Varşova konvansiyonu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11363 E. 2010/2047 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
varşova konvansiyonu↗ zararın ispatı↗ sözleşmeden doğan dava↗ taşıma sözleşmesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konu uçakta sınırdışı edilecek yolcu bulunması ve teknik olarak uçuşun güvenliği açısından boş koltuk bulundurulmak zorunda olduğu, bu nedenle davacının uçağa alınmamasında davalının hukuka aykırı eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava yolu ile yurtdışı yolcu taşıma sözleşmesinden doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekili müvekkilinin davalıya ait uçak ile İstanbul’dan Moskova’ya gitmek üzere bilet aldığını ve vaktinde havaalanına geldiği halde davalının fazla bilet satması nedeniyle müvekkilinin uçağa alınmadığını ileri sürerek maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiş, davalı vekili ise cevap dilekçesinde, havayolu şirketlerinin ekonomik nedenlerle fazla bilet satmasının normal olduğunu ve daha sonra verdiği dilekçede ise, bu savunmasını genişleterek, davacının uçağa alınmama sebebinin sınır dışı edilecek yolcu bulunması ve teknik nedenlerle iki boş koltuğun bulundurulmak zorunda olduğunu savunarak açıklamıştır. Mahkemece, davalı vekilinin bu savunması esas alınarak davacının uçağa alınmamasının fazla bilet satılmasından değil, teknik nedenlerle uçakta yer olmadığından kaynaklandığı, dolayısıyla davalının hukuka aykırı eyleminin bulunmadığını gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Oysa, TTK’nın 20/2. maddesine göre bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorunda olan davalının, uçuştan evvel teknik nedenlerle uçakta boş koltuk bırakılması gerektiğini bilerek ona göre taşımak zorunda olduğu sayı kadar bilet satması gerekmekte olup, kendisinden bilet satın alan davacıyı bilette yazılı olan yere süresinde taşıması gerekmektedir. Kaldı ki, davalı vekilinin 22.3.2007 tarihli cevap dilekçesinde ileri sürdüğü savunmasını 18.6.2007 tarihli dilekçe ile değiştirdiği ve bu değiştirmeye davacının derhal karşı çıktığı halde mahkemece davalının değiştirilmiş bu savunması esas alınarak karar verilmesi de doğru değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davaya Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmak suretiyle, davacının bilet satın aldığı halde davalı tarafından gecikmeli taşınmasından dolayı uğradığını iddia ettiği zararın ispatına yarar delillerinin ibrazı için davacıya süre verilmesi ve gerektiğinde BK’nın 42 ve devamı maddeleri gözönüne alınarak oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1273 E. 2015/6277 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz kararda2- Dava, hava yolu ile yurtdışı yolcu «taşıma sözleşmesinden doğan» maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava; yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakları · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · haksız fiil · kusur · teslim
Benzer bu karardaAncak; hükmedilecek manevi tazminatın miktar ve şeklinin «haksız fiilde» bulunan davalının gerçekleşen eylemleri, bu eylemler nedeniyle davacının «kişilik haklarına» verilen zararın miktar ve boyutu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek «hakkaniyet» ölçüsünde belirlenmesi gereklidir.
Davalının sabit görülen eylemi «sözleşmeye aykırılık» ve «haksız fiil» niteliğindedir.
Aynı yasanın 43. maddesi uyarınca «haksız fiilin» vukuunda Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle «kusurun» ağırlığını göz önüne alarak belirler.
… ahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkete ait havayolu firmasının uçağıyla seyahat etmek üzere bilet aldığı, davacıya uçuş kartının «teslim» edildiği, bagajının uçağa yüklenildiği, buna rağmen başka bir yolcu nedeniyle davacının uçuş kartının iptal edilip uçağa alınmadığı, bagajının üç gün sonrasında da …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15451 E. 2012/5727 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz kararda2- Dava, hava yolu ile yurtdışı yolcu «taşıma sözleşmesinden doğan» maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11363 E. , 2010/2047 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2008 tarih ve 2006/769-2008/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait uçak ile İstanbul’dan Moskova’ya uçuş için bilet satın aldığını, vaktinde havaalanına geldiği halde fazla bilet satılmasından dolayı davalı tarafından müvekkilinin gecikmeli olarak başka bir uçak ile gönderildiğini, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zararının bulunduğunu ileri sürerek, 1.468,17 YTL maddi ve 4.500 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konu uçakta sınırdışı edilecek yolcu bulunması ve teknik olarak uçuşun güvenliği açısından boş koltuk bulundurulmak zorunda olduğu, bu nedenle davacının uçağa alınmamasında davalının hukuka aykırı eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava yolu ile yurtdışı yolcu taşıma sözleşmesinden doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekili müvekkilinin davalıya ait uçak ile İstanbul’dan Moskova’ya gitmek üzere bilet aldığını ve vaktinde havaalanına geldiği halde davalının fazla bilet satması nedeniyle müvekkilinin uçağa alınmadığını ileri sürerek maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiş, davalı vekili ise cevap dilekçesinde, havayolu şirketlerinin ekonomik nedenlerle fazla bilet satmasının normal olduğunu ve daha sonra verdiği dilekçede ise, bu savunmasını genişleterek, davacının uçağa alınmama sebebinin sınır dışı edilecek yolcu bulunması ve teknik nedenlerle iki boş koltuğun bulundurulmak zorunda olduğunu savunarak açıklamıştır. Mahkemece, davalı vekilinin bu savunması esas alınarak davacının uçağa alınmamasının fazla bilet satılmasından değil, teknik nedenlerle uçakta yer olmadığından kaynaklandığı, dolayısıyla davalının hukuka aykırı eyleminin bulunmadığını gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Oysa, TTK’nın 20/2. maddesine göre bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorunda olan davalının, uçuştan evvel teknik nedenlerle uçakta boş koltuk bırakılması gerektiğini bilerek ona göre taşımak zorunda olduğu sayı kadar bilet satması gerekmekte olup, kendisinden bilet satın alan davacıyı bilette yazılı olan yere süresinde taşıması gerekmektedir. Kaldı ki, davalı vekilinin 22.3.2007 tarihli cevap dilekçesinde ileri sürdüğü savunmasını 18.6.2007 tarihli dilekçe ile değiştirdiği ve bu değiştirmeye davacının derhal karşı çıktığı halde mahkemece davalının değiştirilmiş bu savunması esas alınarak karar verilmesi de doğru değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davaya Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmak suretiyle, davacının bilet satın aldığı halde davalı tarafından gecikmeli taşınmasından dolayı uğradığını iddia ettiği zararın ispatına yarar delillerinin ibrazı için davacıya süre verilmesi ve gerektiğinde BK’nın 42 ve devamı maddeleri gözönüne alınarak oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009615800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz