İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6119 E. 2022/2924 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sevk irsaliyesi↗ delillerin toplanmaması↗ irsaliye↗ yemin delili↗ yemin↗ ispat yükü↗ fatura↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava faturaya dayalı alacağa yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı davalıya teslim ettiği mallar karşılığı düzenlemiş olduğu faturaların ödenmediğini, davalı ise malların teslim edilmediğini iddia etmektedir. Mahkemece davacının davalıya malların teslim edildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, delil olarak sevk irsaliyeleri ve nakliye faturaları sunmuştur. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen sevk irsaliyelerine konu malların, davalı adına nakliye faturalarını düzenleyen kişiler tarafından teslim alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacının delil olarak sunmuş olduğu nakliye faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve bedelinin ödendiği tespit edilmiştir. Bu durumda, ilk olarak davacının dava konusu fatura muhteviyatı emtiayı, davalının sözleşme ilişkisinde bulunduğu taşımacıya teslim ettiğinin kabulü gerekir. Ancak davalı bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde; davacının, davalının taşeronu ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, taşeron şirketin davacıdan 1700 adet teleskopik direk satın aldığını, taşeron ile yapılan anlaşma gereği nakliye bedelinin davalı tarafından ödendiğini, mal bedelinin ise dava dışı taşeron şirket tarafından davacıya ödendiğini beyan etmiş, davacının taşeron firmasına düzenlediği faturayı sunmuştur. HMK'nın 190. maddesi uyarınca bu yöndeki savunmanın ispatlanması davalı yanın yükümlülüğündedir. Bu halde mahkemece, davalının delilleri toplanarak, davacının taşeron şirketine düzenlemiş olduğu fatura muhteviyatı ile dava konusu faturaların muhteviyatının aynı olup olmadığı araştırılarak bir sonuca varılması gerekirken yargılama sırasında ispat yükünün yer değiştirdiği dikkate alınmadan yemin deliline dayanılarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının davacı vekilinin temyizi üzerine bozulması gerekirken onanması doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile onama kararının kaldırılması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/979 E. 2023/7359 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · delillerin toplanmaması · irsaliye · yemin delili · yemin · ispat yükü · fatura · teslim
İncelediğiniz karardaBu halde mahkemece, davalının «delilleri toplanarak», davacının taşeron şirketine düzenlemiş olduğu «fatura» muhteviyatı ile dava konusu faturaların muhteviyatının aynı olup olmadığı araştırılarak bir sonuca varılması gerekirken yargılama sırasında «ispat yükünün» yer değiştirdiği dikkate alınmadan «yemin deliline» dayanılarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı tarafından davalı adına düzenlenen «sevk irsaliyelerine» konu malların, davalı adına nakliye faturalarını düzenleyen kişiler tarafından «teslim» alındığı anlaşılmaktadır.
Davacı, delil olarak «sevk irsaliyeleri» ve nakliye faturaları sunmuştur.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 07.04.2022 tarih, 2021/6119 E. ve 2022/2924 K. sayılı kararıyla davacının delil olarak «sevk irsaliyeleri» ve nakliye faturaları sunduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen sevk irsaliyelerine konu malların, davalı adına nakliye faturalarını düzenleyen kişiler tarafından «teslim» alındığının anlaşıldığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacının delil olarak sunmuş olduğu nakliye faturalarının davalı «defterlerinde» kayıtlı olduğu ve bedelinin ödendiğinin tespit edildiği, bu durumda, ilk olarak davacının dava konusu «fatura» muhteviyatı emtiayı, davalının sözleşme ilişkisinde bulunduğu taşımacıya teslim ettiğinin kabulü gerektiği, ancak davalı bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde; davacının, davalının taşeronu ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, taşeron şirketin davacıdan 1700 adet teleskopik direk satın aldığını, taşeron ile yapılan anlaşma gereği nakliye bedelinin davalı tarafından ödendiğini, mal bedelinin ise dava dışı taşeron şirket tarafından davacıya ödendiğini beyan ettiği, davacının taşeron firmasına düzenlediği faturayı sunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi uyarınca bu yöndeki savunmanın ispatlanmasının davalının yükümlülüğünde olduğu, bu halde Mahkemece, davalının «delilleri toplanarak», davacının taşeron şirketine düzenlemiş olduğu fatura muhteviyatı ile dava konusu faturaların muhteviyatının aynı olup olmadığı araştırılarak bir sonuca varılması gerekirken yargılama sırasında «ispat yükünün» yer değiştirdiği dikkate alınmadan «yemin deliline» dayanılarak karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
… rar ile davalının sunduğu taşerona düzenlenen faturanın incelenmesinde, 12.08.2010 tarihli 1700 adet teleskopik direk satışına ilişkin olduğu, teleskopik direklerin «birim fiyatının» 22,00 TL olarak belirlendiği ve KDV «dahil» ödenecek tutarın 44.132 TL olduğu, yine taşeron adına düzenlenen «sevk irsaliyesinde» ise 1700 adet teleskopik direğin davalının taşeronuna «teslim» edildiğinin anlaşıldığı, ödemenin ... ...
Mahkemece 31.10.2013 tarih, 2010/652 E. ve2013/518 K. sayılı kararı ile davacının «teslim» olgusunu kanıtlayamadığı, davacıya karşı tarafa «yemin teklif» etme hakkı olduğunun hatırlatıldığı, davacının bu hakkını kullanacağını bildirdiği, davalı şirket yetkilisinin malların teslim alınmadığı hususunda yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının takibinde kötü niyetli olduğu yolunda herhangi bir delil «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.12.2020 ta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura alacağı · birim fiyat · ticari defter incelemesi · yemin teklifi · bozma sonrası karar · ticari faiz · icra takibine itiraz · kötü niyet tazminatı
Benzer bu karardaTicaret Merkez Şubesine’ne ait 12.10.2010 keşide tarihli ve 44.132 TL'lik «çek» ile gerçekleştirildiği, dava konusu faturaların incelenmesinde ise 20.07.2010 tarihli faturanın 700 adet teleskopik direk satışına ilişkin olduğu, teleskopik direklerin «birim fiyatının» 23,50 TL olarak belirlendiği ve KDV «dahil» ödenecek tutarın 19.411 TL olduğunun belirtildiği, 16.07.2010 tarihli faturanın ise 1.000 adet teleskopik direk satışına ilişkin olduğu, teleskopik direklerin birim fiyatının 23,50 TL olarak belirlendiği ve KDV dahil ödenecek tutarın 27.730 TL olduğunun tespit edildiği, davalının taşeronuna düzenlenen faturadaki «fatura» tarihi ile davalı adına düzenlenen fatura tarihlerinin farklı olduğu, yine davalının taşeronuna düzenlenen fatura ile davalı adına düzenlenen faturalarda teleskopik direklerin birim fiyatlarının da farklı olarak düzenlendiği, aynı zamanda fatura toplam bedellerinin de farklı olduğu, davalının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takip dosyasına vâki haksız itirazının (taleple bağlı kalınarak «asıl alacak» yönünden) iptaline, takibin 39.950,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek «ticari faizi» ile birlikte devamına, asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine, davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «fatura alacağına» istinaden başlatılan «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
Mahkemece 31.10.2013 tarih, 2010/652 E. ve2013/518 K. sayılı kararı ile davacının «teslim» olgusunu kanıtlayamadığı, davacıya karşı tarafa «yemin teklif» etme hakkı olduğunun hatırlatıldığı, davacının bu hakkını kullanacağını bildirdiği, davalı şirket yetkilisinin malların teslim alınmadığı hususunda yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının takibinde kötü niyetli olduğu yolunda herhangi bir delil «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.12.2020 ta …
… rar ile davalının sunduğu taşerona düzenlenen faturanın incelenmesinde, 12.08.2010 tarihli 1700 adet teleskopik direk satışına ilişkin olduğu, teleskopik direklerin «birim fiyatının» 22,00 TL olarak belirlendiği ve KDV «dahil» ödenecek tutarın 44.132 TL olduğu, yine taşeron adına düzenlenen «sevk irsaliyesinde» ise 1700 adet teleskopik direğin davalının taşeronuna «teslim» edildiğinin anlaşıldığı, ödemenin ... ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6119 E. , 2022/2924 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.10.2013 gün ve 2010/652 - 2013/518 sayılı kararı onayan Daire'nin 14.12.2020 gün ve 2020/2595 - 2020/5863 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında ticari mal alımı satımı gerçekleştiğini, davacının davalıya sattığı mallara karşılık düzenlediği faturaların bedellerinin ödenmediğini, malların teslim edildiğini, faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava faturaya dayalı alacağa yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı davalıya teslim ettiği mallar karşılığı düzenlemiş olduğu faturaların ödenmediğini, davalı ise malların teslim edilmediğini iddia etmektedir. Mahkemece davacının davalıya malların teslim edildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, delil olarak sevk irsaliyeleri ve nakliye faturaları sunmuştur. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen sevk irsaliyelerine konu malların, davalı adına nakliye faturalarını düzenleyen kişiler tarafından teslim alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacının delil olarak sunmuş olduğu nakliye faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve bedelinin ödendiği tespit edilmiştir. Bu durumda, ilk olarak davacının dava konusu fatura muhteviyatı emtiayı, davalının sözleşme ilişkisinde bulunduğu taşımacıya teslim ettiğinin kabulü gerekir. Ancak davalı bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde; davacının, davalının taşeronu ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, taşeron şirketin davacıdan 1700 adet teleskopik direk satın aldığını, taşeron ile yapılan anlaşma gereği nakliye bedelinin davalı tarafından ödendiğini, mal bedelinin ise dava dışı taşeron şirket tarafından davacıya ödendiğini beyan etmiş, davacının taşeron firmasına düzenlediği faturayı sunmuştur.
HMK'nın 190. maddesi uyarınca bu yöndeki savunmanın ispatlanması davalı yanın yükümlülüğündedir. Bu halde mahkemece, davalının delilleri toplanarak, davacının taşeron şirketine düzenlemiş olduğu fatura muhteviyatı ile dava konusu faturaların muhteviyatının aynı olup olmadığı araştırılarak bir sonuca varılması gerekirken yargılama sırasında ispat yükünün yer değiştirdiği dikkate alınmadan yemin deliline dayanılarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının davacı vekilinin temyizi üzerine bozulması gerekirken onanması doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile onama kararının kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 14.12.2020 gün ve 2020/2595 E. - 2020/5863 K. sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 07/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/769263200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz