Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14978 E. 2014/16690 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi kabul↗ kazanç kaybı↗ yoksun kalınan kâr↗ infazda tereddüt↗ müteselsil sorumluluk↗ infaz↗ kâr kaybı↗ haksız fiil↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın davacıya ait araçta oluşan hasar nedeniyle davacının uğradığı kazanç kaybının davalılardan tahsiline ilişkin olduğu, Davalı ... Hurda Nakl. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeniyle diğer davalı ... İnş. Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ise adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu oldukları, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar ... İnş. Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve katılma yoluyla ... Hurda Nakl. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava haksız fiil nedeniyle yoksun kalınan karın tazmini istemine ilişkindir.
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’nın 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde "tarafların her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüpheye ve tereddüt uyandırılmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği" düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda hüküm fıkrasında "Davanın KISMEN KABULÜ ile 4.118,75 TL'nin (Davalı ..... İnş.Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm.San.Ltd.Şti'nin 3.000,00 TL'lik kabulü dikkate alınarak kalan 1.118,75 TL'den sorumlu olması kaydı ile) olay günü olan 09/10/2007 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin REDDİNE" karar verilmiştir. Ancak karar gerekçesinde davalı taşeron firmanın ve adam çalıştıran sıfatı ile diğer davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtildikten sonra hüküm kısmında hem 4.118,75 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş hem de .... İnş.Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm. San. Ltd. Şti'nin davanın 3.000,00 TL'lik kısmını kabul ettiği nazara alınarak kalan 1.118,75 TL'den de bu davalının sorumlu olmasına karar verildiği; davalı ... İnş.Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm. San. Ltd. Şti'nin 4.118,75 TL'den mi yoksa 1.118,75 TL'den mi sorumlu olduğuna karar verildiği hususunda tereddüt hasıl olacak şekilde hüküm kurulduğu, bu haliyle davalıların yükümlülüklerini tam olarak belirten ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, tarafların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18627 E. 2015/857 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir.
Şti'nin 4.118,75 TL'den mi yoksa 1.118,75 TL'den mi sorumlu olduğuna karar verildiği hususunda tereddüt hasıl olacak şekilde hüküm kurulduğu, bu haliyle davalıların yükümlülüklerini tam olarak belirten ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yazılı talimatı yerine getirdiği, diğer davalı yönünden «kabul beyanı» nedeniyle kabulünün gerektiği gerekçesiyle,.... .... ve ... vekilinin kabul beyanı doğrultusunda açılan davanın kabulü ile 24.300 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ..... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4107 E. 2015/10995 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir.
Şti'nin 4.118,75 TL'den mi yoksa 1.118,75 TL'den mi sorumlu olduğuna karar verildiği hususunda tereddüt hasıl olacak şekilde hüküm kurulduğu, bu haliyle davalıların yükümlülüklerini tam olarak belirten ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçe-hüküm çelişkisi · marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ullanımı niteliğinde olduğu, internet alan adı tescil ve kullanımı da bu kapsamda kabul edildiği, markasal kullanımın ispatlanamadığı, davalı-karşı davacı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2011/04329 nolu “N. b.” ibareli markanın tescil tarihindeki sınıflandırmaya göre 35. ve 42. sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, alan adının kullanılmasının yasaklanması ve iptali talepleri ile koşulları oluşmayan «ilan» talebinin reddine ayrıca karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece verilen hüküm ile «gerekçenin çelişkili» olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7165 E. 2016/1422 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir.
Şti'nin 4.118,75 TL'den mi yoksa 1.118,75 TL'den mi sorumlu olduğuna karar verildiği hususunda tereddüt hasıl olacak şekilde hüküm kurulduğu, bu haliyle davalıların yükümlülüklerini tam olarak belirten ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · yetki itirazı · navlun · taşıma sözleşmesi · yetki · tacir · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemeleri'nin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, HMK'nın 17. maddesi uyarınca «tacir» olan taraflar yönünden «yetki sözleşmesinin» bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davalının «yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin «yetkisizliğine» yetkili ve «görevli» mahkemenin sözleşme uyarınca ...
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında taraflar arasında yapılan «yetki sözleşmesinin» HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerli olduğu, davalının «yetki itirazında» bulunduğu, kabul edilen yetki itirazı uyarınca mahkemenin «yetkisizliğine», dosyanın talep halinde yetkili ve «görevli» ...
1- Dava, CMR hükümlerine tabi «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı «navlun» ve sair ücret alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «taşıma sözleşmesinin» 12. maddesinde sözleşme uyarınca uyuşmazlık vukuunda ...
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19201 E. 2015/4676 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir.
Şti'nin 4.118,75 TL'den mi yoksa 1.118,75 TL'den mi sorumlu olduğuna karar verildiği hususunda tereddüt hasıl olacak şekilde hüküm kurulduğu, bu haliyle davalıların yükümlülüklerini tam olarak belirten ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · rücu · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun «tasfiye» edilen şirketten ödenen işçilik haklarına ilişkin «rücu davası» açtığı, dava açıldıktan sonra şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiği, davacının alacak iddiası ile açtığı davanın görüldüğü sırada davanın sonuçlanması beklenmeden tasfiyeye karar verilip «tüzel kişiliğinin» ticaret sicilden silinmesi halinde şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Kısa kararda «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda bu hükme yer verilmemiş olması karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmadığı, kısa karar ile gerekçe karar arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3619 E. 2017/2493 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir.
Şti'nin 4.118,75 TL'den mi yoksa 1.118,75 TL'den mi sorumlu olduğuna karar verildiği hususunda tereddüt hasıl olacak şekilde hüküm kurulduğu, bu haliyle davalıların yükümlülüklerini tam olarak belirten ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · marka hakkına tecavüz · terkin · maddi tazminat · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaTicaret Ltd Şti tarafından davalı ... aleyhine açılan marka iptali ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli davanın reddine,....Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan red edilen «maddi tazminat» talebi yönünden hesaplanan 2.200,00 TL «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak kendisini vekille «temsil» ettiren davalıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan red edilen manevi tazminat talebi yönünden hes …
Mahkemece, marka iptali ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli asıl davanın ve markanın iptali ve sicilden terkini talepli birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı «marka hakkına tecavüzün» önlenmesini, durdurulmasını, davalı markasının «terkin» ve iptalini, ayrıca 10.000 TL maddi 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Şti. tarafından davalı ... aleyhine açılan Marka İptali ve Marka hakkına tecavüzün önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli davanın reddine'' karar verilmiş, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamış, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise ''Davacı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11576 E. 2014/2468 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir.
Şti'nin 4.118,75 TL'den mi yoksa 1.118,75 TL'den mi sorumlu olduğuna karar verildiği hususunda tereddüt hasıl olacak şekilde hüküm kurulduğu, bu haliyle davalıların yükümlülüklerini tam olarak belirten ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:franchise sözleşmesi · istirdat
Benzer bu kararda1- Dava, «franchise sözleşmesinden» kaynaklanan «istirdat» ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14978 E. , 2014/16690 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/12/2011
NUMARASI 2008/807-2011/523
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2011 tarih ve 2008/807-2011/523 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar .... İnş. Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve katılım yoluyla Tevfikler ... Nakl. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar tarafından üstlenilen yıkım ve enkaz kaldırma işleri sırasında sökülen çelik direklerin taşınması hususunda müvekkili ile davalıların anlaşıtıklarını, müvekkiline ait tıra yapılan yükleme sırasında zemine çakılı çelik direklerden birinin devrilmesi neticesinde aracın hasara uğradığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aracın bir aylık tamiri süresince müvekkilinin uğradığı 15.000,00 TL kazanç kaybının olay tarihi olan 09.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... İnş. Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili olay sonrasında davacıya ait hasarlı aracın bekletilmeksizin servise gönderildiğini, aracın tamiri sırasında hasarlı parçaların yenileriyle değiştirildiğini, davacının talep ettiği tazminat tutarının fahiş olduğunu savunarak davacının sadece kazanç kaybına yönelik tazminat tutarının 3.000,00 TL'lik kısmını kabul etmiş ve geriye kalan tüm tazminat taleplerinin reddini istemiştir.
Davalı ... Hurda Nakl. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi ise, meydana gelen olayda kusurlarının bulunmadığını, olay sonrasında aracın tamiri için servise çekildiğini ve yaklaşık 50.000,00 TL harcama yaptıklarını araca takılan yeni parçalar nedeniyle aracın olay öncesi halinden daha iyi hale gelidiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın davacıya ait araçta oluşan hasar nedeniyle davacının uğradığı kazanç kaybının davalılardan tahsiline ilişkin olduğu, Davalı ... Hurda Nakl. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeniyle diğer davalı ... İnş. Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ise adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu oldukları, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar ... İnş. Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve katılma yoluyla ... Hurda Nakl. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava haksız fiil nedeniyle yoksun kalınan karın tazmini istemine ilişkindir.
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’nın 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.
Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde "tarafların her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüpheye ve tereddüt uyandırılmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği" düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda hüküm fıkrasında "Davanın KISMEN KABULÜ ile 4.118,75 TL'nin (Davalı ..... İnş.Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm.San.Ltd.Şti'nin 3.000,00 TL'lik kabulü dikkate alınarak kalan 1.118,75 TL'den sorumlu olması kaydı ile) olay günü olan 09/10/2007 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin REDDİNE" karar verilmiştir. Ancak karar gerekçesinde davalı taşeron firmanın ve adam çalıştıran sıfatı ile diğer davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtildikten sonra hüküm kısmında hem 4.118,75 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş hem de .... İnş.Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm.
San. Ltd. Şti'nin davanın 3.000,00 TL'lik kısmını kabul ettiği nazara alınarak kalan 1.118,75 TL'den de bu davalının sorumlu olmasına karar verildiği; davalı ... İnş.Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizm. San. Ltd. Şti'nin 4.118,75 TL'den mi yoksa 1.118,75 TL'den mi sorumlu olduğuna karar verildiği hususunda tereddüt hasıl olacak şekilde hüküm kurulduğu, bu haliyle davalıların yükümlülüklerini tam olarak belirten ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, tarafların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101946200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz