Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12953 E. 2010/4034 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait iskeleye yanaşırken kusurlu hareketi sonucunda iki adet usturmaçanın (9.408)YTL tutarında hasara uğradığı gerekçesiyle davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece bu hususta görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacıya ait usturmaçaların Türkiye’de üretilmeyip ithal edildiği, iki adet usturmaçanın hasara uğradığı, bir tanesinin değerinin (5.000) ABD. Doları olduğu ve 1990 yılında üretildiği kabul edilen usturmaçalardan her birinin %35 oranında yıpranmış bulunduğu bildirildiği halde, zarar miktarının tespiti yapılırken “2 (zarara uğrayan usturmaça adedi) x 5.000 (ABD. Doları) x %70” formülü kullanılmıştır. Oysa usturmaçaların her birinin %35 oranında yıprandığı kabul edildiğine göre zarar hesabının da yıpranmamış kısım oranı olan %65 oranı üzerinden yapılması, dolayısıyla “2 x 5.000 x %65” formülünün kullanılması gereklidir.
O halde mahkemece zarar hesabının yukarıda açıklanan şekilde yaptırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Ayrıca aynı bilirkişi raporunda tamamen hasara uğradığı kabul edildiği halde usturmaçaların hurda değerinin olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davalı vekili tarafından da zarar miktarından hurda bedelinin düşülmesi gerektiği konusunda bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince, usturmaçaların farklı kimyasal maddelerin birleşmesinden imal edildiği, dolayısıyla eritilerek veya başka bir şekilde kullanılmasının mümkün olmadığı ve hurda değerinin bulunmadığı bildirilmişse de bu konu teknik uzmanlık gerektirdiğinden hakimin bilgisi ile çözümlenemeyeceği gibi davacı vekilinin beyanıyla yetinilerek karar verilemeyeceği de tabiidir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı zarar miktarından hurda bedelinin düşülmesi gerektiği konusunda yaptığı ısrarlı itirazları ile davacı vekilinin anılan savunmasının incelenip değerlendirilmesi için ek rapor alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8839 E. 2010/10241 K.
Ortak:hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait iskeleye yanaşırken kusurlu hareketi sonucunda iki adet usturmaçanın (9.408)YTL tutarında «hasara» uğradığı gerekçesiyle davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece bu hususta görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacıya ait usturmaçaların Türkiye’de üretilmeyip ithal edildiği, iki adet usturmaçanın «hasara» uğradığı, bir tanesinin değerinin (5.000) ABD.
3- Ayrıca aynı bilirkişi raporunda tamamen «hasara» uğradığı kabul edildiği halde usturmaçaların hurda değerinin olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davalı vekili tarafından da zarar miktarından hurda bedelinin düşülmesi gerektiği konusunda «bilirkişi raporuna itiraz» edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının davacıya ait iskeleye yanaşırken kusurlu hareketi sonucunda iki adet usturmaçanın (9.408)YTL tutarında «hasarına» sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4814 E. 2013/20124 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · haksız fiil · yasal faiz
Benzer bu kararda2-Ancak, dava konusu usturmaçların «haksız fiil» tarihi itibariyle Türk Lirası üzerinden değeri belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, 2012 yılı «birim fiyatlarına» göre usturmaçların değerini belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 10.800 TL ve KDV'si toplamı olan 19.440 TL'nin 05/09/2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3777 E. 2019/5580 K.
Ortak:hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait iskeleye yanaşırken kusurlu hareketi sonucunda iki adet usturmaçanın (9.408)YTL tutarında «hasara» uğradığı gerekçesiyle davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece bu hususta görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacıya ait usturmaçaların Türkiye’de üretilmeyip ithal edildiği, iki adet usturmaçanın «hasara» uğradığı, bir tanesinin değerinin (5.000) ABD.
3- Ayrıca aynı bilirkişi raporunda tamamen «hasara» uğradığı kabul edildiği halde usturmaçaların hurda değerinin olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davalı vekili tarafından da zarar miktarından hurda bedelinin düşülmesi gerektiği konusunda «bilirkişi raporuna itiraz» edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 12/11/2012 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu «hasarın» oluştuğu 05/09/2004 tarihi itibari ile zararın 10.800,00 TL olarak hesaplandığı ve 10.800,00 TL'nin KDV'sinin 1.944,00 TL olarak tespit edildiği, Yargıtay bozma il …
2-) Dava, davalının «donatanı» olduğu ve «acenteliğini» yaptığı WORLD RENAİSSANCE isimli geminin davacı tarafından işletilen Salıpazarı 1 nolu rıhtımdan kalkışı esnasında üç adet usturmaçaya «hasar» vererek kullanılamaz hale getirmesi nedeniyle 21.000 TL’nın tazmini istemine ilişkindir.
Şöyle ki, mahkemenin hükme esas aldığı bozmadan önce alınan 12.11.2012 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında usturmaçaların «hasar» tarihi itibariyle değerinin 10.800 TL+KDV olarak tespit edildiği belirtilmişse de, bilirkişinin rapor ekinde sunmuş olduğu ve usturmaçaların değerinin hesabında dayanak olarak gösterdiği firmaların cevabi yazılarında bildirmiş oldukları satış fiyatlarının 2012 yılı satış fiyatları olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · donatan · acentelik · haksız fiil
Benzer bu kararda2-) Dava, davalının «donatanı» olduğu ve «acenteliğini» yaptığı WORLD RENAİSSANCE isimli geminin davacı tarafından işletilen Salıpazarı 1 nolu rıhtımdan kalkışı esnasında üç adet usturmaçaya «hasar» vererek kullanılamaz hale getirmesi nedeniyle 21.000 TL’nın tazmini istemine ilişkindir.
Dairemizin 11.11.2013 tarih, 2013/4814 E., 2013/20124 K. sayılı ilamıyla, dava konusu usturmaçların «haksız fiil» tarihi itibariyle Türk Lirası üzerinden değeri belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, 2012 yılı «birim fiyatlarına» göre usturmaçların değerini belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması nedeniyle hükmün davalı yararına bozulmasına, karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3907 E. 2011/15001 K.
Ortak:hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait iskeleye yanaşırken kusurlu hareketi sonucunda iki adet usturmaçanın (9.408)YTL tutarında «hasara» uğradığı gerekçesiyle davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece bu hususta görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacıya ait usturmaçaların Türkiye’de üretilmeyip ithal edildiği, iki adet usturmaçanın «hasara» uğradığı, bir tanesinin değerinin (5.000) ABD.
3- Ayrıca aynı bilirkişi raporunda tamamen «hasara» uğradığı kabul edildiği halde usturmaçaların hurda değerinin olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davalı vekili tarafından da zarar miktarından hurda bedelinin düşülmesi gerektiği konusunda «bilirkişi raporuna itiraz» edilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş’nin «acente» hükümlerine tabi olduğu, «hasarın» WORLD RENAİSSANCE isimli gemi tarafından verildiği, 618 sayılı Limanlar Kanunu’nun 3. maddesine göre «acentenin» bu tür hasardan «donatan» ile birlikte sorumlu olduğu, zarar gören usturmaçaların «garanti süresi» olan 11,5 yılda ömürlerini tamamlayacağının kabulü gerektiği, fiilen kullanımın 26/05/1998 tarihi olduğu, buna göre «yıpranma payının» %55, tazminatın %45 oranında olacağı, bozma ilamı doğrultusunda usturmaçaların TL cinsinden fiyat araştırması yapıldığını, ancak usturmaçaların malzemelerin ithal …
Dava, davalıların «donatanı» olduğu ve «acenteliğini» yaptığı WORLD RENAİSSANCE isimli geminin davacı tarafından işletilen Salıpazarı 1 nolu rıhtımdan kalkışı esnasında üç adet usturmaçaya «hasar» vererek kullanılamaz hale getirmesi nedeniyle açılan 21.000 TL’nın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yıpranma payı · garanti süresi · donatan · acente · usuli kazanılmış hak · acentelik · kazanılmış hak · garantörlük
Benzer bu karardaA.Ş’nin «acente» hükümlerine tabi olduğu, «hasarın» WORLD RENAİSSANCE isimli gemi tarafından verildiği, 618 sayılı Limanlar Kanunu’nun 3. maddesine göre «acentenin» bu tür hasardan «donatan» ile birlikte sorumlu olduğu, zarar gören usturmaçaların «garanti süresi» olan 11,5 yılda ömürlerini tamamlayacağının kabulü gerektiği, fiilen kullanımın 26/05/1998 tarihi olduğu, buna göre «yıpranma payının» %55, tazminatın %45 oranında olacağı, bozma ilamı doğrultusunda usturmaçaların TL cinsinden fiyat araştırması yapıldığını, ancak usturmaçaların malzemelerin ithal …
Dava, davalıların «donatanı» olduğu ve «acenteliğini» yaptığı WORLD RENAİSSANCE isimli geminin davacı tarafından işletilen Salıpazarı 1 nolu rıhtımdan kalkışı esnasında üç adet usturmaçaya «hasar» vererek kullanılamaz hale getirmesi nedeniyle açılan 21.000 TL’nın tazmini istemine ilişkindir.
Ancak, Dairemizin bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğundan bozma ilamı doğrultusunda hüküm tesisi gerekirken, usuli kazanılmış hak ilkesi de nazara alınmayarak, yine Euro baz alınarak dava tarihi itibarıyla TL üzerinden tazminatın belirlenip hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bu yönden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/608 E. 2023/7323 K.
Ortak:hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait iskeleye yanaşırken kusurlu hareketi sonucunda iki adet usturmaçanın (9.408)YTL tutarında «hasara» uğradığı gerekçesiyle davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece bu hususta görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacıya ait usturmaçaların Türkiye’de üretilmeyip ithal edildiği, iki adet usturmaçanın «hasara» uğradığı, bir tanesinin değerinin (5.000) ABD.
3- Ayrıca aynı bilirkişi raporunda tamamen «hasara» uğradığı kabul edildiği halde usturmaçaların hurda değerinin olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davalı vekili tarafından da zarar miktarından hurda bedelinin düşülmesi gerektiği konusunda «bilirkişi raporuna itiraz» edilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş.’nin «acente» hükümlerine tabi olduğu, «hasarın» WORLD RENAİSSANCE isimli gemi tarafından verildiği, 618 sayılı Limanlar Kanunu’nun (618 sayılı Kanun) üçüncü maddesine göre «acentenin» bu tür hasardan «donatan» ile birlikte sorumlu olduğu, zarar gören usturmaçaların «garanti süresi» olan 11,5 yılda ömürlerini tamamlayacağının kabulü gerektiği, fiilen kullanımın 26.05.1998 tarihi olduğu, buna göre «yıpranma payının» %55, tazminatın %45 oranında olacağı, bozma ilamı doğrultusunda usturmaçaların TL cinsinden fiyat araştırması yapıldığını, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 10.800,00 TL ve KDV'si toplamı olan 19.440,00 TL'nin 05.09.2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
… ece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 15.03.2017 tarih, 016/1094 E. ve 2017/242 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, dava konusu «hasarın» oluştuğu 05.09.2004 tarihi itibari ile zararın 10.800,00 TL olarak hesaplandığı ve 10.800,00 TL'nin KDV'sinin 1.944,00 TL olarak tespit edildiği, davanın kısmen ka …
… stenen inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, mahkemenin hükme esas aldığı bozmadan önce alınan 12.11.2012 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında usturmaçaların «hasar» tarihi itibariyle değerinin 10.800,00 TL+KDV olarak tespit edildiği belirtilmişse de, bilirkişinin rapor ekinde sunmuş olduğu ve usturmaçaların değerinin hesabında …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yıpranma payı · garanti süresi · birim fiyat · donatan · kusur oranı · acente · acentelik · garantörlük
Benzer bu karardaA.Ş.’nin «acente» hükümlerine tabi olduğu, «hasarın» WORLD RENAİSSANCE isimli gemi tarafından verildiği, 618 sayılı Limanlar Kanunu’nun (618 sayılı Kanun) üçüncü maddesine göre «acentenin» bu tür hasardan «donatan» ile birlikte sorumlu olduğu, zarar gören usturmaçaların «garanti süresi» olan 11,5 yılda ömürlerini tamamlayacağının kabulü gerektiği, fiilen kullanımın 26.05.1998 tarihi olduğu, buna göre «yıpranma payının» %55, tazminatın %45 oranında olacağı, bozma ilamı doğrultusunda usturmaçaların TL cinsinden fiyat araştırması yapıldığını, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 10.800,00 TL ve KDV'si toplamı olan 19.440,00 TL'nin 05.09.2004 tarihinden itibaren değişen oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
… myiz dilekçesinde özetle; meydana gelen olayda, davalı şirketin kusurunun bulunduğunun tespit edilemediğini, dayanaksız, belgesiz ve varsayıma dayalı olarak verilen «kusur oranının» kabulü mümkün olmadığını, hak sahibinin hakkını «acenteden» almasına olanak verecek biçimde hüküm tesis olunamayacağını, dava konusu usturmaçaların değer tespitinin uzak yol kaptanının uzmanlık alanı olmadığını, konunun uzm …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının «donatanı» olduğu ve «acenteliğini» yaptığı WORLD RENAİSSANCE isimli geminin davacı tarafından işletilen Salıpazarı 1 no.lu rıhtımdan kalkışı esnasında üç adet usturmaçaya «hasar» vererek kullanılamaz hale getirmesi nedeniyle 21.000,00 TL’nın tazmini istemine ilişkindir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 11.11.2013 tarih, 2013/4814 E. ve 2013/20124 K. sayılı kararıyla dava konusu usturmaçların «haksız fiil» tarihi itibariyle Türk Lirası üzerinden değeri belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, 2012 yılı «birim fiyatlarına» göre usturmaçaların değerini belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olmasının yerinde olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/12953 E. , 2010/4034 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2007/405-2008/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının armatörü olduğu M/V ... 1 Gemisi’nin müvekkiline ait iskeleye yanaşırken iki adet usturmaçanın hasara uğradığını, kazanın geminin kusurlu yanaşması nedeniyle meydana geldiğini ileri sürerek, şimdilik (10.000)YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde sunduğu cevap dilekçesiyle yetki ve esas yönünden davanın reddini avunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait iskeleye yanaşırken kusurlu hareketi sonucunda iki adet usturmaçanın (9.408)YTL tutarında hasara uğradığı gerekçesiyle davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece bu hususta görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacıya ait usturmaçaların Türkiye’de üretilmeyip ithal edildiği, iki adet usturmaçanın hasara uğradığı, bir tanesinin değerinin (5.000) ABD. Doları olduğu ve 1990 yılında üretildiği kabul edilen usturmaçalardan her birinin %35 oranında yıpranmış bulunduğu bildirildiği halde, zarar miktarının tespiti yapılırken “2 (zarara uğrayan usturmaça adedi) x 5.000 (ABD. Doları) x %70” formülü kullanılmıştır. Oysa usturmaçaların her birinin %35 oranında yıprandığı kabul edildiğine göre zarar hesabının da yıpranmamış kısım oranı olan %65 oranı üzerinden yapılması, dolayısıyla “2 x 5.000 x %65” formülünün kullanılması gereklidir.
O halde mahkemece zarar hesabının yukarıda açıklanan şekilde yaptırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Ayrıca aynı bilirkişi raporunda tamamen hasara uğradığı kabul edildiği halde usturmaçaların hurda değerinin olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davalı vekili tarafından da zarar miktarından hurda bedelinin düşülmesi gerektiği konusunda bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince, usturmaçaların farklı kimyasal maddelerin birleşmesinden imal edildiği, dolayısıyla eritilerek veya başka bir şekilde kullanılmasının mümkün olmadığı ve hurda değerinin bulunmadığı bildirilmişse de bu konu teknik uzmanlık gerektirdiğinden hakimin bilgisi ile çözümlenemeyeceği gibi davacı vekilinin beyanıyla yetinilerek karar verilemeyeceği de tabiidir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı zarar miktarından hurda bedelinin düşülmesi gerektiği konusunda yaptığı ısrarlı itirazları ile davacı vekilinin anılan savunmasının incelenip değerlendirilmesi için ek rapor alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015407800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz