Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7973 E. 2012/9446 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporları arasında çelişki↗ hırsızlık↗ gerçek zarar↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, HUMK'nun 19. maddesine göre rizikonun meydana geldiği yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunduğu, gereken güvenliğin davacı kurumda çalışan bekçiler ve işyerinin bulunduğu organize sanayi bölgesinde yer alan jandarma karakolu aracılığıyla yerine getirildiği, hasar bedelinin (40.103,26) TL olduğu gerekçesiyle, davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Ancak, dava hırsızlık teminatını da içeren yangın sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve izlemeye açık ve denetlemeye elverişli olması gereklidir. Mahkemece davacının uğradığı gerçek zarar miktarının tespiti amacıyla görüşüne başvurulan 06.05.2008 tarihli elektrik bilirkişisi raporunda ise, ekspertiz raporunun açık, detaylı ve doğru bulunduğu bildirilerek hasar miktarının ekspertiz raporundaki gibi (29.571,26) TL. olduğu belirtilmiş, ancak hiçbir somut açıklamaya yer verilmemiştir. Bu rapora karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine alınan
06.11.2009 tarihli ek raporda, bu kez nedeni de açıklanmadan ve ekspertiz raporunda yapılan %20-25 oranındaki indirimler yapılmadan, talep edilecek hasar miktarının (40.103,26) TL. olduğu bildirilmiştir. Bu rapora da hem davacı hem de davalı vekillerince itiraz edilmiştir.
Dosyaya sunulan Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın B.5.5.1.3. maddesi uyarınca her türlü sanayi tesisatı ve makineler, alet edevat ve demirbaşlar için tazminat hesabında, yenilerinin satın alınması için ödenecek bedel esas tutulur. Ancak bu bedelden eskime, aşınma ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri düşüleceği gibi, yenilerinin randıman ve nitelik farkları varsa bu farklar da dikkate alınır.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman üç kişilik yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, yukarıda açıklanan genel şartlar hükmü de dikkate alınarak, hüküm kurmaya ve izlemeye açık ve denetlemeye elverişli bir rapor alınması suretiyle davacının uğradığı “gerçek zarar miktarının” belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksil incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6042 E. 2010/7574 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… ve dayanakları da gösterilmek suretiyle itirazda bulunulduğuna göre, bilirkişi raporunun da bu itirazların nasıl karşılandığını gösterir, hüküm kurmaya, izlemeye ve «denetime elverişli» bir şekilde düzenlenmesinin gerekmesine, somut uyuşmazlıkta hazırlanan bilirkişi raporunun ise davalının itirazlarının tek tek nasıl karşılandığı belirtilmeden düz …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13298 E. 2015/10068 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, HUMK'nun 19. maddesine göre «rizikonun» meydana geldiği yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunduğu, gereken güvenliğin davacı kurumda çalışan bekçiler ve işyerinin bulunduğu organize sanayi bölgesinde yer alan jandarma karakolu aracılığıyla yerine getirildiği, «hasar» bedelinin (40.103,26) TL olduğu gerekçesiyle, davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece davacının uğradığı «gerçek zarar» miktarının tespiti amacıyla görüşüne başvurulan 06.05.2008 tarihli elektrik bilirkişisi raporunda ise, ekspertiz raporunun açık, detaylı ve doğru bulunduğu bildirilerek «hasar» miktarının ekspertiz raporundaki gibi (29.571,26) TL. olduğu belirtilmiş, ancak hiçbir somut açıklamaya yer verilmemiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine alınan 06.11.2009 tarihli ek raporda, bu kez nedeni de açıklanmadan ve ekspertiz raporunda yapılan %20-25 oranındaki indirimler yapılmadan, talep edilecek «hasar» miktarının (40.103,26) TL. olduğu bildirilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, «makine kırılması sigortası poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine illişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları’nda, sigortalı makinenin tam «hasara» uğraması halinde tazminat tutarının, makine ve tesisatın hasar anındaki yeni kıymetinden eskime ve aşınma «payının» ve kurtarılan değerlerin tenzili ve buna sökme «masraflarının», nakliye, gümrük resmi, vergi, «harç» ve masrafların ve montaj masraflarının ve bu hususta sözleşmede konulan özel giderlerin toplamından ibaret olduğu ve her hasarın belli bir «muafiyet» oranının sigortalının üzerinde kalacağının düzenlendiği, mahkemece davacının talep edebileceği tazminat tutarı konusunda bilirkişi raporunda hiçbir görüş bildirilmediği, bu durumda yeniden bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacının talep edebileceği tazminat tutarının, anılan genel şartlar hükümlerine uygun ve «denetime elverişli» bir şekilde hesaplattırılması gerektiğine işaret olunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ekspertiz raporuna atıfta bulunularak, vincin ikinci el fiyatının 140.000 Euro olduğu, bu miktara «navlun», sigorta bedeli, ithalat, gümrükleme bedeli eklendiğinde tazminat miktarının 153.000 Euro edeceği, bundan 40.000 Euro «sovtaj bedeli indirildiğinde» «hasar» miktarının 103.500 Euro olduğu belirtilmiştir.
Oysa, yukarıda açıklandığı üzere Dairemizin bozma ilamında makinenin «hasar» anındaki yeni kıymetinden, eskime, aşınma «payının» ve bundan kurtarılan değerlerin tenzili, bu miktara diğer «masrafların» eklenmesi gerektiğine işaret olunduğu halde, tazminat hesabında yukarıda belirtildiği şekilde hesaplama yapılmamış, makinenin yeni kıymetinden eskime ve aşınma payı tenzil edilmemiş, «denetime elverişli» olmayacak şekilde doğrudan vincin ikinci el fiyatı üzerinden hesaplama yapılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel indirimi · sovtaj bedeli · makine kırılması sigortası · sovtaj · rücuan tazminat · kusur oranı · muafiyet · navlun
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyulmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ekspertiz raporuna atıfta bulunularak, vincin ikinci el fiyatının 140.000 Euro olduğu, bu miktara «navlun», sigorta bedeli, ithalat, gümrükleme bedeli eklendiğinde tazminat miktarının 153.000 Euro edeceği, bundan 40.000 Euro «sovtaj bedeli indirildiğinde» «hasar» miktarının 103.500 Euro olduğu belirtilmiştir.
2-Dava, «makine kırılması sigortası poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine illişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları’nda, sigortalı makinenin tam «hasara» uğraması halinde tazminat tutarının, makine ve tesisatın hasar anındaki yeni kıymetinden eskime ve aşınma «payının» ve kurtarılan değerlerin tenzili ve buna sökme «masraflarının», nakliye, gümrük resmi, vergi, «harç» ve masrafların ve montaj masraflarının ve bu hususta sözleşmede konulan özel giderlerin toplamından ibaret olduğu ve her hasarın belli bir «muafiyet» oranının sigortalının üzerinde kalacağının düzenlendiği, mahkemece davacının talep edebileceği tazminat tutarı konusunda bilirkişi raporunda hiçbir görüş bildirilmediği, bu durumda yeniden bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacının talep edebileceği tazminat tutarının, anılan genel şartlar hükümlerine uygun ve «denetime elverişli» bir şekilde hesaplattırılması gerektiğine işaret olunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların meydana gelen zarardan «müteselsilen sorumlu» bulundukları, «kusur oranlarının» kendi aralarındaki iç ilişki için önemli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (103.500) Euro'nun ödeme günü olan 22.03.2004 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi gereğince «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7973 E. , 2012/9446 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.02.2010 tarih ve 2007/372-2010/53 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.05.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan trafolarda hırsızlık nedeniyle hasar meydana geldiğini ileri sürerek, şimdilik (48.476) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğu, hırsızlık için herhangi bir önlem alınmadığı gibi güvenlik görevlisinin bulunmadığını, bu nedenle poliçe özel şartları uyarınca hasarın temirat kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, HUMK'nun 19. maddesine göre rizikonun meydana geldiği yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunduğu, gereken güvenliğin davacı kurumda çalışan bekçiler ve işyerinin bulunduğu organize sanayi bölgesinde yer alan jandarma karakolu aracılığıyla yerine getirildiği, hasar bedelinin (40.103,26) TL olduğu gerekçesiyle, davanın anılan meblağ üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Ancak, dava hırsızlık teminatını da içeren yangın sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve izlemeye açık ve denetlemeye elverişli olması gereklidir. Mahkemece davacının uğradığı gerçek zarar miktarının tespiti amacıyla görüşüne başvurulan 06.05.2008 tarihli elektrik bilirkişisi raporunda ise, ekspertiz raporunun açık, detaylı ve doğru bulunduğu bildirilerek hasar miktarının ekspertiz raporundaki gibi (29.571,26) TL. olduğu belirtilmiş, ancak hiçbir somut açıklamaya yer verilmemiştir. Bu rapora karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine alınan
06.11.2009 tarihli ek raporda, bu kez nedeni de açıklanmadan ve ekspertiz raporunda yapılan %20-25 oranındaki indirimler yapılmadan, talep edilecek hasar miktarının (40.103,26) TL. olduğu bildirilmiştir. Bu rapora da hem davacı hem de davalı vekillerince itiraz edilmiştir.
Dosyaya sunulan Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın B.5.5.1.3. maddesi uyarınca her türlü sanayi tesisatı ve makineler, alet edevat ve demirbaşlar için tazminat hesabında, yenilerinin satın alınması için ödenecek bedel esas tutulur. Ancak bu bedelden eskime, aşınma ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri düşüleceği gibi, yenilerinin randıman ve nitelik farkları varsa bu farklar da dikkate alınır.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman üç kişilik yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, yukarıda açıklanan genel şartlar hükmü de dikkate alınarak, hüküm kurmaya ve izlemeye açık ve denetlemeye elverişli bir rapor alınması suretiyle davacının uğradığı “gerçek zarar miktarının” belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksil incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059698700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz