6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticaret unvanının korunması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12376 E. 2010/3662 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının korunması ticaret sicili tescil ve ilan ticaret sicili tescili ticari işletme münhasırlık ticaret unvanı ticaret sicili terkin tacir ilan iltibas

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 42TTK 43TTK 52TTK 54

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre her iki şirketin ticaret ünvanında “...” kelimesinin bulunmasına rağmen, ünvanda başka kelimelerinde bulunması nedeni ile ticaret ünvanının bu hali ile davalı tarafından kullanılmasnın iltibasa yol açmayacağı, davacının marka veya işletme adına yönelik talebinin bulunmadığı gerekçesyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ticaret unvanına yapılan tecavüzün tespiti, önlenmesi ve iltibas oluşturan davalı ticaret unvanının değiştirilmesi veya terkini istemine ilişkindir.

Mahkemece, her iki şirketin unvanında ‘...’ kelimesinin bulunmasına rağmen, unvanlarda ayırtedici ilavelerin bulunması ve unvanın bu haliyle kullanılmasının iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece ulaşılan bu sonuç, dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun değildir.

TTK’ nun 42. maddesi uyarınca, her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren on beş gün içinde ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirmeye mecburdur. Belirtilen maddeye göre tacirin ticaret unvanı kullanması zorunluluktur. TTK'nun 52. maddesine göre ise, usulen tescil ve ilân edilmiş ticaret unvanını kullanma hakkı münhasıran sahibine aittir. Ticaret unvanının korunmasında tescilli unvanın varlığı ve önceliği yeterlidir. Tüzel kişilerin unvanı, sadece sicil çevresinde değil tüm Türkiye sathında korunur.

Ticaret unvanın tescili ve korunmasında öncelik hakkı, unvanının 1995 yılında tescil ettirip kullanmaya başlayan davacı tarafa aittir. Davacı tarafın ticaret unvanının çekirdek unsuru ‘...’ kelimelerinden oluşmaktadır. TTK'nun 43/2. maddesi uyarınca, ticaret unvanını aynı sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş olan unvanlardan açıkça ayırt etmeye yarayacak ibarelerin ilavesi zorunludur. Davalı tarafın 2005 yılında tescil edilen ticaret unvanının çekirdek unsuru da ‘...’ kelimesidir. Bu durumda davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketçe yapılan sonraki tescilde, ticaret unvanına TTK'nun 43/2. maddesinde belirtilen ayırtedici ilavelerin yapıldığından söz edilemez. TTK’nun 54. maddesi uyarınca, ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından tescil edilip kullanılan kimse, bunun men’ini, kanuna uygun şekilde değiştirilmesini veya terkinini isteyebileceğinden uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Ticaret unvanı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6480 E. 2016/7697 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticaret unvanına tecavüz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15412 E. 2013/253 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/12376 E.  ,  2010/3662 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.07.2008 tarih ve 2007/503 - 2008/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır inşaat sektöründe çalıştığnı ve “...” Inşaat unvanı ile bilinip tanındığını, davalının müvekkilinin unvanını ve logosunu taklit ederek inşaat sektöründe faaliyete başladığını, müvekkilinin unvanını, ilan, fatura, irsaliye ve broşürlerinde kullanarak haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait “...” unvanının davalı tarafından haksız kullandığının tespitine ve unvanı kullanmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkillerini soyadının ... olduğunu, her iki şirketin unvanında ‘...’ kelimesinin bulunmasına rağmen faaliyet yerlerinin farklı olduğunu, şirket ünvanlarında ayırt edici eklerin bulunduğunu, müvekillerinin uzun yıllardır inşaat faaliyeti ile uğraştığını, tescilli ünvanın kullanılmasının haksız rekabet oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre her iki şirketin ticaret ünvanında “...” kelimesinin bulunmasına rağmen, ünvanda başka kelimelerinde bulunması nedeni ile ticaret ünvanının bu hali ile davalı tarafından kullanılmasnın iltibasa yol açmayacağı, davacının marka veya işletme adına yönelik talebinin bulunmadığı gerekçesyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ticaret unvanına yapılan tecavüzün tespiti, önlenmesi ve iltibas oluşturan davalı ticaret unvanının değiştirilmesi veya terkini istemine ilişkindir.

Mahkemece, her iki şirketin unvanında ‘...’ kelimesinin bulunmasına rağmen, unvanlarda ayırtedici ilavelerin bulunması ve unvanın bu haliyle kullanılmasının iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece ulaşılan bu sonuç, dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun değildir.

TTK’ nun 42. maddesi uyarınca, her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren on beş gün içinde ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirmeye mecburdur. Belirtilen maddeye göre tacirin ticaret unvanı kullanması zorunluluktur. TTK'nun 52. maddesine göre ise, usulen tescil ve ilân edilmiş ticaret unvanını kullanma hakkı münhasıran sahibine aittir. Ticaret unvanının korunmasında tescilli unvanın varlığı ve önceliği yeterlidir. Tüzel kişilerin unvanı, sadece sicil çevresinde değil tüm Türkiye sathında korunur.

Ticaret unvanın tescili ve korunmasında öncelik hakkı, unvanının 1995 yılında tescil ettirip kullanmaya başlayan davacı tarafa aittir. Davacı tarafın ticaret unvanının çekirdek unsuru ‘...’ kelimelerinden oluşmaktadır. TTK'nun 43/2. maddesi uyarınca, ticaret unvanını aynı sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş olan unvanlardan açıkça ayırt etmeye yarayacak ibarelerin ilavesi zorunludur. Davalı tarafın 2005 yılında tescil edilen ticaret unvanının çekirdek unsuru da ‘...’ kelimesidir. Bu durumda davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketçe yapılan sonraki tescilde, ticaret unvanına TTK'nun 43/2. maddesinde belirtilen ayırtedici ilavelerin yapıldığından söz edilemez. TTK’nun 54. maddesi uyarınca, ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından tescil edilip kullanılan kimse, bunun men’ini, kanuna uygun şekilde değiştirilmesini veya terkinini isteyebileceğinden uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016265700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.