6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13835 E. 2012/5010 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr sigortası nezaret yükümlülüğü zıya değer kaybı sınırlı sorumluluk halefiyet gerçek zarar cmr ziya rücuen tazminat işlemiş faiz kâr kaybı asıl alacak sigorta poliçesi kusur hasar eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, emtiadaki hasarın yükleme hatasından kaynaklandığı, taşımanın yapıldığı davalı aracı üzerine emtianın tam olarak sabitlenmemiş olması nedeniyle yüke nezaret yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının hasardan % 50 oranında sorumlu bulunduğu ve davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan paranın bu oranda davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle icra takibinin 13.499,50 TL asıl alacak ve 1.979.41 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, CMR sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yükün hasara uğraması halinde tazminatın nasıl hesaplanacağı CMR m. 25'te düzenlenmiştir. Anılan madde de eşyanın ziyaı durumunda tazminatın hesaplanmasını düzenleyen CMR m. 23'e atıf yapılmıştır. Buna göre ilk olarak yine eşyanın değeri belirlenir. Eşyanın değeri tespit edilirken öncelikle taşımacı tarafından göndericiden tesellüm edildiği yerdeki ve zamandaki borsa fiyatı, borsa fiyatı yoksa piyasa değeri, eşyanın bir piyasa değeri de bulunmuyorsa herkes için ifade ettiği objektif değer dikkate alınır. Değer tespiti bakımından, zıya hâlinden farklı olarak, yanlızca hasara uğramış olan kısım değil, eşyanın tamamının değeri gözönünde bulundurulur. Daha sonra, bu şekilde belirlenen değerle eşyanın hasarlı hâldeki değeri arasındaki fark bulunur. Bu değer kaybına, CMR m.23/4 gereğince taşımayla ilgili ödentiler

eklenir (11.HD., 19.03.2001 E.2001/4, K. 2001/2074). Eklenecek bu ödenti miktarı, eşyanın hasarsız haldeki değeri, hasarlı haldeki değerine oranlanarak bulunur. Sonuçta tazmin olunabilir hasar miktarına ulaşılır. Taşınmacının umulan kâr kaybından ekonomik zarardan sorumlu tutulabilmesi, CMR m. 23/6 maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Taşımacının eşyanın bütünündeki hasar dolayısıyla ödeyeceği tazminat eşyanın ziyaa uğramış olsa idi CMR m. 23/3,6,9 maddeleri gereğince ödeyeceği tazminat miktarını aşamaz(11. HD.,22.02.2007, E. 2005/14441, K. 2007/3246). Eşyadaki hasar, eşyayı oluşturan şeylerin bir kısmında vukua gelmiş ise, bu takdirde tazminat, sadece hasardan etkilenen kısım ziyaa (kısmı zıya) maruz kalmış olsa idi, ödenecek tazminat miktarından fazla olmaz. Bu hükmün uygulanabilmesi için eşyanın değerinde herhangi bir değişme olmaksızın parçalara bölünebilir olması gerekir. Aksi takdirde, hasar eşyanın tamamının değeri göz önünde bulundurularak hesaplanır.

Somut olaya gelince; dava konusu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde gerçek zarar miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporları taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Zira, raporda tazmini gereken gerçek hasar tutarına ilişkin hiçbir tespitte bulunulmamış olup, davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminat tutarının kusuru oranında davalıdan tahsili gerektiği yönünde görüş bildirmekle yetinilmiştir. Oysa halefiyete dayalı tazminat isteyen davacının, ancak gerçek zarar miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul vasıtasıyla yukarıdaki ilkeler doğrultusunda CMR’nin 23. maddesine uygun şekilde sınırlı sorumluluk ve gerçek zarar araştırması yapılarak tazmini gereken miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6840 E. 2014/13537 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2733 E. 2013/3768 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9855 E. 2013/9727 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13835 E.  ,  2012/5010 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2009 tarih ve 2005/689-2009/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından CMR sigorta poliçesiyle sigortalanan emtianın asıl taşıyıcının davalı ile anlaşması üzerine alt taşıyıcı olarak davalı tarafından İtalya’dan Türkiye’ye taşındığını, taşıma esnasında emtiada oluşan hasarın müvekkili tarafından dava dışı nakliye sigorta poliçesini tanzim eden sigorta şirketine ödendiğini ve ödenen bu tazminatı kusurlu olan davalı alt taşıyıcının tazmin etmesinin gerektiğini, 26.999,00 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, emtiadaki hasarın yükleme hatasından kaynaklandığı, taşımanın yapıldığı davalı aracı üzerine emtianın tam olarak sabitlenmemiş olması nedeniyle yüke nezaret yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının hasardan % 50 oranında sorumlu bulunduğu ve davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan paranın bu oranda davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle icra takibinin 13.499,50 TL asıl alacak ve 1.979.41 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, CMR sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yükün hasara uğraması halinde tazminatın nasıl hesaplanacağı CMR m. 25'te düzenlenmiştir. Anılan madde de eşyanın ziyaı durumunda tazminatın hesaplanmasını düzenleyen CMR m. 23'e atıf yapılmıştır. Buna göre ilk olarak yine eşyanın değeri belirlenir. Eşyanın değeri tespit edilirken öncelikle taşımacı tarafından göndericiden tesellüm edildiği yerdeki ve zamandaki borsa fiyatı, borsa fiyatı yoksa piyasa değeri, eşyanın bir piyasa değeri de bulunmuyorsa herkes için ifade ettiği objektif değer dikkate alınır. Değer tespiti bakımından, zıya hâlinden farklı olarak, yanlızca hasara uğramış olan kısım değil, eşyanın tamamının değeri gözönünde bulundurulur.

Daha sonra, bu şekilde belirlenen değerle eşyanın hasarlı hâldeki değeri arasındaki fark bulunur. Bu değer kaybına, CMR m.23/4 gereğince taşımayla ilgili ödentiler

eklenir (11.HD., 19.03.2001 E.2001/4, K. 2001/2074). Eklenecek bu ödenti miktarı, eşyanın hasarsız haldeki değeri, hasarlı haldeki değerine oranlanarak bulunur. Sonuçta tazmin olunabilir hasar miktarına ulaşılır. Taşınmacının umulan kâr kaybından ekonomik zarardan sorumlu tutulabilmesi, CMR m. 23/6 maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Taşımacının eşyanın bütünündeki hasar dolayısıyla ödeyeceği tazminat eşyanın ziyaa uğramış olsa idi CMR m. 23/3,6,9 maddeleri gereğince ödeyeceği tazminat miktarını aşamaz(11. HD.,22.02.2007, E. 2005/14441, K. 2007/3246). Eşyadaki hasar, eşyayı oluşturan şeylerin bir kısmında vukua gelmiş ise, bu takdirde tazminat, sadece hasardan etkilenen kısım ziyaa (kısmı zıya) maruz kalmış olsa idi, ödenecek tazminat miktarından fazla olmaz.

Bu hükmün uygulanabilmesi için eşyanın değerinde herhangi bir değişme olmaksızın parçalara bölünebilir olması gerekir. Aksi takdirde, hasar eşyanın tamamının değeri göz önünde bulundurularak hesaplanır.

Somut olaya gelince; dava konusu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde gerçek zarar miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporları taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Zira, raporda tazmini gereken gerçek hasar tutarına ilişkin hiçbir tespitte bulunulmamış olup, davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminat tutarının kusuru oranında davalıdan tahsili gerektiği yönünde görüş bildirmekle yetinilmiştir. Oysa halefiyete dayalı tazminat isteyen davacının, ancak gerçek zarar miktarını talep etme hakkı bulunduğuna ve davalı taraf da bedele itiraz etmiş olduğuna göre mahkemece;

tarafların iddia ve savunmaları da nazara alınarak uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul vasıtasıyla yukarıdaki ilkeler doğrultusunda CMR’nin 23. maddesine uygun şekilde sınırlı sorumluluk ve gerçek zarar araştırması yapılarak tazmini gereken miktarının usulünce tespiti gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1011799400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.