Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4723 E. 2023/5783 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memuru ataması↗ zorunlu hasım↗ ttk 23. madde↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ ttk 547↗ ek tasfiye işlemleri↗ ticaret sicilinden terkin↗ kıyasen uygulama↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ vekâlet ücreti↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ ihtar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ek tasfiye↗ terkin↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenilen şirketin terkin sebebinin münfesihlik durumunu gerektirmeyen oda kaydının silinmesi olayına özgü olduğu ve tebligatın mevzuata uygun yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmamak üzere şirketin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığına, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, şirketin yetkili temsilcisine ihtar yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin ihya kararını ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip tasfiye memuru ataması yapmaması hukuka aykırı olduğu, zorunlu hasım olmaları nedeniyle yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, şirketin yetkili temsilcisine ihtar yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin ihya kararını ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip tasfiye memuru ataması yapmaması hukuka aykırı olduğu, zorunlu hasım olmaları nedeniyle yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmektedir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden terkin olunan şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre ihyasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6102 sayılı TTK geçici 7 nci maddesi.
2. 6102 sayılı TTK 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, TTK geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup, şirketin ortağı veya yöneticisi olmayan 3 üncü kişi tarafından açılmıştır.
Mahkemece, ihyası istenilen şirketin terkin sebebinin münfesihlik durumunu gerektirmeyen oda kaydının silinmesi olayına özgü olduğu, yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, iş mahkemesi dosyasıyla sınırlı olmaksızın ihya talep edildiği gerekçesi ile iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmamak üzere şirketin ihyasına, tasfiye memuru atanmamasına, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Geçici 7 nci maddeye göre açılan ihya davasında da davayı açan 3 üncü kişinin davaya dayanak ettiği uyuşmazlıkla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerekmekte olup, bu durumda şirketin ihyasına karar verilince tasfiye memuru da atanması, TTK 547 inci maddesinin kıyasen uygulanmasının bir sonucudur. Hal böyle olunca, tasfiye memuru atanması gerekirken bu hususun gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin ihyası 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4723 E. 2023/5783 K.
Ortak:tasfiye memuru ataması · zorunlu hasım · münfesihlik · resen terkin · yargılama giderlerinden sorumluluk · ek tasfiye işlemleri · ticaret sicilinden terkin · kıyasen uygulama · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, şirketin yetkili «temsilcisine» «ihtar» yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin «ihya» kararını ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip «tasfiye memuru ataması» yapmaması hukuka aykırı olduğu, «zorunlu hasım» olmaları nedeniyle «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, şirketin yetkili «temsilcisine» «ihtar» yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin «ihya» kararını ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip «tasfiye memuru ataması» yapmaması hukuka aykırı olduğu, «zorunlu hasım» olmaları nedeniyle «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olduğu ve «tebligatın» mevzuata uygun yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmamak üzere şirketin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığına, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, şirketin yetkili «temsilcisine» «ihtar» yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin «ihya» kararını ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip «tasfiye memuru ataması» yapmaması hukuka aykırı olduğu, «zorunlu hasım» olmaları nedeniyle «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, şirketin yetkili «temsilcisine» «ihtar» yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin «ihya» kararını ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip «tasfiye memuru ataması» yapmaması hukuka aykırı olduğu, «zorunlu hasım» olmaları nedeniyle «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olduğu ve «tebligatın» mevzuata uygun yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmamak üzere şirketin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığına, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1988 E. 2024/2971 K.
Ortak:tasfiye memuru ataması · zorunlu hasım · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, şirketin yetkili «temsilcisine» «ihtar» yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin «ihya» kararını ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip «tasfiye memuru ataması» yapmaması hukuka aykırı olduğu, «zorunlu hasım» olmaları nedeniyle «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, şirketin yetkili «temsilcisine» «ihtar» yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin «ihya» kararını ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip «tasfiye memuru ataması» yapmaması hukuka aykırı olduğu, «zorunlu hasım» olmaları nedeniyle «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olduğu ve «tebligatın» mevzuata uygun yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmamak üzere şirketin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığına, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı kurum «temsilcisi» cevap dilekçesinde; «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, «ihyaya» konu şirketin yasal prosedüre uygun olarak «sicilden terkin» edildiğini, Mahkemece şirketin terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getirilirse ek tasfiyeye karar verilmeyip, şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, re'«sen terkinin» hukuka uygun olduğu kanaatine varılırsa ek tasfiyeye karar verilerek şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, müdürlüğün açılan davada «yasal hasım» olduğunu, aleyhlerine vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle ; şirkete yapılan ihtarların hukuka uygun olduğunu, Mahkemece «ihya» kararının davaya konu yargılamanın görülmesi ve taraf teşkilinin sağlanmasıyla sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkra hükmü göz ardı edilerek ek «tasfiye» kararı verilmeyip, «tasfiye memuru ataması» yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan davanın görülmesi ile sınırlı olarak verilmesinin gerektiğini, Mahkemece şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre «terkin» edilmemesi gerektiğine kanaat getiriliyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, re'«sen terkin» hukuka uygun ise ek tasfiyeye karar verilerek tasfiye memuru ataması gerektiğini, aksi yöndeki hükmün hatalı olduğunu, şirketin terkininin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini, müdürlüğün terkinde kusurunun bulunmadığını ve tescile dair verilen kararlara ilişkin açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» olduğunu, yapılacak yargılamada zorunlu hasım olmaları nedeniyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «ihyası» talep edilen şirketteki çalışmalarının tespiti için «hizmet tespit davası» açtığını, dava açıldıktan sonra şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, Mahkemece «şirketin ihyası» için taraflarına süre verildiğini belirterek ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet tespiti davası · re'sen terkin · yasal hasım · sicilden terkin · tespit davası · üçüncü kişi · ilan · vekalet ücreti
Benzer bu karardaCEVAP Davalı kurum «temsilcisi» cevap dilekçesinde; «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, «ihyaya» konu şirketin yasal prosedüre uygun olarak «sicilden terkin» edildiğini, Mahkemece şirketin terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getirilirse ek tasfiyeye karar verilmeyip, şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, re'«sen terkinin» hukuka uygun olduğu kanaatine varılırsa ek tasfiyeye karar verilerek şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, müdürlüğün açılan davada «yasal hasım» olduğunu, aleyhlerine vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «ihyası» talep edilen şirketteki çalışmalarının tespiti için «hizmet tespit davası» açtığını, dava açıldıktan sonra şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, Mahkemece «şirketin ihyası» için taraflarına süre verildiğini belirterek ...
İstinaf Sebepleri Davalı kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle ; şirkete yapılan ihtarların hukuka uygun olduğunu, Mahkemece «ihya» kararının davaya konu yargılamanın görülmesi ve taraf teşkilinin sağlanmasıyla sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkra hükmü göz ardı edilerek ek «tasfiye» kararı verilmeyip, «tasfiye memuru ataması» yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan davanın görülmesi ile sınırlı olarak verilmesinin gerektiğini, Mahkemece şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre «terkin» edilmemesi gerektiğine kanaat getiriliyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, re'«sen terkin» hukuka uygun ise ek tasfiyeye karar verilerek tasfiye memuru ataması gerektiğini, aksi yöndeki hükmün hatalı olduğunu, şirketin terkininin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini, müdürlüğün terkinde kusurunun bulunmadığını ve tescile dair verilen kararlara ilişkin açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» olduğunu, yapılacak yargılamada zorunlu hasım olmaları nedeniyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; davalı tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde sayılmayan oda «kaydının» silinmesi «sebebine» dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiği, terkin işleminin yasaya aykırı olarak gerçekleştirildiği, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3510 E. 2023/4635 K.
Ortak:zorunlu hasım · münfesihlik · resen terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olduğu ve «tebligatın» mevzuata uygun yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmamak üzere şirketin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığına, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, şirketin yetkili «temsilcisine» «ihtar» yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin «ihya» kararını ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip «tasfiye memuru ataması» yapmaması hukuka aykırı olduğu, «zorunlu hasım» olmaları nedeniyle «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, şirketin yetkili «temsilcisine» «ihtar» yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin «ihya» kararını ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip «tasfiye memuru ataması» yapmaması hukuka aykırı olduğu, «zorunlu hasım» olmaları nedeniyle «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmektedir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davacının alacağı sebebiyle «ihya davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını, «terkin» tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, yasal prosedüre uygun olarak terkin işleminin yapıldığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan alacak davasının görülmesiyle sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, mahkemece şirketin terkin edilmemesi gerektiği kanaati halinde ise şirketin ihyasına karar verileceğini, şirketin «münfesih» sayılması gerektiğini, sicilin açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığı belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu da gözetilerek «usulden reddine», aksi kanaat halinde ise şirketin ek tasfiyesine karar verilerek şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olup yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, dava dilekçesinde iş mahkemesi dosyasıyla sınırlandırma olmaksızın ihya talep edildiği, tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığından «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı, davalının terkinden önceki «ihtar» ve «ilan» prosedürünü usul ve yasa hükümlerine uygun olarak gerçekleştirmediği, usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, …
Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun' un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, tasfiyeyle sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın açıldığı tarihte ilgili madde uyarınca dava açma süresi dolmu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · re'sen terkin · ihya davası · yasal hasım · derdestlik · usulden reddi · hukuki yarar · yetki
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davacının alacağı sebebiyle «ihya davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını, «terkin» tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, yasal prosedüre uygun olarak terkin işleminin yapıldığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan alacak davasının görülmesiyle sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, mahkemece şirketin terkin edilmemesi gerektiği kanaati halinde ise şirketin ihyasına karar verileceğini, şirketin «münfesih» sayılması gerektiğini, sicilin açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığı belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu da gözetilerek «usulden reddine», aksi kanaat halinde ise şirketin ek tasfiyesine karar verilerek şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini istemiştir.
Şti.'nin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, bunun üzerine mahkemece davada taraf teşkilinin sağlaması açısından taraflarına dava açmak üzere «yetki» ve süre verildiğini ileri sürerek İtaş İnşaat Taahhüt San. ve Tic.
CEVAP Davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, açılan davada davalının «yasal hasım» olduğundan aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilmeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun' un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, tasfiyeyle sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın açıldığı tarihte ilgili madde uyarınca dava açma süresi dolmu …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:resen terkin · yargılama giderleri · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olduğu ve «tebligatın» mevzuata uygun yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmamak üzere şirketin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığına, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, «ihyası» istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olduğu, yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, iş mahkemesi dosyasıyla sınırlı olmaksızın ihya talep edildiği gerekçesi ile iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmamak üzere şirketin ihyasına, «tasfiye memuru atanmamasına», davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, şirketin yetkili «temsilcisine» «ihtar» yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin «ihya» kararını ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip «tasfiye memuru ataması» yapmaması hukuka aykırı olduğu, «zorunlu hasım» olmaları nedeniyle «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını talep etmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · sicilden terkin · derdestlik · fesih · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
2-Davacının temyizine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden, «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Müdürlüğü dışındaki diğer davalının sorumlu alacağı gözetilmeksizin davacı üzerinde bırakılması ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi isabetli görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4723 E. , 2023/5783 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 03.09.1998-27.06.2000 tarihleri arasında çalıştığı Kavaklıdere Yemek ve Gıda Sanayi Ticaret Limited şirketi aleyhine işçilik alacağı davası ve hizmet tespiti için dava açtıklarını, şirketin sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini belirterek şirketin ihyasını talep etmektedir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; şirketin 23.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, şirkete usulüne uygun olarak ihtar tebliğ edildiği, ayrıca ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, derdest davaların, alacak ve borçların kendileri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, 5 yıllık hak düşürücü sürenin 23.01.2019 tarihinde dolduğu, uygun bir şekilde sicilden terkin edilen şirketin sonrasında borçları veya sonuçlandırması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde yapılan ihya taleplerinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye ilişkin hükümlerin esas alınması ve aynı maddenin 2 nci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiği, davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri için yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenilen şirketin terkin sebebinin münfesihlik durumunu gerektirmeyen oda kaydının silinmesi olayına özgü olduğu ve tebligatın mevzuata uygun yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmamak üzere şirketin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığına, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, şirketin yetkili temsilcisine ihtar yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin ihya kararını ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip tasfiye memuru ataması yapmaması hukuka aykırı olduğu, zorunlu hasım olmaları nedeniyle yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, şirketin yetkili temsilcisine ihtar yapılmadığı bahsiyle yapılan terkininin mahkemece usulsüz bulmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin ihya kararını ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak vermesi gerekmesine rağmen TTK madde 547/2'yi göz ardı edip ek tasfiye kararı vermeyip tasfiye memuru ataması yapmaması hukuka aykırı olduğu, zorunlu hasım olmaları nedeniyle yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmektedir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden terkin olunan şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre ihyasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6102 sayılı TTK geçici 7 nci maddesi.
2. 6102 sayılı TTK 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, TTK geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup, şirketin ortağı veya yöneticisi olmayan 3 üncü kişi tarafından açılmıştır.
Mahkemece, ihyası istenilen şirketin terkin sebebinin münfesihlik durumunu gerektirmeyen oda kaydının silinmesi olayına özgü olduğu, yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, iş mahkemesi dosyasıyla sınırlı olmaksızın ihya talep edildiği gerekçesi ile iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmamak üzere şirketin ihyasına, tasfiye memuru atanmamasına, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Geçici 7 nci maddeye göre açılan ihya davasında da davayı açan 3 üncü kişinin davaya dayanak ettiği uyuşmazlıkla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerekmekte olup, bu durumda şirketin ihyasına karar verilince tasfiye memuru da atanması, TTK 547 inci maddesinin kıyasen uygulanmasının bir sonucudur. Hal böyle olunca, tasfiye memuru atanması gerekirken bu hususun gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalının bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1012422600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz