Alacak tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7882 E. 2011/1168 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temel ilişki↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, temel ilişkiye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, davalının zamanaşımı def'inin temel ilişki nazara alınmak suretiyle değerlendirilmesi, bunun içinde davacı tarafa temel ilişkinin varlığına dair delillerinin sorularak toplanacak deliller çerçevesinde, davalının zamanaşımı def'inin ve işin esasının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11807 E. 2018/3593 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · hukuki yarar · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMarka hakkına tecavüzün tespiti talebi yönünden davacının bu konuda dava açmakta «hukuki yararı» devam ettiğinden bu konuda olumlu «olumsuz» karar verilmemesi doğru olmadığı gibi, «marka hakkına tecavüzün» tespiti halinde davacıya «maddi tazminat» istemi yönünden 556 sayılı KHK’nın 66. maddesindeki tercih hakkı sorularak, gerektiğinde ticari kayıtlar «defter» ve belgeler üzerinde maddi tazminat hesabı için gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi, ayrıca tecavüzün tespiti halinde tecavüzün süresi ve boyutu …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve önlenmesi talebi ile dava açıldıktan sonra davalı tarafından buna «son» verildiği, bu eylemle meydana gelen maddi ve manevi zararların ne olduğu hususunda davacı tarafça delil sunulmadığı gerekçesiyle marka hakkına tecavüzün tespiti talebi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında davalının, davacıya ait markayı kullanmayı bıraktığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmişse de her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerekir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15819 E. 2013/14464 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · ek prim · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaBu nedenle bakiye «prim» borcu bulunduğu iddia edilen poliçelerin davacıdan sorularak bu poliçelerle ilgili davalının bir prim ödemesi olup olmadığının ilgili sigorta şirketlerinden sorularak gerektiğinde sigorta şirketinin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «eksik inceleme» sonucu davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, sigorta hizmetinin verildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de davacı, dava konusu edilen poliçelerin davalı tarafından kabul edilerek «kısmi ödeme» yapıldığını iddia etmiş ve bu hususun sigorta şirketinden sorulmasını talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12822 E. 2017/6739 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · ödemeden men kararı · kıymetli evrak · çek iptali · dava şartı yokluğu · hamil · keşideci · çek
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK 651/2 maddesi gereğince «kıymetli evrakın iptalini» talep hakkının «hamile» ait olduğunu, dava konusu çekte davacının «çek» «keşidecisi» olduğu, davacının bu yönde «ödemeden men» istemi ile dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle TTK hükümleri uyarınca dava «şartı yokluğu» neden ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının «çek» «keşidecisi» olduğu ve dava açma hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şubesi hesabından keşide edilmiş çekin iptalini talep etmiş olup, müvekkilinin «keşideci» olduğu şeklinde bir beyanda bulunmamıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13062 E. 2012/2886 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · maddi tazminat · yasal faiz · avans faizi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, internet şubesi «hırsızlıklarının» olduğu dönemde bankanın ek tedbirler alması gerektiği, müşterinin internet sitesindeki güvenlik tedbirleri konusunda bilgi sahibi olmasının kendisinden beklenemeyeceği, olay nedeniyle davalı bankanın kusurlu olduğu, manevi tazminat talebine ilişkin delil «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.321,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, bankalarda bu tür hesaplara uygulanan faiz oranlarının sorularak «avans faizini» aşmayacak şekilde banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde «maddi tazminatın» "en yüksek banka mevduat faizi" ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece hükmedilen maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7882 E. , 2011/1168 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2009 tarih ve 2008/629-2009/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
04.04.2008 tarihli dava dilekçesi ile davacı, davacı ile davalının akraba olduğunu, davacı eşine düşen miras hissesi ve başka şeyleri vermesi için davalıya borç para verdiğini, bu paranın karşılığında 28.09.1999 tarihli ve 4.000,00 DM bedelli bonoyu aldığını, bono bedelinin tahsili amacıyla Kayseri 1. İcra Müdürlüğünde başlattıkları takibin işlemden kaldırıldığını, alacaklarını hala tahsil edemediklerini ileri sürerek, 4.000,00 DM'nin TL karşılığı 4.000,00 TL'nın 28.09.1999 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının başlattığı icra takibinin 21.06.2002 tarihinde işlemden kaldırıldığı, bu tarihten itibaren 3 yıllık zamanaşımının işlemeye başlayacağı, öte yandan TTK'nun 644. maddesindeki 1 yıllık zamanaşımının da geçtiği, bu hali ile davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı, davacının taraflar arasındaki temel ilişkiyi kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, temel ilişkiye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, davalının zamanaşımı def'inin temel ilişki nazara alınmak suretiyle değerlendirilmesi, bunun içinde davacı tarafa temel ilişkinin varlığına dair delillerinin sorularak toplanacak deliller çerçevesinde, davalının zamanaşımı def'inin ve işin esasının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014185500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz