Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2911 E. 2012/7556 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yıpranma payı↗ sovtaj değeri↗ adam çalıştıranın sorumluluğu↗ sovtaj↗ kusur oranı↗ haksız eylem↗ mükerrerlik↗ kira sözleşmesi↗ müteselsil sorumluluk↗ riziko↗ tazminat davası↗ denetime elverişlilik↗ kâr kaybı↗ kâr payı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen olay nedeniyle mülk sahibi ...’ya %20, sigorta dışındaki diğer davalılara da %80 oranında kusur verilmesinin hak ve nesafete uygun olduğu, sigortanın amacı, niteliği ve dosya içerisinde bulunan poliçe ve ekleri dikkate alındığında meydana gelen olaydan davalı sigortanın da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, manevi tazminat davası ile davacının sigortaya karşı iş kaybı nedeniyle açtığı 5.000 TL’lik tazminat davasının reddine, davacının diğer davalılara karşı açtığı 5.000 TL’lik tazminat davasının kısmen kabulü ile 192 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan, 768 TL’nin de sigorta dışındaki diğer davalılardan tahsiline, aletlerin zarar görmesi nedeniyle sigortaya karşı açılan tazminat davasının kısmen kabulü ile 55.000 TL tazminatın (mükerrer olmamak ve diğer davalılar ile müteselsil olmak üzere) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigortadan alınmasına, aletlerin zarar görmesinden kaynaklanan istemle ilgili olarak davalı ...’nın 12.169,2 TL, sigorta dışındaki diğer davalıların ise 48.677,04 TL ile ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte ( Davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar yönünden müteselsil olmak, mükerrer olmamak kaydı ile) sorumlu tutulmalarına, davacının fazlaya dair talep ve davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ..., davacı ve diğer davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalılardan ...’nın maliki olduğu muayenehaneye ait duvarın davacı tarafından kaldırıldığının ispat edilememiş olması karşısında davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacının kiracısı olduğu muayenehanenin içinde bulunduğu iş merkezinin yan tarafındaki binanın yıkım çalışmaları sırasında davacıya ait muayenehanenin hasar görmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacının diş hekimi olup, muayenehane olarak kullandığı işyerine bitişik binanın yıkım çalışmaları sırasında davacıya ait muayenehanenin yıkım yapılan bina tarafındaki duvarının olmadığı, işyerinde yıkımı yapılan binaya ait duvarın kullanıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu zarar davacının kullandığı işyerine ait bağımsız bir duvarı olmayıp, yıkımı yapılan binaya ait duvarın kullanılmasından kaynaklanmıştır. Bu durumda mahkemece yıkımı yapanların ancak yıkım sırasında davacının faaliyet gösterdiği işyerinin zarara uğramaması için alabilecekleri bir önlemin olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre yıkımı yapanların, yıkımdan sorumlu olanların meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluklarının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmaması doğru görülmemiş, kararın bu yönden yıkımı yapan davalılar İsmail ve Hasan yararına bozulması gerekmiştir.
3-Yıkılan binanın maliki olan davalı ... ise binanın yıkımı işini kendisi yapmayıp, bu iş için başkalarını görevlendirmiş olmasına göre yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun olup olmadığının araştırılması, eğer gözetim ve denetim borcu yoksa meydana gelen zarardan dolayı ne haksız eylem faili, ne de adam çalıştıran olarak sorumlu tutulamayacağının göz önüne alınması gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan anılan davalının da zarardan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; zarar gören işyerinin olay tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunduğu anlaşılmış ise de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe ile teminat altına alınan rizikolardan dolayı meydana gelen zararlarla sınırlı olup, poliçede teminat altına alınmayan bir olaydan dolayı oluşan zarar nedeniyle sigorta şirketinin sorumlu tutulması mümkün değildir.Somut olayda, davacının sigorta şirketine yönelik tazminat istemlerinin dayanağını oluşturan poliçede verilen teminatlar arasında davaya konu zarara yol açan yıkım, inşaat işleri gibi bir teminat bulunmamaktadır.Bu durumda, davaya konu olayın davalı sigorta şirketinin poliçesi kapsamına giren bir rizikodan kaynaklanmadığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
5-Ayrıca, yıkımdan dolayı hasarlanan davacıya ait aletler ve malzemeler nedeniyle uğranılan zararın hasar tarihindeki değerlerinin belirlenmesi, bu değerlerden yıpranma payı ile sovtaj (hurda) değerleri düşürülmesi mümkün olanlardan yıpranma payı ve sovtaj değerlerinin de düşürülmesi suretiyle davacının uğradığı zararın hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, rapor tarihindeki değerlere göre hesaplama yapılması ve denetime elverişli olmayacak şekilde düzenlenen rapor uyarınca karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de sigorta şirketi dışındaki davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
6-Öte yandan, davaya konu olaydan dolayı davalılardan davacının faaliyet gösterdiği işyerinin maliki .......,’nın kira akdi gereği kiraladığı işyerini kira müddetince kiralanan amaca ve kullanıma elverişli şekilde bulundurma yükümlülüğü olduğu gibi bina maliki olması nedeniyle de binanın yapım kusuru ve bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlardan dolayı Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca da sorumlu olmasına göre davaya konu olay nedeniyle davacının uğradığı tüm zarardan sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde % 20 oranında kusur verilerek buna göre sorumlu tutulması davacıya karşı olan akdi ve yasal sorumluluklarına aykırı olup, doğru görülmemiştir.Ayrıca, davalıların davaya konu olaydan dolayı davacıya karşı olan sorumluluklarının yasal dayanağının haksız eylem sorumlusu davalılar için Borçlar Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri, istihdam edenler için aynı Kanun’un adam çalıştıranların sorumluluğuna ilişkin 55. maddesi, bina maliki ve kira sözleşmesinin tarafı olan davalı için ise aynı Kanun’un 58.maddesi ile akdi sorumluluktan kaynaklanması nedeniyle mahkemece sigorta şirketi dışındaki davalıların meydana gelen zarardan dolayı davacıya karşı haksız eylem, akit ve kanuni sebeplere dayalı olarak sorumlu tutulmalarına karar verildiği takdirde zarar miktarından sorumluluğuna hükmedilen davalıların yine aynı Kanun’un 51/1. maddesinin yaptığı atıf uyarınca 50. madde uyarınca müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde kusur oranlarına göre sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
7-Bozma neden ve şekline göre de davacı tarafın maddi tazminatlara ilişkin olarak davalılar lehine hüküm altına alınan vekalet ücretlerine ilişkin olarak yaptığı temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8073 E. 2015/5387 K.
Ortak:adam çalıştıranın sorumluluğu · haksız eylem · denetime elverişlilik · yasal faiz · hasar · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda3-Yıkılan binanın maliki olan davalı ... ise binanın yıkımı işini kendisi yapmayıp, bu iş için başkalarını «görevlendirmiş» olmasına göre yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun olup olmadığının araştırılması, eğer gözetim ve denetim borcu yoksa meydana gelen zarardan dolayı ne «haksız eylem» faili, ne de adam çalıştıran olarak sorumlu tutulamayacağının göz önüne alınması gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan anılan davalının da zarardan sorumlu tut …
5-Ayrıca, yıkımdan dolayı hasarlanan davacıya ait aletler ve malzemeler nedeniyle uğranılan zararın «hasar» tarihindeki değerlerinin belirlenmesi, bu değerlerden «yıpranma payı» ile «sovtaj» (hurda) değerleri düşürülmesi mümkün olanlardan yıpranma payı ve «sovtaj değerlerinin» de düşürülmesi suretiyle davacının uğradığı zararın hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, rapor tarihindeki değerlere göre hesaplama yapılması ve «denetime elverişli» olmayacak şekilde düzenlenen rapor uyarınca karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de sigorta şirketi dışındaki davalılar yararına bozulması gerek …
… kiraladığı işyerini kira müddetince kiralanan amaca ve kullanıma elverişli şekilde bulundurma yükümlülüğü olduğu gibi bina maliki olması nedeniyle de binanın yapım «kusuru» ve bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlardan dolayı Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca da sorumlu olmasına göre davaya konu olay nedeniyle davacının uğradığı tüm zarardan sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde % 20 oranında kusur verilerek buna göre sorumlu tutulması davacıya karşı olan akdi ve yasal sorumluluklarına aykırı olup, doğru görülmemiştir.Ayrıca, davalıların davaya konu olaydan dolayı davacıya karşı olan sorumluluklarının yasal dayanağının «haksız eylem» sorumlusu davalılar için Borçlar Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri, istihdam edenler için aynı Kanun’un «adam çalıştıranların sorumluluğuna» ilişkin 55. maddesi, bina maliki ve «kira sözleşmesinin» tarafı olan davalı için ise aynı Kanun’un 58.maddesi ile akdi sorumluluktan kaynaklanması nedeniyle mahkemece sigorta şirketi dışındaki davalıların meydana gelen zarardan dolayı davacıya karşı haksız eylem, akit ve kanuni sebeplere dayalı olarak sorumlu tutulmalarına karar verildiği takdirde zarar miktarından sorumluluğuna hükmedilen davalıların yine aynı Kanun’un 51/1. maddesinin yaptığı atıf uyarınca 50. madde uyarınca «müteselsilen sorumlu» tutulması gerekirken, yazılı şekilde «kusur oranlarına» göre sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… cekleri önlemlerin bulunmasına rağmen bu önlemleri almadıkları, bina maliki olan davalı ...'ın binanın yıkım işini kendisinin yapmadığı, bu iş için diğer davalıları «görevlendirdiği», görevlendirdiği kişiler ile arasında «vekalet ilişkisi» bulunduğu ve yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim yükümlülüğünün olduğunun davalılar ...'ın ve ...'un beyanlarından anlaşıldığı, anılan davalıların açıklanan nedenlerle oluşan zarardan sorumlu bulundukları, davacının faaliyet gösterdiği iş yerinin maliki olan diğer davalı ...'nın da gerek kira akdi nedeniyle ve gerekse bina maliki olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ise herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı Sigorta hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 49.688,87 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte anılan davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… n tartışılması” gerekçesiyle mümeyyiz davalı ... yararına, “Yıkılan binanın maliki olan davalı ... ise binanın yıkımı işini kendisi yapmayıp, bu iş için başkalarını «görevlendirmiş» olmasına göre yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun olup olmadığının araştırılması, eğer gözetim ve denetim borcu yoksa meydana gelen zarardan dolayı ne «haksız eylem» faili, ne de adam çalıştıran olarak sorumlu tutulamayacağının göz önüne alınması” gerekçesiyle davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiş olup, mahkemece bozma …
2- Dava, davacının kiracısı olduğu muayenehanenin içinde bulunduğu iş merkezinin yanındaki binanın yıkım çalışmaları sırasında söz konusu muayenehanenin «hasar» görmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · bozma sonrası karar · mirasçılık · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaO halde, mahkemece ilgili belediyeden dava konusu işe ilişkin belgeler de getirtilmek suretiyle davalıların konumlarının «kesin» bir biçimde belirlenmesi ve buna göre yıkılan binanın maliki olan davalı ...'ın, yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun olup olmadığının araştırılması ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı ... «mirasçıları» yararına bozulması gerekmiştir.
… cekleri önlemlerin bulunmasına rağmen bu önlemleri almadıkları, bina maliki olan davalı ...'ın binanın yıkım işini kendisinin yapmadığı, bu iş için diğer davalıları «görevlendirdiği», görevlendirdiği kişiler ile arasında «vekalet ilişkisi» bulunduğu ve yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim yükümlülüğünün olduğunun davalılar ...'ın ve ...'un beyanlarından anlaşıldığı, anılan davalıların açıklanan nedenlerle oluşan zarardan sorumlu bulundukları, davacının faaliyet gösterdiği iş yerinin maliki olan diğer davalı ...'nın da gerek kira akdi nedeniyle ve gerekse bina maliki olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ise herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı Sigorta hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 49.688,87 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte anılan davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... «mirasçıları» vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...'un aşağıdaki 2 nolu bendin, davalı ... «mirasçıları» vekilinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8359 E. 2017/5700 K.
Ortak:yıpranma payı · kâr payı
İncelediğiniz kararda5-Ayrıca, yıkımdan dolayı hasarlanan davacıya ait aletler ve malzemeler nedeniyle uğranılan zararın «hasar» tarihindeki değerlerinin belirlenmesi, bu değerlerden «yıpranma payı» ile «sovtaj» (hurda) değerleri düşürülmesi mümkün olanlardan yıpranma payı ve «sovtaj değerlerinin» de düşürülmesi suretiyle davacının uğradığı zararın hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, rapor tarihindeki değerlere göre hesaplama yapılması ve «denetime elverişli» olmayacak şekilde düzenlenen rapor uyarınca karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de sigorta şirketi dışındaki davalılar yararına bozulması gerek …
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirketin %1 hisse ortağı olduğu, açılan diş muayenehanesi için gerekli malzemeleri davacının getirdiği, davacının şirket «ortaklığından çıkarıldıktan» sonra muayenehanenin kilitlerinin değiştirildiği, davaya konu diş hekimliği için gerekli malzemelerin şirkette kaldığı ve iade edilmediği, davalı şirketin envanterinde de bulunmadığı, bilirkişi raporu ile malzemelerin değerinin hesaplandığı, ancak malzemeler için kira bedeli ve «yıpranma payı» istemiş ise de taraflar arasında bu malzemelerin kiralandığına dair bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından bu istem yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kab …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma · tanık beyanı · muvafakat · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaAncak, davacının iddiasını ispat için «tanık beyanı» dışında delil sunamadığı, gibi, esasen işbu davadaki iddiaların 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca tanık beyanları ile ispatlanamayacağı ve davalının da davacı yanın tanık dinletmesine «muvafakatı» olmadığını açıkça beyan ettiği gözetildiğinde, tanık beyanları ve yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek sonuca varılması doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı verilen kararın bozulması gerekmiştir.
… tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirketin %1 hisse ortağı olduğu, açılan diş muayenehanesi için gerekli malzemeleri davacının getirdiği, davacının şirket «ortaklığından çıkarıldıktan» sonra muayenehanenin kilitlerinin değiştirildiği, davaya konu diş hekimliği için gerekli malzemelerin şirkette kaldığı ve iade edilmediği, davalı şirketin envanterinde de bulunmadığı, bilirkişi raporu ile malzemelerin değerinin hesaplandığı, ancak malzemeler için kira bedeli ve «yıpranma payı» istemiş ise de taraflar arasında bu malzemelerin kiralandığına dair bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından bu istem yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kab …
1- Dava, ortağı ve çalışanı olduğu şirkette bulunan ve kendisine «teslim» edilmeyen malzemelerin değeri ile teslimine kadar geçen süre için kira ve yıpranma ücreti istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3889 E. 2016/1187 K.
Ortak:cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… a, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen olay nedeniyle mülk sahibi ...’ya %20, sigorta dışındaki diğer davalılara da %80 oranında «kusur» verilmesinin hak ve nesafete uygun olduğu, sigortanın amacı, niteliği ve dosya içerisinde bulunan poliçe ve ekleri dikkate alındığında meydana gelen olaydan davalı sigortanın da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, manevi «tazminat davası» ile davacının sigortaya karşı iş «kaybı» nedeniyle açtığı 5.000 TL’lik tazminat davasının reddine, davacının diğer davalılara karşı açtığı 5.000 TL’lik tazminat davasının kısmen kabulü ile 192 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...’dan, 768 TL’nin de sigorta dışındaki diğer davalılardan tahsiline, aletlerin zarar görmesi nedeniyle sigortaya karşı açılan tazminat davasının kısmen kabulü ile 55.000 TL tazminatın («mükerrer» olmamak ve diğer davalılar ile müteselsil olmak üzere) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigortadan alınmasına, aletlerin zarar görmesinden kaynaklanan istemle ilgili olarak davalı ...’nın 12.169,2 TL, sigorta dışındaki diğer davalıların ise 48.677,04 TL ile ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte ( Davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar yönünden müteselsil olmak, mükerrer olmamak «kaydı» ile) sorumlu tutulmalarına, davacının fazlaya dair talep ve davasının reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ranması halinde işletmenin davacıya iadesinin sözleşmede öngörüldüğünü ileri sürmüş, davalı ise sözleşmenin kuruluş aşamasında davacının, işletmenin ayıplı olduğunu «hile» ile kendisinden gizlediğini, işletmenin bulunduğu binanın imar durumuna, projelerine ve yapı ruhsatına aykırı bir şekilde inşa edildiği için belediye tarafından yıkım kararı alınarak kendisine tebliğ edildiğini savunmuş, mahkemece de davacı ve işletmenin bulunduğu taşınmazın malikleri tarafından ilgili belediyeye verilen «taahhütname» de, belediyenin izni olmadan taşınmazın üçüncü kişilere devredilmeyeceğinin taahhüt edildiği, mahkeme aracılığıyla 15.09.2011 tarihinde yapılan tespitte işletmenin boş olduğunun görüldüğü, yıkım kararının davalıya 24.05.2011 tarihinde tebliğ edilerek 08.06.2011 tarihine kadar yıkımın yapılmasının istenildiği, dolayısıyla işletmenin bu tarihten sonra kullanımının fiilen mümkün bulunmadığı, sözleşme tarihinden sonra işletmenin vergi «kaydının» kim adına olduğunun belli olmaması nedeniyle işletmenin davalıya devredildiğinin de ispatlanamadığı, davacı tarafça yapılan ve sözleşme uyarınca davalıdan tahsili …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · sözleşmenin ihlali · hile · muacceliyet · temlik · kötü niyet · taahhütname · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «işletmenin devrine» ilişkin sözleşmenin 05.08.2010 tarihinde imzalandığı, restoranın üzerinde bulunduğu taşınmazın malikleri ile davacı kiracı tarafından imzalanarak belediyeye verilen 29.04.2003 tarihli «taahhütnamede», söz konusu parselde muvakkat tadilat projesine aykırı olarak yapılacak yapıların yıkımına itiraz edilmeyeceğinin ve belediyenin izni olmadan yapının 3. şahıslara devredilmeyeceğinin taahhüt edildiği, mahallinde 15.09.2011 tarihinde yapılan tespitte taşınmazın boş olduğunun görüldüğü, yıkım kararının davalıya 24.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği ve 08.06.2011 tarihine kadar yıkımın yapılmasının istenildiği, dolayısıyla bu tarihten sonra taşınmazın kullanımının fiilen mümkün olmadığı, taşınmazın devir olgusunun dahi davacı tarafça kanıtlanamadığı, davacının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ranması halinde işletmenin davacıya iadesinin sözleşmede öngörüldüğünü ileri sürmüş, davalı ise sözleşmenin kuruluş aşamasında davacının, işletmenin ayıplı olduğunu «hile» ile kendisinden gizlediğini, işletmenin bulunduğu binanın imar durumuna, projelerine ve yapı ruhsatına aykırı bir şekilde inşa edildiği için belediye tarafından yıkım kararı alınarak kendisine tebliğ edildiğini savunmuş, mahkemece de davacı ve işletmenin bulunduğu taşınmazın malikleri tarafından ilgili belediyeye verilen «taahhütname» de, belediyenin izni olmadan taşınmazın üçüncü kişilere devredilmeyeceğinin taahhüt edildiği, mahkeme aracılığıyla 15.09.2011 tarihinde yapılan tespitte işletmenin boş olduğunun görüldüğü, yıkım kararının davalıya 24.05.2011 tarihinde tebliğ edilerek 08.06.2011 tarihine kadar yıkımın yapılmasının istenildiği, dolayısıyla işletmenin bu tarihten sonra kullanımının fiilen mümkün bulunmadığı, sözleşme tarihinden sonra işletmenin vergi «kaydının» kim adına olduğunun belli olmaması nedeniyle işletmenin davalıya devredildiğinin de ispatlanamadığı, davacı tarafça yapılan ve sözleşme uyarınca davalıdan tahsili …
… bulunan 6100 sayılı HMK'nın 25. maddesi uyarınca hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup somut olayda davalı tarafça, davaya konu işletmenin kendisine «teslim» edilmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı gibi dosyada mevcut davalının davacıya gönderdiği 01.08.2011 tarihli «ihtarnamede» de açıkça işletmenin davalıya devir ve «temlik» edildiği belirtilmesine rağmen işletmenin devir ve teslim edildiğinin kanıtlanamadığı hususunun davanın reddine gerekçe yapılması doğru olmamıştır.
Yine, davacı tarafından sözleşme uyarınca davalının yaptığı ödemelerin kendisi tarafından yapıldığı ileri sürülerek bu ödemelerin de tahsili istenilmiş ve mahkemece de bu ödemelerin hangi tarihlerde «muaccel» olduğu dahi araştırılmaksızın sırf yıkım kararının tebliğinden sonra yapılmış olmasının davacının «kötü niyetini» gösterdiğine ilişkin gerekçe de yerinde görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/224 E. 2018/5901 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı · bilirkişi incelemesi · haksız fiil · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı
Benzer bu karardaŞti. aleyhine açılan «haksız fiile» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece duvarın yıkılmasına dayalı tazminat istemi yönünden davanın konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», zarar gören hurdaların bedeli yönünden ise «zararın ispat» edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yine, hurda zararı yönünden davacının dayandığı tespit raporunda zarar tutarının belirlenmiş olmasına rağmen yargılama sırasında yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda düzenlenen raporda bu yöne ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığı halde mahkemece bu konuda «zararın ispat» edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden davacı vekilinin bu hususlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmü …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; haksız fiilerde 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin davalı ...
Mühendislik İnşaat Sanayii ve Ticaret Limited şirketi yönünden «zamanaşımı» nedeniyle ve diğer davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14978 E. 2014/16690 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · kâr kaybı · yasal faiz · cy/cy kaydı · hasar · Tazminat
İncelediğiniz kararda… a, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen olay nedeniyle mülk sahibi ...’ya %20, sigorta dışındaki diğer davalılara da %80 oranında «kusur» verilmesinin hak ve nesafete uygun olduğu, sigortanın amacı, niteliği ve dosya içerisinde bulunan poliçe ve ekleri dikkate alındığında meydana gelen olaydan davalı sigortanın da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, manevi «tazminat davası» ile davacının sigortaya karşı iş «kaybı» nedeniyle açtığı 5.000 TL’lik tazminat davasının reddine, davacının diğer davalılara karşı açtığı 5.000 TL’lik tazminat davasının kısmen kabulü ile 192 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...’dan, 768 TL’nin de sigorta dışındaki diğer davalılardan tahsiline, aletlerin zarar görmesi nedeniyle sigortaya karşı açılan tazminat davasının kısmen kabulü ile 55.000 TL tazminatın («mükerrer» olmamak ve diğer davalılar ile müteselsil olmak üzere) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigortadan alınmasına, aletlerin zarar görmesinden kaynaklanan istemle ilgili olarak davalı ...’nın 12.169,2 TL, sigorta dışındaki diğer davalıların ise 48.677,04 TL ile ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte ( Davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar yönünden müteselsil olmak, mükerrer olmamak «kaydı» ile) sorumlu tutulmalarına, davacının fazlaya dair talep ve davasının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davacının kiracısı olduğu muayenehanenin içinde bulunduğu iş merkezinin yan tarafındaki binanın yıkım çalışmaları sırasında davacıya ait muayenehanenin «hasar» görmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
5-Ayrıca, yıkımdan dolayı hasarlanan davacıya ait aletler ve malzemeler nedeniyle uğranılan zararın «hasar» tarihindeki değerlerinin belirlenmesi, bu değerlerden «yıpranma payı» ile «sovtaj» (hurda) değerleri düşürülmesi mümkün olanlardan yıpranma payı ve «sovtaj değerlerinin» de düşürülmesi suretiyle davacının uğradığı zararın hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, rapor tarihindeki değerlere göre hesaplama yapılması ve «denetime elverişli» olmayacak şekilde düzenlenen rapor uyarınca karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de sigorta şirketi dışındaki davalılar yararına bozulması gerek …
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın davacıya ait araçta oluşan «hasar» nedeniyle davacının uğradığı «kazanç kaybının» davalılardan tahsiline ilişkin olduğu, Davalı ...
İnş.Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm.San.Ltd.Şti'nin 3.000,00 TL'lik kabulü dikkate alınarak kalan 1.118,75 TL'den sorumlu olması «kaydı» ile) olay günü olan 09/10/2007 gününden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin REDDİNE" karar verilmiştir.
Ancak karar gerekçesinde davalı taşeron firmanın ve adam çalıştıran sıfatı ile diğer davalının müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları belirtildikten sonra hüküm kısmında hem 4.118,75 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş hem de ....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi kabul · kazanç kaybı · yoksun kalınan kâr · infazda tereddüt · infaz · haksız fiil
Benzer bu karardaDava «haksız fiil» nedeniyle «yoksun kalınan» karın tazmini istemine ilişkindir.
Şti'nin 4.118,75 TL'den mi yoksa 1.118,75 TL'den mi sorumlu olduğuna karar verildiği hususunda tereddüt hasıl olacak şekilde hüküm kurulduğu, bu haliyle davalıların yükümlülüklerini tam olarak belirten ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın davacıya ait araçta oluşan «hasar» nedeniyle davacının uğradığı «kazanç kaybının» davalılardan tahsiline ilişkin olduğu, Davalı ...
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2911 E. , 2012/7556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2008/188-2009/430 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ..., davacı ve diğer davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.05.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ... vekili Av. ... ve ... vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin diş hekimi olup, ........., İş Merkezinde muayenehanesinin bulunduğunu, 10.05.2008 tarihinde davalılardan ...’ın yaptırmakta olduğu inşaat nedeniyle bu inşaatın yıkım çalışmaları sürdürülürken gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sonucu müvekkilinin faaliyet gösterdiği muayenehanesinin duvarının yıkıldığını, bu yıkım nedeniyle yeni satın almış olduğu tıbbi malzemelerin hasarlandığını, ... adına yapılan inşaatı sürdürenin davalı ... olup, yıkım aracını kullananın da davalı ......... olduğunu, mal sahibi ... da kusurlu inşa edilen binadan dolayı meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğunu, müvekkiline ait işyerinin sigortalı olmasına rağmen davalı sigorta şirketinin oluşan zararı ödemediğini, müvekkilinin bu olay nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 5.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan maddi tazminata ilişkin davada ise yargılama sırasında yapılan ıslah ile toplam 61.806,32 TL maddi zararın davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davaya konu olayın sigorta teminatı dışında kaldığını, poliçede teminat altına alınmayan olaydan kaynaklanan zarardan dolayı müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacıya ait bağımsız bölümün dış duvarı olmayıp, müvekkiline ait binanın dış duvarını kullandığını, bu durumun müvekkili tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin gerekli tedbirleri alarak kendine ait bölgede yıkım yaptığını, olayda bir kusurunun bulunmadığını savunarak, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı ......., vekili, davacının müvekkilinin kiracısı olduğunu, davaya konu yıkım olayı nedeniyle müvekkilinin hissedarı olduğu inşaatın da zarar gördüğünü, bu nedenle müvekkilinin zarar gören konumunda olduğunu savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., yıkımı gerekli tedbirleri aldıktan sonra yaptıklarını, zarardan yıktıkları binanın duvarlarını kullanan davacı ve bina sahibinin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, davalı ... Uğur da yıkım işini ...’tan aldığını, kendisinin bir kusuru olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen olay nedeniyle mülk sahibi ...’ya %20, sigorta dışındaki diğer davalılara da %80 oranında kusur verilmesinin hak ve nesafete uygun olduğu, sigortanın amacı, niteliği ve dosya içerisinde bulunan poliçe ve ekleri dikkate alındığında meydana gelen olaydan davalı sigortanın da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, manevi tazminat davası ile davacının sigortaya karşı iş kaybı nedeniyle açtığı 5.000 TL’lik tazminat davasının reddine, davacının diğer davalılara karşı açtığı 5.000 TL’lik tazminat davasının kısmen kabulü ile 192 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan, 768 TL’nin de sigorta dışındaki diğer davalılardan tahsiline, aletlerin zarar görmesi nedeniyle sigortaya karşı açılan tazminat davasının kısmen kabulü ile 55.000 TL tazminatın (mükerrer olmamak ve diğer davalılar ile müteselsil olmak üzere) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigortadan alınmasına, aletlerin zarar görmesinden kaynaklanan istemle ilgili olarak davalı ...’nın 12.169,2 TL, sigorta dışındaki diğer davalıların ise 48.677,04 TL ile ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte ( Davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar yönünden müteselsil olmak, mükerrer olmamak kaydı ile) sorumlu tutulmalarına, davacının fazlaya dair talep ve davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ..., davacı ve diğer davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalılardan ...’nın maliki olduğu muayenehaneye ait duvarın davacı tarafından kaldırıldığının ispat edilememiş olması karşısında davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacının kiracısı olduğu muayenehanenin içinde bulunduğu iş merkezinin yan tarafındaki binanın yıkım çalışmaları sırasında davacıya ait muayenehanenin hasar görmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacının diş hekimi olup, muayenehane olarak kullandığı işyerine bitişik binanın yıkım çalışmaları sırasında davacıya ait muayenehanenin yıkım yapılan bina tarafındaki duvarının olmadığı, işyerinde yıkımı yapılan binaya ait duvarın kullanıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu zarar davacının kullandığı işyerine ait bağımsız bir duvarı olmayıp, yıkımı yapılan binaya ait duvarın kullanılmasından kaynaklanmıştır. Bu durumda mahkemece yıkımı yapanların ancak yıkım sırasında davacının faaliyet gösterdiği işyerinin zarara uğramaması için alabilecekleri bir önlemin olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre yıkımı yapanların, yıkımdan sorumlu olanların meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluklarının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmaması doğru görülmemiş, kararın bu yönden yıkımı yapan davalılar İsmail ve Hasan yararına bozulması gerekmiştir.
3-Yıkılan binanın maliki olan davalı ... ise binanın yıkımı işini kendisi yapmayıp, bu iş için başkalarını görevlendirmiş olmasına göre yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun olup olmadığının araştırılması, eğer gözetim ve denetim borcu yoksa meydana gelen zarardan dolayı ne haksız eylem faili, ne de adam çalıştıran olarak sorumlu tutulamayacağının göz önüne alınması gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan anılan davalının da zarardan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; zarar gören işyerinin olay tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunduğu anlaşılmış ise de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe ile teminat altına alınan rizikolardan dolayı meydana gelen zararlarla sınırlı olup, poliçede teminat altına alınmayan bir olaydan dolayı oluşan zarar nedeniyle sigorta şirketinin sorumlu tutulması mümkün değildir.Somut olayda, davacının sigorta şirketine yönelik tazminat istemlerinin dayanağını oluşturan poliçede verilen teminatlar arasında davaya konu zarara yol açan yıkım, inşaat işleri gibi bir teminat bulunmamaktadır.Bu durumda, davaya konu olayın davalı sigorta şirketinin poliçesi kapsamına giren bir rizikodan kaynaklanmadığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
5-Ayrıca, yıkımdan dolayı hasarlanan davacıya ait aletler ve malzemeler nedeniyle uğranılan zararın hasar tarihindeki değerlerinin belirlenmesi, bu değerlerden yıpranma payı ile sovtaj (hurda) değerleri düşürülmesi mümkün olanlardan yıpranma payı ve sovtaj değerlerinin de düşürülmesi suretiyle davacının uğradığı zararın hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, rapor tarihindeki değerlere göre hesaplama yapılması ve denetime elverişli olmayacak şekilde düzenlenen rapor uyarınca karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de sigorta şirketi dışındaki davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
6-Öte yandan, davaya konu olaydan dolayı davalılardan davacının faaliyet gösterdiği işyerinin maliki .......,’nın kira akdi gereği kiraladığı işyerini kira müddetince kiralanan amaca ve kullanıma elverişli şekilde bulundurma yükümlülüğü olduğu gibi bina maliki olması nedeniyle de binanın yapım kusuru ve bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlardan dolayı Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca da sorumlu olmasına göre davaya konu olay nedeniyle davacının uğradığı tüm zarardan sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde % 20 oranında kusur verilerek buna göre sorumlu tutulması davacıya karşı olan akdi ve yasal sorumluluklarına aykırı olup, doğru görülmemiştir.Ayrıca, davalıların davaya konu olaydan dolayı davacıya karşı olan sorumluluklarının yasal dayanağının haksız eylem sorumlusu davalılar için Borçlar Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri, istihdam edenler için aynı Kanun’un adam çalıştıranların sorumluluğuna ilişkin 55.
maddesi, bina maliki ve kira sözleşmesinin tarafı olan davalı için ise aynı Kanun’un 58.maddesi ile akdi sorumluluktan kaynaklanması nedeniyle mahkemece sigorta şirketi dışındaki davalıların meydana gelen zarardan dolayı davacıya karşı haksız eylem, akit ve kanuni sebeplere dayalı olarak sorumlu tutulmalarına karar verildiği takdirde zarar miktarından sorumluluğuna hükmedilen davalıların yine aynı Kanun’un 51/1. maddesinin yaptığı atıf uyarınca 50. madde uyarınca müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde kusur oranlarına göre sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
7-Bozma neden ve şekline göre de davacı tarafın maddi tazminatlara ilişkin olarak davalılar lehine hüküm altına alınan vekalet ücretlerine ilişkin olarak yaptığı temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar ... ve........., yararına; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... yararına; (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı sigorta şirketi yararına; (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sigorta şirketi dışındaki davalılar yararına; (6) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; (7) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin maddi tazminatlara ilişkin vekalet ücreti yönünden yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan .......,ve ...'a, 900.00 TL vekalet ücretinin de davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1012697400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz