Ticaret sicil memurluğu kararının iptali | Ticaret sicil müdürlüğü kararının iptali | Yönetim kurulu değişikliğinin tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10321 E. 2010/1414 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyeliği↗ anonim şirket yönetim kurulu↗ ticaret sicili tescili↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ hisse devri↗ uyuşmazlık konusu↗ anonim şirket↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ tacir↗ ilan↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 32. maddesindeki süre mutlak bir süre olmayıp tescil işlemlerinin yürütülmesinin disiplin altına alınması için konulduğu, tescili zorunlu olan hususların süre geçse dahi tescil edilmesi gerektiği, sicil memurunun beyanına göre, 05.12.2001 tarihli karar metni uyarınca ortaklık yapısındaki değişikliğin TTK’nun 32. maddesindeki süre geçtikten sonra 14.01.2003 tarihli genel kurula ilişkin hazırun cetvelinin tescili sırasında işleme alındığı, sicil memurluğunun kendi işleminde 15 günlük süreye uymamasına rağmen, söz konusu süreye dayanarak tescil talebini reddetmesinin yerinde olmadığı, dava konusu tescil talebinin reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 11.06.2008 tarihli kararının iptaliyle davacı şirketin 05.12.2001 tarihli yönetim kurulu değişikliğine ilişkin kararının ticaret siciline tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava, ticaret sicil memurluğu kararının iptali istemine ilişkindir. Somut olayda, davacının dava dışı Eka Pen Ege Kapı Pencere Plastik Doğrama AŞ’nin eski yönetim kurulu üyesi olduğu, yönetim kurulu üyeliğinin ve ortaklığının 05.12.2001 tarihinde sona erdiği, bu durumun anılan şirket yeni yönetimince ticaret siciline bildirilmediği, hisse devri ve yönetim
kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tescil ve ilanı için davacının vekili vasıtasıyla yaptığı başvurusunun 15 günlük yasal sürenin geçirildiği gerekçesiyle davalı tarafından ret edildiği uyuşmazlık konusu değildir. TTK’nun 300/8 nci maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ad ve soyadları tescili zorunlu hususlardandır. Yönetim kurulu değişikliklerinin de aynı Yasa’nın 33 ncü maddesi uyarınca tescil ve ilan ettirilmesi gerekmektedir.
TTK’nun 30 ncu maddesine göre tescil, ancak ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından yaptırılabilir. Yine bu Yasa’nın 36 ncı maddesi uyarınca sicil memurluğu kararlarına karşı ancak mahkemeye ilgililer itiraz edebilecektir. Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3 ncü maddesinde “ilgili” tacirin hükmü şahıs olması halinde onun yetkili organları veya temsilcileri olarak açıklanmıştır. Somut olayda davacı, dava dışı anonim şirketin eski yönetim kurulu üyesi ve eski ortağı konumundadır. O halde eski yönetim kurulu üyesi olan ve ortak sıfatını taşımayan davacının “ilgili” niteliğini haiz olmaması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticaret sicil müdürlüğü kararının iptali | Yönetim kurulu değişikliğinin tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6504 E. 2010/7590 K.
Ortak:ticaret sicili tescili · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı · temsil
İncelediğiniz kararda… ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 11.06.2008 tarihli kararının iptaliyle davacı şirketin 05.12.2001 tarihli «yönetim kurulu» değişikliğine ilişkin kararının «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının dava dışı Eka Pen Ege Kapı Pencere Plastik Doğrama AŞ’nin eski «yönetim kurulu» üyesi olduğu, «yönetim kurulu üyeliğinin» ve ortaklığının 05.12.2001 tarihinde sona erdiği, bu durumun anılan şirket yeni yönetimince «ticaret siciline» bildirilmediği, «hisse devri» ve yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tescil ve «ilanı» için davacının vekili vasıtasıyla yaptığı başvurusunun 15 günlük yasal sürenin geçirildiği gerekçesiyle davalı tarafından ret edildiği «uyuşmazlık konusu» değildir.
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 11.06.2008 tarihli kararının iptaliyle davacı şirketin 05.12.2001 tarihli «yönetim kurulu» değişikliğine ilişkin kararının «ticaret siciline tesciline» dair evrak üzerinden verdiği karar, davalı «temsilcisinin» temyizi üzerine," eski yönetim kurulu üyesi olan ve ortak sıfatını taşımayan davacının “ilgili” niteliğini haiz olmaması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ticaret sicil memurluğu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13808 E. 2014/18900 K.
Ortak:ticaret sicili · tacir · temsil
İncelediğiniz karardaTicaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3 ncü maddesinde “ilgili” «tacirin» hükmü şahıs olması halinde onun yetkili organları veya «temsilcileri» olarak açıklanmıştır.
… ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 11.06.2008 tarihli kararının iptaliyle davacı şirketin 05.12.2001 tarihli «yönetim kurulu» değişikliğine ilişkin kararının «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaTicaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3. maddesi ile “ilgili”, «tacirin» hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya «temsilcileri» olarak açıklanmıştır.
1-Dava, «ticaret sicil» memurluğu kararının iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 28. maddesine göre tescil, ancak ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından yaptırılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilgili sıfatı · yargılama giderinden sorumluluk · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · taşıyıcı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaSanayi Ticaret Limited Şirketi'nin hissedarı konumunda olup buna göre mahkemece, “«ilgili” sıfatını» «taşıyıp» taşımadığı, dava açma konusunda «aktif husumet ehliyeti» olup olmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen tedbir kararının kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı; ancak kendisine dava açılmasına sebebiyet veren davalının «yargılama giderinden sorumlu» olması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5786 E. 2013/21069 K.
Ortak:hisse devri · ticaret sicili · tacir · temsil
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacının dava dışı Eka Pen Ege Kapı Pencere Plastik Doğrama AŞ’nin eski «yönetim kurulu» üyesi olduğu, «yönetim kurulu üyeliğinin» ve ortaklığının 05.12.2001 tarihinde sona erdiği, bu durumun anılan şirket yeni yönetimince «ticaret siciline» bildirilmediği, «hisse devri» ve yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tescil ve «ilanı» için davacının vekili vasıtasıyla yaptığı başvurusunun 15 günlük yasal sürenin geçirildiği gerekçesiyle davalı tarafından ret edildiği «uyuşmazlık konusu» değildir.
Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3 ncü maddesinde “ilgili” «tacirin» hükmü şahıs olması halinde onun yetkili organları veya «temsilcileri» olarak açıklanmıştır.
… ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 11.06.2008 tarihli kararının iptaliyle davacı şirketin 05.12.2001 tarihli «yönetim kurulu» değişikliğine ilişkin kararının «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTicaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3. maddesinde “ilgili” «tacirin» hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya «temsilcileri» olarak açıklanmıştır.
Somut olayda davacının «hisse devrinin» tescil ettirilmesi şirket «temsilcisinin» görevi dahilindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · sahtelik · feri müdahil · terkin
Benzer bu karardaAncak, «feri müdahillerin» dava dışı şirketin hissedarı olmadıkları ileri sürülerek açılan böyle bir davanın adı geçenlere yöneltilmesi, tarafların «delilleri toplanarak» gerçek hak sahibinin belirlenmesi gerekirken, «sahtelik» iddiasının Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan işbu davada değerlendirilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan tescilin yolsuz ve sahte belgelere dayalı olduğu, davalının «terkin» talebini reddettiği, ancak tescilin şirketteki gerçek pay durumunu yansıtmadığı, Ticaret Sicil Tüzüğünün 10. maddesine göre sicile kayıt düşürüldükten sonra anlaşı …
Kararı, davalı vekili ve «feri müdahiller» vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, «feri müdahillerin» davalı nezdindeki pay tescilinin sahte belge ve işlemlere dayandığı, bu nedenle tescilin gerçeği yansıtmadığı, gerçekte söz konusu hisselerin davacı tarafından devralındığı, davacının pay tescili talebinin reddinin hatalı olduğu iddiasıyla açılmış, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8790 E. 2012/15681 K.
Ortak:yönetim kurulu üyeliği · ticaret sicili tescili · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı · ilan · temsil
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacının dava dışı Eka Pen Ege Kapı Pencere Plastik Doğrama AŞ’nin eski «yönetim kurulu» üyesi olduğu, «yönetim kurulu üyeliğinin» ve ortaklığının 05.12.2001 tarihinde sona erdiği, bu durumun anılan şirket yeni yönetimince «ticaret siciline» bildirilmediği, «hisse devri» ve yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tescil ve «ilanı» için davacının vekili vasıtasıyla yaptığı başvurusunun 15 günlük yasal sürenin geçirildiği gerekçesiyle davalı tarafından ret edildiği «uyuşmazlık konusu» değildir.
… ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 11.06.2008 tarihli kararının iptaliyle davacı şirketin 05.12.2001 tarihli «yönetim kurulu» değişikliğine ilişkin kararının «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının davalı şirketin «yönetim kurulu üyeliğinden» istifasının davalı tarafından «ticaret siciline tescilinin» sağlanması istemine ilişkindir.
Noterliği'nce tanzim olunan 06.05.2005 tarihli istifanameyle davalı şirket «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiği, istifanın davalı şirketçe «ticaret siciline» bildirilmediğinden bahisle tescil için ticaret sicil memurluğuna başvurduğu, ticaret sicil memurluğunun 24.05.2005, 29.09.2006 ve 06.05.2009 tarihli yazıları ile gerekli tescil ve «ilanın» yapılmasının, aksi takdirde TTK'nun 35. maddesine göre işlem yapılacağının davalı şirkete bildirildiği anlaşılmaktadır.
… ahkemece, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne karşın, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 30. ve Ticaret Sicil Nizamnamesi'nin 31.maddeleri uyarınca, «ticaret siciline» yapılacak tescilleri isteme hakkının şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kılınanlara ait olup, davacının ticaret sicil memurluğuna doğrudan başvuru hakkınının bulunmadığı, tescil ve «ilan» işlemlerinin şirketin «organsız» kalması nedeniyle yerine getirilememesi halinde ise şirkete «kayyım atanması» gerektiği, somut uyuşmazlıkta böyle bir durumun da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organsızlık · muarazanın giderilmesi · kayyım atanması · şahsi sorumluluk · istifa · kayyım
Benzer bu kararda… ahkemece, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne karşın, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 30. ve Ticaret Sicil Nizamnamesi'nin 31.maddeleri uyarınca, «ticaret siciline» yapılacak tescilleri isteme hakkının şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kılınanlara ait olup, davacının ticaret sicil memurluğuna doğrudan başvuru hakkınının bulunmadığı, tescil ve «ilan» işlemlerinin şirketin «organsız» kalması nedeniyle yerine getirilememesi halinde ise şirkete «kayyım atanması» gerektiği, somut uyuşmazlıkta böyle bir durumun da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı, «istifa» suretiyle davalı şirket «yönetim kurulu üyeliğinin» sona erdiğini, ancak istifasının «ticaret siciline» bildirilmediğini,bu durumun şirketin kamu borçları bakımından «şahsi sorumluluğunu» doğurduğunu belirterek, şirket tarafından ticaret sicil memurluğunu bağlar bir talepte bulunulmasını temin amacıyla, bu konuda şirket tarafından çıkartılan «muarazanın giderilmesini» istediğine göre, mahkemece uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken, hasım ticaret sicil memurluğuymuş gibi değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hük …
Noterliği'nce tanzim olunan 06.05.2005 tarihli istifanameyle davalı şirket «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiği, istifanın davalı şirketçe «ticaret siciline» bildirilmediğinden bahisle tescil için ticaret sicil memurluğuna başvurduğu, ticaret sicil memurluğunun 24.05.2005, 29.09.2006 ve 06.05.2009 tarihli yazıları ile gerekli tescil ve «ilanın» yapılmasının, aksi takdirde TTK'nun 35. maddesine göre işlem yapılacağının davalı şirkete bildirildiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10321 E. , 2010/1414 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 tarih ve 2008/455-2008/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Eka Pen Ege Kapı Pencere Plastik Doğrama AŞ’nin eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinin 05.12.2001 tarihinde sona erdiğini, yeni yönetim kurulunun TTK’nun 323. maddesine göre üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirip bu kararın ticaret siciline tescilini sağlamadığını, müvekkilinin eski yönetim kurulu üyesi sıfatıyla TTK’nun 30. maddesi uyarınca “ilgili” olarak ticaret sicil memurluğuna başvurduğunu, ancak talebinin 15 günlük yasal sürenin geçirildiği gerekçesiyle reddedildiğini, ret kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ticaret sicil müdürlüğünün kararının iptaline ve yönetim kurulu değişikliğine ilişkin kararın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 32. maddesindeki süre mutlak bir süre olmayıp tescil işlemlerinin yürütülmesinin disiplin altına alınması için konulduğu, tescili zorunlu olan hususların süre geçse dahi tescil edilmesi gerektiği, sicil memurunun beyanına göre, 05.12.2001 tarihli karar metni uyarınca ortaklık yapısındaki değişikliğin TTK’nun 32. maddesindeki süre geçtikten sonra 14.01.2003 tarihli genel kurula ilişkin hazırun cetvelinin tescili sırasında işleme alındığı, sicil memurluğunun kendi işleminde 15 günlük süreye uymamasına rağmen, söz konusu süreye dayanarak tescil talebini reddetmesinin yerinde olmadığı, dava konusu tescil talebinin reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 11.06.2008 tarihli kararının iptaliyle davacı şirketin 05.12.2001 tarihli yönetim kurulu değişikliğine ilişkin kararının ticaret siciline tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava, ticaret sicil memurluğu kararının iptali istemine ilişkindir. Somut olayda, davacının dava dışı Eka Pen Ege Kapı Pencere Plastik Doğrama AŞ’nin eski yönetim kurulu üyesi olduğu, yönetim kurulu üyeliğinin ve ortaklığının 05.12.2001 tarihinde sona erdiği, bu durumun anılan şirket yeni yönetimince ticaret siciline bildirilmediği, hisse devri ve yönetim
kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tescil ve ilanı için davacının vekili vasıtasıyla yaptığı başvurusunun 15 günlük yasal sürenin geçirildiği gerekçesiyle davalı tarafından ret edildiği uyuşmazlık konusu değildir. TTK’nun 300/8 nci maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ad ve soyadları tescili zorunlu hususlardandır. Yönetim kurulu değişikliklerinin de aynı Yasa’nın 33 ncü maddesi uyarınca tescil ve ilan ettirilmesi gerekmektedir.
TTK’nun 30 ncu maddesine göre tescil, ancak ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından yaptırılabilir. Yine bu Yasa’nın 36 ncı maddesi uyarınca sicil memurluğu kararlarına karşı ancak mahkemeye ilgililer itiraz edebilecektir. Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3 ncü maddesinde “ilgili” tacirin hükmü şahıs olması halinde onun yetkili organları veya temsilcileri olarak açıklanmıştır. Somut olayda davacı, dava dışı anonim şirketin eski yönetim kurulu üyesi ve eski ortağı konumundadır. O halde eski yönetim kurulu üyesi olan ve ortak sıfatını taşımayan davacının “ilgili” niteliğini haiz olmaması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009679800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz