Derdest davada tasfiye kapatılırsa ek tasfiye için ihya davası açılabilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/968 E. 2022/798 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Tasfiyesi tamamlanıp sicilden terkin edilmiş bir şirket aleyhine, terkinden önce açılmış ve derdest olan bir dava bulunuyorsa; bu davanın sonuçlandırılabilmesi için TTK 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu kabul edilir ve davacının şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunur. Tasfiyeyi derdest dava sürerken kapatan tasfiye memuru, görevini tamamladığı yönündeki beyanı geçerli bir mazeret oluşturmadıkça yeniden tasfiye memuru olarak atanmaya itiraz edemez ve bu duruma kusuruyla sebep olduğundan davanın açılmasından kaynaklanan yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulur.
Ele alınan sorunlar
İhya davasında hukuki yarar ve TTK 547 koşullarının oluşup oluşmadığı → ret
Gerekçe: TTK 547. madde uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu görülürse, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tesciline ve tasfiye memuru atanmasına karar verir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Dosyada, tasfiye kararı alınmadan ve tasfiye sonlandırılmadan önce açılmış bir davanın (İstanbul 4. İş Mahkemesi 2020/432 Esas) derdest olduğu, davacının bu davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. İşçilik alacağına ilişkin derdest dava mevcutken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davacının hakkının sona erdiğinin kabulü mümkün değildir; bu nedenle ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunludur ve şirketin ihyasına karar verilmesi isabetlidir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Gerekçe kaynağı: özgün
Tasfiye memurunun görevi reddetme talebinin geçerli mazerete dayanmaması → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, müvekkilinin görevini tamamladığını, yeniden tasfiye memuru olmak istemediğini, mahkemenin yasada yazılı kişilerden bir tasfiye memuru ataması gerektiğini ve şahsen borçlandırılmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Şirketin tasfiye memurunun görevi reddi için geçerli bir mazeret göstermediği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Tasfiye memuru ihya davalarında zorunlu hasım durumundadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yargı gideri ve vekalet ücretinden tasfiye memurunun sorumlu tutulması → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin şahsına değil, yeniden ihya edilen şirkete yüklenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Derdest dava devam ederken tasfiyeyi kapatan tasfiye memuru kusuruyla dava açılmasına neden olduğundan, davacı yararına hükmedilen vekalet ücreti ve davacının yargı giderinden tasfiye memurunun sorumlu tutulmasında isabetsizlik yoktur. HMK 326 gereği aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Şirket sicilden terkin edildikten sonra, terkinden önce açılmış derdest bir davanın bulunması halinde TTK 547 uyarınca ek tasfiye zorunluluğu doğduğu ve ihya davasında hukuki yararın var olduğu yönündeki değerlendirme; ayrıca tasfiye memurunun geçerli mazeret göstermeden görevi reddedemeyeceği ve kusuruyla neden olduğu davanın yargı giderinden sorumlu olacağı yönündeki tespitler bakımından emsal niteliğindedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihya davası↗ ek tasfiye↗ tasfiye memuru↗ zorunlu hasım↗ hukuki yarar↗ derdestlik↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/968
KARAR NO 2022/798
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/02/2022
NUMARASI 2021/218 Esas - 2022/120 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/05/2022
İlk derece mahkemesince verilen kabul kararının davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, İstanbul 4. İş Mahkemesinin 2020/432 Esas sayılı dava dosyasında 18/03/2021 tarihli duruşmada mahkeme tarafından davalı şirketi ihya etmek üzere taraflarına süre verildiğini belirterek ... Ltd. Şti. (739308-0)'nin ihyasını talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
2- Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde; duruşma günü tebliğinin duruşma günü olan 02.12.2021 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğinden müvekkilinin duruşmaya katılamadığını, müvekkilinin tasfiye memuru olarak şirkette görevini yaparak tamamladığını, yeniden tasfiye istendiğinden bu görevi üstlenmek istemediğini, davacının kesinleşmiş ve muhtemel bir alacağı bulunmadığından tasfiye kararının tescil ve ilan edildiğini, bu nedenlerle bir başkasının tasfiye memuru olarak görevlendirilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, şirketin ticaret sicilinden silinmesi işleminin kurucu değil, açıklayıcı nitelikte olduğu, Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2020/432 Esas sayılı davada, ... Tic. Ltd. Şti.'nin davalı olduğu, terkinden önce doğan bir alacağın tahsilinin istendiği, bu durumda davacının ihya davası açmakta hukuki menfaati olup, ihya koşullarının oluştuğu anlaşılmakla; TTK 547 Md. uyarınca davanın kabulüne, Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2020/432 Esas sayılı dava dosyası ile ilgili tüm işlemler tamamlanıncaya kadar ...nün ... sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi' nin sicil kaydının yeniden ihyasına ve tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru vekili, müvekkilinin itirazlarına rağmen tasfiye memuru olarak atandığını, yasal olarak tasfiye memuru olma zorunluluğu bulunmadığını, mahkemenin yasada yazılı kişilerden bir tasfiye memuru ataması gerektiğini, şirketin son tasfiye memuru olan müvekkilinin şahsen borçlandırılmasının doğru olmadığını, borçlunun ihyasına karar verilen şirket olduğunu, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin yeniden ihya edilen şirkete yüklenmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak, müvekkili lehine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 26/12/2016 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde ...
Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul 4. İş Mahkemesi'nin (eski esas 2013/742) 2020/432 esas sayılı dosyasında davalı olarak bulunduğu, davanın tasfiye kararı alınmadan ve tasfiye sonlandırılmadan evvel 14/12/2013 tarihinde açıldığı, davacının açtığı davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili müvekkili tasfiye memurunun görevini tamamladığını ,bu sebeble yeniden tasfiye memuru olmak istemediğini beyan etmiş ise de,şirketin tasfiye memurunun görevi reddi için geçerli bir mazeret göstermediği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Tasfiye memuru ihya davalarında zorunlu hasım durumunda olup,derdest dava devam eder iken tasfiyeyi kapatan tasfiye memuru kusuruyla dava açılmasına neden olduğundan davacı yararına hükmedilen vekalet ücreti ve davacının yargı giderinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik yoktur.
Açıklanan nedenlerle; TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ,işçilik alacağına ilişkin olarak derdest dava var iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davacının hakkının sona erdiği kabul edilemeyecektir. Bu nedenlerle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına, HMK 326 gereği aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yapılan 75-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurun ...'tan alınarak davacıya verilmesine, HMK 'nun 362/1(ç) maddesi uyarınca kesin olmak üzere , dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/05/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/100945 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi