İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2507 E. 2010/7857 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıtan↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre,davalının taşıtan (çarterer) konumunda olmayıp gönderilen olduğu, dolayısıyla taşıtanın sorumlu olduğu sürastarya bedelinden sorumluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, sürastarya ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre, hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri nazara alınarak kendisini vekile temsil ettiren davalı lehine 3.003,00-YTL. vekalet ücretine hükmedilmesi yerine yazılı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı lehine bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12287 E. 2015/11462 K.
Ortak:taşıtan
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre,davalının «taşıtan» (çarterer) konumunda olmayıp gönderilen olduğu, dolayısıyla taşıtanın sorumlu olduğu sürastarya bedelinden sorumluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında «navlun sözleşmesi» kurulduğu, davacının «taşıtan», davalının ise «taşıyan» olduğu, davalının taşımayı kendisinin yapmadığı, dava dışı ... isimli firma ile yolculuk çarteri sözleşmesi düzenlediği, «alt navlun sözleşmesine» göre davalının taşıtan, ... isimli firmanın ise taşıyan olduğu, dava dışı ... ile davacı arasında sözleşme bulunmadığı, «tahkim» davasında ... firmasının davalıdan talep ettiği sürastarya alacağının hüküm altına alındığı, «akdi taşıyan» davalının sürastarya alacaklısı olduğu, davacı taşıtanın takip alacaklısı davalı taşıyana karşı sürastarya borçlusu bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar v …
Dava, sürastarya ücretinden kaynaklanan «menfi tespit» istemine ilişkin olup, sürastarya ücreti, «taşıyanın» yükleme ve boşaltma faaliyetleri sırasında bekleme yükümlülüğünün bir miktar uzatılması karşılığında yapılan bir ödeme, diğer bir ifadeyle «taşıtana» ait «sözleşmeden doğan» bir edimdir.
Sürastarya borcunun doğması için sadece «taşıtanın» «navlun sözleşmesinden doğan» hakkını kullanması, yani geminin sürastarya süresi zarfında beklemesini talep etmesi yeterlidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alt navlun sözleşmesi · akdi taşıyan · sözleşmelerin nispiliği ilkesi · sözleşmenin nispiliği · navlun faturası · navlun sözleşmesi · navlun bedeli · davanın konusu
Benzer bu karardaDolayısıyla, sadece davalı ile dava dışı ... arasındaki «alt navlun sözleşmesinde» sürastarya kararlaştırıldığından, «sözleşmenin nispiliği ilkesi» uyarınca davacıdan talepte bulunulması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalara göre, sürastarya ücretinin taraflar arasında sözleşme ile kararlaştırılmadığı, üst «navlun» ile «alt navlun sözleşmelerinin» birbirinden bağımsız olduğu, davalının «sözleşmenin nispiliği ilkesi» uyarınca davacıdan sürastarya ücreti talep edemeyeceği nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hü …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında «navlun sözleşmesi» kurulduğu, davacının «taşıtan», davalının ise «taşıyan» olduğu, davalının taşımayı kendisinin yapmadığı, dava dışı ... isimli firma ile yolculuk çarteri sözleşmesi düzenlediği, «alt navlun sözleşmesine» göre davalının taşıtan, ... isimli firmanın ise taşıyan olduğu, dava dışı ... ile davacı arasında sözleşme bulunmadığı, «tahkim» davasında ... firmasının davalıdan talep ettiği sürastarya alacağının hüküm altına alındığı, «akdi taşıyan» davalının sürastarya alacaklısı olduğu, davacı taşıtanın takip alacaklısı davalı taşıyana karşı sürastarya borçlusu bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar v …
Somut olayda, davalı tarafından davacıya «navlun faturası» düzenlendiği, davacının «navlun bedelini» ödediği, davacı ile davalı arasında navlun faturası ödenmesi dışında başka bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, taşımanın fiilen dava dışı ... ... firmasınca yapıldığı, davalı ile ... firması arasındaki sefer çarteri sözleşmesinde sürastarya ücretinin hüküm altına alındığı hususu tartışma konusu değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/980 E. 2015/7006 K.
Ortak:taşıtan · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre,davalının «taşıtan» (çarterer) konumunda olmayıp gönderilen olduğu, dolayısıyla taşıtanın sorumlu olduğu sürastarya bedelinden sorumluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6762 sayılı T.T.K'nın 1069. maddesinin yorumuna ilişkin doktrindeki ortak görüş ve Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, kural olarak sözleşme ile kararlaştırılabilecek bir tür ücret olan sürastarya ücretinin borçlusu «taşıtandır».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gönderilen sıfatı · demuraj · navlun sözleşmesi · konişmento · navlun · ciro · denetime elverişlilik · ihbar
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece dosyada mevcut «konişmentoların» ve varsa atıf yapılan «navlun sözleşmesinin» Türkçeye tecüme ettirilmek suretiyle «denetime elverişli» bir şekilde konişmentoda ya da navlun sözleşmesinde bu yöne ilişkin bir düzenleme bulunup bulunmadığı belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça veya «taşıyan» Mearsk tarafından davalıya varış «ihbar» mektupları gönderilmediği, «konişmentoda» «demuraj» alacağına ilişkin kayıt bulunmadığı, davalının demuraj alacağından bilgisinin bulunmadığı, bu nedenle davalının davacının dava dışı Mearska ödediği demuraj alacağından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «demuraj» ücreti alacağına ilişkin olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davalıya varış «ihbar» mektupları gönderilmediği, «konişmentoda» demuraj alacağına ilişkin kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gönderilenin taşınan mal nedeniyle oluşan sürastaryadan sorumlu tutulabilmesi için bu konunun «navlun sözleşmesinde» veya «konişmentoda» açıkça öngörülmüş olması gerektiği gibi, konişmentoda çarter partiye yapılan atfın da sürastarya ücretini kapsayacak nitelikte geniş olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2507 E. , 2010/7857 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.10.2008 tarih ve 2007/161 2008/583 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait ağaç ve canlı bitkilerin 06.03.2005 tarihli taşıma sözleşmesi ile Mısır'dan Antalya Limanına taşındığını, bu taşıma esnasında yükleme ve boşaltma için kararlaştırılan sürenin yükleme limanında 118 saat, boşaltma limanında ise 123 saat aşıldığını, belirlenen günlük 2.000 USD bedel üzerinden yükleme limanında 9.832,94 USD- boşlatma limanında 10.249,59 USD (toplamda 20.082,53 USD) demoraj (sürastarya) alacağı oluştuğunu, bu alacağın talep edilebilmesi için taşıma sözleşmesini kiracı nam ve hesabına imzaladığını bildiren Mısırlı broker IMS'den taşıtanın kim olduğu sorulduğunda taşıtan kiracının ismini gizlediğini, ancak gemi kaptanının yük üzerindeki hapis hakkını kullanması üzerine davalının ortaya çıkarak alıcı sıfatıyla normalde yükümlülüğünün bulunmamasına rağmen itiraz ileri sürmeksizin kayıtsız şartsız navlunu ödediğini, bu durumun taşıtanın davalı olduğunu gösterdiğini, bu nedenle sürastaryadan da davalı (alıcı-kiracı)'nın sorumlu olduğunu, bu sebeple alacağının tahsili için başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekillleri, davacı ile davalı arasında hiçbir hukukî bağın bulunmadığını savunarak, zamanaşımı, usul ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre,davalının taşıtan (çarterer) konumunda olmayıp gönderilen olduğu, dolayısıyla taşıtanın sorumlu olduğu sürastarya bedelinden sorumluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, sürastarya ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre, hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri nazara alınarak kendisini vekile temsil ettiren davalı lehine 3.003,00-YTL. vekalet ücretine hükmedilmesi yerine yazılı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı lehine bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) fıkrasının 5 nci maddesindeki "...3.137,00..." ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "...3.003,00..." ibaresinin yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026315500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz