Delillerin toplanmaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5786 E. 2013/21069 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delillerin toplanmaması↗ sahtelik↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ feri müdahil↗ hisse devri↗ ticaret sicili↗ terkin↗ tacir↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan tescilin yolsuz ve sahte belgelere dayalı olduğu, davalının terkin talebini reddettiği, ancak tescilin şirketteki gerçek pay durumunu yansıtmadığı, Ticaret Sicil Tüzüğünün 10. maddesine göre sicile kayıt düşürüldükten sonra anlaşılan yanlışlıkların yeni bir kayıt tesisiyle düzeltilebileceği, tescil talebi üzerine gerçeğe aykırılıkla karşılaşıldığında Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 35. maddesindeki düzenlemeye göre işlem yapılması gerektiği, sicil memurunun görevlerini yerine getirmeden red kararı verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahiller vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, feri müdahillerin davalı nezdindeki pay tescilinin sahte belge ve işlemlere dayandığı, bu nedenle tescilin gerçeği yansıtmadığı, gerçekte söz konusu hisselerin davacı tarafından devralındığı, davacının pay tescili talebinin reddinin hatalı olduğu iddiasıyla açılmış, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, feri müdahillerin dava dışı şirketin hissedarı olmadıkları ileri sürülerek açılan böyle bir davanın adı geçenlere yöneltilmesi, tarafların delilleri toplanarak gerçek hak sahibinin belirlenmesi gerekirken, sahtelik iddiasının Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan işbu davada değerlendirilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Ayrıca, TTK’nın 30. maddesine göre tescil, ancak ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından yaptırılabilir. Yine bu Yasa’nın 36. maddesi uyarınca sicil memurluğu kararlarına karşı ancak mahkemeye ilgililer itiraz edebilecektir. Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3. maddesinde “ilgili” tacirin hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya temsilcileri olarak açıklanmıştır. Somut olayda davacının hisse devrinin tescil ettirilmesi şirket temsilcisinin görevi dahilindedir. O halde, mahkemece, davacının kanunda bahsedilen ilgili olmadığı gözönüne alınarak, davanın reddine karar verilemesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticaret sicil memurluğu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13808 E. 2014/18900 K.
Ortak:ticaret sicili · tacir · temsil
İncelediğiniz karardaTicaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3. maddesinde “ilgili” «tacirin» hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya «temsilcileri» olarak açıklanmıştır.
Somut olayda davacının «hisse devrinin» tescil ettirilmesi şirket «temsilcisinin» görevi dahilindedir.
Benzer bu karardaTicaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3. maddesi ile “ilgili”, «tacirin» hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya «temsilcileri» olarak açıklanmıştır.
1-Dava, «ticaret sicil» memurluğu kararının iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 28. maddesine göre tescil, ancak ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından yaptırılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilgili sıfatı · yargılama giderinden sorumluluk · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · taşıyıcı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaSanayi Ticaret Limited Şirketi'nin hissedarı konumunda olup buna göre mahkemece, “«ilgili” sıfatını» «taşıyıp» taşımadığı, dava açma konusunda «aktif husumet ehliyeti» olup olmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen tedbir kararının kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı; ancak kendisine dava açılmasına sebebiyet veren davalının «yargılama giderinden sorumlu» olması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2908 E. 2014/5382 K.
Ortak:feri müdahil · terkin
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan tescilin yolsuz ve sahte belgelere dayalı olduğu, davalının «terkin» talebini reddettiği, ancak tescilin şirketteki gerçek pay durumunu yansıtmadığı, Ticaret Sicil Tüzüğünün 10. maddesine göre sicile kayıt düşürüldükten sonra anlaşı …
Kararı, davalı vekili ve «feri müdahiller» vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, «feri müdahillerin» davalı nezdindeki pay tescilinin sahte belge ve işlemlere dayandığı, bu nedenle tescilin gerçeği yansıtmadığı, gerçekte söz konusu hisselerin davacı tarafından devralındığı, davacının pay tescili talebinin reddinin hatalı olduğu iddiasıyla açılmış, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan tescilin yolsuz ve sahte belgelere dayalı olduğu, davalının «terkin» talebini reddettiği, ancak tescilin şirketteki gerçek pay durumunu yansıtmadığı, Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 10. maddesine göre sicile kayıt düşürüldükten sonra anlaşılan yanlışlıkların yeni bir kayıt tesisiyle düzeltilebileceği, tescil talebi üzerine gerçeğe aykırılıkla karşılaşıldığında Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 35. maddesindeki düzenlemeye göre işlem yapılması gerektiği, sicil memurunun görevlerini yerine getirmeden red kararı verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili ve «feri müdahiller» vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21/11/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10321 E. 2010/1414 K.
Ortak:hisse devri · ticaret sicili · tacir · temsil
İncelediğiniz karardaTicaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3. maddesinde “ilgili” «tacirin» hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya «temsilcileri» olarak açıklanmıştır.
Somut olayda davacının «hisse devrinin» tescil ettirilmesi şirket «temsilcisinin» görevi dahilindedir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının dava dışı Eka Pen Ege Kapı Pencere Plastik Doğrama AŞ’nin eski «yönetim kurulu» üyesi olduğu, «yönetim kurulu üyeliğinin» ve ortaklığının 05.12.2001 tarihinde sona erdiği, bu durumun anılan şirket yeni yönetimince «ticaret siciline» bildirilmediği, «hisse devri» ve yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tescil ve «ilanı» için davacının vekili vasıtasıyla yaptığı başvurusunun 15 günlük yasal sürenin geçirildiği gerekçesiyle davalı tarafından ret edildiği «uyuşmazlık konusu» değildir.
Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3 ncü maddesinde “ilgili” «tacirin» hükmü şahıs olması halinde onun yetkili organları veya «temsilcileri» olarak açıklanmıştır.
… ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 11.06.2008 tarihli kararının iptaliyle davacı şirketin 05.12.2001 tarihli «yönetim kurulu» değişikliğine ilişkin kararının «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyeliği · anonim şirket yönetim kurulu · ticaret sicili tescili · uyuşmazlık konusu · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · ilan
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının dava dışı Eka Pen Ege Kapı Pencere Plastik Doğrama AŞ’nin eski «yönetim kurulu» üyesi olduğu, «yönetim kurulu üyeliğinin» ve ortaklığının 05.12.2001 tarihinde sona erdiği, bu durumun anılan şirket yeni yönetimince «ticaret siciline» bildirilmediği, «hisse devri» ve yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tescil ve «ilanı» için davacının vekili vasıtasıyla yaptığı başvurusunun 15 günlük yasal sürenin geçirildiği gerekçesiyle davalı tarafından ret edildiği «uyuşmazlık konusu» değildir.
TTK’nun 300/8 nci maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyelerinin ad ve soyadları tescili zorunlu hususlardandır.
… ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 11.06.2008 tarihli kararının iptaliyle davacı şirketin 05.12.2001 tarihli «yönetim kurulu» değişikliğine ilişkin kararının «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, dava dışı «anonim şirketin» eski «yönetim kurulu» üyesi ve eski ortağı konumundadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5786 E. , 2013/21069 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2012 tarih ve 2011/478-2012/510 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahiller vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Osti Gayrimenkul Tarım Turizm San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ortaklarından...'na ait 225 hisseyi devraldığını, devrin pay defterine işlendiğini, bu işlemlerden sonra müvekkili hisselerinin davalı nezdinde ..., Guido Louis M Declerq ve Laurent Guy […] Joseph Papillon adına tescilli olduğunu öğrendiklerini, davalı, müvekkilinin ortaklık tescilinin yapılması yönündeki talebi reddetmiş ise de, gerekçe gösterilen tescilin sahte ortaklar kurulu kararı ve yine sahte pay defterine dayandığını, bu nedenle gerçek durumu yansıtmadığını ileri sürerek, Ticaret Sicili Tüzüğünün 41 ve 44. maddeleri uyarınca işlem yapılmasının sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur
Feri müdahiller vekili, karar ve pay defterinin noterden tasdikli olmasının işlem için yeterli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan tescilin yolsuz ve sahte belgelere dayalı olduğu, davalının terkin talebini reddettiği, ancak tescilin şirketteki gerçek pay durumunu yansıtmadığı, Ticaret Sicil Tüzüğünün 10. maddesine göre sicile kayıt düşürüldükten sonra anlaşılan yanlışlıkların yeni bir kayıt tesisiyle düzeltilebileceği, tescil talebi üzerine gerçeğe aykırılıkla karşılaşıldığında Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 35. maddesindeki düzenlemeye göre işlem yapılması gerektiği, sicil memurunun görevlerini yerine getirmeden red kararı verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahiller vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, feri müdahillerin davalı nezdindeki pay tescilinin sahte belge ve işlemlere dayandığı, bu nedenle tescilin gerçeği yansıtmadığı, gerçekte söz konusu hisselerin davacı tarafından devralındığı, davacının pay tescili talebinin reddinin hatalı olduğu iddiasıyla açılmış, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, feri müdahillerin dava dışı şirketin hissedarı olmadıkları ileri sürülerek açılan böyle bir davanın adı geçenlere yöneltilmesi, tarafların delilleri toplanarak gerçek hak sahibinin belirlenmesi gerekirken, sahtelik iddiasının Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan işbu davada değerlendirilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Ayrıca, TTK’nın 30. maddesine göre tescil, ancak ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından yaptırılabilir. Yine bu Yasa’nın 36. maddesi uyarınca sicil memurluğu kararlarına karşı ancak mahkemeye ilgililer itiraz edebilecektir. Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3. maddesinde “ilgili” tacirin hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya temsilcileri olarak açıklanmıştır. Somut olayda davacının hisse devrinin tescil ettirilmesi şirket temsilcisinin görevi dahilindedir. O halde, mahkemece, davacının kanunda bahsedilen ilgili olmadığı gözönüne alınarak, davanın reddine karar verilemesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ve feri müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenler davalı ve fer'i müdahillere iadesine, 21/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045691900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz