Kısmi ödeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/7776 E. 2010/3595 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi ödeme↗ donatan↗ şikayet↗ iş bölümü↗ temerrüt faizi↗ maddi ve manevi tazminat↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ kusur↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının ilerlemiş yaşına rağmen kalp krizi dahil sağlık yönünden bir çok hayati tehlikeye maruz kalabilecek durumda olduğu halde deniz yolculuğunu seçtiği, davalıya ait gemide tam teşekküllü hastanede bulunabilecek uzman hekim ve teçhizatın bulunamayacağı, davalıya ait gemi doktorunca gereken müdahale yapıldığı halde davacının durumundan şikayetçi olmayıp daha sonra şikayetlerinin artması sebebiyle gereken özen gösterilerek derhal ambulansla hastaneye kaldırıldığı, davacıya kısmi ödeme yapan Emekli Sandığının bu eylemi dolayısıyla talebin muhatabının davalı şirket olmayıp Emekli Sandığı olduğu, keza Dr.Siyami Ersek Hastanesinde ve Acıbadem hastanesinde yapılan masrafların böbrek fonksiyonu yetmezliği sebebiyle yapılan tedavi giderlerine ilişkin olup, gemideki kalp rahatsızlığıyla ilgisinin bulunmadığı, bu alacakların muhatabının da Emekli Sandığı olduğu, davalıya yükletilenebilecek bir kusur bulunmadığı, davacının sadece seyahatin yapılamayan bölüm bedelini talep edebileceği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, (2.716,00) YTL yolculuk bakiye ücretinin 13.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm,davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava,davalıya ait gemide yolcu olarak bulunan davacının geminin Venedik Limanına yanaştığı sırada kalp krizi geçirmesine rağmen gemi doktorunun davacıyı derhal hastaneye sevk etmeyerek gecikmeye neden olması nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasına dayalı maddi-manevi tazminat ve yolculuğun tamamlanamayan kesimine ilişkin ücretin iadesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davacı istemlerinden yolculuğun yapılamayan bölümüne ilişkin ücretin iadesine karar verilmiş,diğer talepler reddedilmiştir.
Dosyada mevcut ve deniz hukuku ve kardiyoloji uzmanı bilirkişilerce düzenlenen raporda, hastanın gemide 5 saat 45 dakika süreyle beklediği,gemi doktorunun ifadesinde belirttiği yakınma ve bulguların 74 yaşındaki hele de hiç yakınması olmayan bir hastada var olduğunda ayırıcı tanıda ilk sırada düşünülmesi gerekenin kalp krizi olduğu,bu durumun gemi koşullarında üstesinden gelinemeyeceği bilindiğinden hastanın ivedi olarak tam teşekküllü bir hastaneye gönderilmesinin gerektiği,dakikaların tedavide hayati önem taşıdığı bu hastalıkta hastaneye naklin gecikmeyle yapıldığı,söz konusu gecikmenin hastada kardiyojenik şoktan başlayarak ICD takılmasına kadar uzanan sürece neden olduğu kanaatine varıldığı belirlenmiştir.Öte yandan, davacının her halükarda kalp krizi geçireceği bilinen bir vakıa olup,davalı donatanın sadece gecikme nedeniyle oluşan zarardan TTK’nun 947. ve 1130/1.maddesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece, davacının gecikme nedeniyle yapmak zorunda kaldığı varsa masraf kalemlerinin açıkça belirlenmesi yönünden bilirkişi raporu alınarak oluşacaksonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle davacının tazminat isteminin tümüyle reddi doğru görülmemiştir.
3- TTK.nun 3.maddesi uyarınca bu Kanun’da tanzim olunan hususlarla bir ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen diğer bir müesseseyi ilgilendiren fiil ve işler ticari iş sayılır. 3095 sayılı Yasa’nın 2.maddesinin 2.fıkrası gereğince “ticari işlerde temerrüt faizi, T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranına göre istenebileceği” hüküm altına alınmıştır. Dava konusu alacağın da, ticari ilişkiden kaynaklanması nedeniyle T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında temerrüt faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmiş olması da hatalı olmuştur.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/842 E. 2013/17500 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cayma hakkı · hayat sigortası · illiyet bağı · riziko · kötüniyet · dava sebebi
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece içinde kardiyoloji uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, murisin «riziko» öncesi var olan kronik akciger hastalığı ile riziko «sebebi» olan kalp yetmezliği arasında «illiyet bağı» bulunup bulunmadığının, illiyet bağı var ise mevcut hastalığın kasten ve «kötüniyetle» gizlenip gizlenmediğinin belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, murisin başvuru formunda hastalığını gizlediği, imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunun sonuca etkili olmayacağı, eksik beyan ile «riziko» «sebebi» arasında ililyet bağı bulunduğu, davalının «cayma hakkını» kullanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ancak; dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacıların murisinin hastalığını gizlediği, eksik beyan ile «riziko» arasında «illiyet bağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, bilirkişi raporunda davacıların murisinin kronik akciger hastası olduğu, bu hastalığın ileriki dönemlerde kalp yetmezliği ile sonuçlandığı, murisin de kalp yetmezliği sonucu vefat ettiği, gizlenen hastalıkla «riziko» «sebebi» arasında «illiyet bağı» bulunduğu belirtilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi heyeti içinde kardiyoloji uzmanı bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7577 E. 2012/8070 K.
Ortak:maddi tazminat · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının ilerlemiş yaşına rağmen kalp krizi «dahil» sağlık yönünden bir çok hayati tehlikeye maruz kalabilecek durumda olduğu halde deniz yolculuğunu seçtiği, davalıya ait gemide tam teşekküllü hastanede bulunabilecek uzman hekim ve teçhizatın bulunamayacağı, davalıya ait gemi doktorunca gereken müdahale yapıldığı halde davacının durumundan «şikayetçi» olmayıp daha sonra şikayetlerinin artması sebebiyle gereken özen gösterilerek derhal ambulansla hastaneye kaldırıldığı, davacıya «kısmi ödeme» yapan Emekli Sandığının bu eylemi dolayısıyla talebin muhatabının davalı şirket olmayıp Emekli Sandığı olduğu, keza Dr.Siyami Ersek Hastanesinde ve Acıbadem hastanesinde yapılan «masrafların» böbrek fonksiyonu yetmezliği sebebiyle yapılan tedavi giderlerine ilişkin olup, gemideki kalp rahatsızlığıyla ilgisinin bulunmadığı, bu alacakların muhatabının da Emekli Sandığı olduğu, davalıya yükletilenebilecek bir «kusur» bulunmadığı, davacının sadece seyahatin yapılamayan «bölüm» bedelini talep edebileceği gerekçesiyle davacının «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, (2.716,00) YTL yolculuk bakiye ücretinin 13.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair iste …
… ılmasına kadar uzanan sürece neden olduğu kanaatine varıldığı belirlenmiştir.Öte yandan, davacının her halükarda kalp krizi geçireceği bilinen bir vakıa olup,davalı «donatanın» sadece gecikme nedeniyle oluşan zarardan TTK’nun 947. ve 1130/1.maddesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece, davacının gecikme nedeniyle yapmak zorunda kaldığı varsa «masraf» kalemlerinin açıkça belirlenmesi yönünden bilirkişi raporu alınarak oluşacaksonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» davacının tazminat isteminin tümüyle reddi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… ılı başvuru ile Kardiyoloji, Kalp Damar Cerrahisi ve Kardiyoloji Laboratuvarı dallarındaki sözleşmesini feshetmek istediğini belirtmiştir.Davacı yargılama sırasında «bilirkişi raporuna itirazında», davalının kusurlu uygulamaları sonucu soruşturma açıldığını, kusurunun müfettiş raporuyla kanıtlandığını, bu durum üzerine davalının hastaneyi «terk» ettiğini, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüştür.Bu durumda, davacının dava dışı SGK ile olan sözleşmesini feshetmesinin davalının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığının ve davacının davalı ile arasındaki akde aykırı bir eyleminin de bulunmadığı hususlarının tespiti halinde davacının bu nedenle uğradığını iddia ettiği maddi zararlarını isteyebilmesi mümkün olduğu gibi, davacının davalıya yapması gereken ödemeleri aksattığı, zamanında yapmadığının tespiti halinde bu durumda da ödemelerdeki aksama veya gecikmelerin davalının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığının tespit edilmesi halinde kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ilkesi uyarınca davalının kendisine «hak edişlerinin» ödenmediği yönündeki savunmasının da dinlenemeyecek olması karşısında bu durumda da davacının «maddi tazminat» isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece bu hususlar üzerinde durularak yapılacak yargılama sonucuna göre davacının maddi zarara ilişkin istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar üzerinde durulmadan «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak ediş · bilirkişi raporuna itiraz · fesih · terkin
Benzer bu kararda… ılı başvuru ile Kardiyoloji, Kalp Damar Cerrahisi ve Kardiyoloji Laboratuvarı dallarındaki sözleşmesini feshetmek istediğini belirtmiştir.Davacı yargılama sırasında «bilirkişi raporuna itirazında», davalının kusurlu uygulamaları sonucu soruşturma açıldığını, kusurunun müfettiş raporuyla kanıtlandığını, bu durum üzerine davalının hastaneyi «terk» ettiğini, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüştür.Bu durumda, davacının dava dışı SGK ile olan sözleşmesini feshetmesinin davalının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığının ve davacının davalı ile arasındaki akde aykırı bir eyleminin de bulunmadığı hususlarının tespiti halinde davacının bu nedenle uğradığını iddia ettiği maddi zararlarını isteyebilmesi mümkün olduğu gibi, davacının davalıya yapması gereken ödemeleri aksattığı, zamanında yapmadığının tespiti halinde bu durumda da ödemelerdeki aksama veya gecikmelerin davalının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığının tespit edilmesi halinde kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ilkesi uyarınca davalının kendisine «hak edişlerinin» ödenmediği yönündeki savunmasının da dinlenemeyecek olması karşısında bu durumda da davacının «maddi tazminat» isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece bu hususlar üzerinde durularak yapılacak yargılama sonucuna göre davacının maddi zarara ilişkin istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar üzerinde durulmadan «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… , davacının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılan soruşturmaların sonucunu beklemeden davalının yürüttüğü hizmetleri yürütmeyeceğini SSK'ya bildirdiği, davalının «hak edişlerini» de ödemediği ve geciktirdiği, bu nedenle davacının kendi kusuruna dayanarak zarar talep etmesinin mümkün olmadığı, davalının «fesih» iradesini kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7285 E. 2014/15156 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, tarımsal «kredi sözleşmesinden doğan» alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ik kalp hastalarına verilen ilaçlar olduğu, muris K.A.’nın hastalığını kredi kullanırken gizlemiş bulunduğu ileri sürüldüğüne göre, mahkemece, davalıların murisinin «sigorta sözleşmesine» aykırı davranıp davranmadığının tespiti için, konusunda uzman bir doktor ve sigortacı bilirkişilerden oluşacak bir heyetten rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadan davanın esasına girilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerektir …
A.'nın ölüm nedeninin davacı tarafça iddia edildiği şekilde kalp rahatsızlığına bağlı olduğunun ispat edilemediği, ilçe nüfus müdürlüğünden gelen ölüm tutanak belgesinde ölüm nedeninin "nedeni bilinmeyen" olarak düzenlendiği, «sigorta poliçesinin» hazırlanması sırasında hukuka aykırı bir unsurun bulunmadığı, davaya dayanak teşkil eden bu hususun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/7776 E. , 2010/3595 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 01.04.2010 tarih ve 2005/390-2008/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 17-27 Ağustos 2004 tarihlerinde kendisine ait TDI Karadeniz adındaki yolcu gemisiyle düzenlediği "Venedik Rüyası" adı ile tanıtılan seyahate katılan müvekkilinin geminin Venedik Limanına yanaştığı bir sırada "nefes almakta zorluk" benzeri rahatsızlıklarını gemi doktoruna ilettiğini, fakat gemi doktorunca yapılan müdahalenin kişinin kendisini daha sağlıklı hissetmesini sağlayamadığı, bu durumun 36 saat boyunca sürdüğünü, müvekkiline gemide müdahale yapılamadığından acil servise başvurularak karaya aktarımı ve hastane koşullarında yoğun bakım ünitesine alınarak hayata tutunabildiğini, müvekkilinin şiddetli bir kalp krizi geçirmesine rağmen 36 saat boyunca davalı tarafından gerekli tedbirlerin alınmadığını, müvekkilinin Umbarta 1 adlı üniversite hastanesinde 22.08.2004 ile 14.09.2004 tarihleri arasında gördüğü tedavinin ücretlendirmesinin 32.617,11 E, eşinin otelde refakat bedelinin 1265 E, uçakla Haydarpaşa Siyami Ersak Göğüs Hastalıkları Araştırma Hastanesine malik ücretinin (22.850) YTL, yine bu hastanede kalış ücretleri toplamının 1657 YTL, yine çelişen böbrek fonksiyon yetmezliği sebebiyle de Marmara Üniversitesi Hastanesi/Koşuyolunda gördüğü tedavi karşılığı 238 YTL ve Acıbadem Hastanesine 765 YTL ödemek zorunda kalındığını, davalı donatanın 36 saatlik gecikme nedeniyle davacının durumunun ağırlaşmasına neden olarak sorumlu olduğu gibi, yolcularını hastane, doktor, tedavi masraflarını karşılayabilecek şekilde sigorta güvencesi altına almasının gerektiğini, yolculuğun tamamlanamayan kısmının bedelininde davacı ile eşine iadesinin gerektiğini, davacının yaptığı masrafların bir kısmının Emekli Sandığı tarafından kendi tarifeleri uyarınca ödendiğini ileri sürerek, (12.757,57) Euro ile (38.196) YTL' nin 13.06.2005 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte, (4.000) YTL manevi tazminatın ise ayrıca davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gemi doktorunun yetenekleri, tecrübesi ve bilgisinden şüphe edilemeyecek olduğunu, davacının 22.08.2004 tarihinde saat 02.35' te kamarasında yapılan muayenede belli rahatsızlıkların teşhis edilerek ilaç tedavisi uygulandığını, şikayetlerinin önce azalıp sonradan tekrar meydana çıkması üzerine enfarktüs geçirmekte olduğu teşhisi konularak saat 09.00' de telefonla acil servisin aranıp, saat 08.40' da hastaneye gönderildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının ilerlemiş yaşına rağmen kalp krizi dahil sağlık yönünden bir çok hayati tehlikeye maruz kalabilecek durumda olduğu halde deniz yolculuğunu seçtiği, davalıya ait gemide tam teşekküllü hastanede bulunabilecek uzman hekim ve teçhizatın bulunamayacağı, davalıya ait gemi doktorunca gereken müdahale yapıldığı halde davacının durumundan şikayetçi olmayıp daha sonra şikayetlerinin artması sebebiyle gereken özen gösterilerek derhal ambulansla hastaneye kaldırıldığı, davacıya kısmi ödeme yapan Emekli Sandığının bu eylemi dolayısıyla talebin muhatabının davalı şirket olmayıp Emekli Sandığı olduğu, keza Dr.Siyami Ersek Hastanesinde ve Acıbadem hastanesinde yapılan masrafların böbrek fonksiyonu yetmezliği sebebiyle yapılan tedavi giderlerine ilişkin olup, gemideki kalp rahatsızlığıyla ilgisinin bulunmadığı, bu alacakların muhatabının da Emekli Sandığı olduğu, davalıya yükletilenebilecek bir kusur bulunmadığı, davacının sadece seyahatin yapılamayan bölüm bedelini talep edebileceği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, (2.716,00) YTL yolculuk bakiye ücretinin 13.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm,davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava,davalıya ait gemide yolcu olarak bulunan davacının geminin Venedik Limanına yanaştığı sırada kalp krizi geçirmesine rağmen gemi doktorunun davacıyı derhal hastaneye sevk etmeyerek gecikmeye neden olması nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasına dayalı maddi-manevi tazminat ve yolculuğun tamamlanamayan kesimine ilişkin ücretin iadesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davacı istemlerinden yolculuğun yapılamayan bölümüne ilişkin ücretin iadesine karar verilmiş,diğer talepler reddedilmiştir.
Dosyada mevcut ve deniz hukuku ve kardiyoloji uzmanı bilirkişilerce düzenlenen raporda, hastanın gemide 5 saat 45 dakika süreyle beklediği,gemi doktorunun ifadesinde belirttiği yakınma ve bulguların 74 yaşındaki hele de hiç yakınması olmayan bir hastada var olduğunda ayırıcı tanıda ilk sırada düşünülmesi gerekenin kalp krizi olduğu,bu durumun gemi koşullarında üstesinden gelinemeyeceği bilindiğinden hastanın ivedi olarak tam teşekküllü bir hastaneye gönderilmesinin gerektiği,dakikaların tedavide hayati önem taşıdığı bu hastalıkta hastaneye naklin gecikmeyle yapıldığı,söz konusu gecikmenin hastada kardiyojenik şoktan başlayarak ICD takılmasına kadar uzanan sürece neden olduğu kanaatine varıldığı belirlenmiştir.Öte yandan, davacının her halükarda kalp krizi geçireceği bilinen bir vakıa olup,davalı donatanın sadece gecikme nedeniyle oluşan zarardan TTK’nun 947.
ve 1130/1.maddesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece, davacının gecikme nedeniyle yapmak zorunda kaldığı varsa masraf kalemlerinin açıkça belirlenmesi yönünden bilirkişi raporu alınarak oluşacaksonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle davacının tazminat isteminin tümüyle reddi doğru görülmemiştir.
3- TTK.nun 3.maddesi uyarınca bu Kanun’da tanzim olunan hususlarla bir ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen diğer bir müesseseyi ilgilendiren fiil ve işler ticari iş sayılır. 3095 sayılı Yasa’nın 2.maddesinin 2.fıkrası gereğince “ticari işlerde temerrüt faizi, T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranına göre istenebileceği” hüküm altına alınmıştır. Dava konusu alacağın da, ticari ilişkiden kaynaklanması nedeniyle T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında temerrüt faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmiş olması da hatalı olmuştur.
SONUÇ
Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm,davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2) ve (3)numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 15,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015416700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz