Ticari Ünvanın Korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9079 E. 2010/604 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı çevresi↗ ön inceleme aşaması↗ ihtisas mahkemesi↗ görevsizlik kararı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, davacı adına tescilli bulunan markaya ve isim hakkına yönelik tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, davacı adına düzenlenmiş bulunan marka tescil belgesine ve 556 sayılı KHK’nin 9 ncu maddesi uyarınca yapılan değerlendirmeye göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
556 sayılı KHK’nin 71 nci maddesinde bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen bütün davalarda, görevli mahkemenin Adalet Bakanlığınca kurulacak ihtisas mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Davaya konu uyuşmazlık 556 sayılı KHK kapsamında bulunmaktadır. Bu durumda davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından Ankara’da kurulup faaliyete geçirilen Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin yargı çevresi kurulduğu yer mülki hudutları olarak tespit edilmiştir. Buna göre 556 sayılı KHK’den kaynaklanan davada görevli mahkemenin Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek davanın bu mahkemede görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu yön göz önüne alınmayarak yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davalının uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11910 E. 2018/3745 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda556 sayılı KHK’nin 71 nci maddesinde bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen bütün davalarda, «görevli» mahkemenin Adalet Bakanlığınca kurulacak «ihtisas» mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Buna göre 556 sayılı KHK’den kaynaklanan davada «görevli» mahkemenin Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek davanın bu mahkemede görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu yön göz önüne alınmayarak yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… tanbul ili mülki hudutları içerisinde bulunan Bakırköy Mahkemeleri bakımından da Deniz Ticaret ve Deniz Sigortaları'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda HSYK tarafından «görevlendirilen» Ticaret Mahkemeleri «ihtisas» mahkemesi olarak görevlidir.
Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı «münhasıran» bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevlendirilebilir»" şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz sigortası · deniz ticareti · demuraj · münhasırlık · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu, her ne kadar icra takibi 4.008 Usd karşılığı TL üzerinden yapılmışsa da davacının kendi «defterlerine» göre 1.974 Usd alacaklı olduğu, bu tutarın takip tarihi itibariyle 4.500,72 TL'ye tekabül ettiği, davacının, davalıya hizmet verdiğinin sabit olduğu, bu hizmetinin karşılığı bir ücret isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe itirazın 4.500,72 TL üzerinden iptaline, 900,14 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı «münhasıran» bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan «deniz ticaretine» ve «deniz sigortalarına» ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevlendirilebilir»" şeklinde düzenlenmiştir.
1- Dava, deniz taşıma ilişkisine dayalı olarak düzenlenen «demuraj» faturasının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, TTK’nın ....başlıklı beşinci kitabı kapsamında yer almaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14806 E. 2015/1516 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda556 sayılı KHK’nin 71 nci maddesinde bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen bütün davalarda, «görevli» mahkemenin Adalet Bakanlığınca kurulacak «ihtisas» mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Buna göre 556 sayılı KHK’den kaynaklanan davada «görevli» mahkemenin Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek davanın bu mahkemede görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu yön göz önüne alınmayarak yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… tanbul ili mülki hudutları içerisinde bulunan Bakırköy Mahkemeleri bakımından da Deniz Ticaret ve Deniz Sigortaları'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda HSYK tarafından «görevlendirilen» Ticaret Mahkemeleri «ihtisas» mahkemesi olarak görevlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil · riziko · taşıyıcı · hasar
Benzer bu kararda1- Dava, taşıma «rizikolarına» karşı sigortalanan emtianın, davalı tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen uluslararası deniz taşıması sırasında uğradığı «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalıya ait emtianın Hongkong'tan gemiye yüklenmek suretiyle İstanbul Ambarlı Limanına kadar davalı «taşıyıcı ... sorumluğunda» ... tarafından taşındığı, yükün gemiden tahliyesinden sonra gümrüklenmesi yapılarak ...
Uluslararası Taşımacılık firmasının aracıyla Bolluca fabrika sahasına getirildiği, emtianın boşaltılması sırasında 1 kap kartlara anten takma makinesinin «hasara» uğramış olduğunun tespit edildiği, tutanak tutulduğu ancak, hasarın taşımanın hangi aşamasında oluştuğunun tespit edilememiş olması nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava konusu «hasarın» deniz yolu ile yapılan taşıma sırasında meydana geldiğini iddia etmiş olup, uyuşmazlık, TTK’nın “Deniz Ticareti” başlıklı dördüncü kitabı kapsamında yer almaktadır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1457 E. 2011/17651 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda556 sayılı KHK’nin 71 nci maddesinde bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen bütün davalarda, «görevli» mahkemenin Adalet Bakanlığınca kurulacak «ihtisas» mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Buna göre 556 sayılı KHK’den kaynaklanan davada «görevli» mahkemenin Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek davanın bu mahkemede görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu yön göz önüne alınmayarak yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemelerin görevine ilişkin kuralların «kamu düzenine» ilişkin olması nedeniyle temyiz «dahil» yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması usul hukukunun yerleşik bir kuralı olduğundan mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz ticareti · navlun · mahsup · kamu düzeni · inkar tazminatı · dahili dava
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, icra takip tarihi itibariyle davalı tarafın davacıya 2.614 USD borcunun bulunduğu, icra takibinden ve işbu davadan sonra yapılan ödemeler «mahsup» edildiğinde davalının bakiye borcunun 355 USD'ye indiği, davalının takip konusu edilen miktara yaptığı itirazının haksız bulunduğu gerekçesiyle 773 TL yönünden davalının itirazının iptaline, 2.614 USD karşılığı 3.119 TL üzerinden hesaplanacak %40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemelerin görevine ilişkin kuralların «kamu düzenine» ilişkin olması nedeniyle temyiz «dahil» yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması usul hukukunun yerleşik bir kuralı olduğundan mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, «navlun» ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açıklanan bu niteliğine göre, uyuşmazlığın çözümünde TTK'nun «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiğinden davanın Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nde görülmesi zorunludur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/9079 E. , 2010/604 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2007/96-2008/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalının ihtarda bulunulmasına rağmen yayınlamaya devam ettiği “...” isimli gazetenin isim hakkının tarafına ait olduğunu, anılan ibarenin TPE nezdinde marka olarak adına tescilli bulunduğunu, davalının kendisine ait olan ve adına marka tescil belgesi bulunan bu isimle gazete yayınlamasının isim hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının tecavüzünün önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının adına tescil olunan markanın sınıfı ile “...” gazetesinin faaliyet gösterdiği marka sınıfının birbirinden farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre “...” isminin dergi, kitap, gazete vb. yayınlama hizmetlerine ilişkin olarak 27.06.2006 tarihinden itibaren davacı adına marka olarak tescil edildiği, tescilli markanın kullanımının münhasıran adına tescilli olan şahsa ait bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile mülkiyeti davacıya ait olan “...” unvan, gazetesi ve markasına davalının tecavüzünün önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı adına tescilli bulunan markaya ve isim hakkına yönelik tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, davacı adına düzenlenmiş bulunan marka tescil belgesine ve 556 sayılı KHK’nin 9 ncu maddesi uyarınca yapılan değerlendirmeye göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
556 sayılı KHK’nin 71 nci maddesinde bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen bütün davalarda, görevli mahkemenin Adalet Bakanlığınca kurulacak ihtisas mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Davaya konu uyuşmazlık 556 sayılı KHK kapsamında bulunmaktadır. Bu durumda davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından Ankara’da kurulup faaliyete geçirilen Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin yargı çevresi kurulduğu yer mülki hudutları olarak tespit edilmiştir. Buna göre 556 sayılı KHK’den kaynaklanan davada görevli mahkemenin Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek davanın bu mahkemede görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu yön göz önüne alınmayarak yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davalının uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının mahkemenin görevine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007938900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz