Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1357 E. 2017/4130 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici hakem heyeti kararı↗ aaüt↗ hakem kararı↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının ticari kart sözleşmesi imzalamış olması nedeniyle tüketici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Tüketici Hakem Heyeti kararının iptaline karar verildiği halde, davacı vekili lehine AAÜT uyarınca vekalet ücretine hüküm olunmaması doğru görülmemiş ve hükmün kanun yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4934 E. 2014/12816 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının ticari kart sözleşmesi imzalamış olması nedeniyle tüketici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Tüketici Hakem Heyeti kararının iptaline karar verildiği halde, davacı vekili lehine AAÜT uyarınca «vekalet ücretine» hüküm olunmaması doğru görülmemiş ve hükmün kanun yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAAÜT’de Fikri Sınai Haklar Mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda hükmedilecek «vekalet ücreti» genel mahkemelerden farklı olarak düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, reddedilen taleplerin her biri için davalı yararına üç ayrı ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi için geçerli «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine göre karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:def'i · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve önceye dayalı hak iddiasının «marka hakkına tecavüz» davasında «def»'i olarak ileri sürülebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların kullanımları daha eskiye dayandığından davacının markasına tecavüz oluşturmadığı, herhangi bir «haksız rekabet» unsuru taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12251 E. 2015/11106 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının ticari kart sözleşmesi imzalamış olması nedeniyle tüketici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Tüketici Hakem Heyeti kararının iptaline karar verildiği halde, davacı vekili lehine AAÜT uyarınca «vekalet ücretine» hüküm olunmaması doğru görülmemiş ve hükmün kanun yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2) Ancak, mahkemece davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi nedeniyle AAÜT 7/2. maddesi gereğince maktu vekelet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisine itiraz · yetkisizlik itirazı · yerleşim yeri · nispi vekalet ücreti · şirket merkezi mahkemesi · dava şartı yokluğu · usulden reddi · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… vacının iddia etmiş olduğu sözleşmenin davalı tarafından kabul edilmemiş olması nedeniyle HMK 6.maddeye göre davanın açıldığı ve takibin yapıldığı tarihte davalının «yerleşim yeri» mahkemesinin ve icra dairesinin yetkili olduğu, davalı «şirketin merkezinin» B. ilçesi olması nedeniyle S. «icra dairesinin yetkisine itirazının» yerinde olduğu, dava tarihinde ve takip tarihinde yetkili icra müdürlüğünde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
2) Ancak, mahkemece davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi nedeniyle AAÜT 7/2. maddesi gereğince maktu vekelet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1626 E. 2019/3233 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının ticari kart sözleşmesi imzalamış olması nedeniyle tüketici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Tüketici Hakem Heyeti kararının iptaline karar verildiği halde, davacı vekili lehine AAÜT uyarınca «vekalet ücretine» hüküm olunmaması doğru görülmemiş ve hükmün kanun yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaKararı, davalı TMSF vekili «vekalet ücreti» yönünden temyiz etmiştir.
Davalı TMSF, davada kendisini vekille «temsil» ettirdiğine göre, mahkemece davalı TMSF yararına AAÜT 7/1 maddesi uyarınca «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru olmayıp bu nedenle kararın davalı TMSF yararına bozulması gerekmekte ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gere …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · olumsuz oy · yenileme · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilince, 20.10.2015 tarihli celsede, davalılar aleyhine açılan davanın takip edilmeyeceğinin beyan edildiği, bu nedenle davanın 20.10.2015 tarihinde 6100 sayılı HMK 150. maddesi uyarınca «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırıldığı», yasal süresinde de «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 150. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davalı TMSF, davada kendisini vekille «temsil» ettirdiğine göre, mahkemece davalı TMSF yararına AAÜT 7/1 maddesi uyarınca «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru olmayıp bu nedenle kararın davalı TMSF yararına bozulması gerekmekte ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gere …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1357 E. , 2017/4130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Tüketici Mahkemesi tarafından yukarıda sayı ve tarihi belirtilen kararın Yargıtayca HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutunakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü.
Davacı vekili; davalı ile imzaladığı ticari kredi sözleşmesinin imzası sırasında 695,00 TL komisyon masrafı alındığını, davalının kendisinden masraf adı altında haksız para alındığı iddiasıyla ve bu bedelin iadesi istemiyle Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurduğu ve Hakem Heyeti tarafından davalı lehine karar verildiğini, davalının tüketici olmadığı ve kullandığı kredinin de ticari ve mesleki kredi olduğu iddiasıyla Hakem Heyeti kararının iptaline ve ödenen meblağın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İlkderece mahkemesince; kullanılan kredinin ticari kredi niteliğinde olması, tüketici hakem heyetinin bu nitelikli krediler yönünden alınan masraf ve komisyon iadesiyle ilgili istemleri inceleme ve değerlendirme yetkisinin bulunmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, ancak hakem heyeti nezdinde yapılan inceleme sırasında davacı ...'na, ticari nitelikte olduğu ileri sürülen kredi sözleşmesi metinin gönderilmesi için yazı yazılmasına rağmen gönderilmediği için hakem heyeti tarafından tüketici lehine karar verildiği, bu durumuda kusurun tüketiciye yüklenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle HMK 326 uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Miktar itibariyle kesin olan kararın kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Mahkemece, davalının ticari kart sözleşmesi imzalamış olması nedeniyle tüketici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Tüketici Hakem Heyeti kararının iptaline karar verildiği halde, davacı vekili lehine AAÜT uyarınca vekalet ücretine hüküm olunmaması doğru görülmemiş ve hükmün kanun yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Kanun Yararına Temyiz isteminin KABULÜ ile hükmün, yukarıda anılan gerekçeyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, gereğinin yapılması için karar örneği ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 17/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/355993100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz