6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12953 E. 2010/4034 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz hasar

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait iskeleye yanaşırken kusurlu hareketi sonucunda iki adet usturmaçanın (9.408)YTL tutarında hasara uğradığı gerekçesiyle davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalıdan tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece bu hususta görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacıya ait usturmaçaların Türkiye’de üretilmeyip ithal edildiği, iki adet usturmaçanın hasara uğradığı, bir tanesinin değerinin (5.000) ABD. Doları olduğu ve 1990 yılında üretildiği kabul edilen usturmaçalardan her birinin %35 oranında yıpranmış bulunduğu bildirildiği halde, zarar miktarının tespiti yapılırken “2 (zarara uğrayan usturmaça adedi) x 5.000 (ABD. Doları) x %70” formülü kullanılmıştır. Oysa usturmaçaların her birinin %35 oranında yıprandığı kabul edildiğine göre zarar hesabının da yıpranmamış kısım oranı olan %65 oranı üzerinden yapılması, dolayısıyla “2 x 5.000 x %65” formülünün kullanılması gereklidir.

O halde mahkemece zarar hesabının yukarıda açıklanan şekilde yaptırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

3- Ayrıca aynı bilirkişi raporunda tamamen hasara uğradığı kabul edildiği halde usturmaçaların hurda değerinin olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davalı vekili tarafından da zarar miktarından hurda bedelinin düşülmesi gerektiği konusunda bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince, usturmaçaların farklı kimyasal maddelerin birleşmesinden imal edildiği, dolayısıyla eritilerek veya başka bir şekilde kullanılmasının mümkün olmadığı ve hurda değerinin bulunmadığı bildirilmişse de bu konu teknik uzmanlık gerektirdiğinden hakimin bilgisi ile çözümlenemeyeceği gibi davacı vekilinin beyanıyla yetinilerek karar verilemeyeceği de tabiidir.

Bu durum karşısında mahkemece, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı zarar miktarından hurda bedelinin düşülmesi gerektiği konusunda yaptığı ısrarlı itirazları ile davacı vekilinin anılan savunmasının incelenip değerlendirilmesi için ek rapor alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8839 E. 2010/10241 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4814 E. 2013/20124 K.

    Ortak:Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3777 E. 2019/5580 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3907 E. 2011/15001 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/608 E. 2023/7323 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/12953 E.  ,  2010/4034 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2007/405-2008/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının armatörü olduğu M/V ... 1 Gemisi’nin müvekkiline ait iskeleye yanaşırken iki adet usturmaçanın hasara uğradığını, kazanın geminin kusurlu yanaşması nedeniyle meydana geldiğini ileri sürerek, şimdilik (10.000)YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, süresinde sunduğu cevap dilekçesiyle yetki ve esas yönünden davanın reddini avunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait iskeleye yanaşırken kusurlu hareketi sonucunda iki adet usturmaçanın (9.408)YTL tutarında hasara uğradığı gerekçesiyle davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalıdan tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece bu hususta görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacıya ait usturmaçaların Türkiye’de üretilmeyip ithal edildiği, iki adet usturmaçanın hasara uğradığı, bir tanesinin değerinin (5.000) ABD. Doları olduğu ve 1990 yılında üretildiği kabul edilen usturmaçalardan her birinin %35 oranında yıpranmış bulunduğu bildirildiği halde, zarar miktarının tespiti yapılırken “2 (zarara uğrayan usturmaça adedi) x 5.000 (ABD. Doları) x %70” formülü kullanılmıştır. Oysa usturmaçaların her birinin %35 oranında yıprandığı kabul edildiğine göre zarar hesabının da yıpranmamış kısım oranı olan %65 oranı üzerinden yapılması, dolayısıyla “2 x 5.000 x %65” formülünün kullanılması gereklidir.

O halde mahkemece zarar hesabının yukarıda açıklanan şekilde yaptırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

3- Ayrıca aynı bilirkişi raporunda tamamen hasara uğradığı kabul edildiği halde usturmaçaların hurda değerinin olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davalı vekili tarafından da zarar miktarından hurda bedelinin düşülmesi gerektiği konusunda bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince, usturmaçaların farklı kimyasal maddelerin birleşmesinden imal edildiği, dolayısıyla eritilerek veya başka bir şekilde kullanılmasının mümkün olmadığı ve hurda değerinin bulunmadığı bildirilmişse de bu konu teknik uzmanlık gerektirdiğinden hakimin bilgisi ile çözümlenemeyeceği gibi davacı vekilinin beyanıyla yetinilerek karar verilemeyeceği de tabiidir.

Bu durum karşısında mahkemece, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı zarar miktarından hurda bedelinin düşülmesi gerektiği konusunda yaptığı ısrarlı itirazları ile davacı vekilinin anılan savunmasının incelenip değerlendirilmesi için ek rapor alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015407800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.