Yangın sigorta poliçesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8393 E. 2011/1160 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['818/42']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
riziko mahalli↗ eski hale getirme↗ i̇i̇k 308/b↗ sigorta teminatı↗ kıyasen uygulama↗ sigorta ettiren↗ gerçek zarar↗ riziko↗ zayi↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, poliçede yazılı riziko mahalli ile rizikonun gerçekleştiği adres birbirinden farklı ise de, yangın sigortası genel şartlarının C.6/son maddesine göre, konut değişikliği sebebiyle poliçe teminatının yeni konutta devam ettiğinin belirtildiği, meydana gelen su hasarının eksperte edildiği ve toplam görülemeyen eşyaya ait 26.770,00 TL ve tespiti yapılan eşyaya ait 1.538,37 TL olmak üzere 28.308,37 TL + KDV olarak belirlendiği, TTK'nun 1283 ve 1304/1. maddesine göre, sigortacı sigortadan faydalanan kimsenin veya sigorta ettirenin gerçekten uğradığı zararı tazmin etmeye zorunludur, TTK'nun 1281/1. maddesinde, ilke olarak harp ve isyan olayları dışında kalan her türlü rizikonun sigorta teminatı içinde olduğu belirlenmiş ise de, teminatın sözleşme ile sınırlandırılması da mümkün bulunduğundan, "eşya sigorta değerinin hesabında eskime aşınma ve kullanımdan doğan bir indirim yapılmayacaktır" şeklindeki özel koşulun geçerli olduğu, Yangın Sigortası Genel […] 5.1.4 maddesinin, "her türlü ev eşyası ve kişisel eşyalarda yenilerinin satın alınması için ödenecek bedel esas tutulur, ancak bu bedelden eskime ve aşınma ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri indirilir" hükmünü içerdiği, TMK'nun 6.maddesine göre, taraflardan her birinin iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davacının sigortalı eşyaların maruz kaldığı gerçek zarar miktarını ispatlamakla yükümlü olduğu, gerçek zarar ispatlanamadığı durumlarda BK'nun 42. maddesi hükmünün kıyasen uygulanması ile uygun bir tazminata hükmetmek gerekeceği, poliçe genel şartları B.1.4 maddesine göre, sigortalının hasardan sonra zorunlu haller dışında hasar konusu yer veya şeylerde bir değişiklilik yapmama yükümlülüğünde olduğu, davacı konutunda dahili su hasarının yaşandığının sabit olduğu, her ne kadar rizikonun meydana gelmesinden sonra hasarın tesbitini sağlamaya yönelik her türlü önlemi almak zorunda olan davacı kendisine yüklenen yükümlülükleri ihmal etmiş ise de, bu durumun sigortalanmış eşyaların yok sayılması gibi ağır bir sonucu doğurmaması gerektiği, BK'nun 42. maddesi hükmü gereğince davacının talep edebileceği zarar miktarının 19.796,00 TL olduğu, ıslahla artırılan kısma ilişkin zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yangın sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ıslanma rizikosunun gerçekleşmesinden sonra davacı tarafından başka bir evin bahçesine bırakılan ve oradan da kimliği belirsiz kişiler tarafından çalınan eşyaların bedeli tespit edilip bu meblağdan BK'nun 42. maddesi gereğince indirim yapılmıştır.
Her ne kadar dava konusu olayda yeni değer sigortası yapılmış ise de, yeni değer sigortasında sigortalı eşyanın tamamen zayi olması halinde riziko tarihindeki değeri değil bu eşyanın yeniden elde edilmesi için gerekli olan değerin ödenmesi söz konusu olacaktır. Ancak, ıslanma sonucunda eşya tamamen zayi olmamış ve sadece bir kısım koruma giderleriyle eski hale getirilmesi mümkünse, bu takdirde gerekli gidere hükmolunması icap eder.
Öte yandan, TTK'nun 1293. maddesi hükmüne göre, sigorta ettiren kimse zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak tedbirleri almakla mükellef olduğundan ve bu hususlardaki giderleri davalı ... şirketinin tazmin etme mükellefiyeti bulunduğundan, sigorta ettiren davacı, eksperin geç gelmesi halinde dahi eşyaların çalınmasını engelleyecek şekilde muhafaza tedbirlerini alması gereklidir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, zarar gören eşyalar hususunda uzman bilirkişi heyetinden tek tek veya grup grup eşyaların ıslanma ile tamamen zayi olup olmadığı tespit edilerek tamamen zayi olması halinde bunların yeniden elde edilmesi için gerekli olan bedelin, kısmi hasarlı olması halinde ise eski hale getirme için gerekli masrafın belirlenerek bu çerçevede hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7916 E. 2011/896 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:amortisman · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının satın aldığı test cihazı satın alındığığı tarihten itibaren 2 yıl sonra arızalanmış olması nedeniyle %40 «amortisman» oranında eskime ve aşınma «payının» düşülmesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.617.63-USD.nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi hükmünce davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13298 E. 2015/10068 K.
Ortak:dosya masrafı · sigorta poliçesi · hasar · temerrüt
İncelediğiniz kararda… lmeleri indirilir" hükmünü içerdiği, TMK'nun 6.maddesine göre, taraflardan her birinin iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davacının sigortalı eşyaların maruz kaldığı «gerçek zarar» miktarını ispatlamakla yükümlü olduğu, gerçek zarar ispatlanamadığı durumlarda BK'nun 42. maddesi hükmünün «kıyasen uygulanması» ile uygun bir tazminata hükmetmek gerekeceği, poliçe genel şartları B.1.4 maddesine göre, sigortalının hasardan sonra zorunlu haller dışında «hasar» konusu yer veya şeylerde bir değişiklilik yapmama yükümlülüğünde olduğu, davacı konutunda «dahili» su hasarının yaşandığının sabit olduğu, her ne kadar «rizikonun» meydana gelmesinden sonra hasarın tesbitini sağlamaya yönelik her türlü önlemi almak zorunda olan davacı kendisine yüklenen yükümlülükleri ihmal etmiş ise de, bu durumun sigortalanmış eşyaların yok sayılması gibi ağır bir sonucu doğurmaması gerektiği, BK'nun 42. maddesi hükmü gereğince davacının talep edebileceği zarar miktarının 19.796,00 TL olduğu, ıslahla artırılan kısma ilişkin «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nın «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, poliçede yazılı «riziko mahalli» ile rizikonun gerçekleştiği adres birbirinden farklı ise de, yangın sigortası genel şartlarının C.6/«son» maddesine göre, konut değişikliği sebebiyle poliçe «teminatının» yeni konutta devam ettiğinin belirtildiği, meydana gelen su «hasarının» eksperte edildiği ve toplam görülemeyen eşyaya ait 26.770,00 TL ve tespiti yapılan eşyaya ait 1.538,37 TL olmak üzere 28.«308»,37 TL + KDV olarak belirlendiği, TTK'nun 1283 ve 1304/1. maddesine göre, sigortacı sigortadan faydalanan kimsenin veya «sigorta ettirenin» gerçekten uğradığı zararı tazmin etmeye zorunludur, TTK'nun 1281/1. maddesinde, ilke olarak harp ve isyan olayları dışında kalan her türlü rizikonun «sigorta teminatı» içinde olduğu belirlenmiş ise de, teminatın sözleşme ile sınırlandırılması da mümkün bulunduğundan, "eşya sigorta değerinin hesabında eskime aşınma ve kullanımdan …
2- Dava, yangın «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2-Dava, «makine kırılması sigortası poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine illişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları’nda, sigortalı makinenin tam «hasara» uğraması halinde tazminat tutarının, makine ve tesisatın hasar anındaki yeni kıymetinden eskime ve aşınma «payının» ve kurtarılan değerlerin tenzili ve buna sökme «masraflarının», nakliye, gümrük resmi, vergi, «harç» ve masrafların ve montaj masraflarının ve bu hususta sözleşmede konulan özel giderlerin toplamından ibaret olduğu ve her hasarın belli bir «muafiyet» oranının sigortalının üzerinde kalacağının düzenlendiği, mahkemece davacının talep edebileceği tazminat tutarı konusunda bilirkişi raporunda hiçbir görüş bildirilmediği, bu durumda yeniden bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacının talep edebileceği tazminat tutarının, anılan genel şartlar hükümlerine uygun ve «denetime elverişli» bir şekilde hesaplattırılması gerektiğine işaret olunmuştur.
Oysa, yukarıda açıklandığı üzere Dairemizin bozma ilamında makinenin «hasar» anındaki yeni kıymetinden, eskime, aşınma «payının» ve bundan kurtarılan değerlerin tenzili, bu miktara diğer «masrafların» eklenmesi gerektiğine işaret olunduğu halde, tazminat hesabında yukarıda belirtildiği şekilde hesaplama yapılmamış, makinenin yeni kıymetinden eskime ve aşınma payı tenzil edilmemiş, «denetime elverişli» olmayacak şekilde doğrudan vincin ikinci el fiyatı üzerinden hesaplama yapılmıştır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları, «kusur oranlarının» kendi aralarındaki iç ilişki için önemli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (103.500) Euro'nun ödeme günü olan 22.03.2004 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi gereğince «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel indirimi · sovtaj bedeli · makine kırılması sigortası · sovtaj · rücuan tazminat · kusur oranı · muafiyet · navlun
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyulmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ekspertiz raporuna atıfta bulunularak, vincin ikinci el fiyatının 140.000 Euro olduğu, bu miktara «navlun», sigorta bedeli, ithalat, gümrükleme bedeli eklendiğinde tazminat miktarının 153.000 Euro edeceği, bundan 40.000 Euro «sovtaj bedeli indirildiğinde» «hasar» miktarının 103.500 Euro olduğu belirtilmiştir.
2-Dava, «makine kırılması sigortası poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine illişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları’nda, sigortalı makinenin tam «hasara» uğraması halinde tazminat tutarının, makine ve tesisatın hasar anındaki yeni kıymetinden eskime ve aşınma «payının» ve kurtarılan değerlerin tenzili ve buna sökme «masraflarının», nakliye, gümrük resmi, vergi, «harç» ve masrafların ve montaj masraflarının ve bu hususta sözleşmede konulan özel giderlerin toplamından ibaret olduğu ve her hasarın belli bir «muafiyet» oranının sigortalının üzerinde kalacağının düzenlendiği, mahkemece davacının talep edebileceği tazminat tutarı konusunda bilirkişi raporunda hiçbir görüş bildirilmediği, bu durumda yeniden bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacının talep edebileceği tazminat tutarının, anılan genel şartlar hükümlerine uygun ve «denetime elverişli» bir şekilde hesaplattırılması gerektiğine işaret olunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları, «kusur oranlarının» kendi aralarındaki iç ilişki için önemli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (103.500) Euro'nun ödeme günü olan 22.03.2004 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi gereğince «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7973 E. 2012/9446 K.
Ortak:gerçek zarar · riziko · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, poliçede yazılı «riziko mahalli» ile rizikonun gerçekleştiği adres birbirinden farklı ise de, yangın sigortası genel şartlarının C.6/«son» maddesine göre, konut değişikliği sebebiyle poliçe «teminatının» yeni konutta devam ettiğinin belirtildiği, meydana gelen su «hasarının» eksperte edildiği ve toplam görülemeyen eşyaya ait 26.770,00 TL ve tespiti yapılan eşyaya ait 1.538,37 TL olmak üzere 28.«308»,37 TL + KDV olarak belirlendiği, TTK'nun 1283 ve 1304/1. maddesine göre, sigortacı sigortadan faydalanan kimsenin veya «sigorta ettirenin» gerçekten uğradığı zararı tazmin etmeye zorunludur, TTK'nun 1281/1. maddesinde, ilke olarak harp ve isyan olayları dışında kalan her türlü rizikonun «sigorta teminatı» içinde olduğu belirlenmiş ise de, teminatın sözleşme ile sınırlandırılması da mümkün bulunduğundan, "eşya sigorta değerinin hesabında eskime aşınma ve kullanımdan …
… lmeleri indirilir" hükmünü içerdiği, TMK'nun 6.maddesine göre, taraflardan her birinin iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davacının sigortalı eşyaların maruz kaldığı «gerçek zarar» miktarını ispatlamakla yükümlü olduğu, gerçek zarar ispatlanamadığı durumlarda BK'nun 42. maddesi hükmünün «kıyasen uygulanması» ile uygun bir tazminata hükmetmek gerekeceği, poliçe genel şartları B.1.4 maddesine göre, sigortalının hasardan sonra zorunlu haller dışında «hasar» konusu yer veya şeylerde bir değişiklilik yapmama yükümlülüğünde olduğu, davacı konutunda «dahili» su hasarının yaşandığının sabit olduğu, her ne kadar «rizikonun» meydana gelmesinden sonra hasarın tesbitini sağlamaya yönelik her türlü önlemi almak zorunda olan davacı kendisine yüklenen yükümlülükleri ihmal etmiş ise de, bu durumun sigortalanmış eşyaların yok sayılması gibi ağır bir sonucu doğurmaması gerektiği, BK'nun 42. maddesi hükmü gereğince davacının talep edebileceği zarar miktarının 19.796,00 TL olduğu, ıslahla artırılan kısma ilişkin «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nın «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ıslanma «rizikosunun» gerçekleşmesinden sonra davacı tarafından başka bir evin bahçesine bırakılan ve oradan da kimliği belirsiz kişiler tarafından çalınan eşyaların bedeli tespit edilip bu meblağdan BK'nun 42. maddesi gereğince indirim yapılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, HUMK'nun 19. maddesine göre «rizikonun» meydana geldiği yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunduğu, gereken güvenliğin davacı kurumda çalışan bekçiler ve işyerinin bulunduğu organize sanayi bölgesinde yer alan jandarma karakolu aracılığıyla yerine getirildiği, «hasar» bedelinin (40.103,26) TL olduğu gerekçesiyle, davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece davacının uğradığı «gerçek zarar» miktarının tespiti amacıyla görüşüne başvurulan 06.05.2008 tarihli elektrik bilirkişisi raporunda ise, ekspertiz raporunun açık, detaylı ve doğru bulunduğu bildirilerek «hasar» miktarının ekspertiz raporundaki gibi (29.571,26) TL. olduğu belirtilmiş, ancak hiçbir somut açıklamaya yer verilmemiştir.
2-Ancak, dava «hırsızlık» «teminatını» da içeren yangın «sigortası sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · hırsızlık · sigorta sözleşmesi
Benzer bu kararda2-Ancak, dava «hırsızlık» «teminatını» da içeren yangın «sigortası sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman üç kişilik yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin» giderilmesi, yukarıda açıklanan genel şartlar hükmü de dikkate alınarak, hüküm kurmaya ve izlemeye açık ve denetlemeye elverişli bir rapor alınması suretiyle davacının uğradığı “«gerçek zarar» miktarının” belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksil incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu ned …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8393 E. , 2011/1160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2009 tarih ve 2006/664-2009/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ikamet ettiği konuttaki eşyaların davalı ... şirketine yangın sigorta poliçesiyle dahili su rizikosu ek teminatı da verilerek sigorta örtüsü altına alındığını, mutfaktaki evye bataryası ucunun yerinden çıkması neticesinde yoğun akan sıcak suyun eşyada hasara neden olduğunu, davacının durumdan sabah saatlerinde haberdar olabildiğini, 9 günlük bayram tatilinin ilk günü olması sebebiyle acenteden eksper görevlendirilemeyeceğini öğrendiğini, ıslanarak kullanılmaz ve evde muhafazası imkansız hale gelen eşyaların tatil bitiminde ekspertiz tarafından inceleme yapılabilmesi için bir tanıdığın bahçesine nakledilen eşyaların buradan çalındığını, zararın tazmini için davalıya yapılan başvurunun olumlu sonuçlanmadığını, toplam 37.370,00 TL’lık hasar meydana geldiğini ileri sürerek, şimdilik 15.000,00 TL’nın temerrüt faiziyle tahsilini istemiş, ıslah dilekçesiyle talebini 33.813,44 TL’na çıkartmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, ıslahla artırılan kısma ilişkin ise zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, poliçede yazılı riziko mahalli ile rizikonun gerçekleştiği adres birbirinden farklı ise de, yangın sigortası genel şartlarının C.6/son maddesine göre, konut değişikliği sebebiyle poliçe teminatının yeni konutta devam ettiğinin belirtildiği, meydana gelen su hasarının eksperte edildiği ve toplam görülemeyen eşyaya ait 26.770,00 TL ve tespiti yapılan eşyaya ait 1.538,37 TL olmak üzere 28.308,37 TL + KDV olarak belirlendiği, TTK'nun 1283 ve 1304/1. maddesine göre, sigortacı sigortadan faydalanan kimsenin veya sigorta ettirenin gerçekten uğradığı zararı tazmin etmeye zorunludur, TTK'nun 1281/1. maddesinde, ilke olarak harp ve isyan olayları dışında kalan her türlü rizikonun sigorta teminatı içinde olduğu belirlenmiş ise de, teminatın sözleşme ile sınırlandırılması da mümkün bulunduğundan, "eşya sigorta değerinin hesabında eskime aşınma ve kullanımdan doğan bir indirim yapılmayacaktır" şeklindeki özel koşulun geçerli olduğu, Yangın Sigortası Genel […] 5.1.4 maddesinin, "her türlü ev eşyası ve kişisel eşyalarda yenilerinin satın alınması için ödenecek bedel esas tutulur, ancak bu bedelden eskime ve aşınma ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri indirilir" hükmünü içerdiği, TMK'nun 6.maddesine göre, taraflardan her birinin iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davacının sigortalı eşyaların maruz kaldığı gerçek zarar miktarını ispatlamakla yükümlü olduğu, gerçek zarar ispatlanamadığı durumlarda BK'nun 42.
maddesi hükmünün kıyasen uygulanması ile uygun bir tazminata hükmetmek gerekeceği, poliçe genel şartları B.1.4 maddesine göre, sigortalının hasardan sonra zorunlu haller dışında hasar konusu yer veya şeylerde bir değişiklilik yapmama yükümlülüğünde olduğu, davacı konutunda dahili su hasarının yaşandığının sabit olduğu, her ne kadar rizikonun meydana gelmesinden sonra hasarın tesbitini sağlamaya yönelik her türlü önlemi almak zorunda olan davacı kendisine yüklenen yükümlülükleri ihmal etmiş ise de, bu durumun sigortalanmış eşyaların yok sayılması gibi ağır bir sonucu doğurmaması gerektiği, BK'nun 42. maddesi hükmü gereğince davacının talep edebileceği zarar miktarının 19.796,00 TL olduğu, ıslahla artırılan kısma ilişkin zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yangın sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ıslanma rizikosunun gerçekleşmesinden sonra davacı tarafından başka bir evin bahçesine bırakılan ve oradan da kimliği belirsiz kişiler tarafından çalınan eşyaların bedeli tespit edilip bu meblağdan BK'nun 42. maddesi gereğince indirim yapılmıştır.
Her ne kadar dava konusu olayda yeni değer sigortası yapılmış ise de, yeni değer sigortasında sigortalı eşyanın tamamen zayi olması halinde riziko tarihindeki değeri değil bu eşyanın yeniden elde edilmesi için gerekli olan değerin ödenmesi söz konusu olacaktır. Ancak, ıslanma sonucunda eşya tamamen zayi olmamış ve sadece bir kısım koruma giderleriyle eski hale getirilmesi mümkünse, bu takdirde gerekli gidere hükmolunması icap eder.
Öte yandan, TTK'nun 1293. maddesi hükmüne göre, sigorta ettiren kimse zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak tedbirleri almakla mükellef olduğundan ve bu hususlardaki giderleri davalı ... şirketinin tazmin etme mükellefiyeti bulunduğundan, sigorta ettiren davacı, eksperin geç gelmesi halinde dahi eşyaların çalınmasını engelleyecek şekilde muhafaza tedbirlerini alması gereklidir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, zarar gören eşyalar hususunda uzman bilirkişi heyetinden tek tek veya grup grup eşyaların ıslanma ile tamamen zayi olup olmadığı tespit edilerek tamamen zayi olması halinde bunların yeniden elde edilmesi için gerekli olan bedelin, kısmi hasarlı olması halinde ise eski hale getirme için gerekli masrafın belirlenerek bu çerçevede hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014179000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz