YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3058 E. 2023/6859 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ münhasırlık↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/277 E., 2020/107 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/12788, 2017/12773, 2016/33810, 2015/76689, 2012/101481, 99/013169, 2013/02879 sayılı ve "Bianca Luna HOME+şekil", "BL Bianca Luna+şekil", "BL Bianca Luna+şekil", "BL Bianca Luna GRANİKA+şekil", "BL Bianca Luna+şekil", "Bianca Luna HOME+şekil", "Bianca Luna+şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MİO BİANCA” ibareli 2017/120511 sayılı marka başvurusuna, müvekkili itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, taraf markaları arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, her iki markayı yan yana görme ihtimali olmayan tüketicinin markaların aynı işletmeye ait olduğu izlenimi edineceğini ileri sürerek YİDK'in 2019-M-4499 sayılı kararının iptali ile 2017/120511 sayılı "MİO BİANCA" markasının başvurusunun iptaline, tescil edilmişse hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile davacının farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, davacının “ev tekstili” alanında, müvekkilinin ise “elektronik” sektöründe faaliyette bulunduğunu, ortalama tüketicinin elektronik dükkanına girerek içeride satılan ürünleri ev tekstili ürünleri sanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin markasının münhasıran kelime unsurundan oluştuğunu, davacının markasında “bianca” kelimesinin yanısıra “home”, “luna”, “garnika” gibi yan unsurların yer aldığını, markalarda yer alan harf, kelime veya renk unsurunun tek başına iltibas yaratmadığını, davacı markasında ayrıca şekil unsurunun da bulunduğunu, müvekkiline ait markada böyle bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dava konusu başvurunun “MİO BİANCA” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 35. sınıftaki -kararda sayılı- bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı, itiraza dayanak markaların kapsamında ise 04, 05, 07, 08, 16, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 35, 38, 40, 41. sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, yapılan karşılaştırma sonucu davalı marka başvurusu kapsamında 35. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetlerin davacı markaları kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı olduğu, taraf markalarının görsel olarak benzer olmadığı, marka telaffuzlarına göre işitsel benzerlik olmadığı, kavramsal anlamlarının ortala tüketici tarafından bilinmesinin beklenmeyeceği, MİO BİANCA ve BİANCA LUNA markaları birlikte incelendiğinde, kelimelerin bir bütün olarak telaffuz edildiği, kelimeler telaffuz edilirken, kelime BİANCA ibaresi olmasına rağmen, diğer kelime unsurlarının markaları ayırt ettiği, markaların genel görünüm kompozisyonu farklı olduğundan karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, markaların benzer olmadığı, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında aynı maddenin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin itirazına mesnet markalarında esas unsur olarak yer alan "BİANCA" ibaresinin dava konusu markada da aynen esas unsur olduğunu, "MIO" ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, her iki markayı yan yana görme ihtimali olmayan tüketicinin markaların aynı işletmeye ait olduğu izlenimi edineceğini, "Bianca" ibareli başka markaların müvekkili markaları ile benzer kabul edildiği emsal yargı kararlarının olduğunu, markaların emtia karşılaştırmasının eksik yapıldığını, dava konu marka kapsamında benzer kabul edilmeyen malların müvekkilinin itirazına mesnet markaları kapsamında yer aldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre “MİO BİANCA” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "BIANCA" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/2985 E., 2019/419 K. sayılı ilamı ile "Montebianca" ibaresi ile davacının "BIANCA" ibareli markaları arasında benzerlik bulunmadığının kabul edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek, sundukları emsal kararların değerlendirilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası.
3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.01.2021 tarihli ve 2019/2623 E., 2020/610 K. sayılı kararı, 29.04.2019 tarihli ve 2018/919 E., 2019/3261 K. sayılı kararı, 16.12.2019 tarihli ve 2019/1651 E., 2019/8211 K. sayılı kararı.
3. Değerlendirme
Dava, davacının tescilli markasına dayanarak davalı şirketin marka tescil başvurusuna yaptığı itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. Mahkemece davacı markaları ile davalı başvurusuna konu marka arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı taraf istinafı Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Ancak, davacının Dairemizden geçen işbu davaya konu markalarına dayalı olarak diğer bir kısım 3. kişilerin marka başvurularına yönelik açtığı YİDK kararının iptali davalarında, dava konusu marka ile benzerlik arz edecek nitelikteki başvuruların, davacı markası ile benzer olduğu, kapsadıkları mal ve hizmetler yönünden bir kısım benzer unsurları içerdiklerinden bahisle verilen kısmen kabule dair kararların onandığı anlaşılmaktadır.
Davacı markasındaki asıl unsur olan "BİANCA" ibaresinin davalı başvurusunda da aynen yer aldığı gözetildiğinde, dava ve başvuru konusu marka arasında iltibas ve benzerliğin açık olduğu anlaşıldığından, Mahkemece benzer mal ve hizmetler yönünden ayrıştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3010 E. 2020/1160 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… nitelikteki “MİO BİANCA” ibareli 2017/120511 sayılı marka başvurusuna, müvekkili itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, taraf markaları arasında «iltibasa» neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, her iki markayı yan yana görme ihti …
… ekkili ile davacının farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, davacının “ev tekstili” alanında, müvekkilinin ise “elektronik” sektöründe faaliyette bulunduğunu, «ortalama tüketicinin» elektronik dükkanına girerek içeride satılan ürünleri ev tekstili ürünleri sanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin markasının «münhasıran» kelime unsurundan oluştuğunu, davacının markasında “bianca” kelimesinin yanısıra “home”, “luna”, “garnika” gibi yan unsurların yer aldığını, markalarda yer alan harf, kelime veya renk unsurunun tek başına «iltibas» yaratmadığını, davacı markasında ayrıca şekil unsurunun da bulunduğunu, müvekkiline ait markada böyle bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini i …
… alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre “MİO BİANCA” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "BIANCA" asıl unsurlu m …
Benzer bu karardaKHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2016-M-10386 sayılı kararının iptaline, 2015/67665 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
KHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6761 E. 2024/7808 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… ekkili ile davacının farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, davacının “ev tekstili” alanında, müvekkilinin ise “elektronik” sektöründe faaliyette bulunduğunu, «ortalama tüketicinin» elektronik dükkanına girerek içeride satılan ürünleri ev tekstili ürünleri sanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin markasının «münhasıran» kelime unsurundan oluştuğunu, davacının markasında “bianca” kelimesinin yanısıra “home”, “luna”, “garnika” gibi yan unsurların yer aldığını, markalarda yer alan harf, kelime veya renk unsurunun tek başına «iltibas» yaratmadığını, davacı markasında ayrıca şekil unsurunun da bulunduğunu, müvekkiline ait markada böyle bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini i …
Benzer bu kararda… resinin her iki markayı farklılaştırmak için yeterli olacağı, tarafların markalarının 43. sınıfta tescilli oldukları hizmetler aynı olmasına rağmen, hitap ettikleri «ortalama tüketici» kesiminde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalının markasını «kötüniyetle» veya davacının markasının tanınmışlığından haksız yarar elde etmek amacıyla tescil ettirdiğine dair delil de bulunmadığı, bu nedenle davalının markası için hükümsü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… nine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davaya konu «maddi tazminata» ilişkin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine göre lisans bedeli üzerinden hesaplama yapılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi halinde hükmün Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazetede «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… resinin her iki markayı farklılaştırmak için yeterli olacağı, tarafların markalarının 43. sınıfta tescilli oldukları hizmetler aynı olmasına rağmen, hitap ettikleri «ortalama tüketici» kesiminde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalının markasını «kötüniyetle» veya davacının markasının tanınmışlığından haksız yarar elde etmek amacıyla tescil ettirdiğine dair delil de bulunmadığı, bu nedenle davalının markası için hükümsü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5311 E. 2018/690 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı nedenle fesih · franchise sözleşmesi · ihtisas mahkemesi · fesih · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «haklı nedenlerle fesih» sebeplerinin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında imzalanmış olan 10/01/2011 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin ve sözleşmeye dayalı olarak verilmiş 50.000 TL bedelli, borçlu kısmında Luna Gıda Tur.
Asliye Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık 10/01/2011 tarihli «franchise sözleşmesi» ve bu sözleşme kapsamında davalıya ait marka kullanım (lisans) bedeline ilişkindir.
Bu durumda uyuşmazlığa 556 sayılı KHK hükümlerinin de uygulanması gerekeceğinden anılan KHK’nin 71. maddesi gereğince uyuşmazlık çözüm yeri «ihtisas» mahkemeleridir.
1 benzer karar daha
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1023 E. 2022/2852 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · taşıyan · dosya masrafı · maddi tazminat · ilan · eksik inceleme · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… ozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, anılan işaretlerin internet ortamında yönlendirici kod olarak kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, «maddi tazminat» yönünden davacı yanın 6769 sayılı SMK 151/2-b kapsamında talepte bulunduğu, davalının doğrudan davacı markasını «taşıyan» herhangi bir ürün satışının olmadığı, davalının dava tarihi olan 02.06.2015 tarihinden geriye doğru üç yıllık dönemde 2012, 2013 ve 2014 yıllarında tac.com.tr üzerinden kendi markaları olan "Linens", "Pierre Cardin" ve "Bianca Luna" markalarıyla mutfak ürünleri satışından elde ettiği brüt kazancının 28.079,34 TL olduğu, ancak davalı markalarının da tanınmış marka olduğu, bozma ilamında belirtildiği şekilde "tencere setleri", "çatal bıçak seti", "yemek takımı", "tencere grubu" gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanılması olgusunun bu satışlara ve kazanca etkisinin tam olarak tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davalının www.tac.com.tr web sitesinde davacı şirketin "TAÇ" ibareli marka tescilleri kapsamında yer alan "tencere setleri" , "çatal, bıçak seti", "yemek takımı", " tencere grubu " gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte ancak değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, bu şekildeki kullanımın durdurulmasına, önlenmesine ve tecavüzün bu şekilde giderilmesine, karar kesinleştiğinde «masrafı» davalıdan karşılanarak hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan trajı en yüksek üç gazetenin birinde «ilanına», TBK'nın 50-51 maddeleri gereği ihlalin niteliği, süresi, markaların kazanca etkisi gözetilerek davacı yararına 15.000,00 TL maddi tazminat, davalının yukarıda değ …
2-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» engellenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamına müteakip, «maddi tazminat» taleplerinin değerlendirilmesi amacıyla 05.09.2020 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve davalının 2012, 2013 ve 2014 tarihi itibariyle tespit olunan tecavüz eylemi …
Bu durumda, davalının 2015 yılı kayıtları üzerinde de anılan inceleme yapılarak dava tarihine kadarki ihlal eylemleri neticesinde elde ettiği kazancın belirlenmesi ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3058 E. , 2023/6859 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/627 Esas, 2021/1715 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/277 E., 2020/107 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/12788, 2017/12773, 2016/33810, 2015/76689, 2012/101481, 99/013169, 2013/02879 sayılı ve "Bianca Luna HOME+şekil", "BL Bianca Luna+şekil", "BL Bianca Luna+şekil", "BL Bianca Luna GRANİKA+şekil", "BL Bianca Luna+şekil", "Bianca Luna HOME+şekil", "Bianca Luna+şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MİO BİANCA” ibareli 2017/120511 sayılı marka başvurusuna, müvekkili itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, taraf markaları arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, her iki markayı yan yana görme ihtimali olmayan tüketicinin markaların aynı işletmeye ait olduğu izlenimi edineceğini ileri sürerek YİDK'in 2019-M-4499 sayılı kararının iptali ile 2017/120511 sayılı "MİO BİANCA" markasının başvurusunun iptaline, tescil edilmişse hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile davacının farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, davacının “ev tekstili” alanında, müvekkilinin ise “elektronik” sektöründe faaliyette bulunduğunu, ortalama tüketicinin elektronik dükkanına girerek içeride satılan ürünleri ev tekstili ürünleri sanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin markasının münhasıran kelime unsurundan oluştuğunu, davacının markasında “bianca” kelimesinin yanısıra “home”, “luna”, “garnika” gibi yan unsurların yer aldığını, markalarda yer alan harf, kelime veya renk unsurunun tek başına iltibas yaratmadığını, davacı markasında ayrıca şekil unsurunun da bulunduğunu, müvekkiline ait markada böyle bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dava konusu başvurunun “MİO BİANCA” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 35. sınıftaki -kararda sayılı- bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı, itiraza dayanak markaların kapsamında ise 04, 05, 07, 08, 16, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 35, 38, 40, 41. sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, yapılan karşılaştırma sonucu davalı marka başvurusu kapsamında 35. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetlerin davacı markaları kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı olduğu, taraf markalarının görsel olarak benzer olmadığı, marka telaffuzlarına göre işitsel benzerlik olmadığı, kavramsal anlamlarının ortala tüketici tarafından bilinmesinin beklenmeyeceği, MİO BİANCA ve BİANCA LUNA markaları birlikte incelendiğinde, kelimelerin bir bütün olarak telaffuz edildiği, kelimeler telaffuz edilirken, kelime BİANCA ibaresi olmasına rağmen, diğer kelime unsurlarının markaları ayırt ettiği, markaların genel görünüm kompozisyonu farklı olduğundan karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, markaların benzer olmadığı, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında aynı maddenin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin itirazına mesnet markalarında esas unsur olarak yer alan "BİANCA" ibaresinin dava konusu markada da aynen esas unsur olduğunu, "MIO" ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, her iki markayı yan yana görme ihtimali olmayan tüketicinin markaların aynı işletmeye ait olduğu izlenimi edineceğini, "Bianca" ibareli başka markaların müvekkili markaları ile benzer kabul edildiği emsal yargı kararlarının olduğunu, markaların emtia karşılaştırmasının eksik yapıldığını, dava konu marka kapsamında benzer kabul edilmeyen malların müvekkilinin itirazına mesnet markaları kapsamında yer aldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre “MİO BİANCA” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "BIANCA" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, nitekim Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 2017/2985 E., 2019/419 K. sayılı ilamı ile "Montebianca" ibaresi ile davacının "BIANCA" ibareli markaları arasında benzerlik bulunmadığının kabul edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek, sundukları emsal kararların değerlendirilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası.
3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.01.2021 tarihli ve 2019/2623 E., 2020/610 K. sayılı kararı, 29.04.2019 tarihli ve 2018/919 E., 2019/3261 K. sayılı kararı, 16.12.2019 tarihli ve 2019/1651 E., 2019/8211 K. sayılı kararı.
3. Değerlendirme
Dava, davacının tescilli markasına dayanarak davalı şirketin marka tescil başvurusuna yaptığı itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. Mahkemece davacı markaları ile davalı başvurusuna konu marka arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı taraf istinafı Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Ancak, davacının Dairemizden geçen işbu davaya konu markalarına dayalı olarak diğer bir kısım 3. kişilerin marka başvurularına yönelik açtığı YİDK kararının iptali davalarında, dava konusu marka ile benzerlik arz edecek nitelikteki başvuruların, davacı markası ile benzer olduğu, kapsadıkları mal ve hizmetler yönünden bir kısım benzer unsurları içerdiklerinden bahisle verilen kısmen kabule dair kararların onandığı anlaşılmaktadır.
Davacı markasındaki asıl unsur olan "BİANCA" ibaresinin davalı başvurusunda da aynen yer aldığı gözetildiğinde, dava ve başvuru konusu marka arasında iltibas ve benzerliğin açık olduğu anlaşıldığından, Mahkemece benzer mal ve hizmetler yönünden ayrıştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993609700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz