Tmsf kayyımlığı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5696 E. 2023/651 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tmsf kayyımlığı↗ şirket bölünmesi↗ ttk 447↗ genel kurul kararının butlanı↗ olağanüstü hal↗ ttk 445↗ hak arama özgürlüğü↗ kooperatifler kanunu↗ adli yardım talebinin reddi↗ adli yardım talebi↗ kayyım atanması↗ butlan↗ yokluk↗ ticaret sicili tescili↗ kayyım↗ adli yardım↗ genel kurul kararının iptali↗ şirket zararı↗ dava şartı yokluğu↗ ihtiyati tedbir↗ kesin süre↗ tmsf↗ iptal davası↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ usulden reddi↗ ticaret sicili↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ teminat↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/455 E., 2020/806 K.
Taraflar arasındaki, genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin davalı şirketin ortağı olduğunu, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/342 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden ceza yargılamasında davalı şirkete kayyım atanmasına karar verildiğini, akabinde kayyımlık görevinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildiğini, 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (694 sayılı KHK) 180 inci maddesiyle, TMSF'nin kayyım olarak atandığı şirketlerde genel kurul yetkisinin ilgili Bakan’a devredildiğini ve ilgili bakanın onayı ve şirketin mevcut ortaklarının pay oranı korunmak şartıyla yeni bir şirket kurulmasına izin verildiğini, davalı şirketin 20.06.2019 tarihli genel kurul toplantısıyla, bölünme suretiyle ... Ev Tesktil...A.Ş. isimli bir şirket kurulduğunu, ancak yukarıda zikredilen KHK’nın açık hükmüne aykırı olarak müvekkillerine kurulan bu şirkette davalı şirketteki hisselerini oranında pay verilmediğini, şirketin tüm hisseleri davalı şirkete ait olacak şekilde tek ortaklı olarak kurulduğunu, ayrıca ilgili Bakan’ın onayının da alınmadığını, söz konusu genel kurul kararının yokluk ve butlanla malul olduğu gibi iptal yaptırımına da tabi tutulması gerektiğini, ayrıca yapılan işlemlere dayanak olarak alınan Kanun ve KHK hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek, davaya konu genel kurulda anılan anılan kararların yokluk ve butlanla malul olduğunun tespitine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise sözü edilen genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 448 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre teminat göstermesi gerektiğini, davaya konu genel kurulda alınan kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin, davacı yanca 6102 sayılı Kanun’un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre teminat göstermesini talep ettiği, iptali istenilen genel kurul kararının niteliği ve işbu davanın açılması sebebiyle davalı şirketin uğrayabileceği muhtemel zararlar gözetilerek bu talebin uygun görüldüğü ve aynı Yasa hükmünün mahkemeye verdiği takdir yetkisi ve somut olayın özellikleri gözetilerek davacılardan verilen kesin süre içerisinde davalı şirketin sermayesinin %5’ine tekabül eden 7.500.000,00 TL tutarında teminat göstermelerinin istenildiği ancak davacı yanca karar gereğinin yerine getirilmediği, belirtilen hususun dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; adli yardım talebinin reddinin hatalı olduğunu, teminat talep edilebilmesi için şirketin genel kurulun iptali davası sebebiyle uğrayabileceği zararın dayanaklarıyla birlikte açıkça gösterilmesi gerektiğini, ancak davalı şirketçe, bu yönde bir açıklama yapılmadığı gibi mahkemece de zararın hangi sebeplerle ortaya çıkabileceğinin belirtilmediğini, iş bu dava sebebiyle davalı şirketin bir zarara uğramasının söz konusu olmadığını, söz konusu kararın uygulanmamasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin mahkemece reddedildiğini ve kararın hali hazırda uygulanmakta olduğunu, mahkemece talep edilen teminatın hak arama özgürlüğünü engelleyecek düzeyde orantısız olduğunu, tüm müvekkillerinden şirketteki pay oranları gözetilmeksizin aynı tutarda teminat talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu genel kurul kararının dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında açıklanan sebeplerle butlanla malul olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu genel kurul kararının butlan ve iptal yaptırımına konu olabilecek şekilde hukuka aykırı olup olmadığı, davacıların 6102 sayılı Kanun’un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca teminat göstermesinin gerekip gerekmediği, gerekiyorsa mahkemenin bu husustaki takdirinin somut olayın özelliklerine uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun’un 192 nci, 353 üncü, 445, 447 nci maddeleri ile aynı Kanun’un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 694 sayılı KHK’nın 180 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Dava, davalı şirketin bölünmesi suretiyle yeni bir şirket kurulmasına ilişkin 20.06.2019 tarihli genel kurul kararının yokluk ve butlanla malul olduğunun tespiti, bu talebin uygun görülmemesi halinde ise iptali istemine ilişkindir.
Bu dava türü Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın 447 inci vd. maddeleri ile 622 nci maddesi ve Kooperatifler Kanunu (Koop.K.)'nun 53 maddesi ile düzenlenen genel iptal davasından farklı olarak TTK'nın 192 maddesinde düzenlenen özel bir dava türü olup, TTK md. 445 hükmünden farklı, değişikliklerin niteliklerine uygun iptal hükümleri öngörmektedir. (bkz. Ünal TEKİNALP, (Poray/ Çamoğlu), Ortaklıklar I, s.204 vd.)
2. İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun’un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen ve mahkemece takdir olunan teminatın verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir.
3. Birleşmenin, bölünmenin ve tür değiştirmenin iptali ve eksiklerinin sonuçları 6100 sayılı Kanun’un 192 inci maddesiyle özel olarak düzenlenmiş olup anılan madde, "(1) 134 ilâ 190 ıncı maddelerin ihlali hâlinde, birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş bulunan birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin ortakları; bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açabilirler. İlanın gerekmediği hâllerde süre tescil tarihinden başlar. (2) Kararın bir yönetim organı tarafından verilmesi hâlinde de bu dava açılabilir. (3) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin işlemlerde herhangi bir eksikliğin varlığı hâlinde, mahkeme taraflara bunun giderilmesi için süre verir. Hukuki sakatlık, verilen süre içinde giderilemiyorsa veya giderilememişse mahkeme kararı iptal eder ve gerekli önlemleri alır." hükmünü haizdir.
4. Diğer taraftan aynı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, tescilin kurucu etkisi gözetilerek anonim şirketin yokluğuna veya butlanına karar verilemeyeceği kesin olarak düzenlemiştir.
5. Yapılan açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalı şirketin 20.06.2019 tarihli genel kurulunda alınan kararla, bölünme suretiyle sermeyesinin tamamı davalı şirkete ait olan ... Ev Tekstili San. ve Tic. A.Ş. isimli yeni bir şirket kurulmuş, adı geçen şirket ticaret siciline tescille tüzel kişilik kazanmıştır. Bu hale göre, İlk Derece Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca anonim şirketin yokluk ve butlanının istenilemeyeceği gözetilerek yokluk ve butlan talebinin reddine karar verilmesi, iptal talebi bakımından ise, davanın 192 nci maddede öngörülen 2 aylık süre içerisinde açıldığı gözetilerek işin esasına girilmesi ve anılan Yasa hükmü gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, somut olayda uygulanma kabiliyeti bulunmayan ve TTK md. 447 nci madde 622 nci […] md. 53 ile düzenlenen genel iptal davalarına özgü aynı Kanun’un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı olarak davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1713 E. 2023/5408 K.
Ortak:şirket bölünmesi · genel kurul kararının butlanı · hak arama özgürlüğü · adli yardım talebinin reddi · adli yardım talebi · butlan · yokluk · kayyım · dava şartı
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; «adli yardım talebinin reddinin» hatalı olduğunu, «teminat» talep edilebilmesi için şirketin genel kurulun «iptali davası» sebebiyle uğrayabileceği zararın dayanaklarıyla birlikte açıkça gösterilmesi gerektiğini, ancak davalı şirketçe, bu yönde bir açıklama yapılmadığı gibi mahkemece de zararın hangi sebeplerle ortaya çıkabileceğinin belirtilmediğini, iş bu dava sebebiyle davalı şirketin bir zarara uğramasının söz konusu olmadığını, söz konusu kararın uygulanmamasına yönelik «ihtiyati tedbir» taleplerinin mahkemece reddedildiğini ve kararın hali hazırda uygulanmakta olduğunu, mahkemece talep edilen teminatın «hak arama özgürlüğünü» engelleyecek düzeyde orantısız olduğunu, tüm müvekkillerinden şirketteki pay oranları gözetilmeksizin aynı tutarda teminat talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu genel kurul kararının dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında açıklanan sebeplerle «butlanla» malul olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Değerlendirme 1.Dava, davalı «şirketin bölünmesi» suretiyle yeni bir şirket kurulmasına ilişkin 20.06.2019 tarihli genel kurul kararının «yokluk» ve «butlanla» malul olduğunun tespiti, bu talebin uygun görülmemesi halinde ise iptali istemine ilişkindir.
… in tüm hisseleri davalı şirkete ait olacak şekilde tek ortaklı olarak kurulduğunu, ayrıca ilgili Bakan’ın onayının da alınmadığını, söz konusu genel kurul kararının «yokluk» ve «butlanla» malul olduğu gibi iptal yaptırımına da tabi tutulması gerektiğini, ayrıca yapılan işlemlere dayanak olarak alınan Kanun ve KHK hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olduğ …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 622 nci maddesine göre; "Bu kanunun «anonim şirket» «genel kurul kararlarının butlanına» ve iptaline ilişkin hükümleri kıyas yoluyla «limited şirketlere» de uygulanır." 6102 sayılı Kanun'un 448 inci üçüncü fıkrası gereğince; «ortaklar kurulu kararının iptali davası» açılması halinde; "Mahkeme şirketin istemi üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların «teminat» göstermesine karar verebilir.
… in yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında toplanan deliller, İlk Derece Mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında; «adli yardım talebinin reddine» ilişkin kararlara karşı itiraz mercinin verdiği kararların «kesin» nitelikte olması nedeniyle inceleme konusu yapılamayacak olup asıl talep yönünden yapılan incelemede ise 6102 sayılı Kanun'un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında davacının davalı şirketin muhtemel zararlarını karşılayacak bir «teminat» gösterilmesinin mahkemece talep edilmesine rağmen belirtilen «kesin sürede» teminat gösterilmesine ilişkin kararın yerine getirilmemesi nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verildiği anlaşıldığından verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden …
A.Ş.'ne «kayyım» atandığını, Boyteks Tekstil San. ve Tic.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul yetkisi · müsadere · yönetim kayyımı · banka teminat mektubu · ortaklar kurulu kararının iptali · adil yargılanma hakkı · malvarlığına ilişkin dava · kısıtlılık
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kanun hükmünde kararname ile tanınan «yetki» çerçevesinde davalı şirkete «yönetim kayyımları» atanmış bulunmakta olduğunu, davalı şirket yönetimi, kanun hükmünde kararname gereğince verilen yetki çerçevesinde, TMSF Fon Kurulu tarafından atanan kayyım «yönetim kurulu» üyeleri tarafından yönetildiğini, davacıların davalı şirkette sahip oldukları hisseler de «dahil» olmak üzere, Boydak Holding A.Ş. bünyesine dahil olan ve mahkeme kararında yazılı olan şirketlerdeki hisselerinin «müsaderesine» karar verildiğini, davacıların davacı taraf sıfatı bulunmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin (b) bendi hükmünde yazılı olan dava açma hakkının, genel kurula katılma hakkına sahip olmaya ve genel kurul sürecinde bulunma hakkına sahip olmaya yönelik haklardan olduğunu, Kanun Hükmünde Kararname hükmü gereğince, davacıların genel kurula katılma hak ve yetkileri bulunmaması sebebiyle, yasanın bu hükmü kapsamında dava açma hakkına sahip olmalarının da söz konusu olamayacağını, bu nedenlerle davacıların davasının «iptal davası» açma yönünde, davacı taraf «ehliyetlerinin» bulunmaması «sebebine» dayalı olarak işin esasına girilmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar tarafından açılan davanın usulden ve esastan reddine, 6102 sayılı Kanun'un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, davacıların şirket sermayesinin %20'sinden az olmayacak şekilde nakit veya «banka teminat mektubu» teminat göstermelerinin istenmesine, bu teminat tutarının dava şartı olarak öngörülmesine ve dava şartı teminatın yatırılmaması halinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesini istemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından «adli yardım» taleplerinin, dosyada yeterli belge bulunmadığı ve ayrıca davacıların kendilerini vekil ile «temsil» ettirmeleri, «vekalet ücreti» ödeyebilecek durumda olduklarının anlaşıldığı gerekçesi ile reddedildiğini, adli yardın talebinin reddine ilişkin karara itiraz edildiğini, itirazın da reddedildiğini, ret gerekçelerinin hukuka aykırı olduğunu, davacıların tüm «malvarlıklarına» el konulduğuna dair mahkeme kararlarının sunulduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davacılardan «teminat» gösterilmesine karar verilebilmesi için öncelikle davalı şirketin muhtemel zararını ortaya koyması gerektiğini, davalı şirketin muhtemel zararı bulunmuyor ise veya bu yönde bir iddiada bulunulmamış ise mahkemece davacılardan teminat gösterilmesinin istenilmesinin mümkün olmadığını, teminatın ön şarta bağlı olduğunu, davalı şirketin ise ne cevap dilekçesinde ne de yargılama aşamasında hiçbir zaman muhtemel zarara uğrayacağını iddia etmediğini, sadece teminat gösterilmesi talebinde bulunduğunu, talep edilen teminat tutarının davacıların paylarına orantılı olması gerektiğini, tüm davacıları aynı tutardaki teminattan sorumlu tutmasının «adil yargılanma hakkı» ile adalete ulaşma hakkının açıkça ihlali niteliğinde olduğunu düşündüklerini, davacılardan teminat talep edilmesinin hukuken hatalı olup, teminat talep ediliyor olsa dahi «adli yardım talebinin» kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
A.Ş'nin «kayyımlık» görevinin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) geçtiğini, çıkartılan 694 sayılı Ohal Kanun Hükmünde Kararname ile TMSF'nin kayyımlık görevi yaptığı şirketlerde «genel kurul yetkilerinin» fonun ilişkili olduğu bakan tarafından kullanılabileceği şeklinde düzenlendiğini, TMSF'nin 20.06.2019 tarih ve 2019/348 sayılı kararı ile Boyteks Tekstil San. ve Tic.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 622 nci maddesine göre; "Bu kanunun «anonim şirket» «genel kurul kararlarının butlanına» ve iptaline ilişkin hükümleri kıyas yoluyla «limited şirketlere» de uygulanır." 6102 sayılı Kanun'un 448 inci üçüncü fıkrası gereğince; «ortaklar kurulu kararının iptali davası» açılması halinde; "Mahkeme şirketin istemi üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların «teminat» göstermesine karar verebilir.
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.
Ortak:yokluk
İncelediğiniz kararda… in tüm hisseleri davalı şirkete ait olacak şekilde tek ortaklı olarak kurulduğunu, ayrıca ilgili Bakan’ın onayının da alınmadığını, söz konusu genel kurul kararının «yokluk» ve «butlanla» malul olduğu gibi iptal yaptırımına da tabi tutulması gerektiğini, ayrıca yapılan işlemlere dayanak olarak alınan Kanun ve KHK hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olduğ …
Değerlendirme 1.Dava, davalı «şirketin bölünmesi» suretiyle yeni bir şirket kurulmasına ilişkin 20.06.2019 tarihli genel kurul kararının «yokluk» ve «butlanla» malul olduğunun tespiti, bu talebin uygun görülmemesi halinde ise iptali istemine ilişkindir.
Bu hale göre, İlk Derece Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca «anonim şirketin» «yokluk» ve «butlanının» istenilemeyeceği gözetilerek yokluk ve butlan talebinin reddine karar verilmesi, iptal talebi bakımından ise, davanın 192 nci maddede öngörülen 2 aylık süre içeris …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 02/05/2011 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tesbitine, diğer istemlerin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoklukla malul karar
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 02/05/2011 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tesbitine, diğer istemlerin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5696 E. , 2023/651 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/692 Esas, 2021/878 Karar
DAVA TARİHİ 31.07.2019
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/455 E., 2020/806 K.
Taraflar arasındaki, genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin davalı şirketin ortağı olduğunu, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/342 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden ceza yargılamasında davalı şirkete kayyım atanmasına karar verildiğini, akabinde kayyımlık görevinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildiğini, 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (694 sayılı KHK) 180 inci maddesiyle, TMSF'nin kayyım olarak atandığı şirketlerde genel kurul yetkisinin ilgili Bakan’a devredildiğini ve ilgili bakanın onayı ve şirketin mevcut ortaklarının pay oranı korunmak şartıyla yeni bir şirket kurulmasına izin verildiğini, davalı şirketin 20.06.2019 tarihli genel kurul toplantısıyla, bölünme suretiyle ...
Ev Tesktil...A.Ş. isimli bir şirket kurulduğunu, ancak yukarıda zikredilen KHK’nın açık hükmüne aykırı olarak müvekkillerine kurulan bu şirkette davalı şirketteki hisselerini oranında pay verilmediğini, şirketin tüm hisseleri davalı şirkete ait olacak şekilde tek ortaklı olarak kurulduğunu, ayrıca ilgili Bakan’ın onayının da alınmadığını, söz konusu genel kurul kararının yokluk ve butlanla malul olduğu gibi iptal yaptırımına da tabi tutulması gerektiğini, ayrıca yapılan işlemlere dayanak olarak alınan Kanun ve KHK hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek, davaya konu genel kurulda anılan anılan kararların yokluk ve butlanla malul olduğunun tespitine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise sözü edilen genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 448 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre teminat göstermesi gerektiğini, davaya konu genel kurulda alınan kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin, davacı yanca 6102 sayılı Kanun’un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre teminat göstermesini talep ettiği, iptali istenilen genel kurul kararının niteliği ve işbu davanın açılması sebebiyle davalı şirketin uğrayabileceği muhtemel zararlar gözetilerek bu talebin uygun görüldüğü ve aynı Yasa hükmünün mahkemeye verdiği takdir yetkisi ve somut olayın özellikleri gözetilerek davacılardan verilen kesin süre içerisinde davalı şirketin sermayesinin %5’ine tekabül eden 7.500.000,00 TL tutarında teminat göstermelerinin istenildiği ancak davacı yanca karar gereğinin yerine getirilmediği, belirtilen hususun dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; adli yardım talebinin reddinin hatalı olduğunu, teminat talep edilebilmesi için şirketin genel kurulun iptali davası sebebiyle uğrayabileceği zararın dayanaklarıyla birlikte açıkça gösterilmesi gerektiğini, ancak davalı şirketçe, bu yönde bir açıklama yapılmadığı gibi mahkemece de zararın hangi sebeplerle ortaya çıkabileceğinin belirtilmediğini, iş bu dava sebebiyle davalı şirketin bir zarara uğramasının söz konusu olmadığını, söz konusu kararın uygulanmamasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin mahkemece reddedildiğini ve kararın hali hazırda uygulanmakta olduğunu, mahkemece talep edilen teminatın hak arama özgürlüğünü engelleyecek düzeyde orantısız olduğunu, tüm müvekkillerinden şirketteki pay oranları gözetilmeksizin aynı tutarda teminat talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu genel kurul kararının dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında açıklanan sebeplerle butlanla malul olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu genel kurul kararının butlan ve iptal yaptırımına konu olabilecek şekilde hukuka aykırı olup olmadığı, davacıların 6102 sayılı Kanun’un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca teminat göstermesinin gerekip gerekmediği, gerekiyorsa mahkemenin bu husustaki takdirinin somut olayın özelliklerine uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun’un 192 nci, 353 üncü, 445, 447 nci maddeleri ile aynı Kanun’un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 694 sayılı KHK’nın 180 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Dava, davalı şirketin bölünmesi suretiyle yeni bir şirket kurulmasına ilişkin 20.06.2019 tarihli genel kurul kararının yokluk ve butlanla malul olduğunun tespiti, bu talebin uygun görülmemesi halinde ise iptali istemine ilişkindir.
Bu dava türü Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın 447 inci vd. maddeleri ile 622 nci maddesi ve Kooperatifler Kanunu (Koop.K.)'nun 53 maddesi ile düzenlenen genel iptal davasından farklı olarak TTK'nın 192 maddesinde düzenlenen özel bir dava türü olup, TTK md. 445 hükmünden farklı, değişikliklerin niteliklerine uygun iptal hükümleri öngörmektedir. (bkz. Ünal TEKİNALP, (Poray/ Çamoğlu), Ortaklıklar I, s.204 vd.)
2. İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun’un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen ve mahkemece takdir olunan teminatın verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir.
3. Birleşmenin, bölünmenin ve tür değiştirmenin iptali ve eksiklerinin sonuçları 6100 sayılı Kanun’un 192 inci maddesiyle özel olarak düzenlenmiş olup anılan madde, "(1) 134 ilâ 190 ıncı maddelerin ihlali hâlinde, birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş bulunan birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin ortakları; bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açabilirler. İlanın gerekmediği hâllerde süre tescil tarihinden başlar. (2) Kararın bir yönetim organı tarafından verilmesi hâlinde de bu dava açılabilir. (3) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin işlemlerde herhangi bir eksikliğin varlığı hâlinde, mahkeme taraflara bunun giderilmesi için süre verir.
Hukuki sakatlık, verilen süre içinde giderilemiyorsa veya giderilememişse mahkeme kararı iptal eder ve gerekli önlemleri alır." hükmünü haizdir.
4. Diğer taraftan aynı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla, tescilin kurucu etkisi gözetilerek anonim şirketin yokluğuna veya butlanına karar verilemeyeceği kesin olarak düzenlemiştir.
5. Yapılan açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalı şirketin 20.06.2019 tarihli genel kurulunda alınan kararla, bölünme suretiyle sermeyesinin tamamı davalı şirkete ait olan ... Ev Tekstili San. ve Tic. A.Ş. isimli yeni bir şirket kurulmuş, adı geçen şirket ticaret siciline tescille tüzel kişilik kazanmıştır. Bu hale göre, İlk Derece Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca anonim şirketin yokluk ve butlanının istenilemeyeceği gözetilerek yokluk ve butlan talebinin reddine karar verilmesi, iptal talebi bakımından ise, davanın 192 nci maddede öngörülen 2 aylık süre içerisinde açıldığı gözetilerek işin esasına girilmesi ve anılan Yasa hükmü gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, somut olayda uygulanma kabiliyeti bulunmayan ve TTK md.
447 nci madde 622 nci […] md. 53 ile düzenlenen genel iptal davalarına özgü aynı Kanun’un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı olarak davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936500200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz