Ticaret unvanının korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12376 E. 2010/3662 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının korunması↗ ticaret sicili tescil ve ilan↗ ticaret sicili tescili↗ ticari işletme↗ münhasırlık↗ ticaret unvanı↗ ticaret sicili↗ terkin↗ tacir↗ ilan↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre her iki şirketin ticaret ünvanında “...” kelimesinin bulunmasına rağmen, ünvanda başka kelimelerinde bulunması nedeni ile ticaret ünvanının bu hali ile davalı tarafından kullanılmasnın iltibasa yol açmayacağı, davacının marka veya işletme adına yönelik talebinin bulunmadığı gerekçesyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret unvanına yapılan tecavüzün tespiti, önlenmesi ve iltibas oluşturan davalı ticaret unvanının değiştirilmesi veya terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, her iki şirketin unvanında ‘...’ kelimesinin bulunmasına rağmen, unvanlarda ayırtedici ilavelerin bulunması ve unvanın bu haliyle kullanılmasının iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece ulaşılan bu sonuç, dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun değildir.
TTK’ nun 42. maddesi uyarınca, her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren on beş gün içinde ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirmeye mecburdur. Belirtilen maddeye göre tacirin ticaret unvanı kullanması zorunluluktur. TTK'nun 52. maddesine göre ise, usulen tescil ve ilân edilmiş ticaret unvanını kullanma hakkı münhasıran sahibine aittir. Ticaret unvanının korunmasında tescilli unvanın varlığı ve önceliği yeterlidir. Tüzel kişilerin unvanı, sadece sicil çevresinde değil tüm Türkiye sathında korunur.
Ticaret unvanın tescili ve korunmasında öncelik hakkı, unvanının 1995 yılında tescil ettirip kullanmaya başlayan davacı tarafa aittir. Davacı tarafın ticaret unvanının çekirdek unsuru ‘...’ kelimelerinden oluşmaktadır. TTK'nun 43/2. maddesi uyarınca, ticaret unvanını aynı sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş olan unvanlardan açıkça ayırt etmeye yarayacak ibarelerin ilavesi zorunludur. Davalı tarafın 2005 yılında tescil edilen ticaret unvanının çekirdek unsuru da ‘...’ kelimesidir. Bu durumda davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketçe yapılan sonraki tescilde, ticaret unvanına TTK'nun 43/2. maddesinde belirtilen ayırtedici ilavelerin yapıldığından söz edilemez. TTK’nun 54. maddesi uyarınca, ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından tescil edilip kullanılan kimse, bunun men’ini, kanuna uygun şekilde değiştirilmesini veya terkinini isteyebileceğinden uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6480 E. 2016/7697 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin
İncelediğiniz karardaDava, «ticaret unvanına» yapılan tecavüzün tespiti, önlenmesi ve «iltibas» oluşturan davalı ticaret unvanının değiştirilmesi veya «terkini» istemine ilişkindir.
TTK’ nun 42. maddesi uyarınca, her «tacir», «ticari işletmenin» açıldığı günden itibaren on beş gün içinde ticari işletmesini ve seçtiği «ticaret unvanını», işletme merkezinin bulunduğu yer «ticaret siciline tescil» ve «ilan» ettirmeye mecburdur.
Belirtilen maddeye göre «tacirin» «ticaret unvanı» kullanması zorunluluktur.
Benzer bu karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, 6102 sayılı TTK’nın 52. maddesine dayalı «ticaret unvanının» ayırtedici çekirdek unsuru olan ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanından «terkini» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın marka hakkına dayalı olarak açıldığı, bu davaya bakmakla «görevli» mahkemenin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı tarafından aynı ibarenin adına marka olarak tescil olunduğu hususu da dava dilekçesinde belirtilmiş ise de 556 sayılı KHK’nın 61. vd. maddelerine dayalı bir talep mevcut olmadığı ve uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulama yeri de bulunmadığı halde, mahkemece, davanın marka hakkına dayalı olarak açıldığından bahisle yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15412 E. 2013/253 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin · iltibas
İncelediğiniz karardaDava, «ticaret unvanına» yapılan tecavüzün tespiti, önlenmesi ve «iltibas» oluşturan davalı ticaret unvanının değiştirilmesi veya «terkini» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre her iki şirketin ticaret ünvanında “...” kelimesinin bulunmasına rağmen, ünvanda başka kelimelerinde bulunması nedeni ile ticaret ünvanının bu hali ile davalı tarafından kullanılmasnın «iltibasa» yol açmayacağı, davacının marka veya işletme adına yönelik talebinin bulunmadığı gerekçesyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, her iki şirketin unvanında ‘...’ kelimesinin bulunmasına rağmen, unvanlarda ayırtedici ilavelerin bulunması ve unvanın bu haliyle kullanılmasının «iltibasa» yol açmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… şıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte «hukuki yararı» bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile «iltibas» yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek «ticaret sicilinden terkin» edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» önlenmesi ve davalının «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta her iki şirketin «ticaret unvanlarının» ana unsuru “...” ibarelerinden oluştuğuna göre, ticaret unvanları arasında «iltibas» bulunduğu sabit olup, bu durumda davalının ticaret unvanındaki “...” ibaresinin terkinine karar verilmesi gerektiği halde, aksine düşüncelerle davanın reddine ilişkin karar gerekçesi yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanının terkini · ticaret sicilinden terkin · hukuki yarar · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… şıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte «hukuki yararı» bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile «iltibas» yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek «ticaret sicilinden terkin» edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» önlenmesi ve davalının «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/12376 E. , 2010/3662 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.07.2008 tarih ve 2007/503 - 2008/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır inşaat sektöründe çalıştığnı ve “...” Inşaat unvanı ile bilinip tanındığını, davalının müvekkilinin unvanını ve logosunu taklit ederek inşaat sektöründe faaliyete başladığını, müvekkilinin unvanını, ilan, fatura, irsaliye ve broşürlerinde kullanarak haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait “...” unvanının davalı tarafından haksız kullandığının tespitine ve unvanı kullanmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkillerini soyadının ... olduğunu, her iki şirketin unvanında ‘...’ kelimesinin bulunmasına rağmen faaliyet yerlerinin farklı olduğunu, şirket ünvanlarında ayırt edici eklerin bulunduğunu, müvekillerinin uzun yıllardır inşaat faaliyeti ile uğraştığını, tescilli ünvanın kullanılmasının haksız rekabet oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre her iki şirketin ticaret ünvanında “...” kelimesinin bulunmasına rağmen, ünvanda başka kelimelerinde bulunması nedeni ile ticaret ünvanının bu hali ile davalı tarafından kullanılmasnın iltibasa yol açmayacağı, davacının marka veya işletme adına yönelik talebinin bulunmadığı gerekçesyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret unvanına yapılan tecavüzün tespiti, önlenmesi ve iltibas oluşturan davalı ticaret unvanının değiştirilmesi veya terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, her iki şirketin unvanında ‘...’ kelimesinin bulunmasına rağmen, unvanlarda ayırtedici ilavelerin bulunması ve unvanın bu haliyle kullanılmasının iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece ulaşılan bu sonuç, dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun değildir.
TTK’ nun 42. maddesi uyarınca, her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren on beş gün içinde ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirmeye mecburdur. Belirtilen maddeye göre tacirin ticaret unvanı kullanması zorunluluktur. TTK'nun 52. maddesine göre ise, usulen tescil ve ilân edilmiş ticaret unvanını kullanma hakkı münhasıran sahibine aittir. Ticaret unvanının korunmasında tescilli unvanın varlığı ve önceliği yeterlidir. Tüzel kişilerin unvanı, sadece sicil çevresinde değil tüm Türkiye sathında korunur.
Ticaret unvanın tescili ve korunmasında öncelik hakkı, unvanının 1995 yılında tescil ettirip kullanmaya başlayan davacı tarafa aittir. Davacı tarafın ticaret unvanının çekirdek unsuru ‘...’ kelimelerinden oluşmaktadır. TTK'nun 43/2. maddesi uyarınca, ticaret unvanını aynı sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş olan unvanlardan açıkça ayırt etmeye yarayacak ibarelerin ilavesi zorunludur. Davalı tarafın 2005 yılında tescil edilen ticaret unvanının çekirdek unsuru da ‘...’ kelimesidir. Bu durumda davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketçe yapılan sonraki tescilde, ticaret unvanına TTK'nun 43/2. maddesinde belirtilen ayırtedici ilavelerin yapıldığından söz edilemez. TTK’nun 54. maddesi uyarınca, ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından tescil edilip kullanılan kimse, bunun men’ini, kanuna uygun şekilde değiştirilmesini veya terkinini isteyebileceğinden uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016265700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz