İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/979 E. 2023/7359 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fatura alacağı↗ birim fiyat↗ ticari defter incelemesi↗ sevk irsaliyesi↗ delillerin toplanmaması↗ yemin teklifi↗ bozma sonrası karar↗ irsaliye↗ yemin delili↗ yemin↗ ticari faiz↗ icra takibine itiraz↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ fatura↗ iflas↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 31.10.2013 tarih, 2010/652 E. ve2013/518 K. sayılı kararı ile davacının teslim olgusunu kanıtlayamadığı, davacıya karşı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatıldığı, davacının bu hakkını kullanacağını bildirdiği, davalı şirket yetkilisinin malların teslim alınmadığı hususunda yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının takibinde kötü niyetli olduğu yolunda herhangi bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.12.2020 tarih, 2020/2595 E. ve2020/5863 K. sayılı ilamı ile onanmış, onama ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 07.04.2022 tarih, 2021/6119 E. ve 2022/2924 K. sayılı kararıyla davacının delil olarak sevk irsaliyeleri ve nakliye faturaları sunduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen sevk irsaliyelerine konu malların, davalı adına nakliye faturalarını düzenleyen kişiler tarafından teslim alındığının anlaşıldığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacının delil olarak sunmuş olduğu nakliye faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve bedelinin ödendiğinin tespit edildiği, bu durumda, ilk olarak davacının dava konusu fatura muhteviyatı emtiayı, davalının sözleşme ilişkisinde bulunduğu taşımacıya teslim ettiğinin kabulü gerektiği, ancak davalı bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde; davacının, davalının taşeronu ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, taşeron şirketin davacıdan 1700 adet teleskopik direk satın aldığını, taşeron ile yapılan anlaşma gereği nakliye bedelinin davalı tarafından ödendiğini, mal bedelinin ise dava dışı taşeron şirket tarafından davacıya ödendiğini beyan ettiği, davacının taşeron firmasına düzenlediği faturayı sunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi uyarınca bu yöndeki savunmanın ispatlanmasının davalının yükümlülüğünde olduğu, bu halde Mahkemece, davalının delilleri toplanarak, davacının taşeron şirketine düzenlemiş olduğu fatura muhteviyatı ile dava konusu faturaların muhteviyatının aynı olup olmadığı araştırılarak bir sonuca varılması gerekirken yargılama sırasında ispat yükünün yer değiştirdiği dikkate alınmadan yemin deliline dayanılarak karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile davalının sunduğu taşerona düzenlenen faturanın incelenmesinde, 12.08.2010 tarihli 1700 adet teleskopik direk satışına ilişkin olduğu, teleskopik direklerin birim fiyatının 22,00 TL olarak belirlendiği ve KDV dahil ödenecek tutarın 44.132 TL olduğu, yine taşeron adına düzenlenen sevk irsaliyesinde ise 1700 adet teleskopik direğin davalının taşeronuna teslim edildiğinin anlaşıldığı, ödemenin ... ... Ticaret Merkez Şubesine’ne ait 12.10.2010 keşide tarihli ve 44.132 TL'lik çek ile gerçekleştirildiği, dava konusu faturaların incelenmesinde ise 20.07.2010 tarihli faturanın 700 adet teleskopik direk satışına ilişkin olduğu, teleskopik direklerin birim fiyatının 23,50 TL olarak belirlendiği ve KDV dahil ödenecek tutarın 19.411 TL olduğunun belirtildiği, 16.07.2010 tarihli faturanın ise 1.000 adet teleskopik direk satışına ilişkin olduğu, teleskopik direklerin birim fiyatının 23,50 TL olarak belirlendiği ve KDV dahil ödenecek tutarın 27.730 TL olduğunun tespit edildiği, davalının taşeronuna düzenlenen faturadaki fatura tarihi ile davalı adına düzenlenen fatura tarihlerinin farklı olduğu, yine davalının taşeronuna düzenlenen fatura ile davalı adına düzenlenen faturalarda teleskopik direklerin birim fiyatlarının da farklı olarak düzenlendiği, aynı zamanda fatura toplam bedellerinin de farklı olduğu, davalının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takip dosyasına vâki haksız itirazının (taleple bağlı kalınarak asıl alacak yönünden) iptaline, takibin 39.950,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek ticari faizi ile birlikte devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya ait ticari defterler incelendiğinde, bahsi geçen hususların değerlendirilmesi adına dava dışı MSK Mühendislik Müş. İnş Yapı Malz. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenmiş faturaların bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiği, teleskopik direğin bedeline ilişkin düzenlenen faturalar MSK adına düzenlenecek olmasına karşın sehven müvekkili şirket adına düzenlendiği, ancak akabinde MSK ile davacı şirket arasındaki görüşmeler neticesinde işbu hata düzeltilerek MSK adına yeniden düzenlendiği, davalı adına sehven düzenlenen faturaların davalı şirket ticari defterlerinde bu sebeple yer almadığını, ancak davacı tarafından işbu sehven düzenlenen faturaların haksız kazanç nedeni yapılmaya çalışıldığını, dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi raporunda davacı tarafın defterlerinin lehine delil olma vasfının bulunmadığını, nakliye faturalarının davalı tarafından ödenmiş olmasının teslim keyfiyetini ispatlamaya yetmediğini, davacının taleplerinin reddi gerektiğinin belirtildiğini, Mahkeme tarafından, ilk olarak verilen kararda işbu bilirkişi raporları değerlendirilmiş iken, bozma sonrası verilen kararda işbu hususun tamamen göz ardı edildiğini, dosyaya sunulan 27.10.2022 tarihli beyan dilekçesi ve işbu dilekçeye ek faturalar da değerlendirilmek suretiyle dosyada yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6119 E. 2022/2924 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · delillerin toplanmaması · irsaliye · yemin delili · yemin · ispat yükü · fatura · teslim
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 07.04.2022 tarih, 2021/6119 E. ve 2022/2924 K. sayılı kararıyla davacının delil olarak «sevk irsaliyeleri» ve nakliye faturaları sunduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen sevk irsaliyelerine konu malların, davalı adına nakliye faturalarını düzenleyen kişiler tarafından «teslim» alındığının anlaşıldığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacının delil olarak sunmuş olduğu nakliye faturalarının davalı «defterlerinde» kayıtlı olduğu ve bedelinin ödendiğinin tespit edildiği, bu durumda, ilk olarak davacının dava konusu «fatura» muhteviyatı emtiayı, davalının sözleşme ilişkisinde bulunduğu taşımacıya teslim ettiğinin kabulü gerektiği, ancak davalı bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde; davacının, davalının taşeronu ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, taşeron şirketin davacıdan 1700 adet teleskopik direk satın aldığını, taşeron ile yapılan anlaşma gereği nakliye bedelinin davalı tarafından ödendiğini, mal bedelinin ise dava dışı taşeron şirket tarafından davacıya ödendiğini beyan ettiği, davacının taşeron firmasına düzenlediği faturayı sunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi uyarınca bu yöndeki savunmanın ispatlanmasının davalının yükümlülüğünde olduğu, bu halde Mahkemece, davalının «delilleri toplanarak», davacının taşeron şirketine düzenlemiş olduğu fatura muhteviyatı ile dava konusu faturaların muhteviyatının aynı olup olmadığı araştırılarak bir sonuca varılması gerekirken yargılama sırasında «ispat yükünün» yer değiştirdiği dikkate alınmadan «yemin deliline» dayanılarak karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
… rar ile davalının sunduğu taşerona düzenlenen faturanın incelenmesinde, 12.08.2010 tarihli 1700 adet teleskopik direk satışına ilişkin olduğu, teleskopik direklerin «birim fiyatının» 22,00 TL olarak belirlendiği ve KDV «dahil» ödenecek tutarın 44.132 TL olduğu, yine taşeron adına düzenlenen «sevk irsaliyesinde» ise 1700 adet teleskopik direğin davalının taşeronuna «teslim» edildiğinin anlaşıldığı, ödemenin ... ...
Mahkemece 31.10.2013 tarih, 2010/652 E. ve2013/518 K. sayılı kararı ile davacının «teslim» olgusunu kanıtlayamadığı, davacıya karşı tarafa «yemin teklif» etme hakkı olduğunun hatırlatıldığı, davacının bu hakkını kullanacağını bildirdiği, davalı şirket yetkilisinin malların teslim alınmadığı hususunda yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının takibinde kötü niyetli olduğu yolunda herhangi bir delil «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.12.2020 ta …
Benzer bu karardaBu halde mahkemece, davalının «delilleri toplanarak», davacının taşeron şirketine düzenlemiş olduğu «fatura» muhteviyatı ile dava konusu faturaların muhteviyatının aynı olup olmadığı araştırılarak bir sonuca varılması gerekirken yargılama sırasında «ispat yükünün» yer değiştirdiği dikkate alınmadan «yemin deliline» dayanılarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı tarafından davalı adına düzenlenen «sevk irsaliyelerine» konu malların, davalı adına nakliye faturalarını düzenleyen kişiler tarafından «teslim» alındığı anlaşılmaktadır.
Davacı, delil olarak «sevk irsaliyeleri» ve nakliye faturaları sunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1971 E. 2013/1526 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… ile davacı şirket arasındaki görüşmeler neticesinde işbu hata düzeltilerek MSK adına yeniden düzenlendiği, davalı adına sehven düzenlenen faturaların davalı şirket «ticari defterlerinde» bu sebeple yer almadığını, ancak davacı tarafından işbu sehven düzenlenen faturaların haksız kazanç nedeni yapılmaya çalışıldığını, dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi raporunda davacı tarafın defterlerinin lehine delil olma vasfının bulunmadığını, nakliye faturalarının davalı tarafından ödenmiş olmasının «teslim» keyfiyetini ispatlamaya yetmediğini, davacının taleplerinin reddi gerektiğinin belirtildiğini, Mahkeme tarafından, ilk olarak verilen kararda işbu bilirkişi raporları değerlendirilmiş iken, «bozma sonrası» verilen kararda işbu hususun tamamen göz ardı edildiğini, dosyaya sunulan 27.10.2022 tarihli beyan dilekçesi ve işbu dilekçeye ek faturalar da değerlendirilmek suretiyle dosyada yeniden «bilirkişi incelemesi» yapılması gerektiğini ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» davacı tarafa ait davaya konu «tescilli tasarım» ile davalı tarafından ürettirilen ve ihale dosyasında yer alan elektrik direklerinin görünüm özelliklerinin aynılık düzeyine çok yakın olarak kabul edilebilecek düzeyde benzer olduğu belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · tescilsiz tasarım · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · haksız rekabet · husumet
Benzer bu kararda… madığı, kamu hizmeti nedeniyle ihale açarak ihale sonrasında direkleri satın aldığı, nihai tüketici olarak elinde bulundurduğu, şu durumda elindeki davada davalının «pasif husumet ehliyetinin» olmadığı, davanın sözkonusu direkleri ticari amaçla üreten, piyasaya sunan şirkete karşı açılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı adına tescilli “Aydınlatma Direği” tasarımına davalı tarafından yapılan tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve diğer fer'i istemlere ilişkindir.
Mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» davacı tarafa ait davaya konu «tescilli tasarım» ile davalı tarafından ürettirilen ve ihale dosyasında yer alan elektrik direklerinin görünüm özelliklerinin aynılık düzeyine çok yakın olarak kabul edilebilecek düzeyde benzer olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, davalının açıklanan eylemlerinin davacının «tescilli tasarımdan» doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerekmesine rağmen yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5130 E. 2022/9569 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · el koyma · savunma hakkı · tescilsiz tasarım · üçüncü kişi · ticaret unvanı · maddi ve manevi tazminat · dosya masrafı
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin davacının el «koyma» ve imha talebi ile ilgili bir hüküm kurmadığı, tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlerin, ticari amaçla bulundurulması halinde, «üçüncü kişi» elinde dahi bulundurulsa el konularak, imhasının talep edilebileceği, davaya konu aydınlatma direklerinin yazılı adreste, ticari amaçla değil kamusal kullanım amacıyla bulundurulduğu, ticari amaç taşımadığından direklere el konularak imhasının talep edilemeyeceği, çoğun içinde azda vardır ilkesi gereğince, davalının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunun yazılı olduğu tabelaların, karar kesinleştiğinde mümkün olması halinde direklerin üzerinden sökülerek imhası, mümkün olmaması halinde ise kapatı …
Cumhuriyet Caddesi Üzeri, Beşiktaş/İSTANBUL" adresindeki tecavüze konu direkler üzerindeki davalının «ticaret unvanının» çekirdek unsurunun yazılı olduğu tabelaların, karar kesinleştiğinde, «masrafı» davalıdan alınarak, mümkün olması halinde sökülerek imhası, mümkün olmaması halinde ise kapatılmasına, «yoksun kalınan» kazanca ilişkin olarak hesaplanan 10.142,95 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının tasarım hakkına tecavüz nedeniyle oluşan manevi zararına yönelik takdiren 5.000.- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
1- Dava, «tescilli tasarıma» tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, giderilmesi ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 68 adet aydınlatma direğinin davacı tasarımı ile «iltibas» oluşturduğu, dava konusu tasarımın davalı tarafından üretilmemesi halinde davacı yanın elde edeceği muhtemel gelir olarak 10.142,195 TL’nin davacı ticari kayıtlarından tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının TPMK nezdinde tescilli 2008 02540-1 nolu aydınlatma direği tasarımına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine, 10.142,95 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiren 5.000.- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «masrafı» davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/979 E. , 2023/7359 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/603 Esas, 2022/914 Karar
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalıya satılan malların teslim edildiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, faturalara herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, borcun ödenmemesi sebebiyle başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya tebliğ edilmiş herhangi bir fatura bulunmadığını, faturalardan iki tanesinin nakliye faturası olup davalı ile bir ilgisinin bulunmadığını, faturalarda yazılı malların davalıya teslim edilmediğini, malların teslim edildiği hususunun ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 31.10.2013 tarih, 2010/652 E. ve2013/518 K. sayılı kararı ile davacının teslim olgusunu kanıtlayamadığı, davacıya karşı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatıldığı, davacının bu hakkını kullanacağını bildirdiği, davalı şirket yetkilisinin malların teslim alınmadığı hususunda yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının takibinde kötü niyetli olduğu yolunda herhangi bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.12.2020 tarih, 2020/2595 E. ve2020/5863 K. sayılı ilamı ile onanmış, onama ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 07.04.2022 tarih, 2021/6119 E. ve 2022/2924 K. sayılı kararıyla davacının delil olarak sevk irsaliyeleri ve nakliye faturaları sunduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen sevk irsaliyelerine konu malların, davalı adına nakliye faturalarını düzenleyen kişiler tarafından teslim alındığının anlaşıldığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacının delil olarak sunmuş olduğu nakliye faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve bedelinin ödendiğinin tespit edildiği, bu durumda, ilk olarak davacının dava konusu fatura muhteviyatı emtiayı, davalının sözleşme ilişkisinde bulunduğu taşımacıya teslim ettiğinin kabulü gerektiği, ancak davalı bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde;
davacının, davalının taşeronu ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, taşeron şirketin davacıdan 1700 adet teleskopik direk satın aldığını, taşeron ile yapılan anlaşma gereği nakliye bedelinin davalı tarafından ödendiğini, mal bedelinin ise dava dışı taşeron şirket tarafından davacıya ödendiğini beyan ettiği, davacının taşeron firmasına düzenlediği faturayı sunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi uyarınca bu yöndeki savunmanın ispatlanmasının davalının yükümlülüğünde olduğu, bu halde Mahkemece, davalının delilleri toplanarak, davacının taşeron şirketine düzenlemiş olduğu fatura muhteviyatı ile dava konusu faturaların muhteviyatının aynı olup olmadığı araştırılarak bir sonuca varılması gerekirken yargılama sırasında ispat yükünün yer değiştirdiği dikkate alınmadan yemin deliline dayanılarak karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile davalının sunduğu taşerona düzenlenen faturanın incelenmesinde, 12.08.2010 tarihli 1700 adet teleskopik direk satışına ilişkin olduğu, teleskopik direklerin birim fiyatının 22,00 TL olarak belirlendiği ve KDV dahil ödenecek tutarın 44.132 TL olduğu, yine taşeron adına düzenlenen sevk irsaliyesinde ise 1700 adet teleskopik direğin davalının taşeronuna teslim edildiğinin anlaşıldığı, ödemenin ... ... Ticaret Merkez Şubesine’ne ait 12.10.2010 keşide tarihli ve 44.132 TL'lik çek ile gerçekleştirildiği, dava konusu faturaların incelenmesinde ise 20.07.2010 tarihli faturanın 700 adet teleskopik direk satışına ilişkin olduğu, teleskopik direklerin birim fiyatının 23,50 TL olarak belirlendiği ve KDV dahil ödenecek tutarın 19.411 TL olduğunun belirtildiği, 16.07.2010 tarihli faturanın ise 1.000 adet teleskopik direk satışına ilişkin olduğu, teleskopik direklerin birim fiyatının 23,50 TL olarak belirlendiği ve KDV dahil ödenecek tutarın 27.730 TL olduğunun tespit edildiği, davalının taşeronuna düzenlenen faturadaki fatura tarihi ile davalı adına düzenlenen fatura tarihlerinin farklı olduğu, yine davalının taşeronuna düzenlenen fatura ile davalı adına düzenlenen faturalarda teleskopik direklerin birim fiyatlarının da farklı olarak düzenlendiği, aynı zamanda fatura toplam bedellerinin de farklı olduğu, davalının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takip dosyasına vâki haksız itirazının (taleple bağlı kalınarak asıl alacak yönünden) iptaline, takibin 39.950,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek ticari faizi ile birlikte devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya ait ticari defterler incelendiğinde, bahsi geçen hususların değerlendirilmesi adına dava dışı MSK Mühendislik Müş. İnş Yapı Malz. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenmiş faturaların bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiği, teleskopik direğin bedeline ilişkin düzenlenen faturalar MSK adına düzenlenecek olmasına karşın sehven müvekkili şirket adına düzenlendiği, ancak akabinde MSK ile davacı şirket arasındaki görüşmeler neticesinde işbu hata düzeltilerek MSK adına yeniden düzenlendiği, davalı adına sehven düzenlenen faturaların davalı şirket ticari defterlerinde bu sebeple yer almadığını, ancak davacı tarafından işbu sehven düzenlenen faturaların haksız kazanç nedeni yapılmaya çalışıldığını, dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi raporunda davacı tarafın defterlerinin lehine delil olma vasfının bulunmadığını, nakliye faturalarının davalı tarafından ödenmiş olmasının teslim keyfiyetini ispatlamaya yetmediğini, davacının taleplerinin reddi gerektiğinin belirtildiğini, Mahkeme tarafından, ilk olarak verilen kararda işbu bilirkişi raporları değerlendirilmiş iken, bozma sonrası verilen kararda işbu hususun tamamen göz ardı edildiğini, dosyaya sunulan 27.10.2022 tarihli beyan dilekçesi ve işbu dilekçeye ek faturalar da değerlendirilmek suretiyle dosyada yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003439900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz