6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kar Kaybı Alacağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7577 E. 2012/8070 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak ediş bilirkişi raporuna itiraz fesih terkin maddi tazminat eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılan soruşturmaların sonucunu beklemeden davalının yürüttüğü hizmetleri yürütmeyeceğini SSK'ya bildirdiği, davalının hak edişlerini de ödemediği ve geciktirdiği, bu nedenle davacının kendi kusuruna dayanarak zarar talep etmesinin mümkün olmadığı, davalının fesih iradesini kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile salt sözleşmeye aykırı hareket edilmesinin manevi tazminatı gerektirmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Taraflar arasında akdedilen sözleşme ile davalının davacı tarafından işletilen hastanede “Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi” bölümünü kurması ve işletmesi kararlaştırılmıştır.Davacı, davalının kusurlu eylemleri nedeniyle SGK tarafından haklarında soruşturma açıldığını, bu soruşturma nedeniyle zarara uğradığını iddia etmektedir.Delilleri arasında gösterdiği SGK soruşturma dosyası incelendiğinde 07.02.2007 tarihli ve 1 sayılı soruşturma raporuna konu incelemelere 09.05.2006 tarihinde başlandığı, raporun konusunun Kurumla Kardiyoloji ve KVC branşlarında anlaşması olan davacı şirkete ait Özel Lara Hastanesi’nin Kurum aleyhine olan bazı eylemlerinin incelenmesine ilişkin olduğu, yapılan inceleme ve soruşturma sonucu tespit edilen usulsüz işlemlerin raporda açıklandığı, Özel Lara Hastanesi’nin Kurumdan haksız yere fazladan para aldığı, Kurum ile imzaladığı sözleşmenin derhal feshinin gerektiği ve hastanenin yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Davacı, 19.09.2006 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumuna yaptığı yazılı başvuru ile Kardiyoloji, Kalp Damar Cerrahisi ve Kardiyoloji Laboratuvarı dallarındaki sözleşmesini feshetmek istediğini belirtmiştir.Davacı yargılama sırasında bilirkişi raporuna itirazında, davalının kusurlu uygulamaları sonucu soruşturma açıldığını, kusurunun müfettiş raporuyla kanıtlandığını, bu durum üzerine davalının hastaneyi terk ettiğini, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüştür.Bu durumda, davacının dava dışı SGK ile olan sözleşmesini feshetmesinin davalının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığının ve davacının davalı ile arasındaki akde aykırı bir eyleminin de bulunmadığı hususlarının tespiti halinde davacının bu nedenle uğradığını iddia ettiği maddi zararlarını isteyebilmesi mümkün olduğu gibi, davacının davalıya yapması gereken ödemeleri aksattığı, zamanında yapmadığının tespiti halinde bu durumda da ödemelerdeki aksama veya gecikmelerin davalının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığının tespit edilmesi halinde kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ilkesi uyarınca davalının kendisine hak edişlerinin ödenmediği yönündeki savunmasının da dinlenemeyecek olması karşısında bu durumda da davacının maddi tazminat isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece bu hususlar üzerinde durularak yapılacak yargılama sonucuna göre davacının maddi zarara ilişkin istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/842 E. 2013/17500 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14557 E. 2017/2081 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kısmi ödeme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7776 E. 2010/3595 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/7577 E.  ,  2012/8070 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/02/2010 tarih ve 2008/568-2010/61 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/05/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 01.10.2003 tarihinde başlayıp, 01.10.2008 tarihinde bitecek olan sözleşme ile müvekkiline ait hastanede yapılacak kalp ameliyatlarının davalı tarafından yapılması ve müvekkilinin kardan pay alması konusunda anlaşmaya varıldığını, ancak davalının 2006 yılının Eylül ayında müvekkiline ait hizmet verdiği hastaneyi terk ettiğini, müvekkilinin bu nedenle sözleşme gereği kendisine yapılması gereken ödemeden mahrum kaldığını, davalının müvekkille olan sözleşmesini tek taraflı olarak yerine getirmemesinden itibaren SGK tarafından tamamen davalının hatasından kaynaklanan bir soruşturma açıldığını, davalının hatasından dolayı açılan soruşturma nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğradığı kar yoksunluğu miktarı olan 494.400,00 TL ile davalının yol açtığı soruşturmadan dolayı uğranılan 20.000,00 TL manevi tazminatın faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkilinin hak edişlerini sözleşme hükümlerine göre süresinde ödeyemediğini, sözleşme ilişkisinin karşılıklı rıza ile 2006 yılı Eylül ayında sona erdirildiğini, bu nedenlerle davacının kar yoksunluğu talep etmesinin yerinde olmadığını, davacının geçirdiği soruşturmanın kendi hatasından kaynaklandığını, bu durumda davacının manevi tazminat talebinin de maddi ve yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılan soruşturmaların sonucunu beklemeden davalının yürüttüğü hizmetleri yürütmeyeceğini SSK'ya bildirdiği, davalının hak edişlerini de ödemediği ve geciktirdiği, bu nedenle davacının kendi kusuruna dayanarak zarar talep etmesinin mümkün olmadığı, davalının fesih iradesini kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile salt sözleşmeye aykırı hareket edilmesinin manevi tazminatı gerektirmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Taraflar arasında akdedilen sözleşme ile davalının davacı tarafından işletilen hastanede “Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi” bölümünü kurması ve işletmesi kararlaştırılmıştır.Davacı, davalının kusurlu eylemleri nedeniyle SGK tarafından haklarında soruşturma açıldığını, bu soruşturma nedeniyle zarara uğradığını iddia etmektedir.Delilleri arasında gösterdiği SGK soruşturma dosyası incelendiğinde 07.02.2007 tarihli ve 1 sayılı soruşturma raporuna konu incelemelere 09.05.2006 tarihinde başlandığı, raporun konusunun Kurumla Kardiyoloji ve KVC branşlarında anlaşması olan davacı şirkete ait Özel Lara Hastanesi’nin Kurum aleyhine olan bazı eylemlerinin incelenmesine ilişkin olduğu, yapılan inceleme ve soruşturma sonucu tespit edilen usulsüz işlemlerin raporda açıklandığı, Özel Lara Hastanesi’nin Kurumdan haksız yere fazladan para aldığı, Kurum ile imzaladığı sözleşmenin derhal feshinin gerektiği ve hastanenin yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Davacı, 19.09.2006 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumuna yaptığı yazılı başvuru ile Kardiyoloji, Kalp Damar Cerrahisi ve Kardiyoloji Laboratuvarı dallarındaki sözleşmesini feshetmek istediğini belirtmiştir.Davacı yargılama sırasında bilirkişi raporuna itirazında, davalının kusurlu uygulamaları sonucu soruşturma açıldığını, kusurunun müfettiş raporuyla kanıtlandığını, bu durum üzerine davalının hastaneyi terk ettiğini, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüştür.Bu durumda, davacının dava dışı SGK ile olan sözleşmesini feshetmesinin davalının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığının ve davacının davalı ile arasındaki akde aykırı bir eyleminin de bulunmadığı hususlarının tespiti halinde davacının bu nedenle uğradığını iddia ettiği maddi zararlarını isteyebilmesi mümkün olduğu gibi, davacının davalıya yapması gereken ödemeleri aksattığı, zamanında yapmadığının tespiti halinde bu durumda da ödemelerdeki aksama veya gecikmelerin davalının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığının tespit edilmesi halinde kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ilkesi uyarınca davalının kendisine hak edişlerinin ödenmediği yönündeki savunmasının da dinlenemeyecek olması karşısında bu durumda da davacının maddi tazminat isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece bu hususlar üzerinde durularak yapılacak yargılama sonucuna göre davacının maddi zarara ilişkin istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058754600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.