İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5426 E. 2025/4733 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konkordato mühleti↗ geçici mühlet↗ rehinle temin edilmemiş alacak↗ kesin mühlet↗ seçimlik haklar↗ konkordato↗ bekletici mesele↗ icra inkâr tazminatı↗ alacağın temliki↗ ilamsız icra takibi↗ tasdik kararı↗ kötüniyet tazminatı↗ ara karar↗ genel kredi sözleşmesi↗ fesih↗ temlik↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ teminat↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 01.07.2025 günü hazır bulunan davacı ve asli müdahil vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/437 E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, 05.03.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiğini, mühlet kararında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 294. maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceğine karar verildiğini, ancak davalı bankanın bu karara rağmen müvekkiline kullandırmış olduğu kredilere faiz işlettiğini ve müvekkilinden faizle birlikte tahsilat yaptığını, faizin iadesi hususunda bankayla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 05.10.2018 tarihinden sonra haksız olarak işletilen faizin iadesi için Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın şimdilik 650.000,00 TL'sine 05.10.2018 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; konkordato mühletinin verilmesinden sonra faize yönelik hukuka aykırı hiçbir tahsilat yapılmadığını, davacı ile müvekkil banka arasında birden fazla kredi, kredi kartı gibi birçok akit olduğunu, bu ilişkilerden kaynaklı birden fazla tahsilat kalemi olduğunu, davacının kullandığı kredilerin rehinle teminat altında olduğunu, kısmi ödemede borçlunun bildirim yapmamasına binaen tahsilata ilişkin seçimlik haklarının bulunduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, mahkemenin 2018/437 E. sayılı dosyasında konkordato talep eden davacıya 1 yıl kesin mühlet verilerek 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının 2004 sayılı Kanun'un 294. maddesine aykırı olduğu, dava açıldıktan sonra icra dosyasındaki alacağı temlik alan ...'un vekaletnamesinin davacı vekili tarafından dosyaya sunulduğu, dolayısıyla husumet yönünden de dosyada bir eksik kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın 650.000,00 TL'lik asıl alacak üzerinden iptaline ve asıl alacak üzerinden icra inkâr tazminatına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı şirket 03.10.2018 tarihinde konkordato talebinde bulunmuş, tensip ara kararı ile 05.10.2018 tarihi itibariyle konkordato başvurusu kabul edilerek 3 ay geçici mühlet kararı, sonrasında 05.03.2019 tarihinde 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmiş, 18.09.2020 tarihinde konkordato projesi tasdik edilerek 14.04.2022 tarihli Yargıtay ilamı ile de kesinleşmiştir. Davalı taraf 14.12.2023 tarihinde konkordatonun feshi istemi ile dava açmış, Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 13.02.2024 tarih, 2023/434 E. ve 2024/72 K. sayılı kararı ile konkordatonun işbu davada davalı banka yönünden kısmen feshine karar verilmiştir.
Mahkemece, dosyadaki uyuşmazlığın çözümünde konkordatonun kısmen feshi davasının bekletici mesele yapıldıktan sonra, fesih kararının tartışılıp sonuca etkisi gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5524 E. 2022/7171 K.
Ortak:rehinle temin edilmemiş alacak · kesin mühlet · konkordato · genel kredi sözleşmesi · iflas · kredi sözleşmesi · asıl alacak · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaIII.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, mahkemenin 2018/437 E. sayılı dosyasında «konkordato» talep eden davacıya 1 yıl «kesin mühlet» verilerek 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının 2004 sayılı Kanun'un 294. maddesine aykırı olduğu, dava açıldıktan sonra icra dosyasındaki «alacağı temlik» alan ...'un vekaletnamesinin davacı vekili tarafından dosyaya sunulduğu, dolayısıyla «husumet» yönünden de dosyada bir eksik kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın 650.000,00 TL'lik «asıl alacak» üzerinden iptaline ve asıl alacak üzerinden icra inkâr tazminatına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/437 E. sayılı dosyası ile «konkordato» talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde «geçici mühlet» kararı verildiğini, 05.03.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıl süre ile «kesin mühlet» kararı verildiğini, mühlet kararında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 294. maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine karar verildiğini, ancak davalı bankanın bu karara rağmen müvekkiline kullandırmış olduğu kredilere faiz işlettiğini ve müvekkilinden faizle birlikte tahsilat yaptığını, faizin iadesi hususunda bankayla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 05.10.2018 tarihinden sonra haksız olarak işletilen faizin iadesi için Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın şimdilik 650.000,00 TL'sine 05.10.2018 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı şirket 03.10.2018 tarihinde «konkordato» talebinde bulunmuş, tensip «ara» kararı ile 05.10.2018 tarihi itibariyle konkordato başvurusu kabul edilerek 3 ay «geçici mühlet» kararı, sonrasında 05.03.2019 tarihinde 1 yıllık «kesin mühlet» kararı verilmiş, 18.09.2020 tarihinde konkordato projesi «tasdik» edilerek 14.04.2022 tarihli Yargıtay ilamı ile de kesinleşmiştir.
Benzer bu kararda… k derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; mahkemenin 2018/437 Esas sayılı dosyasında 05.03.2019 tarihli duruşmada İİK'nın 289.maddesi gereğince «konkordato» talep eden davacıya 1 yıl «kesin mühlet» verilerek İİK'nın 294.maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli «genel kredi sözleşmesi»'ne dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle İİK'nın 294.maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının İİK 294. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 650.000,00 TL «asıl alacak» yönünden kısmen iptaline, alacak likit olmadığından davacının «icra inkar tazminatı» hususunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2-Davacı taraf, Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/437 E. sayılı dosyasında «konkordato» talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde 3 ay süre ile geçici 05.03.2019 tarihli kararı ile de 1 yıl «kesin mühlet» verildiğini, kesin mühlet kararında İİK 294. maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine dair hüküm kurulduğunu, ancak davalının mahkemece verilen karara rağmen 05.10.2018- 05.03.2019 tarihleri arasında alacağına İİK 294. md. hükmüne aykırı olarak fazladan faiz tahsilatı yaptığını iddia etmiş, davalı banka ise savunmasında davacının müvekkili banka ile birden çok sözleşmesi ve başka borçlarının da bulunduğunu, yapılan faiz tahsilatının bu borçlara «mahsup» edildiğini belirtmişitir.
Ayrıca, davacı şirketin «konkordato» talebi ile ilgili olarak Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/437 E. sayılı dosyasında 05.03.2019 tarihinden başlamak üzere de 1 yıl süre ile «kesin mühlet» kararı verilmiş olmakla, davacı şirketin konkordato talebinin sonuca ulaşıp ulaşmadığı, davacı şirketin «iflas» edip etmediğinin de araştırılıp, sonucuna göre dosyaya etkisi yönünden de değerlendirme yapılmaması doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup · takas · mahsup · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… k derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; mahkemenin 2018/437 Esas sayılı dosyasında 05.03.2019 tarihli duruşmada İİK'nın 289.maddesi gereğince «konkordato» talep eden davacıya 1 yıl «kesin mühlet» verilerek İİK'nın 294.maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli «genel kredi sözleşmesi»'ne dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle İİK'nın 294.maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının İİK 294. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 650.000,00 TL «asıl alacak» yönünden kısmen iptaline, alacak likit olmadığından davacının «icra inkar tazminatı» hususunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece davalının «takas, mahsup» savunmasıyla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu cümleden olarak gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınarak davalı bankanın «takas, mahsup» savunması ile ilgili değerlendirme yapılmak üzere, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden, kabule göre de; alacak likit (belirlenebilir) olması nedeniyle mahkemece İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarı üzerinden davacı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2302 E. 2024/609 K.
Ortak:konkordato mühleti · geçici mühlet · rehinle temin edilmemiş alacak · kesin mühlet · seçimlik haklar · konkordato · alacağın temliki · ilamsız icra takibi · dava şartı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2018/437 E. sayılı dosyası ile «konkordato» talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde «geçici mühlet» kararı verildiğini, 05.03.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıl süre ile «kesin mühlet» kararı verildiğini, mühlet kararında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 294. maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine karar verildiğini, ancak davalı bankanın bu karara rağmen müvekkiline kullandırmış olduğu kredilere faiz işlettiğini ve müvekkilinden faizle birlikte tahsilat yaptığını, faizin iadesi hususunda bankayla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 05.10.2018 tarihinden sonra haksız olarak işletilen faizin iadesi için Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın şimdilik 650.000,00 TL'sine 05.10.2018 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, mahkemenin 2018/437 E. sayılı dosyasında «konkordato» talep eden davacıya 1 yıl «kesin mühlet» verilerek 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının 2004 sayılı Kanun'un 294. maddesine aykırı olduğu, dava açıldıktan sonra icra dosyasındaki «alacağı temlik» alan ...'un vekaletnamesinin davacı vekili tarafından dosyaya sunulduğu, dolayısıyla «husumet» yönünden de dosyada bir eksik kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın 650.000,00 TL'lik «asıl alacak» üzerinden iptaline ve asıl alacak üzerinden icra inkâr tazminatına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konkordato mühletinin» verilmesinden sonra faize yönelik hukuka aykırı hiçbir tahsilat yapılmadığını, davacı ile müvekkil banka arasında birden fazla kredi, kredi kartı gibi birçok akit olduğunu, bu ilişkilerden kaynaklı birden fazla tahsilat kalemi olduğunu, davacının kullandığı kredilerin rehinle «teminat» altında olduğunu, kısmi ödemede borçlunun bildirim yapmamasına binaen tahsilata ilişkin «seçimlik haklarının» bulunduğunu savunarak davanın reddine ve «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/437 E. sayılı dosyası ile «konkordato» talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde «geçici mühlet» kararı verildiğini, 05.03.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıl süre ile «kesin mühlet» kararı verildiğini, mühlet kararında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 294 üncü maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine karar verildiğini, ancak davalı bankanın bu karara rağmen müvekkiline kullandırmış olduğu kredilere faiz işlettiğini ve müvekkilinden faizle birlikte tahsilat yaptığını, faizin iadesi hususunda bankayla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 05.10.2018 tarihinden sonra haksız olarak işletilen faizin iadesi için Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın şimdilik 650.000,00 TL'sine 05.10.2018 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konkordato mühletinin» verilmesinden sonra faize yönelik hukuka aykırı hiçbir tahsilat yapılmadığını, davacı ile müvekkil banka arasında birden fazla kredi, kredi kartı gibi birçok akit olduğunu, bu ilişkilerden kaynaklı birden fazla tahsilat kalemi olduğunu, davacının kullandığı kredilerin rehinle «teminat» altında olduğunu, kısmi ödemede borçlunun bildirim yapmamasına binaen tahsilata ilişkin «seçimlik haklarının» bulunduğunu savunarak davanın reddine ve «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/357 E., 2020/1369 K. sayılı kararıyla mahkemenin 2018/437 E. sayılı dosyasında «konkordato» talep eden davacıya 1 yıl «kesin mühlet» verilerek 05.10.2018 tarihinden itibaren «rehinle temin edilmemiş alacaklara» faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının 2004 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E. sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 650.000,00 TL «asıl alacak» yönünden kısmen iptaline, alacak likit olmadığından davacının «icra inkar tazminatı» hususunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:seçimlik hak · rehinli alacak · takas-mahsup · aktif husumet ehliyeti · takas · aktif husumet · husumet ehliyeti · kötü niyet tazminatı
Benzer bu karardaİsimli üçüncü bir kişiye devrettiğini, davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığını, davacıdan haksız yahut kendilerine verilen «konkordato mühletinden» sonra faize ilişkin tahsilat yapılmadığını, yapılsaydı dahi bunun davacının kendilerine ödeme sırası göstermemesi nedeniyle taraflarına «seçimlik hak» sağladığını, davacının ödemeleri aksatarak konkordato sürecini ihlal ettiğini, tahsilatların «rehinli alacaklara» ilişkin olduğunu, «son» alınan bilirkişi raporunun da lehlerine olduğunu, davacıdan yapılan tahsilat kalemlerinin birden fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Dairemizin 19.10.2022 tarih, 2022/5524 E. ve 2022/7171 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, davalı tarafın «takas mahsup» iddiasının değerlendirilmesi, «konkordato» sürecinin sonuçlanıp sonuçlanmadığı, davacı şirketin «iflas» ... etmediğinin belirlenmesi gerektiği ve dava konusu alacağın likit olduğu kabulü ile «icra inkar tazminatına» hükmedileceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında «takas mahsup» ilişkisi olmadığı gerekçesi ile bozmadan önce kurulan karar gerekçeleri ile davanın kabulüne, itirazın 650.000,00 TL'lik «asıl alacak» üzerinden iptaline ve asıl alacak üzerinden «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konkordato mühletinin» verilmesinden sonra faize yönelik hukuka aykırı hiçbir tahsilat yapılmadığını, davacı ile müvekkil banka arasında birden fazla kredi, kredi kartı gibi birçok akit olduğunu, bu ilişkilerden kaynaklı birden fazla tahsilat kalemi olduğunu, davacının kullandığı kredilerin rehinle «teminat» altında olduğunu, kısmi ödemede borçlunun bildirim yapmamasına binaen tahsilata ilişkin «seçimlik haklarının» bulunduğunu savunarak davanın reddine ve «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5426 E. , 2025/4733 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2024/71 Esas, 2024/250 Karar
HÜKÜM
Kabul
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 01.07.2025 günü hazır bulunan davacı ve asli müdahil vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/437 E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu, mahkemece 05.10.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, 05.03.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiğini, mühlet kararında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 294. maddesi gereğince 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceğine karar verildiğini, ancak davalı bankanın bu karara rağmen müvekkiline kullandırmış olduğu kredilere faiz işlettiğini ve müvekkilinden faizle birlikte tahsilat yaptığını, faizin iadesi hususunda bankayla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 05.10.2018 tarihinden sonra haksız olarak işletilen faizin iadesi için Ordu İcra Müdürlüğü'nün 2019/9403 E.
sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın şimdilik 650.000,00 TL'sine 05.10.2018 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; konkordato mühletinin verilmesinden sonra faize yönelik hukuka aykırı hiçbir tahsilat yapılmadığını, davacı ile müvekkil banka arasında birden fazla kredi, kredi kartı gibi birçok akit olduğunu, bu ilişkilerden kaynaklı birden fazla tahsilat kalemi olduğunu, davacının kullandığı kredilerin rehinle teminat altında olduğunu, kısmi ödemede borçlunun bildirim yapmamasına binaen tahsilata ilişkin seçimlik haklarının bulunduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, mahkemenin 2018/437 E. sayılı dosyasında konkordato talep eden davacıya 1 yıl kesin mühlet verilerek 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceğine ilişkin karar verildiği, dava konusu 4 adet kredinin 11.07.2016 tarihli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullanıldığı, kredilerin taşınır ve taşınmaz rehni ile temin edilmediği, bu nedenle 05.10.2018 tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın 05.10.2018 tarihinden 05.03.2019 tarihine kadar 3.686.443,69 TL ana para, 1.121.611,13 TL faiz tahsilatı yaptığı, yapılan faiz tahsilatının 2004 sayılı Kanun'un 294.
maddesine aykırı olduğu, dava açıldıktan sonra icra dosyasındaki alacağı temlik alan ...'un vekaletnamesinin davacı vekili tarafından dosyaya sunulduğu, dolayısıyla husumet yönünden de dosyada bir eksik kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın 650.000,00 TL'lik asıl alacak üzerinden iptaline ve asıl alacak üzerinden icra inkâr tazminatına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı şirket 03.10.2018 tarihinde konkordato talebinde bulunmuş, tensip ara kararı ile 05.10.2018 tarihi itibariyle konkordato başvurusu kabul edilerek 3 ay geçici mühlet kararı, sonrasında 05.03.2019 tarihinde 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmiş, 18.09.2020 tarihinde konkordato projesi tasdik edilerek 14.04.2022 tarihli Yargıtay ilamı ile de kesinleşmiştir. Davalı taraf 14.12.2023 tarihinde konkordatonun feshi istemi ile dava açmış, Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 13.02.2024 tarih, 2023/434 E. ve 2024/72 K. sayılı kararı ile konkordatonun işbu davada davalı banka yönünden kısmen feshine karar verilmiştir.
Mahkemece, dosyadaki uyuşmazlığın çözümünde konkordatonun kısmen feshi davasının bekletici mesele yapıldıktan sonra, fesih kararının tartışılıp sonuca etkisi gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
V. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1177077400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz