Aaüt
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8684 E. 2010/94 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aaüt↗ marka hakkına tecavüz↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalının eyleminin Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu'nun 8/1 fıkrasına aykırılık teşkil ettiği ve bu nedenle dE eyleminin TTK nun 57/10 hükmü uyarınca haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle, davacının marka hakkına dayalı talebinin reddine, haksız rekabetin tespiti ile men'ine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 750,00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Mahkemece, davalının haksız rekabette bulunduğunun tespit edilerek önlenmesine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini tek bir davada isteyebilmesi mümkün olup, bu duruma objektif dava birleşmesi denilmektedir. Öte yandan, davaya fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır. AAÜT’nde fikri sınai haklar mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda hükmedilecek vekalet ücreti genel mahkemelerden ayrı olarak düzenlenmiştir. Bu durum karşısında, kabul edilen haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için geçerli vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4934 E. 2014/12816 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaDava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Bu durum karşısında, kabul edilen «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için geçerli «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerek …
… davalının eyleminin Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu'nun 8/1 fıkrasına aykırılık teşkil ettiği ve bu nedenle dE eyleminin TTK nun 57/10 hükmü uyarınca «haksız rekabet» yarattığı gerekçesiyle, davacının marka hakkına dayalı talebinin reddine, haksız rekabetin tespiti ile men'ine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 750,00 …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların kullanımları daha eskiye dayandığından davacının markasına tecavüz oluşturmadığı, herhangi bir «haksız rekabet» unsuru taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve önceye dayalı hak iddiasının «marka hakkına tecavüz» davasında «def»'i olarak ileri sürülebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:def'i
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve önceye dayalı hak iddiasının «marka hakkına tecavüz» davasında «def»'i olarak ileri sürülebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1357 E. 2017/4130 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaAAÜT’nde fikri sınai haklar mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda hükmedilecek «vekalet ücreti» genel mahkemelerden ayrı olarak düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, kabul edilen «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için geçerli «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerek …
Benzer bu karardaMahkemece, davalının ticari kart sözleşmesi imzalamış olması nedeniyle tüketici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Tüketici Hakem Heyeti kararının iptaline karar verildiği halde, davacı vekili lehine AAÜT uyarınca «vekalet ücretine» hüküm olunmaması doğru görülmemiş ve hükmün kanun yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8684 E. , 2010/94 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Niğde Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Niğde Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.10.2007 tarih ve 2005/316-2007/605 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG-Likit Petrol Gazı) dolum ve tevzi faaliyetleri ile iştigal ettiğini, tüketici nezdinde haklı bir şöhreti bulunduğunu, davalının iş yerinde yapılan aramada müvekkili firmanın yetkili bayisi olmadığı halde müvekkiline ait boş ve dolu tüplerin varlığının tespit edildiğini, bu durumun 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname, TTK ve LPG Kanununa aykırı olduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, 5.000,00YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalının eyleminin Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu'nun 8/1 fıkrasına aykırılık teşkil ettiği ve bu nedenle dE eyleminin TTK nun 57/10 hükmü uyarınca haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle, davacının marka hakkına dayalı talebinin reddine, haksız rekabetin tespiti ile men'ine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 750,00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Mahkemece, davalının haksız rekabette bulunduğunun tespit edilerek önlenmesine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini tek bir davada isteyebilmesi mümkün olup, bu duruma objektif dava birleşmesi denilmektedir. Öte yandan, davaya fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır. AAÜT’nde fikri sınai haklar mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda hükmedilecek vekalet ücreti genel mahkemelerden ayrı olarak düzenlenmiştir. Bu durum karşısında, kabul edilen haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için geçerli vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 7 numaralı bendinde geçen “450.00 YTL vekalet ücretinin” ibaresinin çıkarılarak yerine “davacının kabul edilen haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi ve manevi tazminat istemlerinin her birine karşılık 1.100.00 YTL’den olmak üzere toplam 2.200.00 YTL vekalet ücretinin” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007597900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz