Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11936 E. 2010/2589 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emniyeti suistimal↗ taşıtan↗ sorumluluktan kurtulma↗ rücuan tazminat↗ ayıp↗ kusur sorumluluğu↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ hırsızlık↗ ispat külfeti↗ ziya↗ sigorta sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aracın çalınmasında davalının kusurunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta sözleşmesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 781. maddesi uyarınca taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içerisinde uğradığı ziya ve hasardan sorumludur. Ancak, hasar veya ziyanın kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut ayıp ve noksanlardan veyahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilir. Buradaki sorumluluk ispat külfeti ters çevrilmiş kusur sorumluluğu olup, davada taşıtan davalı taşıyıcının kusurlu olduğunu değil, davalı taşıyan hasarın kendisinin sorumlu olmadığı bir nedenden (TTK.nun 781/2 maddesi) ileri geldiğini kanıtlamak durumundadır. Taşıyıcının sorumluluktan kurutulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli olmayıp esasen, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusuru olmadığını kanıtlamak zorundadır. Bu nedenle, taşıyıcının sorumluluktan kurtulması zorlaştırılmış, BK.nun 96. maddesinde borçlu için düzenlenen ispat kuralından daha ileri noktaya taşınmıştır.
Somut olayda, davacının sigortalısına ait mal davalıya teslim edildikten sonra mola verilen benzin istasyonunda kamyonla birlikte çalınmış ve daha sonra üzerinde her hangi bir zorlama izi olmaksızın araç boş olarak bulunarak davalıya teslim edilmiştir. Yukarıda açıklandığı şekilde, davalı taraf ancak hırsızlık olayının kendi kusurundan doğmayan bir sebepten meydana geldiğini kanıtlamak suretiyle sorumluluktan kurtulabilmekte olup, davalı dosyaya bu hususta bir delil sunmadığı gibi, dosya içerisinde bulunan belgelerden de hırsızlığın davalının sorumlu olmadığı bir nedenden kaynaklandığı da anlaşılmamaktadır.
Her ne davalı hakkında emniyeti suistimal suçundan açılan ceza davasında delil yetersizliğinden dolayı beraat kararı verilmiş ise de, bu karar davalının taşıyıcı olarak sorumluluğunu ortadan kaldırmaya yeterli değildir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde ispat külfetinin davalıda olduğunun kabulü ile davalı tarafa hırsızlığın kendi kusurundan kaynaklanmadığına ilişkin ispat imkânı tanınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar gözden kaçırılarak, ispat külfetinin davacı tarafta olduğu düşüncesi ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6269 E. 2012/13240 K.
Ortak:taşıtan · sorumluluktan kurtulma · ayıp · taşıyıcının sorumluluğu · ziya · taşıyıcı · taşıyan · kusur
İncelediğiniz karardaBuradaki sorumluluk «ispat külfeti» ters çevrilmiş «kusur sorumluluğu» olup, davada «taşıtan» davalı «taşıyıcının» kusurlu olduğunu değil, davalı «taşıyan» «hasarın» kendisinin sorumlu olmadığı bir nedenden (TTK.nun 781/2 maddesi) ileri geldiğini kanıtlamak durumundadır.
Ancak, «hasar» veya «ziyanın» kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut «ayıp» ve noksanlardan veyahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu nedenle, «taşıyıcının sorumluluktan kurtulması» zorlaştırılmış, BK.nun 96. maddesinde borçlu için düzenlenen ispat kuralından daha ileri noktaya taşınmıştır.
Benzer bu karardaAncak, «hasar» veya «ziyanın» kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut «ayıp» ve noksanlardan ve yahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu nedenle, «taşıyıcının sorumluluktan kurtulması» daha zorlaştırılmış, BK'nun 96.maddesinde borçlu için düzenlenen ispat kuralından daha ileri noktaya taşınmıştır.
Bu durum karşısında, somut olayda zararın «taşıyanın» yardımcısı konumundaki ve eylemlerinden sorumlu olduğu diğer davalı sürücünün %50 oranında kusurlu olarak karıştığı kaza sonucu meydana geldiği, dava dışı araç sürücüsünün de %50 oranında kusurlu bulunduğu ve «taşıtana» bir «kusur» izafe edilmediği, «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olan davalı sürücü ile taşıyandan zararın müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği dikkate alınıp, belirlenen tazminatın «kusur oranı» esas alınmadan davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · haksız fiil · dosya masrafı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… kusurlu olduğunun bildirildiği, zarara uğrayan emtia değerinin 40.370,80.-TL olduğu, zarar görmeyen emtianın kaza mahallinden Ankara’ya nakliyesinin 300.-TL olduğu, «kusur oranına» göre davalıların 20.485,40-.TL’den sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.485,40.-TL «maddi tazminat» ile 545,70.-TL tespit «masrafının» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, somut olayda zararın «taşıyanın» yardımcısı konumundaki ve eylemlerinden sorumlu olduğu diğer davalı sürücünün %50 oranında kusurlu olarak karıştığı kaza sonucu meydana geldiği, dava dışı araç sürücüsünün de %50 oranında kusurlu bulunduğu ve «taşıtana» bir «kusur» izafe edilmediği, «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olan davalı sürücü ile taşıyandan zararın müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği dikkate alınıp, belirlenen tazminatın «kusur oranı» esas alınmadan davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Taşıyıcının zararın meydana gelmesinde kısmen kusurlu olması tazminatın, «kusur oranına» göre tahsilini gerektirmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7001 E. 2010/7961 K.
Ortak:hırsızlık · ispat külfeti
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde «ispat külfetinin» davalıda olduğunun kabulü ile davalı tarafa «hırsızlığın» kendi kusurundan kaynaklanmadığına ilişkin ispat imkânı tanınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar gözden kaçırılarak, ispat külfetinin davacı tarafta olduğu düşüncesi ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Buradaki sorumluluk «ispat külfeti» ters çevrilmiş «kusur sorumluluğu» olup, davada «taşıtan» davalı «taşıyıcının» kusurlu olduğunu değil, davalı «taşıyan» «hasarın» kendisinin sorumlu olmadığı bir nedenden (TTK.nun 781/2 maddesi) ileri geldiğini kanıtlamak durumundadır.
Yukarıda açıklandığı şekilde, davalı taraf ancak «hırsızlık» olayının kendi kusurundan doğmayan bir sebepten meydana geldiğini kanıtlamak suretiyle «sorumluluktan kurtulabilmekte» olup, davalı dosyaya bu hususta bir delil sunmadığı gibi, dosya içerisinde bulunan belgelerden de hırsızlığın davalının sorumlu olmadığı bir nedenden kaynaklandığı da anlaşılmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, aracın çalınmasında davalının kusurunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine "«ispat külfetinin» davalıda olduğunun kabulü ile davalı tarafa «hırsızlığın» kendi kusurundan kaynaklanmadığına ilişkin ispat imkânı tanınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinin davacı tarafa yüklenmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle,davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15953 E. 2014/4377 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · rücuan tazminat · ayıp · taşıyıcının sorumluluğu · ziya · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaAncak, «hasar» veya «ziyanın» kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut «ayıp» ve noksanlardan veyahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
Buradaki sorumluluk «ispat külfeti» ters çevrilmiş «kusur sorumluluğu» olup, davada «taşıtan» davalı «taşıyıcının» kusurlu olduğunu değil, davalı «taşıyan» «hasarın» kendisinin sorumlu olmadığı bir nedenden (TTK.nun 781/2 maddesi) ileri geldiğini kanıtlamak durumundadır.
Taşıyıcının sorumluluktan kurutulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli olmayıp esasen, «ziya» ve «hasara» neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir «kusuru» olmadığını kanıtlamak zorundadır.
Benzer bu kararda6762 Sayılı TTK'nın 781. maddesi uyarınca «taşıyıcı» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğradığı «ziya» ve hasardan sorumlu olup, «hasar» ve ziyanın kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut «ayıp» ve noksanlardan veyahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden, yahut verdikleri emir ve talimatın takibinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde «sorumluluktan kurtulabilecektir».
Böylece, «taşıyıcının sorumluluktan kurtulması» daha zorlaştırılmış, 818 Sayılı BK'nın 96. maddesinde borçlu için düzenlenen ispat kuralından daha ileri noktaya taşınmıştır.
Somut olayda, davalının emtiayı taşıdığı sırada kamyonun arka tekerleği ile kasası arasında çıkan yangın sonucu emtia «hasara» uğramış, bilirkişi raporunda araca sigara izmariti atılması veya balataların aşırı ısınmasından dolayı yangının çıkmış olabileceği belirtilmiş, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmekle birlikte, 6762 Sayılı TTK'nın 781. maddesinde düzenlenen «taşıyıcının sorumluluğu» hususu üzerinde durulmamış, içinde taşıma konusunda uzman bilirkişinin bulunmadığı heyet raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalıya ait emtianın yangın sonucu «hasar» gördüğü, yangın «sebebinin» sigara izmaritinden kaynaklanmasının kuvvetle muhtemel olduğu, davalıya izafe edilecek «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigortasından» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yangının sigara izmaritinden kaynaklandığı, davalıya izafe edilecek «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7365 E. 2014/15034 K.
Ortak:rücuan tazminat · hırsızlık · ziya · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaTTK.nun 781. maddesi uyarınca «taşıyıcı» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içerisinde uğradığı «ziya» ve hasardan sorumludur.
Ancak, «hasar» veya «ziyanın» kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut «ayıp» ve noksanlardan veyahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
Buradaki sorumluluk «ispat külfeti» ters çevrilmiş «kusur sorumluluğu» olup, davada «taşıtan» davalı «taşıyıcının» kusurlu olduğunu değil, davalı «taşıyan» «hasarın» kendisinin sorumlu olmadığı bir nedenden (TTK.nun 781/2 maddesi) ileri geldiğini kanıtlamak durumundadır.
Benzer bu karardaTaşıyıcı, «ziya» ve «hasarın» kendi kusurundan doğmayan bir sebepten ileri geldiğini kanıtlayacak olursa mesuliyetten kurtulur." hükmünün yer aldığı, somut olayda davalı «taşıyıcının», «hırsızlık» olayını kanıtlayamadığı gibi, hırsızlık olayının olmaması için gereken özeni gösterdiğini de kanıtlayamadığı, bu nedenle davalının eşyanın eksik «tesliminden» sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 69.585,32 TL'nin ödeme tarihi olan 11.08.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan …
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma, müteselsil «taşıyıcılar» tarafından yapılmış olsa bile her biri taşımadan sorumlu olacağından davalının «pasif husumet ehliyetinin» bulunduğu, mülga TTK 781. maddesinde "taşıyıcı eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde, uğradığı «ziya» ve hasardan sorumludur.
Dosya kapsamı itibariyle de taşıma konusu emtiaların alıcıya «teslimi» sırasında eksik çıktığına dair «taşıyıcı» iştiraki ile tutulmuş bir tutanağa rastlanılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · nakliyat sigortası · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · ihbar · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma, müteselsil «taşıyıcılar» tarafından yapılmış olsa bile her biri taşımadan sorumlu olacağından davalının «pasif husumet ehliyetinin» bulunduğu, mülga TTK 781. maddesinde "taşıyıcı eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde, uğradığı «ziya» ve hasardan sorumludur.
2- Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı taraf savunmasında usulüne uygun ve süresinde yapılmış bir «hasar ihbarının» bulunmadığını bildirmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalının, «ihbar» külfetinin davacı tarafça usulüne uygun yapılmadığına yönelik savunma ve itirazlarını karşılayacak şekilde ihbarın süresinde olup olmadığı tartışılmadan ve bu hususa yönelik herhangi bir gerekçe gösterilmeden karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10048 E. 2013/14009 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · ayıp · taşıyıcının sorumluluğu · ziya · taşıyıcı · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaAncak, «hasar» veya «ziyanın» kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut «ayıp» ve noksanlardan veyahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
TTK.nun 781. maddesi uyarınca «taşıyıcı» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içerisinde uğradığı «ziya» ve hasardan sorumludur.
Buradaki sorumluluk «ispat külfeti» ters çevrilmiş «kusur sorumluluğu» olup, davada «taşıtan» davalı «taşıyıcının» kusurlu olduğunu değil, davalı «taşıyan» «hasarın» kendisinin sorumlu olmadığı bir nedenden (TTK.nun 781/2 maddesi) ileri geldiğini kanıtlamak durumundadır.
Benzer bu karardaOysa, TTK'nın 781. maddesi uyarınca, «taşıyıcı» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içerisinde uğradığı «ziya» ve hasardan sorumlu olup, ancak, «hasar» veya ziyanın kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut «ayıp» ve noksanlardan veyahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde «sorumluluktan kurtulabilecektir».
Bu durum karşısında, davalının sigortalı emtiayı sağlam olarak taşımak üzere «teslim» aldığı, alıcısına teslim etmeden araçta çıkan yangın sonucu hasarlandığı, olayın «mücbir sebep» olduğuna dair davalının bir savunmasının bulunmadığı gözetilmek ve TTK'nın 781. maddesindeki «taşıyıcının sorumluluğuna» ilişkin düzenleme de değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde davanın reddine kararı verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut uyuşmazlıkta talep ve davanın Borçlar Kanunu'nun 58. maddesindeki düzenlemeye dayalı olduğu, olayda objektif unsur yönünden davalı sürücüye izafe edilecek herhangi bir «kusurun tespit» edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · mücbir sebep · nakliyat emtia sigortası · uyuşmazlık konusu · sigorta poliçesi · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalının sigortalı emtiayı sağlam olarak taşımak üzere «teslim» aldığı, alıcısına teslim etmeden araçta çıkan yangın sonucu hasarlandığı, olayın «mücbir sebep» olduğuna dair davalının bir savunmasının bulunmadığı gözetilmek ve TTK'nın 781. maddesindeki «taşıyıcının sorumluluğuna» ilişkin düzenleme de değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde davanın reddine kararı verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut uyuşmazlıkta talep ve davanın Borçlar Kanunu'nun 58. maddesindeki düzenlemeye dayalı olduğu, olayda objektif unsur yönünden davalı sürücüye izafe edilecek herhangi bir «kusurun tespit» edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, sigortalı iplik cinsi emtianın, Kahramanmaraş'tan İstanbul'a taşınmak üzere davalıya ait araca yüklendiği,12.10.2010 tarihinde Kocaeli sınırları içinde aracın lastiklerinin alev alması sonucu çıkan yangında taşınan emtianın hasarlandığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5975 E. 2011/17137 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · ziya · sigorta sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaTTK.nun 781. maddesi uyarınca «taşıyıcı» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içerisinde uğradığı «ziya» ve hasardan sorumludur.
Ancak, «hasar» veya «ziyanın» kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut «ayıp» ve noksanlardan veyahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu nedenle, «taşıyıcının sorumluluktan kurtulması» zorlaştırılmış, BK.nun 96. maddesinde borçlu için düzenlenen ispat kuralından daha ileri noktaya taşınmıştır.
Benzer bu karardaTTK.nun 781. maddesinde, «taşıyıcının», eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten, gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğradığı «ziya» ve hasardan sorumlu olduğu, ziya ve «hasarın» kendi kusurundan doğmayan bir sebepten ileri geldiğini kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulacağı» hüküm altına alınmıştır.
Bu itibarla somut olayda, davaya konu emtianın hasarlı olarak alıcısına «teslim» edildiğinin çekişmesiz olduğu göz önüne alınarak, «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi» için TTK’nın 781/2. maddesinde düzenlenen «kurtuluş kanıtlarının» varlığını ispat etmesi gerekir.
Oysa, dosya içinde mevcut ve emtianın «tesliminden» hemen sonra inceleme yapan ekspertiz tarafından hazırlanan rapor ve çekilen fotoğraflardan «hasarın» varlığı sabit olup, bu husus esasen çekişmesizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş kanıtı · nakliyat sigortası · delillerin toplanmaması · rücuen tahsil · ispat yükü · bilirkişi incelemesi · tacir · eksik inceleme
Benzer bu karardaBuna göre «ispat yükü» davalı «taşıyıcıda» olup, mahkemece, davalı tarafın bu hususta göstereceği «delilleri toplanarak» oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat alacağının «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, TTK.nun 788. madde hükmü uyarınca «hasarın», eşyanın kabulünden önce «bilirkişi incelemesi» ile tesbit ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, TTK.nun 20. maddesi uyarınca basiretli bir «tacirin» göstermesi gereken dikkat ve özeni yerine getirmediği taktirde «taşıyıcı» kusurlu sayılacaktır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11936 E. , 2010/2589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Oltu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2006/63-2008/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta sözleşmesi ile sigortalı emtianın davalıya ait araç ile taşınması sırasında park halindeki araçla birlikte çalındığını, bedelinin müvekkili tarafından sigorta ettirenine ödendiğini ileri sürerek, 29.347 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inin yanında, aracın çalınmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını da savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aracın çalınmasında davalının kusurunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta sözleşmesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 781. maddesi uyarınca taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içerisinde uğradığı ziya ve hasardan sorumludur. Ancak, hasar veya ziyanın kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut ayıp ve noksanlardan veyahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilir. Buradaki sorumluluk ispat külfeti ters çevrilmiş kusur sorumluluğu olup, davada taşıtan davalı taşıyıcının kusurlu olduğunu değil, davalı taşıyan hasarın kendisinin sorumlu olmadığı bir nedenden (TTK.nun 781/2 maddesi) ileri geldiğini kanıtlamak durumundadır.
Taşıyıcının sorumluluktan kurutulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli olmayıp esasen, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusuru olmadığını kanıtlamak zorundadır. Bu nedenle, taşıyıcının sorumluluktan kurtulması zorlaştırılmış, BK.nun 96. maddesinde borçlu için düzenlenen ispat kuralından daha ileri noktaya taşınmıştır.
Somut olayda, davacının sigortalısına ait mal davalıya teslim edildikten sonra mola verilen benzin istasyonunda kamyonla birlikte çalınmış ve daha sonra üzerinde her hangi bir zorlama izi olmaksızın araç boş olarak bulunarak davalıya teslim edilmiştir. Yukarıda açıklandığı şekilde, davalı taraf ancak hırsızlık olayının kendi kusurundan doğmayan bir sebepten meydana geldiğini kanıtlamak suretiyle sorumluluktan kurtulabilmekte olup, davalı dosyaya bu hususta bir delil sunmadığı gibi, dosya içerisinde bulunan belgelerden de hırsızlığın davalının sorumlu olmadığı bir nedenden kaynaklandığı da anlaşılmamaktadır.
Her ne davalı hakkında emniyeti suistimal suçundan açılan ceza davasında delil yetersizliğinden dolayı beraat kararı verilmiş ise de, bu karar davalının taşıyıcı olarak sorumluluğunu ortadan kaldırmaya yeterli değildir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde ispat külfetinin davalıda olduğunun kabulü ile davalı tarafa hırsızlığın kendi kusurundan kaynaklanmadığına ilişkin ispat imkânı tanınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar gözden kaçırılarak, ispat külfetinin davacı tarafta olduğu düşüncesi ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davacı yararına BOZULMASINA, 09.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014076200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz