Madde 192 — 2. Birleşmenin, bölünmenin ve tür değiştirmenin iptali ve eksikliklerin sonuçları
(1) 134 ilâ 190 ıncı maddelerin ihlali hâlinde, birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş bulunan birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin ortakları; bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açabilirler. İlanın gerekmediği hâllerde süre tescil tarihinden başlar.
(2) Kararın bir yönetim organı tarafından verilmesi hâlinde de bu dava açılabilir.
(3) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin işlemlerde herhangi bir eksikliğin varlığı hâlinde, mahkeme taraflara bunun giderilmesi için süre verir. Hukuki sakatlık, verilen süre içinde giderilemiyorsa veya giderilememişse mahkeme kararı iptal eder ve gerekli önlemleri alır.
Madde gerekçesi
Dikkat: Bu gerekçe kanun tasarısına yazılmıştır. Maddenin yürürlükteki metni o günden bu yana değişmiştir (i̇çeri̇k deği̇şi̇kli̇ği̇). Gerekçe, güncel metnin değil tasarı metninin açıklamasıdır.
Maddenin kaynağı İBirK’nın 104 üncü maddesidir.
Hem birleşmede hem bölünmede hem de tür değiştirmede ortağın önceki şirketteki ortaklık (ortak olma) durumunun, devralan veya yeni tür şirkette devam etmesi, yani şirketin devamlılığı ilkesi birinci derecede önemi haiz olup her üç değişikliğe ilişkin koruma mekanizmalarının merkezini oluşturur. Ortaklık, devralan şirkette veya yeni türde devam etmiyorsa ortak kanunun izin vermeyeceği bir haksızlığa, dolayısıyla zarara uğramış demektir. Çünkü, birleşme, bölünme veya tür değiştirme, çok defa çoğunluk tarafından ortağın ortak konumunu devam ettirmemesi, yani ortaklıktan çıkarılması veya ortaklığının ya da ortaklık haklarının zarara uğratılmasının aracı olarak kullanılabilir. Bu tür yapı değişikliklerinde böyle bir art niyet de bulunabilir. İşte 192 nci madde bu haksızlığı gidermeyi amaçlayan bir hüküm olup, çarelerin birincisidir. İkinci çare ise, 193 üncü maddedir. Her iki hüküm birbirini tamamlamaktadır.
Birinci fıkra: Birinci fıkra haksızlığa uğrayan ortağı bir denkleştirme akçesi ile tatmin etmeyi amaçlamaktadır. Denkleştirme talebi çoğu kez 193 üncü maddedeki iptal davasının açılması olanağının bulunmadığı hallerde kullanılacak olmasına rağmen, iptal davasının açılabildiği durumlarda da ikame edilebilir. Birinci fıkrada açıklık sağlamak amacıyla "Anteilsrechte/les parts socials" terimi, kaynaktan ayrılarak "ortak olmayı sürdürme hakkı olarak" çevrilmiştir. Hem kenar başlıktaki hem metindeki "inceleme" davası aynı zamanda ortaklığı sürdürme hakkının, ortaklık haklarının ve ayrılma karşılığının denetlenmesi şeklinde anlaşılmalıdır. Bu dava diğer yönden bir yeniden yapılandırma davasıdır. Çünkü, davacı belli bir tutarı, yani bir zararın Türk lirası ile ifadesini dava etmeyecek; uygun, yani hakkaniyete uygun bir denkleştirme akçesi isteyecektir. Mahkeme de bir zarar hesaplaması yapmayacak, birleşme sözleşmesini ve bölünme ya da tür değiştirme sözleşmesini/planını inceleyerek olması gereken karşılığın ödenmesini karara bağlayacaktır.
Kaynağın Almanca metninde "angemessen" Fransızca ve İtalyanca metninde sırasıyla "adéquate" "adeguato" sözcükleri kullanılmış, bu sözcükler Türkçeye "uygun" diye çevrilmiştir. İsv. BK'da da aynı sözcükler 42 nci maddede kullanılmıştır. Bu sözcükler Borçlar Kanununun 42 nci maddesinde "adalete tevfikan" şeklinde Türkçe’ye çevrilmiştir. Ancak, "uygun" sözcüğü hakkaniyete ve adalete uygun olmayı da içerir, fakat ondan daha geniştir. Kaynağın bu sözcükler yerine hakkaniyet ve adil terimlerini kullanmadığı da dikkate alınarak "uygun" sözcüğü tercih edilmiştir.
İkinci fıkra: İkinci fıkra, mahkeme kararının etkisini aynı hukukî durumdaki ortaklara da taşıyan bir "class action"u düzenlemektedir.
Üçüncü fıkra: Üçüncü fıkra bir taraftan ortağın dava giderlerini karşılayamama kaygısıyla hakkını aramaktan vazgeçmesi ve haksızlığa karşı sessiz kalması olasılığını ortadan kaldırmayı amaçlamakta, diğer taraftan da haksız, dayanaksız ve delilsiz davaların giderlerinin devralan şirket tarafından karşılanıyor olması dolayısıyla teşvik edilmesini önlemek gayesini gütmektedir.
Dördüncü fıkra: Ortak olma hakkının veya ortaklık haklarının korunması davası esasta bir denkleştirme davasıdır. Denkleştirmenin belirlenip ödemenin yapılmasıyla, amaç elde edilir. Bu dava dolayısıyla birleşme kararının geçersizliği yoluna gidilmesi amacı aşar; meğerki, kararın da iptalini gerektiren bir sebep var olsun. Böyle bir sebep olayda mevcutsa 193 üncü madde uygulanır.
Kaynak: TBMM S. Sayısı: 96 (Dönem 23) - Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
Eski TTK (6762) karşılığı — tam metin
m.152 G) Nevi değiştirme: kismen — Ticaret şirketleri genel hükümler — birleşme/bölünme/tür değiştirme/topluluk büyük ölçüde yeni ihdas
Kaynak: 6102 ↔ 6762 karşılaştırma cetveli. Eşleşmeler cetvelden derlenmiştir; en güvenilir eşleşme başta gösterilir.
Bu maddeye ilişkin kararlarda ele alınan başlıca hususlar
Konusuz kalan bölünme iptali davasında vekalet ücretinin haklılık ölçütüne göre belirlenmesi
Şirket alacaklısının bölünme kararına iptal davası açma ehliyetinin bulunmaması
Konusuz kalma halinde dava tarihi itibariyle haklılığın tespiti
Ortağın haklı sebeple çıkarılması davasında sonradan gerçekleşen birleşme kararı
Birleşme kararına karşı açılan iptal davası sonuçlanmadan ortaklık sıfatının devamı
Ortaklıktan çıkarma davasında haklı sebep bulunmadığına ilişkin değerlendirme
Kurucu intifa senedi sahibinin birleşme genel kurul kararına iptal davası açma hakkı
İntifa senedinin TTK 140/5 uyarınca gerçek değerle satın alınması
Yayın arşivindeki kararlardan derlenen uyuşmazlık başlıkları — aşağıda ilgili kararlar listelenir.
İlişkili kararlar
Bu maddeyi anan içtihatlar (arşiv)
Yayın arşivinden derlendi (kararın atıf yaptığı mevzuattan otomatik); anonimleştirilmiş, editör onayından ayrıdır.
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2021/2089 E. 2025/2079 K.
Kurucu intifa senedi sahibinin birleşme genel kurul kararına iptal davası açma hakkı
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2021/935 E. 2021/975 K.
Konusuz kalan bölünme iptali davasında vekalet ücretinin haklılık ölçütüne göre belirlenmesi
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2018/789 E. 2019/402 K.
Ortağın haklı sebeple çıkarılması davasında sonradan gerçekleşen birleşme kararı
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9127 E. 2023/3352 K.
Kısmi bölünme
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6190 E. 2025/960 K.
Ayrılma hakkı
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3116 E. 2022/8583 K.
Denetim kayyımı
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5696 E. 2023/651 K.
Tmsf kayyımlığı
Güncel gelişmeler
Bu maddeye bağlı onaylı gelişme henüz yok. Resmî Gazete haftada bir taranır; onaylanan kayıtlar burada görünür.
Kendinizi test edin
Birleşme, bölünme veya tür değiştirmeye karşı iptal davası bakımından TTK m.192 uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- İptal davasını, karara olumlu oy vermiş ortaklar da diledikleri zaman açabilir.
- İptal davasını, karara olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş ortaklar, kararın ilanından itibaren iki ay içinde açabilir.
- İptal davası, kararın ilanından itibaren bir yıl içinde açılır.
- İptal davası yalnızca şirket alacaklıları tarafından açılabilir.
- İptal davası ancak karar bir genel kurul tarafından verilmişse açılabilir; yönetim organı kararlarına karşı açılamaz.
Cevabı ve açıklamayı göster
Doğru cevap: B
TTK m.192/1'e göre 134 ilâ 190 ıncı maddelerin ihlali hâlinde, birleşme/bölünme/tür değiştirme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş olan ortaklar, kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açabilir; ilanın gerekmediği hâllerde süre tescil tarihinden başlar. m.192/2'ye göre karar bir yönetim organı tarafından verilmişse de bu dava açılabilir. Doğru cevap B'dir.
Kaynak: https://6102ttk.com/ttk/madde-192 — erişim: 18.08.2026