İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2302 E. 2024/609 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konkordato mühleti↗ geçici mühlet↗ rehinle temin edilmemiş alacak↗ kesin mühlet↗ seçimlik hak↗ rehinli alacak↗ seçimlik haklar↗ konkordato↗ takas-mahsup↗ aktif husumet ehliyeti↗ takas↗ alacağın temliki↗ ilamsız icra takibi↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ istinaf incelemesi↗ üçüncü kişi↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ mahsup↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ kötü niyet↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/437 E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, 05.03.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiğini, mühlet kararında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 294 üncü maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceğine karar verildiğini, ancak davalı bankanın bu karara rağmen müvekkiline kullandırmış olduğu kredilere faiz işlettiğini ve müvekkilinden faizle birlikte tahsilat yaptığını, faizin iadesi hususunda bankayla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 05.10.2018 tarihinden sonra haksız olarak işletilen faizin iadesi için Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın şimdilik 650.000,00 TL'sine 05.10.2018 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; konkordato mühletinin verilmesinden sonra faize yönelik hukuka aykırı hiçbir tahsilat yapılmadığını, davacı ile müvekkil banka arasında birden fazla kredi, kredi kartı gibi birçok akit olduğunu, bu ilişkilerden kaynaklı birden fazla tahsilat kalemi olduğunu, davacının kullandığı kredilerin rehinle teminat altında olduğunu, kısmi ödemede borçlunun bildirim yapmamasına binaen tahsilata ilişkin seçimlik haklarının bulunduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/357 E., 2020/1369 K. sayılı kararıyla mahkemenin 2018/437 E. sayılı dosyasında konkordato talep eden davacıya 1 yıl kesin mühlet verilerek 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının 2004 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 650.000,00 TL asıl alacak yönünden kısmen iptaline, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.10.2020 tarihli ve 2020/1161 E., 2020/1369 K. sayılı kararıyla davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 19.10.2022 tarih, 2022/5524 E. ve 2022/7171 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, davalı tarafın takas mahsup iddiasının değerlendirilmesi, konkordato sürecinin sonuçlanıp sonuçlanmadığı, davacı şirketin iflas ... etmediğinin belirlenmesi gerektiği ve dava konusu alacağın likit olduğu kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedileceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında takas mahsup ilişkisi olmadığı gerekçesi ile bozmadan önce kurulan karar gerekçeleri ile davanın kabulüne, itirazın 650.000,00 TL'lik asıl alacak üzerinden iptaline ve asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava açılmasından sonra davacının alacağını L.O. İsimli üçüncü bir kişiye devrettiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin kalmadığını, davacıdan haksız yahut kendilerine verilen konkordato mühletinden sonra faize ilişkin tahsilat yapılmadığını, yapılsaydı dahi bunun davacının kendilerine ödeme sırası göstermemesi nedeniyle taraflarına seçimlik hak sağladığını, davacının ödemeleri aksatarak konkordato sürecini ihlal ettiğini, tahsilatların rehinli alacaklara ilişkin olduğunu, son alınan bilirkişi raporunun da lehlerine olduğunu, davacıdan yapılan tahsilat kalemlerinin birden fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosya içerisinde dava konusu alacağın temlik edildiğine dair 05.02.2021 tarihli temliknamenin bulunduğu anlaşılmakla, bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin dava şartı olup, davanın devamı boyunca bulunması ve mahkemece de re'sen nazara alınması gerektiğinden temlikname göz önünde bulundurularak aktif dava ehliyetinin varlığı yönünden bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5524 E. 2022/7171 K.
Ortak:rehinle temin edilmemiş alacak · kesin mühlet · konkordato · takas-mahsup · takas · genel kredi sözleşmesi · mahsup · iflas
İncelediğiniz karardaDairemizin 19.10.2022 tarih, 2022/5524 E. ve 2022/7171 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, davalı tarafın «takas mahsup» iddiasının değerlendirilmesi, «konkordato» sürecinin sonuçlanıp sonuçlanmadığı, davacı şirketin «iflas» ... etmediğinin belirlenmesi gerektiği ve dava konusu alacağın likit olduğu kabulü ile «icra inkar tazminatına» hükmedileceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/357 E., 2020/1369 K. sayılı kararıyla mahkemenin 2018/437 E. sayılı dosyasında «konkordato» talep eden davacıya 1 yıl «kesin mühlet» verilerek 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının 2004 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 650.000,00 TL «asıl alacak» yönünden kısmen iptaline, alacak likit olmadığından davacının «icra inkar tazminatı» hususunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/437 E. sayılı dosyası ile «konkordato» talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde «geçici mühlet» kararı verildiğini, 05.03.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıl süre ile «kesin mühlet» kararı verildiğini, mühlet kararında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 294 üncü maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine karar verildiğini, ancak davalı bankanın bu karara rağmen müvekkiline kullandırmış olduğu kredilere faiz işlettiğini ve müvekkilinden faizle birlikte tahsilat yaptığını, faizin iadesi hususunda bankayla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 05.10.2018 tarihinden sonra haksız olarak işletilen faizin iadesi için Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın şimdilik 650.000,00 TL'sine 05.10.2018 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… k derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; mahkemenin 2018/437 Esas sayılı dosyasında 05.03.2019 tarihli duruşmada İİK'nın 289.maddesi gereğince «konkordato» talep eden davacıya 1 yıl «kesin mühlet» verilerek İİK'nın 294.maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli «genel kredi sözleşmesi»'ne dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle İİK'nın 294.maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının İİK 294. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 650.000,00 TL «asıl alacak» yönünden kısmen iptaline, alacak likit olmadığından davacının «icra inkar tazminatı» hususunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2-Davacı taraf, Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/437 E. sayılı dosyasında «konkordato» talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde 3 ay süre ile geçici 05.03.2019 tarihli kararı ile de 1 yıl «kesin mühlet» verildiğini, kesin mühlet kararında İİK 294. maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine dair hüküm kurulduğunu, ancak davalının mahkemece verilen karara rağmen 05.10.2018- 05.03.2019 tarihleri arasında alacağına İİK 294. md. hükmüne aykırı olarak fazladan faiz tahsilatı yaptığını iddia etmiş, davalı banka ise savunmasında davacının müvekkili banka ile birden çok sözleşmesi ve başka borçlarının da bulunduğunu, yapılan faiz tahsilatının bu borçlara «mahsup» edildiğini belirtmişitir.
Mahkemece davalının «takas, mahsup» savunmasıyla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5426 E. 2025/4733 K.
Ortak:konkordato mühleti · geçici mühlet · rehinle temin edilmemiş alacak · kesin mühlet · seçimlik haklar · konkordato · alacağın temliki · ilamsız icra takibi · dava şartı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/437 E. sayılı dosyası ile «konkordato» talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde «geçici mühlet» kararı verildiğini, 05.03.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıl süre ile «kesin mühlet» kararı verildiğini, mühlet kararında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 294 üncü maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine karar verildiğini, ancak davalı bankanın bu karara rağmen müvekkiline kullandırmış olduğu kredilere faiz işlettiğini ve müvekkilinden faizle birlikte tahsilat yaptığını, faizin iadesi hususunda bankayla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 05.10.2018 tarihinden sonra haksız olarak işletilen faizin iadesi için Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın şimdilik 650.000,00 TL'sine 05.10.2018 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konkordato mühletinin» verilmesinden sonra faize yönelik hukuka aykırı hiçbir tahsilat yapılmadığını, davacı ile müvekkil banka arasında birden fazla kredi, kredi kartı gibi birçok akit olduğunu, bu ilişkilerden kaynaklı birden fazla tahsilat kalemi olduğunu, davacının kullandığı kredilerin rehinle «teminat» altında olduğunu, kısmi ödemede borçlunun bildirim yapmamasına binaen tahsilata ilişkin «seçimlik haklarının» bulunduğunu savunarak davanın reddine ve «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/357 E., 2020/1369 K. sayılı kararıyla mahkemenin 2018/437 E. sayılı dosyasında «konkordato» talep eden davacıya 1 yıl «kesin mühlet» verilerek 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının 2004 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 650.000,00 TL «asıl alacak» yönünden kısmen iptaline, alacak likit olmadığından davacının «icra inkar tazminatı» hususunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2018/437 E. sayılı dosyası ile «konkordato» talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde «geçici mühlet» kararı verildiğini, 05.03.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıl süre ile «kesin mühlet» kararı verildiğini, mühlet kararında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 294. maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine karar verildiğini, ancak davalı bankanın bu karara rağmen müvekkiline kullandırmış olduğu kredilere faiz işlettiğini ve müvekkilinden faizle birlikte tahsilat yaptığını, faizin iadesi hususunda bankayla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 05.10.2018 tarihinden sonra haksız olarak işletilen faizin iadesi için Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın şimdilik 650.000,00 TL'sine 05.10.2018 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, mahkemenin 2018/437 E. sayılı dosyasında «konkordato» talep eden davacıya 1 yıl «kesin mühlet» verilerek 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının 2004 sayılı Kanun'un 294. maddesine aykırı olduğu, dava açıldıktan sonra icra dosyasındaki «alacağı temlik» alan ...'un vekaletnamesinin davacı vekili tarafından dosyaya sunulduğu, dolayısıyla «husumet» yönünden de dosyada bir eksik kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın 650.000,00 TL'lik «asıl alacak» üzerinden iptaline ve asıl alacak üzerinden icra inkâr tazminatına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konkordato mühletinin» verilmesinden sonra faize yönelik hukuka aykırı hiçbir tahsilat yapılmadığını, davacı ile müvekkil banka arasında birden fazla kredi, kredi kartı gibi birçok akit olduğunu, bu ilişkilerden kaynaklı birden fazla tahsilat kalemi olduğunu, davacının kullandığı kredilerin rehinle «teminat» altında olduğunu, kısmi ödemede borçlunun bildirim yapmamasına binaen tahsilata ilişkin «seçimlik haklarının» bulunduğunu savunarak davanın reddine ve «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · tasdik kararı · kötüniyet tazminatı · ara karar · fesih · kötüniyet · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, dosyadaki uyuşmazlığın çözümünde «konkordatonun» kısmen feshi davasının «bekletici mesele» yapıldıktan sonra, «fesih» kararının tartışılıp sonuca etkisi gözetilerek karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konkordato mühletinin» verilmesinden sonra faize yönelik hukuka aykırı hiçbir tahsilat yapılmadığını, davacı ile müvekkil banka arasında birden fazla kredi, kredi kartı gibi birçok akit olduğunu, bu ilişkilerden kaynaklı birden fazla tahsilat kalemi olduğunu, davacının kullandığı kredilerin rehinle «teminat» altında olduğunu, kısmi ödemede borçlunun bildirim yapmamasına binaen tahsilata ilişkin «seçimlik haklarının» bulunduğunu savunarak davanın reddine ve «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
2.Davacı şirket 03.10.2018 tarihinde «konkordato» talebinde bulunmuş, tensip «ara» kararı ile 05.10.2018 tarihi itibariyle konkordato başvurusu kabul edilerek 3 ay «geçici mühlet» kararı, sonrasında 05.03.2019 tarihinde 1 yıllık «kesin mühlet» kararı verilmiş, 18.09.2020 tarihinde konkordato projesi «tasdik» edilerek 14.04.2022 tarihli Yargıtay ilamı ile de kesinleşmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2302 E. , 2024/609 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2022/451 Esas, 2023/89 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/437 E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, 05.03.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiğini, mühlet kararında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 294 üncü maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceğine karar verildiğini, ancak davalı bankanın bu karara rağmen müvekkiline kullandırmış olduğu kredilere faiz işlettiğini ve müvekkilinden faizle birlikte tahsilat yaptığını, faizin iadesi hususunda bankayla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 05.10.2018 tarihinden sonra haksız olarak işletilen faizin iadesi için Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E.
sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın şimdilik 650.000,00 TL'sine 05.10.2018 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; konkordato mühletinin verilmesinden sonra faize yönelik hukuka aykırı hiçbir tahsilat yapılmadığını, davacı ile müvekkil banka arasında birden fazla kredi, kredi kartı gibi birçok akit olduğunu, bu ilişkilerden kaynaklı birden fazla tahsilat kalemi olduğunu, davacının kullandığı kredilerin rehinle teminat altında olduğunu, kısmi ödemede borçlunun bildirim yapmamasına binaen tahsilata ilişkin seçimlik haklarının bulunduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/357 E., 2020/1369 K. sayılı kararıyla mahkemenin 2018/437 E. sayılı dosyasında konkordato talep eden davacıya 1 yıl kesin mühlet verilerek 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının 2004 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E.
sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 650.000,00 TL asıl alacak yönünden kısmen iptaline, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.10.2020 tarihli ve 2020/1161 E., 2020/1369 K. sayılı kararıyla davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 19.10.2022 tarih, 2022/5524 E. ve 2022/7171 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, davalı tarafın takas mahsup iddiasının değerlendirilmesi, konkordato sürecinin sonuçlanıp sonuçlanmadığı, davacı şirketin iflas ... etmediğinin belirlenmesi gerektiği ve dava konusu alacağın likit olduğu kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedileceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında takas mahsup ilişkisi olmadığı gerekçesi ile bozmadan önce kurulan karar gerekçeleri ile davanın kabulüne, itirazın 650.000,00 TL'lik asıl alacak üzerinden iptaline ve asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava açılmasından sonra davacının alacağını L.O. İsimli üçüncü bir kişiye devrettiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin kalmadığını, davacıdan haksız yahut kendilerine verilen konkordato mühletinden sonra faize ilişkin tahsilat yapılmadığını, yapılsaydı dahi bunun davacının kendilerine ödeme sırası göstermemesi nedeniyle taraflarına seçimlik hak sağladığını, davacının ödemeleri aksatarak konkordato sürecini ihlal ettiğini, tahsilatların rehinli alacaklara ilişkin olduğunu, son alınan bilirkişi raporunun da lehlerine olduğunu, davacıdan yapılan tahsilat kalemlerinin birden fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosya içerisinde dava konusu alacağın temlik edildiğine dair 05.02.2021 tarihli temliknamenin bulunduğu anlaşılmakla, bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin dava şartı olup, davanın devamı boyunca bulunması ve mahkemece de re'sen nazara alınması gerektiğinden temlikname göz önünde bulundurularak aktif dava ehliyetinin varlığı yönünden bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999001100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz