Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13062 E. 2012/2886 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hırsızlık↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, internet şubesi hırsızlıklarının olduğu dönemde bankanın ek tedbirler alması gerektiği, müşterinin internet sitesindeki güvenlik tedbirleri konusunda bilgi sahibi olmasının kendisinden beklenemeyeceği, olay nedeniyle davalı bankanın kusurlu olduğu, manevi tazminat talebine ilişkin delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.321,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararınıın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, internet yoluyla davacının bankadaki hesabından çekilen para dolayısıyla tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde maddi tazminatın "en yüksek banka mevduat faizi" ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece hükmedilen maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, bankalarda bu tür hesaplara uygulanan faiz oranlarının sorularak avans faizini aşmayacak şekilde banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru
görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7882 E. 2011/1168 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davalının «zamanaşımı def»'inin «temel ilişki» nazara alınmak suretiyle değerlendirilmesi, bunun içinde davacı tarafa temel ilişkinin varlığına dair delillerinin sorularak toplanacak deliller çerçevesinde, davalının zamanaşımı def'inin ve işin esasının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13062 E. , 2012/2886 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.2010 tarih ve 2009/17-2010/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Çorlu Heykel Şubesindeki banka hesabından 18.06.2008 tarihinde müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında internet üzerinden havale işlemleri gerçekleştirilerek parasının başka hesaplara aktarıldığını ve bu suretle müvekkilinin zarara uğratıldığını belirterek 16.321,00 maddi tazminatın en yüksek banka mevduat faiziyle, 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, tazminat talebinin koşullarının oluşmadığını, olayın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını ve müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, internet şubesi hırsızlıklarının olduğu dönemde bankanın ek tedbirler alması gerektiği, müşterinin internet sitesindeki güvenlik tedbirleri konusunda bilgi sahibi olmasının kendisinden beklenemeyeceği, olay nedeniyle davalı bankanın kusurlu olduğu, manevi tazminat talebine ilişkin delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.321,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararınıın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, internet yoluyla davacının bankadaki hesabından çekilen para dolayısıyla tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde maddi tazminatın "en yüksek banka mevduat faizi" ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece hükmedilen maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, bankalarda bu tür hesaplara uygulanan faiz oranlarının sorularak avans faizini aşmayacak şekilde banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru
görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki "yasal faizi" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "avans faizini aşmayacak şekilde en yüksek banka mevduat faizi" ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 765,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047265800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz