Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8073 E. 2015/5387 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adam çalıştıranın sorumluluğu↗ vekalet ilişkisi↗ bozma sonrası karar↗ sorumluluk sigortası↗ haksız eylem↗ mirasçılık↗ denetime elverişlilik↗ yasal faiz↗ hasar↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, söz konusu binada yıkım işlemini gerçekleştiren davalılar ... ile ...'un, davacının iş yerinin zarara uğramaması için alabilecekleri önlemlerin bulunmasına rağmen bu önlemleri almadıkları, bina maliki olan davalı ...'ın binanın yıkım işini kendisinin yapmadığı, bu iş için diğer davalıları görevlendirdiği, görevlendirdiği kişiler ile arasında vekalet ilişkisi bulunduğu ve yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim yükümlülüğünün olduğunun davalılar ...'ın ve ...'un beyanlarından anlaşıldığı, anılan davalıların açıklanan nedenlerle oluşan zarardan sorumlu bulundukları, davacının faaliyet gösterdiği iş yerinin maliki olan diğer davalı ...'nın da gerek kira akdi nedeniyle ve gerekse bina maliki olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ise herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı Sigorta hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 49.688,87 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... mirasçıları vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...'un aşağıdaki 2 nolu bendin, davalı ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının kiracısı olduğu muayenehanenin içinde bulunduğu iş merkezinin yanındaki binanın yıkım çalışmaları sırasında söz konusu muayenehanenin hasar görmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 10.05.2012 günlü ilamıyla, “yıkımı yapanların ancak yıkım sırasında davacının faaliyet gösterdiği iş yerinin zarara uğramaması için alabilecekleri bir önlemin olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre yıkımı yapanların meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluklarının tartışılması” gerekçesiyle mümeyyiz davalı ... yararına, “Yıkılan binanın maliki olan davalı ... ise binanın yıkımı işini kendisi yapmayıp, bu iş için başkalarını görevlendirmiş olmasına göre yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun olup olmadığının araştırılması, eğer gözetim ve denetim borcu yoksa meydana gelen zarardan dolayı ne haksız eylem faili, ne de adam çalıştıran olarak sorumlu tutulamayacağının göz önüne alınması” gerekçesiyle davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiş olup, mahkemece bozmaya uyularak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Zira, bozma ilamına uyulduktan sonra daha önce rapor düzenleyen inşaat mühendisi bilirkişiden alınan 24.12.2012 tarihli ek raporda, genel olarak kök raporda yapılan açıklamalar tekrar edilmiş, anılan bozma ilamında açıklanan hususlar çerçevesinde denetime elverişli bir inceleme yapılmamıştır. Bu itibarla mahkemece, davacıya ait muayenehanenin, yıkım yapılan bina tarafındaki duvarının olmadığı, muayenehanede, yıkımı yapılan binaya ait duvarın kullanıldığı ve zararın da bu sebepten kaynaklandığı hususları gözetilerek, uyulan bozma ilamı uyarınca yıkımı fiilen gerçekleştiren davalı ...'un, davacının faaliyet gösterdiği iş yerinin zarara uğramaması için alabileceği bir önlemin olup olmadığı hususunda denetime elverişli ve gerekçeli yeni bir bilirkişi raporu alınması ve davalı ...'un zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılması halinde somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga BK'nun 44. maddesinin değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, mahkemece bina maliki olan davalı ...'ın, binanın yıkımı için görevlendirdiği kişiler ile arasında vekalet ilişkisi olduğunun ve yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun bulunduğunun davalılar ... ile...'un beyanlarından ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle anılan davalının zarardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı ... bozma sonrası 24.12.2013 tarihli oturumda, davalı ...'ın yanında işçi olarak çalıştığını beyan etmiş ise de aynı davalı, 03.03.2009 tarihinde yapılan keşifte, binanın yıkım ve yapım işini kendisinin üstlendiğini bildirmiştir. Bu haliyle davalı ...'ın aşamalardaki çelişkili beyanlarından bir sonuca varılması mümkün değildir. Yine dosyaya sunulan ve davalı ... tarafından diğer davalı ...'ın vekil tayin edilmesine ilişkin 07.01.2008 tarihli vekaletname içeriğinden de dava konusu yıkım işinde davalıların rollerinin ve sorumluluklarının ne olduğu anlaşılamamaktadır. O halde, mahkemece ilgili belediyeden dava konusu işe ilişkin belgeler de getirtilmek suretiyle davalıların konumlarının kesin bir biçimde belirlenmesi ve buna göre yıkılan binanın maliki olan davalı ...'ın, yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun olup olmadığının araştırılması ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı ... mirasçıları yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2911 E. 2012/7556 K.
Ortak:adam çalıştıranın sorumluluğu · haksız eylem · denetime elverişlilik · yasal faiz · hasar · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… cekleri önlemlerin bulunmasına rağmen bu önlemleri almadıkları, bina maliki olan davalı ...'ın binanın yıkım işini kendisinin yapmadığı, bu iş için diğer davalıları «görevlendirdiği», görevlendirdiği kişiler ile arasında «vekalet ilişkisi» bulunduğu ve yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim yükümlülüğünün olduğunun davalılar ...'ın ve ...'un beyanlarından anlaşıldığı, anılan davalıların açıklanan nedenlerle oluşan zarardan sorumlu bulundukları, davacının faaliyet gösterdiği iş yerinin maliki olan diğer davalı ...'nın da gerek kira akdi nedeniyle ve gerekse bina maliki olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ise herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı Sigorta hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 49.688,87 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte anılan davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… n tartışılması” gerekçesiyle mümeyyiz davalı ... yararına, “Yıkılan binanın maliki olan davalı ... ise binanın yıkımı işini kendisi yapmayıp, bu iş için başkalarını «görevlendirmiş» olmasına göre yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun olup olmadığının araştırılması, eğer gözetim ve denetim borcu yoksa meydana gelen zarardan dolayı ne «haksız eylem» faili, ne de adam çalıştıran olarak sorumlu tutulamayacağının göz önüne alınması” gerekçesiyle davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiş olup, mahkemece bozma …
2- Dava, davacının kiracısı olduğu muayenehanenin içinde bulunduğu iş merkezinin yanındaki binanın yıkım çalışmaları sırasında söz konusu muayenehanenin «hasar» görmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda3-Yıkılan binanın maliki olan davalı ... ise binanın yıkımı işini kendisi yapmayıp, bu iş için başkalarını «görevlendirmiş» olmasına göre yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun olup olmadığının araştırılması, eğer gözetim ve denetim borcu yoksa meydana gelen zarardan dolayı ne «haksız eylem» faili, ne de adam çalıştıran olarak sorumlu tutulamayacağının göz önüne alınması gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan anılan davalının da zarardan sorumlu tut …
5-Ayrıca, yıkımdan dolayı hasarlanan davacıya ait aletler ve malzemeler nedeniyle uğranılan zararın «hasar» tarihindeki değerlerinin belirlenmesi, bu değerlerden «yıpranma payı» ile «sovtaj» (hurda) değerleri düşürülmesi mümkün olanlardan yıpranma payı ve «sovtaj değerlerinin» de düşürülmesi suretiyle davacının uğradığı zararın hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, rapor tarihindeki değerlere göre hesaplama yapılması ve «denetime elverişli» olmayacak şekilde düzenlenen rapor uyarınca karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de sigorta şirketi dışındaki davalılar yararına bozulması gerek …
… kiraladığı işyerini kira müddetince kiralanan amaca ve kullanıma elverişli şekilde bulundurma yükümlülüğü olduğu gibi bina maliki olması nedeniyle de binanın yapım «kusuru» ve bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlardan dolayı Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca da sorumlu olmasına göre davaya konu olay nedeniyle davacının uğradığı tüm zarardan sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde % 20 oranında kusur verilerek buna göre sorumlu tutulması davacıya karşı olan akdi ve yasal sorumluluklarına aykırı olup, doğru görülmemiştir.Ayrıca, davalıların davaya konu olaydan dolayı davacıya karşı olan sorumluluklarının yasal dayanağının «haksız eylem» sorumlusu davalılar için Borçlar Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri, istihdam edenler için aynı Kanun’un «adam çalıştıranların sorumluluğuna» ilişkin 55. maddesi, bina maliki ve «kira sözleşmesinin» tarafı olan davalı için ise aynı Kanun’un 58.maddesi ile akdi sorumluluktan kaynaklanması nedeniyle mahkemece sigorta şirketi dışındaki davalıların meydana gelen zarardan dolayı davacıya karşı haksız eylem, akit ve kanuni sebeplere dayalı olarak sorumlu tutulmalarına karar verildiği takdirde zarar miktarından sorumluluğuna hükmedilen davalıların yine aynı Kanun’un 51/1. maddesinin yaptığı atıf uyarınca 50. madde uyarınca «müteselsilen sorumlu» tutulması gerekirken, yazılı şekilde «kusur oranlarına» göre sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yıpranma payı · sovtaj değeri · sovtaj · kusur oranı · mükerrerlik · kira sözleşmesi · müteselsil sorumluluk · riziko
Benzer bu kararda5-Ayrıca, yıkımdan dolayı hasarlanan davacıya ait aletler ve malzemeler nedeniyle uğranılan zararın «hasar» tarihindeki değerlerinin belirlenmesi, bu değerlerden «yıpranma payı» ile «sovtaj» (hurda) değerleri düşürülmesi mümkün olanlardan yıpranma payı ve «sovtaj değerlerinin» de düşürülmesi suretiyle davacının uğradığı zararın hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, rapor tarihindeki değerlere göre hesaplama yapılması ve «denetime elverişli» olmayacak şekilde düzenlenen rapor uyarınca karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de sigorta şirketi dışındaki davalılar yararına bozulması gerek …
… kiraladığı işyerini kira müddetince kiralanan amaca ve kullanıma elverişli şekilde bulundurma yükümlülüğü olduğu gibi bina maliki olması nedeniyle de binanın yapım «kusuru» ve bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlardan dolayı Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca da sorumlu olmasına göre davaya konu olay nedeniyle davacının uğradığı tüm zarardan sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde % 20 oranında kusur verilerek buna göre sorumlu tutulması davacıya karşı olan akdi ve yasal sorumluluklarına aykırı olup, doğru görülmemiştir.Ayrıca, davalıların davaya konu olaydan dolayı davacıya karşı olan sorumluluklarının yasal dayanağının «haksız eylem» sorumlusu davalılar için Borçlar Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri, istihdam edenler için aynı Kanun’un «adam çalıştıranların sorumluluğuna» ilişkin 55. maddesi, bina maliki ve «kira sözleşmesinin» tarafı olan davalı için ise aynı Kanun’un 58.maddesi ile akdi sorumluluktan kaynaklanması nedeniyle mahkemece sigorta şirketi dışındaki davalıların meydana gelen zarardan dolayı davacıya karşı haksız eylem, akit ve kanuni sebeplere dayalı olarak sorumlu tutulmalarına karar verildiği takdirde zarar miktarından sorumluluğuna hükmedilen davalıların yine aynı Kanun’un 51/1. maddesinin yaptığı atıf uyarınca 50. madde uyarınca «müteselsilen sorumlu» tutulması gerekirken, yazılı şekilde «kusur oranlarına» göre sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… a, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen olay nedeniyle mülk sahibi ...’ya %20, sigorta dışındaki diğer davalılara da %80 oranında «kusur» verilmesinin hak ve nesafete uygun olduğu, sigortanın amacı, niteliği ve dosya içerisinde bulunan poliçe ve ekleri dikkate alındığında meydana gelen olaydan davalı sigortanın da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, manevi «tazminat davası» ile davacının sigortaya karşı iş «kaybı» nedeniyle açtığı 5.000 TL’lik tazminat davasının reddine, davacının diğer davalılara karşı açtığı 5.000 TL’lik tazminat davasının kısmen kabulü ile 192 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...’dan, 768 TL’nin de sigorta dışındaki diğer davalılardan tahsiline, aletlerin zarar görmesi nedeniyle sigortaya karşı açılan tazminat davasının kısmen kabulü ile 55.000 TL tazminatın («mükerrer» olmamak ve diğer davalılar ile müteselsil olmak üzere) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigortadan alınmasına, aletlerin zarar görmesinden kaynaklanan istemle ilgili olarak davalı ...’nın 12.169,2 TL, sigorta dışındaki diğer davalıların ise 48.677,04 TL ile ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte ( Davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar yönünden müteselsil olmak, mükerrer olmamak «kaydı» ile) sorumlu tutulmalarına, davacının fazlaya dair talep ve davasının reddine karar verilmiştir.
… zarar gören işyerinin olay tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunduğu anlaşılmış ise de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe ile «teminat» altına alınan «rizikolardan» dolayı meydana gelen zararlarla sınırlı olup, poliçede teminat altına alınmayan bir olaydan dolayı oluşan zarar nedeniyle sigorta şirketinin sorumlu tutulması mümk …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3889 E. 2016/1187 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… uyarınca yıkımı fiilen gerçekleştiren davalı ...'un, davacının faaliyet gösterdiği iş yerinin zarara uğramaması için alabileceği bir önlemin olup olmadığı hususunda «denetime elverişli» ve gerekçeli yeni bir bilirkişi raporu alınması ve davalı ...'un zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılması halinde somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga BK'nun 44. maddesinin değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… u bulunup bulunmadığının, şayet sözleşmenin ifası mümkün değil ise bundan kimin sorumlu olduğunun belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · sözleşmenin ihlali · hile · muacceliyet · temlik · kötü niyet · taahhütname · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «işletmenin devrine» ilişkin sözleşmenin 05.08.2010 tarihinde imzalandığı, restoranın üzerinde bulunduğu taşınmazın malikleri ile davacı kiracı tarafından imzalanarak belediyeye verilen 29.04.2003 tarihli «taahhütnamede», söz konusu parselde muvakkat tadilat projesine aykırı olarak yapılacak yapıların yıkımına itiraz edilmeyeceğinin ve belediyenin izni olmadan yapının 3. şahıslara devredilmeyeceğinin taahhüt edildiği, mahallinde 15.09.2011 tarihinde yapılan tespitte taşınmazın boş olduğunun görüldüğü, yıkım kararının davalıya 24.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği ve 08.06.2011 tarihine kadar yıkımın yapılmasının istenildiği, dolayısıyla bu tarihten sonra taşınmazın kullanımının fiilen mümkün olmadığı, taşınmazın devir olgusunun dahi davacı tarafça kanıtlanamadığı, davacının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ranması halinde işletmenin davacıya iadesinin sözleşmede öngörüldüğünü ileri sürmüş, davalı ise sözleşmenin kuruluş aşamasında davacının, işletmenin ayıplı olduğunu «hile» ile kendisinden gizlediğini, işletmenin bulunduğu binanın imar durumuna, projelerine ve yapı ruhsatına aykırı bir şekilde inşa edildiği için belediye tarafından yıkım kararı alınarak kendisine tebliğ edildiğini savunmuş, mahkemece de davacı ve işletmenin bulunduğu taşınmazın malikleri tarafından ilgili belediyeye verilen «taahhütname» de, belediyenin izni olmadan taşınmazın üçüncü kişilere devredilmeyeceğinin taahhüt edildiği, mahkeme aracılığıyla 15.09.2011 tarihinde yapılan tespitte işletmenin boş olduğunun görüldüğü, yıkım kararının davalıya 24.05.2011 tarihinde tebliğ edilerek 08.06.2011 tarihine kadar yıkımın yapılmasının istenildiği, dolayısıyla işletmenin bu tarihten sonra kullanımının fiilen mümkün bulunmadığı, sözleşme tarihinden sonra işletmenin vergi «kaydının» kim adına olduğunun belli olmaması nedeniyle işletmenin davalıya devredildiğinin de ispatlanamadığı, davacı tarafça yapılan ve sözleşme uyarınca davalıdan tahsili …
… bulunan 6100 sayılı HMK'nın 25. maddesi uyarınca hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup somut olayda davalı tarafça, davaya konu işletmenin kendisine «teslim» edilmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı gibi dosyada mevcut davalının davacıya gönderdiği 01.08.2011 tarihli «ihtarnamede» de açıkça işletmenin davalıya devir ve «temlik» edildiği belirtilmesine rağmen işletmenin devir ve teslim edildiğinin kanıtlanamadığı hususunun davanın reddine gerekçe yapılması doğru olmamıştır.
Yine, davacı tarafından sözleşme uyarınca davalının yaptığı ödemelerin kendisi tarafından yapıldığı ileri sürülerek bu ödemelerin de tahsili istenilmiş ve mahkemece de bu ödemelerin hangi tarihlerde «muaccel» olduğu dahi araştırılmaksızın sırf yıkım kararının tebliğinden sonra yapılmış olmasının davacının «kötü niyetini» gösterdiğine ilişkin gerekçe de yerinde görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5692 E. 2011/8535 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz kararda2- Dava, davacının kiracısı olduğu muayenehanenin içinde bulunduğu iş merkezinin yanındaki binanın yıkım çalışmaları sırasında söz konusu muayenehanenin «hasar» görmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının dava konusu yeri davalı belediyeden kiraladığı, «ihbar» ve «ihtar» etmeksizin 15.06.2005 tarihinde yapının yıkılarak kullanılamaz hale getirildiği, bina değerinin davacıya ödenmesi gerektiği, yıkım tarihinde iş yerinin faal olmaması nedeniyle yoksun kılınan karın talep edilemeyeceği, olay nedeniyle davacının üzüntüye kapıldığı, «hasarın» sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden, davanın kısmen kabulüyle, 12.102,46 YTL maddi ve 1.500 YTL mane …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, davacının dava konusu yeri davalı belediyeden kiraladığı, «ihbar» ve «ihtar» etmeksizin 15.06.2005 tarihinde yapının yıkılarak kullanılamaz hale getirildiği, bina değerinin davacıya ödenmesi gerektiği, yıkım tarihinde iş yerinin faal olmaması nedeniyle yoksun kılınan karın talep edilemeyeceği, olay nedeniyle davacının üzüntüye kapıldığı, «hasarın» sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden, davanın kısmen kabulüyle, 12.102,46 YTL maddi ve 1.500 YTL mane …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8073 E. , 2015/5387 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2013 tarih ve 2012/590-2013/992 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... mirasçıları vekili ve davalı ... tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.04.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil ... ve davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin diş hekimi olup, ... İş Merkezi'nde muayenehanesinin bulunduğunu, 10.05.2008 tarihinde davalılardan ...’ın yaptırmakta olduğu inşaat nedeniyle bu inşaatın yıkım çalışmaları sürdürülürken gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sonucu müvekkilinin faaliyet gösterdiği muayenehanesinin duvarının yıkıldığını, bu yıkım nedeniyle yeni satın almış olduğu tıbbi malzemelerin hasarlandığını, ... adına yapılan inşaatı sürdürenin davalı ... olup, yıkım aracını kullananın da davalı ... olduğunu, mal sahibi ...'nın da kusurlu inşa edilen binadan dolayı meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğunu, müvekkiline ait işyerinin sigortalı olmasına rağmen davalı sigorta şirketinin oluşan zararı ödemediğini, müvekkilinin bu olay nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 5.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan maddi tazminata ilişkin davada ise yargılama sırasında yapılan ıslah ile toplam 61.806,32 TL maddi zararın davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davaya konu olayın sigorta teminatı dışında kaldığını, poliçede teminat altına alınmayan olaydan kaynaklanan zarardan dolayı müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacıya ait bağımsız bölümün dış duvarı olmayıp, müvekkiline ait binanın dış duvarını kullandığını, bu durumun müvekkili tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin gerekli tedbirleri alarak kendine ait bölgede yıkım yaptığını, olayda bir kusurunun bulunmadığını savunarak, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı... vekili, davacının müvekkilinin kiracısı olduğunu, davaya konu yıkım olayı nedeniyle müvekkilinin hissedarı olduğu inşaatın da zarar gördüğünü, bu nedenle müvekkilinin zarar gören konumunda olduğunu savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., yıkımı gerekli tedbirleri aldıktan sonra yaptıklarını, zarardan yıktıkları binanın duvarlarını kullanan davacı ve bina sahibinin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, davalı ... da yıkım işini ...’tan aldığını, kendisinin bir kusuru olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, söz konusu binada yıkım işlemini gerçekleştiren davalılar ... ile ...'un, davacının iş yerinin zarara uğramaması için alabilecekleri önlemlerin bulunmasına rağmen bu önlemleri almadıkları, bina maliki olan davalı ...'ın binanın yıkım işini kendisinin yapmadığı, bu iş için diğer davalıları görevlendirdiği, görevlendirdiği kişiler ile arasında vekalet ilişkisi bulunduğu ve yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim yükümlülüğünün olduğunun davalılar ...'ın ve ...'un beyanlarından anlaşıldığı, anılan davalıların açıklanan nedenlerle oluşan zarardan sorumlu bulundukları, davacının faaliyet gösterdiği iş yerinin maliki olan diğer davalı ...'nın da gerek kira akdi nedeniyle ve gerekse bina maliki olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ise herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı Sigorta hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 49.688,87 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... mirasçıları vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...'un aşağıdaki 2 nolu bendin, davalı ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının kiracısı olduğu muayenehanenin içinde bulunduğu iş merkezinin yanındaki binanın yıkım çalışmaları sırasında söz konusu muayenehanenin hasar görmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 10.05.2012 günlü ilamıyla, “yıkımı yapanların ancak yıkım sırasında davacının faaliyet gösterdiği iş yerinin zarara uğramaması için alabilecekleri bir önlemin olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre yıkımı yapanların meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluklarının tartışılması” gerekçesiyle mümeyyiz davalı ... yararına, “Yıkılan binanın maliki olan davalı ... ise binanın yıkımı işini kendisi yapmayıp, bu iş için başkalarını görevlendirmiş olmasına göre yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun olup olmadığının araştırılması, eğer gözetim ve denetim borcu yoksa meydana gelen zarardan dolayı ne haksız eylem faili, ne de adam çalıştıran olarak sorumlu tutulamayacağının göz önüne alınması” gerekçesiyle davalı ...
yararına bozulmasına karar verilmiş olup, mahkemece bozmaya uyularak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Zira, bozma ilamına uyulduktan sonra daha önce rapor düzenleyen inşaat mühendisi bilirkişiden alınan 24.12.2012 tarihli ek raporda, genel olarak kök raporda yapılan açıklamalar tekrar edilmiş, anılan bozma ilamında açıklanan hususlar çerçevesinde denetime elverişli bir inceleme yapılmamıştır. Bu itibarla mahkemece, davacıya ait muayenehanenin, yıkım yapılan bina tarafındaki duvarının olmadığı, muayenehanede, yıkımı yapılan binaya ait duvarın kullanıldığı ve zararın da bu sebepten kaynaklandığı hususları gözetilerek, uyulan bozma ilamı uyarınca yıkımı fiilen gerçekleştiren davalı ...'un, davacının faaliyet gösterdiği iş yerinin zarara uğramaması için alabileceği bir önlemin olup olmadığı hususunda denetime elverişli ve gerekçeli yeni bir bilirkişi raporu alınması ve davalı ...'un zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılması halinde somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga BK'nun 44.
maddesinin değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, mahkemece bina maliki olan davalı ...'ın, binanın yıkımı için görevlendirdiği kişiler ile arasında vekalet ilişkisi olduğunun ve yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun bulunduğunun davalılar ... ile...'un beyanlarından ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle anılan davalının zarardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı ... bozma sonrası 24.12.2013 tarihli oturumda, davalı ...'ın yanında işçi olarak çalıştığını beyan etmiş ise de aynı davalı, 03.03.2009 tarihinde yapılan keşifte, binanın yıkım ve yapım işini kendisinin üstlendiğini bildirmiştir. Bu haliyle davalı ...'ın aşamalardaki çelişkili beyanlarından bir sonuca varılması mümkün değildir.
Yine dosyaya sunulan ve davalı ... tarafından diğer davalı ...'ın vekil tayin edilmesine ilişkin 07.01.2008 tarihli vekaletname içeriğinden de dava konusu yıkım işinde davalıların rollerinin ve sorumluluklarının ne olduğu anlaşılamamaktadır. O halde, mahkemece ilgili belediyeden dava konusu işe ilişkin belgeler de getirtilmek suretiyle davalıların konumlarının kesin bir biçimde belirlenmesi ve buna göre yıkılan binanın maliki olan davalı ...'ın, yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun olup olmadığının araştırılması ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı ... mirasçıları yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... mirasçıları vekili ile davalı ...'un sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'un, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/397033400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz