YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4315 E. 2024/313 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'iki aylık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak düşürücü süre↗ uyuşmazlık konusu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/336 E., 2020/192 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.03.2017 tarih ve 2017/23223 sayılı “OBAÇAY KARADENİZ ... ÇAYI” ibareli marka başvurusunun davalı ...'nün itirazı üzerine Markalar Dairesi tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 12.07.2018 tarih ve 2018-M-5334 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, oysa “OBAÇAY KARADENİZ ... ÇAYI” ibareli başvuru ile redde mesnet "... ÇAYI" ibareli marka arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvurusundaki esas ibarenin "OBAÇAY" ibaresi olduğunu, "KARADENİZ" ve "... ÇAYI" ibarelerinin tali unsur niteliğinde bulunduğunu zira başvurudaki KARADENİZ ibaresinin çayın üretim menşeini, ... ÇAYI ibaresinin ise çay ürününe ait bir niteliği ima ettiğini, “...” ve “... ÇAYI” ibarelerinin ticaret hayatında herkes tarafından kullanılan tasviri bir işaret niteliğinde bulunduğunu, anılan ibarenin çay, kahve, tütün, sigara ve benzeri bağımlılık yapan ürünlerde kullanılmasının çok yaygın olduğunu, Türk Dil Kurumu'na (TDK) göre ... kelimesinin çay içmeyi bağımlılık derecesinde alışkanlık haline getiren kişileri ifade ettiğini, ... ibaresinin tasviri nitelikte olduğunu ve hiçbir çay üreticisinin veya ticaretini yapan işletmenin tekeline bırakılamayacağını, davalı Kurum nezdinde ... ibaresi geçen 387 adet tescilli marka veya başvurunun bulunduğunu, çayın Türkiye’de sudan sonra tüketim hacmi en yüksek gıda maddesi olduğunu, dolayısıyla Türk halkının hangi çayın hangi firmaya ait bulunduğunu çok kolay şekilde ayırt edebilecek tüketici bilincine sahip olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 12.07.2018 tarih ve 2018-M-5334 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile redde mesnet markanın kapsamında bulunan malların birebir aynı olduğunu, redde mesnet markayı oluşturan sözcüklerin tamamının başvuruya konu işarette yer aldığını, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı vekilinin başvurunun tesciline karar verilmesi talebinin tescil işleminin mahkemenin yetkisinde olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sermayesi Devlete ait bir Kamu İktisadi Devlet Teşekkülü olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davaya konu markada esas unsurunun ... kelimesi olduğunu, markalar arasında iltibas bulunduğunu, "..." esas unsurlu birçok markanın davalı Kurum veya mahkeme kararıyla iptal edildiğini, müvekkilinin "..." ibaresini çay sektöründe maruf ve meşhur hale getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "OBAÇAY KARADENİZ ... ÇAYI" ibareli başvuru ile redde mesnet "... ÇAYI" ibareli marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı , markalarda ortak olarak yer ... "..." ibaresinin ayırt edicilik vasfının düşük olduğu, uyuşmazlık konusu "çay ve soğuk çaylar" mallarında tescilli “... ÇAYI” ibareli birden fazla tescilli marka bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuruyu oluşturan ibarelerin redde mesnet markada aynen yer aldığını, başvuru kapsamında yer ... malların redde mesnet marka kapsamında da bulunduğunu, taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, diğer tarfatna davacı vekilinin başvurunun tesciline karar verilmesi talebinin tescil işleminin mahkemenin yetkisinde olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu başvuru ve müvekkiline ait redde mesnet markanın asıl unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğunu, anılan ibarenin bir çay türü olmadığı gibi çay bitkisine özgü bir anlamının da bulunmadığını, "..." ibaresinin müvekkili Kurumun çay ürününde kullanılmasıyla tanınan bir çay markası haline geldiğini, müvekkilinin "... Çayı" ibareli markasını koruma altına ... birçok yargı kararı bulunduğunu,"... Çayı" ibaresinin müvekkili tarafından tescil edilği tarihten bu yana kullanıldığını, bu nedenle anılan ibarenin müvekkili çağrıştırdığını, ibarenin çay sektöründe ayırt edcilik vasfının yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "OBAÇAY KARADENİZ ... ÇAYI" ibaresinin 30. sınıfta yer ... "Çaylar, buzlu çaylar" emtiasında tescili için 13.03.2017 tarihinde davalı Kuruma başvurduğu, başvurunun ilanı üzerine davalı ... Müdürlüğünün 85/089365, 2004/24997 sayılı ve "... ÇAYI", "... Karadeniz Çayı" ibareli markalarına dayalı olarak iltibas ve tanınmışlık iddialarıyla yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek dava konusu başvuru ile itiraza mesnet 85/089365 sayılı marka arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının bulunduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, bu karara karşı başvuru sahibi davacı tarafından yapılan itirazın YİDK'in 12.07.2018 tarih ve 2018/M-5334 sayılı kararıyla reddedildiği, bu kararın davacıya 30.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve iş bu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 15.09.2018 tarihinde açıldığı, ava konusu başvuru 30. sınıfta yer ... "Çaylar, buzlu çaylar" mallarını kapsadığı, davalı ... Müdürlüğüne ait redde mesnet 85//089365 sayılı marka da 30. sınıfta bulunan "Çay" emtiasında tescilli olup mahkemece görüşüne başvurulan her iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu başvuru kapsamında yer ... mallar ile redde mesnet marka kapsamında yer ... malların aynı/aynı tür olduğu, dava konusu başvurunun "OBAÇAY KARADENİZ ... ÇAYI" ibarelerinden oluştuğu, başvuruda yer ... "OBAÇAY" ibaresi davacının çatı markası olup iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağından ve başvuruda yer ... "KARADENİZ" ve "ÇAYI" ibareleri de ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur niteliğinde olduğundan başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, redde mesnet "... ÇAYI" ibareli markanın asli unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğundan asli unsurları itibariyle dava konusu başvuru ile redde mesnet 85//089365 sayılı marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik ve karıştırma tehlikesi bulunduğu, her ne kadar mahkemece dava konusu "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu mallar bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğu açıklanmış ise de Dairemizin 01.06.2020 tarih, 2019/4594 E. ve 2020/2537 K. sayılı kararında "Kuleli Çay ..." ibaresinin çay emtiasında kullanılmasının davalı ...'nün 85/089365 sayılı "..." asıl unsurlu markasına tecavüz teşkil ettiğinin kabul edildiği, yine Dairemizin 04.06.2020 tarih, 2019/111 E.,2020/2618 K. Sayılı kararında da ‘’... LİDAŞ" ibareli başvuru ile 85/089365 sayılı "..." asıl unsurlu markanın da benzer bulunduğu, bu kararlar karşısında "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönündeki değerlendirmeye Dairemizce itibar edilmemiş, dava konusu başvuru ile redde mesnet 85/089365 sayılı marka arasında, başvuru kapsamında yer ... mallar bakımından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili “OBAÇAY KARADENİZ ... ÇAYI” ibareli başvuru ile redde mesnet "... ÇAYI" ibareli marka arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvurusundaki esas ibarenin "OBAÇAY" ibaresi olduğunu, "KARADENİZ" ve "... ÇAYI" ibarelerinin tali unsur niteliğinde bulunduğunu, başvuru markasının bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini, ... kelimesinin çay içmeyi bağımlılık derecesinde alışkanlık haline getiren kişileri ifade ettiğini, ... ibaresinin tasviri nitelikte olduğunu ve hiçbir çay üreticisinin veya ticaretini yapan işletmenin tekeline bırakılamayacağını, çayın Türkiye’de sudan sonra tüketim hacmi en yüksek gıda maddesi olduğunu, dolayısıyla Türk halkının hangi çayın hangi firmaya ait bulunduğunu çok kolay şekilde ayırt edebilecek tüketici bilincine sahip olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12359 E. 2017/289 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… et markanın kapsamında bulunan malların birebir aynı olduğunu, redde mesnet markayı oluşturan sözcüklerin tamamının başvuruya konu işarette yer aldığını, bu nedenle «ortalama tüketici» nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından «iltibasa» neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı vekilinin başvurunun tesciline karar verilmesi talebinin tescil işleminin mahkemenin «yetkisinde» olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… Devlet Teşekkülü olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davaya konu markada esas unsurunun ... kelimesi olduğunu, markalar arasında «iltibas» bulunduğunu, "..." esas unsurlu birçok markanın davalı Kurum veya mahkeme kararıyla iptal edildiğini, müvekkilinin "..." ibaresini çay sektöründe maruf ve meşhur h …
… turan ibarelerin redde mesnet markada aynen yer aldığını, başvuru kapsamında yer ... malların redde mesnet marka kapsamında da bulunduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» koşullarının oluştuğunu, diğer tarfatna davacı vekilinin başvurunun tesciline karar verilmesi talebinin tescil işleminin mahkemenin «yetkisinde» olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaÇayı” biçimindeki markayı ambalaj kullanım biçimine göre kullanmasının «iltibas» yaratması nedeniyle davacının “.. ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtisas mahkemesi · marka hakkına tecavüz · ıslah · maddi tazminat · haksız rekabet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaÇayı” markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğundan bu ambalajın davacı adına tescilli marka ile «haksız rekabet» yarattığı, her ne kadar «maddi tazminat» hususunda net bir hesaplama yapılamamış ise de, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemediğinden, net satış ve davalının kar oranı dikkate alınarak davacının maddi tazminat talebinin 58.033,78 TL olarak takdir edildiği ancak, davacı tarafça BK'nın 50 ve 51. maddeleri gereğince tazminat miktarının belirlenmesi yönünden beyanda bulunduğu ve davasını «ıslah» etmediğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 7.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının çaylar hakk …
1- Dava, 556 sayılı KHK'da düzenlenen marka hakkına dayalı olarak açılmış olup, bu KHK'dan kaynaklanan davalarda «ihtisas» mahkemesi «görevlidir».
24/03/2005 tarih ve 188 sayılı ... kararı gereğince, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan ve Adli Yargı Adalet Komisyonu'nun bulunduğu merkezde yer alan asliye hukuk mahkemelerinde tek asliye hukuk mahkemesi varsa o mahkeme, iki asliye hukuk mahkemesi varsa 1 numaralı ve 2'den fazla asliye hukuk mahkemesi varsa 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi «ihtisas» mahkemesi sıfatıyla «görevlidir».
Çayı” «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının “...
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/234 E. 2023/808 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… et markanın kapsamında bulunan malların birebir aynı olduğunu, redde mesnet markayı oluşturan sözcüklerin tamamının başvuruya konu işarette yer aldığını, bu nedenle «ortalama tüketici» nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından «iltibasa» neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı vekilinin başvurunun tesciline karar verilmesi talebinin tescil işleminin mahkemenin «yetkisinde» olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
"..." ibaresinin «ayırt edicilik» vasfının düşük olduğu, «uyuşmazlık konusu» "çay ve soğuk çaylar" mallarında tescilli “...
"KARADENİZ" ve "ÇAYI" ibareleri de «ayırt ediciliği» bulunmayan tali unsur niteliğinde olduğundan başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, redde mesnet "...
Benzer bu kararda… ına tescilli markanın ise "... çayı" ve "tiryaki çayı" olduğu, uyuşmazlığın ... ve tiryaki ibarelerinin cins ve nitelik belirten ibareler olup olmadığı, bu bakımdan «ayırt edicilik» yönünden esaslı unsur olup olmadığı noktasında toplandığı, ... çayın, çayın ... bölümünden üretildiği ve genel olarak belli kimselerin kullandıkları, beğenenlerin diğer çayları asla içmediği çay olarak gösterildiği, buradan hareketle ortalama bir tüketici, ... ibaresini gördüğünde zihninde bitkinin katileli bir «bölümü» olduğundan bu kısmı yoğun şekilde barındıran yahut tamamen bu bölümden oluşan çayı canlandıracağı, markalar arasında ... ibaresi dışında tasarımsal ve görsel olarak başkaca bir benzerlik olmadığı, bu nedenle ... ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşük bir ibare olduğu, davalının marka ve tasarım kullanımı ile davacıya ait marka ve tasarımlara tecavüz etmediği ve «haksız rekabete» yol açmadığı kanaatine varıldığı, davacının diğer bir iddiasına konu tiryaki çayı yönünden yapılan incelemede Türk Dil Kurumu (TDK) çevrimiçi sözlüğüne göre tiryaki ibaresinin " Afyon, tütün, kahve, çay vb. keyif veren maddelere alışmış olan, bir şeye çok alışmış olan" şeklinde tanımlandığı, buna göre «ortalama tüketiciler» nezdinde bir değerlendirme yapıldığında tüketicinin çayı çok seven, çaydan vazgeçemeyen kişileri ve çayın alışkanlık yapan özelliğini belirteceği, bu bakımdan bir çay türünü belirtmemekle birlikte bir özellik belirtmesi nedeniyle ayırt ediciliği zayıf bir marka olduğu, davacı adına tescilli marka ve tasarımlar ile davalı kullanımı arasında tiryaki ibaresi dışında tasarımsal ve görsel olarak başkaca bir benzerliğin bulunmadığı, bu nedenle Tiryaki ibaresinin ayırt edici niteliği düşük bir ibare olduğu ve davalının marka ve tasarım kullanımı ile davacıya ait marka ve tasarımlara tecavüz etmediği, müşterileri etkileyici ve «dürüstlük kuralına» aykırı şekilde kullanmadığından, davalının haksız rekabete yol açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… nımın kabul edilmesi halinde ise, davacının tescilli markalarının daha önceki tarihli olduğunu, davacının markalarının sulandırıldığını, tiryaki ve ... ibarelerinin «ayırt ediciliğinin» olduğunu, bu ibarelerin davacı firmayı akla getirdiğini, tanınmış marka olduğunu, alınan raporların çelişkili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · denetime elverişlilik · iş bölümü · dürüstlük kuralı · marka hakkına tecavüz · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu karardaÇayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek «tescilli tasarım» ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… ına tescilli markanın ise "... çayı" ve "tiryaki çayı" olduğu, uyuşmazlığın ... ve tiryaki ibarelerinin cins ve nitelik belirten ibareler olup olmadığı, bu bakımdan «ayırt edicilik» yönünden esaslı unsur olup olmadığı noktasında toplandığı, ... çayın, çayın ... bölümünden üretildiği ve genel olarak belli kimselerin kullandıkları, beğenenlerin diğer çayları asla içmediği çay olarak gösterildiği, buradan hareketle ortalama bir tüketici, ... ibaresini gördüğünde zihninde bitkinin katileli bir «bölümü» olduğundan bu kısmı yoğun şekilde barındıran yahut tamamen bu bölümden oluşan çayı canlandıracağı, markalar arasında ... ibaresi dışında tasarımsal ve görsel olarak başkaca bir benzerlik olmadığı, bu nedenle ... ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşük bir ibare olduğu, davalının marka ve tasarım kullanımı ile davacıya ait marka ve tasarımlara tecavüz etmediği ve «haksız rekabete» yol açmadığı kanaatine varıldığı, davacının diğer bir iddiasına konu tiryaki çayı yönünden yapılan incelemede Türk Dil Kurumu (TDK) çevrimiçi sözlüğüne göre tiryaki ibaresinin " Afyon, tütün, kahve, çay vb. keyif veren maddelere alışmış olan, bir şeye çok alışmış olan" şeklinde tanımlandığı, buna göre «ortalama tüketiciler» nezdinde bir değerlendirme yapıldığında tüketicinin çayı çok seven, çaydan vazgeçemeyen kişileri ve çayın alışkanlık yapan özelliğini belirteceği, bu bakımdan bir çay türünü belirtmemekle birlikte bir özellik belirtmesi nedeniyle ayırt ediciliği zayıf bir marka olduğu, davacı adına tescilli marka ve tasarımlar ile davalı kullanımı arasında tiryaki ibaresi dışında tasarımsal ve görsel olarak başkaca bir benzerliğin bulunmadığı, bu nedenle Tiryaki ibaresinin ayırt edici niteliği düşük bir ibare olduğu ve davalının marka ve tasarım kullanımı ile davacıya ait marka ve tasarımlara tecavüz etmediği, müşterileri etkileyici ve «dürüstlük kuralına» aykırı şekilde kullanmadığından, davalının haksız rekabete yol açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli ambalaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek «tescilli tasarım» ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… ettiğini, davalının müvekkili kurumun yıllardır üretip piyasaya sunduğu maruf ve meşhur hale getirdiği marka ve tasarımlarının aynısını, benzerini piyasaya sürerek «haksız rekabette» bulunduğunu ileri sürerek davalının haksız rekabetinin men'ine ve müvekkili Kurumun «marka hakkına tecavüz» fiillerinin durdurulmasına, davalının tecavüzü nedeniyle 20.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ayrıca tecavüz …
-
Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/574 E. 2020/4250 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… et markanın kapsamında bulunan malların birebir aynı olduğunu, redde mesnet markayı oluşturan sözcüklerin tamamının başvuruya konu işarette yer aldığını, bu nedenle «ortalama tüketici» nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından «iltibasa» neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı vekilinin başvurunun tesciline karar verilmesi talebinin tescil işleminin mahkemenin «yetkisinde» olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı «tescilli tasarımı» ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ''Filiz Çayı'', 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ''Filiz Lüks Çayı'', 30.03.1994 tarih 151379 sayılı '' Filiz Lüks Çayı'' ibareli tescilli markalarını taklit etmek suretiyle davalı şirket tarafından '' Doğuş Filiz Çayı'', ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… 1.2011 tarih 2011/98418 sayılı ''Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil'' ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ibaresini içeren «tescilli tasarımların» sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve «haksız rekabet» yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Dava, marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçelerle, davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10697 E. 2014/140 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · maddi tazminat · cy/cy kaydı · vekalet ücreti · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davalı tarafından kullanılan ve tasarım tescili bulunmayan Marmara Rize Çay tasarımının, davacı adına tasarım tescil «kaydı» bulunan Çaykur Tiryaki Çayı'na ait tasarımı ile belirgin şekilde benzer olduğu ve bu itibarla davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle, 20.544,85 TL «maddi tazminat» ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, çayların toplatılması yönündeki talebin ise reddine karar verilmiştir.
3- Zararını kanıtlama yükümlülüğü bulunan davacı taraf zararın miktarının tespiti hususunda «bilirkişi incelemesi» yapılmasını istemiş ve bilirkişi de «ibraz» edilen delillere göre dava konusu ürünün ne kadar satıldığı veya ne kadar gelir elde edildiğinin tespit edilemeyeceğini, dava konusu çayın toplam satışlarının %5'inin davacı zararı olarak kabulünün gerekeceğini belirtilmiştir.
4- Kabul şekli bakımından, davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12293 E. 2017/343 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… et markanın kapsamında bulunan malların birebir aynı olduğunu, redde mesnet markayı oluşturan sözcüklerin tamamının başvuruya konu işarette yer aldığını, bu nedenle «ortalama tüketici» nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından «iltibasa» neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı vekilinin başvurunun tesciline karar verilmesi talebinin tescil işleminin mahkemenin «yetkisinde» olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… Devlet Teşekkülü olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davaya konu markada esas unsurunun ... kelimesi olduğunu, markalar arasında «iltibas» bulunduğunu, "..." esas unsurlu birçok markanın davalı Kurum veya mahkeme kararıyla iptal edildiğini, müvekkilinin "..." ibaresini çay sektöründe maruf ve meşhur h …
… turan ibarelerin redde mesnet markada aynen yer aldığını, başvuru kapsamında yer ... malların redde mesnet marka kapsamında da bulunduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» koşullarının oluştuğunu, diğer tarfatna davacı vekilinin başvurunun tesciline karar verilmesi talebinin tescil işleminin mahkemenin «yetkisinde» olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaÇayı" çay ambalajının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde belirgin derecede benzerlik içermediği, ambalaj kullanımının davacı adına «tescilli tasarımlardan» doğan haklara tecavüz oluşturmadığı, ancak davacı tarafından fiilen kullanılan ambalajlar ile davalının ürün ambalajının renk, tasarım marka konumlanması gibi hususlarda benzer olduğu ve bu nedenle davacının fiilen kullandığı ambalaj ile davalının ürün ambalajının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olduğu ve 6102 sayılı TTK'nın 54. ve 55/1.a.4. maddeleri kapsamında «haksız rekabet» oluşturduğu, davalı tarafça «ticari defter» ve belgelerin dosyaya sunulmaması nedeniyle tazminat hesabı yapılamadığı, TBK'nın 50. ve 51. maddesi uyarınca takdiren tazminat miktarının belirlenebileceği gerekç …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · ticari defter · haksız rekabet · vekalet ücreti · e-defter
Benzer bu karardaÇayı" çay ambalajının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde belirgin derecede benzerlik içermediği, ambalaj kullanımının davacı adına «tescilli tasarımlardan» doğan haklara tecavüz oluşturmadığı, ancak davacı tarafından fiilen kullanılan ambalajlar ile davalının ürün ambalajının renk, tasarım marka konumlanması gibi hususlarda benzer olduğu ve bu nedenle davacının fiilen kullandığı ambalaj ile davalının ürün ambalajının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olduğu ve 6102 sayılı TTK'nın 54. ve 55/1.a.4. maddeleri kapsamında «haksız rekabet» oluşturduğu, davalı tarafça «ticari defter» ve belgelerin dosyaya sunulmaması nedeniyle tazminat hesabı yapılamadığı, TBK'nın 50. ve 51. maddesi uyarınca takdiren tazminat miktarının belirlenebileceği gerekç …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı adına «tescilli tasarımlarla» davalının "...
2- Dava, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir.
AAÜT’de fikri sınai haklar mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda hükmedilecek «vekalet ücreti» genel mahkemelerden farklı olarak düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7458 E. 2011/17604 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi ücreti · protokol · yargılama gideri
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince, dosya kapsamında görüşüne başvurulan «bilirkişinin ücretinin» davalı tarafça yatırılmasına rağmen Mahkemece bu paranın davacı tarafça yatırıldığı kabul edilerek «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… fta yer alan tüm ürünler yönünden markayı 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine uygun olarak kullandığı, çay emtiasında kullandığını ispat edemediği, çay emtiasının Nice «protokolüne» göre TPE tarafından yapılan mal ve hizmet sınıflandırmasına ilişkin tebliğin 30. sınıfının farklı alt grubunda olduğu, alt grubun bölünmesinin söz konusu olmadığı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4315 E. , 2024/313 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1175 Esas, 2022/536 Karar
DAVALILAR 1.Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... ... ...
2.... (TÜRKPATENT) vekili Avukat ... ... ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esas hakkında yeniden hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/336 E., 2020/192 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.03.2017 tarih ve 2017/23223 sayılı “OBAÇAY KARADENİZ ... ÇAYI” ibareli marka başvurusunun davalı ...'nün itirazı üzerine Markalar Dairesi tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 12.07.2018 tarih ve 2018-M-5334 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, oysa “OBAÇAY KARADENİZ ... ÇAYI” ibareli başvuru ile redde mesnet "... ÇAYI" ibareli marka arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvurusundaki esas ibarenin "OBAÇAY" ibaresi olduğunu, "KARADENİZ" ve "... ÇAYI" ibarelerinin tali unsur niteliğinde bulunduğunu zira başvurudaki KARADENİZ ibaresinin çayın üretim menşeini, ...
ÇAYI ibaresinin ise çay ürününe ait bir niteliği ima ettiğini, “...” ve “... ÇAYI” ibarelerinin ticaret hayatında herkes tarafından kullanılan tasviri bir işaret niteliğinde bulunduğunu, anılan ibarenin çay, kahve, tütün, sigara ve benzeri bağımlılık yapan ürünlerde kullanılmasının çok yaygın olduğunu, Türk Dil Kurumu'na (TDK) göre ... kelimesinin çay içmeyi bağımlılık derecesinde alışkanlık haline getiren kişileri ifade ettiğini, ... ibaresinin tasviri nitelikte olduğunu ve hiçbir çay üreticisinin veya ticaretini yapan işletmenin tekeline bırakılamayacağını, davalı Kurum nezdinde ... ibaresi geçen 387 adet tescilli marka veya başvurunun bulunduğunu, çayın Türkiye’de sudan sonra tüketim hacmi en yüksek gıda maddesi olduğunu, dolayısıyla Türk halkının hangi çayın hangi firmaya ait bulunduğunu çok kolay şekilde ayırt edebilecek tüketici bilincine sahip olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 12.07.2018 tarih ve 2018-M-5334 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile redde mesnet markanın kapsamında bulunan malların birebir aynı olduğunu, redde mesnet markayı oluşturan sözcüklerin tamamının başvuruya konu işarette yer aldığını, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı vekilinin başvurunun tesciline karar verilmesi talebinin tescil işleminin mahkemenin yetkisinde olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sermayesi Devlete ait bir Kamu İktisadi Devlet Teşekkülü olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davaya konu markada esas unsurunun ... kelimesi olduğunu, markalar arasında iltibas bulunduğunu, "..." esas unsurlu birçok markanın davalı Kurum veya mahkeme kararıyla iptal edildiğini, müvekkilinin "..." ibaresini çay sektöründe maruf ve meşhur hale getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "OBAÇAY KARADENİZ ... ÇAYI" ibareli başvuru ile redde mesnet "... ÇAYI" ibareli marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı , markalarda ortak olarak yer ... "..." ibaresinin ayırt edicilik vasfının düşük olduğu, uyuşmazlık konusu "çay ve soğuk çaylar" mallarında tescilli “... ÇAYI” ibareli birden fazla tescilli marka bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuruyu oluşturan ibarelerin redde mesnet markada aynen yer aldığını, başvuru kapsamında yer ... malların redde mesnet marka kapsamında da bulunduğunu, taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, diğer tarfatna davacı vekilinin başvurunun tesciline karar verilmesi talebinin tescil işleminin mahkemenin yetkisinde olmadığı için salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu başvuru ve müvekkiline ait redde mesnet markanın asıl unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğunu, anılan ibarenin bir çay türü olmadığı gibi çay bitkisine özgü bir anlamının da bulunmadığını, "..." ibaresinin müvekkili Kurumun çay ürününde kullanılmasıyla tanınan bir çay markası haline geldiğini, müvekkilinin "... Çayı" ibareli markasını koruma altına ... birçok yargı kararı bulunduğunu,"... Çayı" ibaresinin müvekkili tarafından tescil edilği tarihten bu yana kullanıldığını, bu nedenle anılan ibarenin müvekkili çağrıştırdığını, ibarenin çay sektöründe ayırt edcilik vasfının yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "OBAÇAY KARADENİZ ... ÇAYI" ibaresinin 30. sınıfta yer ... "Çaylar, buzlu çaylar" emtiasında tescili için 13.03.2017 tarihinde davalı Kuruma başvurduğu, başvurunun ilanı üzerine davalı ... Müdürlüğünün 85/089365, 2004/24997 sayılı ve "... ÇAYI", "... Karadeniz Çayı" ibareli markalarına dayalı olarak iltibas ve tanınmışlık iddialarıyla yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek dava konusu başvuru ile itiraza mesnet 85/089365 sayılı marka arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının bulunduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, bu karara karşı başvuru sahibi davacı tarafından yapılan itirazın YİDK'in 12.07.2018 tarih ve 2018/M-5334 sayılı kararıyla reddedildiği, bu kararın davacıya 30.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve iş bu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 15.09.2018 tarihinde açıldığı, ava konusu başvuru 30.
sınıfta yer ... "Çaylar, buzlu çaylar" mallarını kapsadığı, davalı ... Müdürlüğüne ait redde mesnet 85//089365 sayılı marka da 30. sınıfta bulunan "Çay" emtiasında tescilli olup mahkemece görüşüne başvurulan her iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu başvuru kapsamında yer ... mallar ile redde mesnet marka kapsamında yer ... malların aynı/aynı tür olduğu, dava konusu başvurunun "OBAÇAY KARADENİZ ... ÇAYI" ibarelerinden oluştuğu, başvuruda yer ... "OBAÇAY" ibaresi davacının çatı markası olup iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağından ve başvuruda yer ... "KARADENİZ" ve "ÇAYI" ibareleri de ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur niteliğinde olduğundan başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, redde mesnet "...
ÇAYI" ibareli markanın asli unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğundan asli unsurları itibariyle dava konusu başvuru ile redde mesnet 85//089365 sayılı marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik ve karıştırma tehlikesi bulunduğu, her ne kadar mahkemece dava konusu "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu mallar bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğu açıklanmış ise de Dairemizin 01.06.2020 tarih, 2019/4594 E. ve 2020/2537 K. sayılı kararında "Kuleli Çay ..." ibaresinin çay emtiasında kullanılmasının davalı ...'nün 85/089365 sayılı "..." asıl unsurlu markasına tecavüz teşkil ettiğinin kabul edildiği, yine Dairemizin 04.06.2020 tarih, 2019/111 E.,2020/2618 K.
Sayılı kararında da ‘’... LİDAŞ" ibareli başvuru ile 85/089365 sayılı "..." asıl unsurlu markanın da benzer bulunduğu, bu kararlar karşısında "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönündeki değerlendirmeye Dairemizce itibar edilmemiş, dava konusu başvuru ile redde mesnet 85/089365 sayılı marka arasında, başvuru kapsamında yer ... mallar bakımından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili “OBAÇAY KARADENİZ ... ÇAYI” ibareli başvuru ile redde mesnet "... ÇAYI" ibareli marka arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvurusundaki esas ibarenin "OBAÇAY" ibaresi olduğunu, "KARADENİZ" ve "... ÇAYI" ibarelerinin tali unsur niteliğinde bulunduğunu, başvuru markasının bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini, ... kelimesinin çay içmeyi bağımlılık derecesinde alışkanlık haline getiren kişileri ifade ettiğini, ... ibaresinin tasviri nitelikte olduğunu ve hiçbir çay üreticisinin veya ticaretini yapan işletmenin tekeline bırakılamayacağını, çayın Türkiye’de sudan sonra tüketim hacmi en yüksek gıda maddesi olduğunu, dolayısıyla Türk halkının hangi çayın hangi firmaya ait bulunduğunu çok kolay şekilde ayırt edebilecek tüketici bilincine sahip olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999286900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz