kapakları açık unutulsa idi nemlenmenin üst bölümde olması gerektiğini, oysa hasarın orta bölümde tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın yüklemesinin 11/11/2009’da başlayıp 17/11/2009’ a kadar sürdüğü, 12/11/2009 ve 13/11/2009 tarihleri hariç her gün yağmur yağdığı ve iskelenin/kepçelerin kurutulduğu, buradan yükün yüklemeden önce ya da gemi ambarlarına yükleme esnasında ani yağmurlar neticesinde ambar kapaklarının zamanında kapatılamaması veya geç kalınması nedeniyle ıslandığının anlaşıldığı, ambarların orta kısımlarının sıcaklığının diğer kısımlara oranla daha yüksek olması nedeniyle küflenmenin ambar orta kısmında başladığı, dava konusu emtianın temiz olarak taşıyan tarafından teslim alındığı, sonrasında taşıyanın sorumluluğunda iken ıslanma sonucu küflenerek bozulduğundan davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tahkim itirazı ilk itirazlardan olup esasa cevap süresi içinde ileri sürülmemiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalı dökme mısır emtiasının davalıya ait gemiyle Bulgaristan’dan, Türkiye’ye taşındığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, sigortalı emtianın ıslanma suretiyle küflenerek hasarlı şekilde alıcısına teslim edildiğini, bu nedenle sigorta ettirene tazminat ödendiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili ise davacının sigortalısının taşıyanın katılımı olmadan tek taraflı survey yaptırdığını, iddia edildiği gibi ambar kapaklarının açık unutulmasının söz konusu olmadığını savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek dava konusu emtianın temiz olarak taşıyan tarafından teslim alındığı, sonrasında taşıyanın sorumluluğunda iken ıslanma sonucu küflenerek bozulduğundan davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak ihbar külfeti kenar başlığını taşıyan 6762 sayılı TTK.'nun 1066/son maddesi, malların zıya veya hasarı ne ihbar edilmiş ve ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın malları konişmentoda yazılı olan halde teslim ettiği ve şayet mallarda bir zıya veya hasar sabit olursa, bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki; bu karinelerin aksi ispat olunabilir, hükmünü haiz olup, TTK'nın 1066/son maddesi hükmü uyarınca, bu karinenin aksi her türlü delille ispat edilebilir. Somut olayda davacının sigortalısı tarafından davalı taşıyanın katılımı olmadan survey tutanağı hazırlattırılmıştır. Survey tutanağının TTK’nın 1066/son maddesi anlamında taşıyanın da hazır bulunduğu bir hasar tespiti olmadığı hususu sabit olduğuna göre mahkemece, söz konusu survey raporunun anılan karinenin aksini ispat hususunda yeterli olmayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101636700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz