Müvekkillerinin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7683 E. 2018/1324 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ tespit davası↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının borçlu olmadığının tesbitine ilişkin karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalının icra takibinde kötü niyetli olmaması nedeniyle davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; İİK'nın 72/5. fıkrası, "... borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir..." hükmüne haizdir. Davalı, şirketten alacaklı olduğu halde bu borçtan sorumluluğu bulunmayan şirket ortağı hakkında da takip başlatmıştır. Davalı bu takipte haksız olduğu gibi kötü niyetlidir. Bu nedenle mahkemece davacının talepte bulunduğu da gözetilerek kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
.../...
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12242 E. 2011/15335 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelsizlik · tüzel kişilik · taahhütname · hasar
Benzer bu karardaMahkemece,davalı şirketin hukuken ayrı «tüzel kişiliği» bulunduğu, şirket müdürünün hisse devreden kişiye, şirkete ait aracı «bedelsiz» olarak vermeyi «taahhüt» etmesinin geçerli olmadığı, «hasar» bedelinin sigorta şirketinden talep edilmesinin davalının takdirinde bulunduğu, davacının davalı şirketi böyle bir davranışa zorlayamayacağı gerekçesiyle, davanın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/201 E. 2011/619 K.
Ortak:menfi tespit davası · tespit davası · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · menfi tespit
İncelediğiniz kararda2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; İİK'nın 72/5. fıkrası, "... borçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava «sebebi» ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir..." hükmüne haizdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının borçlu olmadığının tesbitine ilişkin karar kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davalının icra takibinde kötü niyetli olmaması nedeniyle davacının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece davacının talepte bulunduğu da gözetilerek «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir. .../...
Benzer bu kararda2-Ancak, mahkemece davalı kooperatifin kötü niyetli takip yaptığından bahisle, davacı lehine tazminata hükmedilmiş ise de «menfi tespit» davasında, dava borçlu lehine hükme bağlandığında borçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, davacının talebi üzerine «inkar tazminatına» hükmedileceği İİK'nun 72/5. maddesine hükme bağlanmıştır.
Bu nedenle mahkemece, yazılı gerekçelerle «kötü niyet tazminatı» talebinin de kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · yemin · kötüniyet · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı,davalının «yemin» delinini kullandığı, borcu ispat edemediği, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle,davanın kabulüne, «kötüniyet tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece davalı kooperatifin kötü niyetli takip yaptığından bahisle, davacı lehine tazminata hükmedilmiş ise de «menfi tespit» davasında, dava borçlu lehine hükme bağlandığında borçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, davacının talebi üzerine «inkar tazminatına» hükmedileceği İİK'nun 72/5. maddesine hükme bağlanmıştır.
Bu durumda davalı aleyhine, «inkar tazminatına» hükmedilebilmesi için, yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7683 E. , 2018/1324 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada .....Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/09/2015 tarih ve 2015/422-2015/675 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili ile ortağı olduğu dava dışı ...... aleyhine ilamsız takip yapıldığını, takibin müvekkili yönünden kesinleştiğini, oysa takip konusu borcun müvekkilinin ortağı olduğu ....ye ait olduğunu, müvekkilinin alacaklıya şahsi borcu bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ödeme emri tebliğ edilip takibin kesinleştiğini, davacının borçlu olmadığını kanıtlaması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının borçlu olmadığının tesbitine ilişkin karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalının icra takibinde kötü niyetli olmaması nedeniyle davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; İİK'nın 72/5. fıkrası, "... borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir..." hükmüne haizdir. Davalı, şirketten alacaklı olduğu halde bu borçtan sorumluluğu bulunmayan şirket ortağı hakkında da takip başlatmıştır. Davalı bu takipte haksız olduğu gibi kötü niyetlidir. Bu nedenle mahkemece davacının talepte bulunduğu da gözetilerek kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
.../...
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 837,59 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407317000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz