YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3010 E. 2020/1160 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamı ile itiraza mesnet markaların kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı veya aynı tür veya benzer olduğu, somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "BİANCO E NERO LUXURY ATELİER" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların ise, standart karekterle yazılmış 99/013169, 2012/101481, 2013/02879 sayılı ve “BİANCA LUNA HOME şekil”, “BL BİANCA LUNA şekil”, “BL BİANCA LUNA şekil” ibarelerinden oluştuğu, dava konusu markalar arasında 556 s. KHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2016-M-10386 sayılı kararının iptaline, 2015/67665 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru kapsamı ile itiraza mesnet markaların kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı veya aynı tür veya benzer olduğunun, başvuru konusu "BİANCO E NERO LUXURY ATELİER" ibaresi ile itiraza dayanak “BİANCA LUNA HOME şekil”, “BL BİANCA LUNA şekil”, “BL BİANCA LUNA şekil” ibareleri arasında 556 s. KHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinde 2016-M-10386 sayılı YİDK kararının iptali ile, 2015/67665 numaralı davalı başvuru markasının tescili halinde markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece, TPE YİDK'nın dava konusu kararının iptali ve 2015/67665 numaralı davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar vermekle yetinilmesi gerekirken talebin aşılarak 2014/33793 numaralı markanın da hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3058 E. 2023/6859 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaKHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2016-M-10386 sayılı kararının iptaline, 2015/67665 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
KHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… nitelikteki “MİO BİANCA” ibareli 2017/120511 sayılı marka başvurusuna, müvekkili itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, taraf markaları arasında «iltibasa» neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, her iki markayı yan yana görme ihti …
… ekkili ile davacının farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, davacının “ev tekstili” alanında, müvekkilinin ise “elektronik” sektöründe faaliyette bulunduğunu, «ortalama tüketicinin» elektronik dükkanına girerek içeride satılan ürünleri ev tekstili ürünleri sanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin markasının «münhasıran» kelime unsurundan oluştuğunu, davacının markasında “bianca” kelimesinin yanısıra “home”, “luna”, “garnika” gibi yan unsurların yer aldığını, markalarda yer alan harf, kelime veya renk unsurunun tek başına «iltibas» yaratmadığını, davacı markasında ayrıca şekil unsurunun da bulunduğunu, müvekkiline ait markada böyle bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini i …
… alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre “MİO BİANCA” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "BIANCA" asıl unsurlu m …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · münhasırlık · ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… ekkili ile davacının farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, davacının “ev tekstili” alanında, müvekkilinin ise “elektronik” sektöründe faaliyette bulunduğunu, «ortalama tüketicinin» elektronik dükkanına girerek içeride satılan ürünleri ev tekstili ürünleri sanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin markasının «münhasıran» kelime unsurundan oluştuğunu, davacının markasında “bianca” kelimesinin yanısıra “home”, “luna”, “garnika” gibi yan unsurların yer aldığını, markalarda yer alan harf, kelime veya renk unsurunun tek başına «iltibas» yaratmadığını, davacı markasında ayrıca şekil unsurunun da bulunduğunu, müvekkiline ait markada böyle bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini i …
… özetle; müvekkilinin itirazına mesnet markalarında esas unsur olarak yer alan "BİANCA" ibaresinin dava konusu markada da aynen esas unsur olduğunu, "MIO" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, her iki markayı yan yana görme ihtimali olmayan tüketicinin marka …
… alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre “MİO BİANCA” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "BIANCA" asıl unsurlu m …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6761 E. 2024/7808 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · kötüniyet · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… nine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davaya konu «maddi tazminata» ilişkin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine göre lisans bedeli üzerinden hesaplama yapılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi halinde hükmün Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazetede «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… resinin her iki markayı farklılaştırmak için yeterli olacağı, tarafların markalarının 43. sınıfta tescilli oldukları hizmetler aynı olmasına rağmen, hitap ettikleri «ortalama tüketici» kesiminde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalının markasını «kötüniyetle» veya davacının markasının tanınmışlığından haksız yarar elde etmek amacıyla tescil ettirdiğine dair delil de bulunmadığı, bu nedenle davalının markası için hükümsü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5311 E. 2018/690 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı nedenle fesih · franchise sözleşmesi · ihtisas mahkemesi · fesih · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «haklı nedenlerle fesih» sebeplerinin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında imzalanmış olan 10/01/2011 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin ve sözleşmeye dayalı olarak verilmiş 50.000 TL bedelli, borçlu kısmında Luna Gıda Tur.
Asliye Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık 10/01/2011 tarihli «franchise sözleşmesi» ve bu sözleşme kapsamında davalıya ait marka kullanım (lisans) bedeline ilişkindir.
Bu durumda uyuşmazlığa 556 sayılı KHK hükümlerinin de uygulanması gerekeceğinden anılan KHK’nin 71. maddesi gereğince uyuşmazlık çözüm yeri «ihtisas» mahkemeleridir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3010 E. , 2020/1160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/11/2017 tarih ve 2016/472 E- 2017/505 K. sayılı kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 04/04/2019 tarih ve 2018/971 E- 2019/416 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, ev tekstili ve perde üretimi yapan bir kuruluş olduğunu ve 99/013169, 2012/101481, 2013/02879 sayılı ve “BİANCA LUNA HOME şekil”, “BL BİANCA LUNA şekil”, “BL BİANCA LUNA şekil” ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "BİANCO E NERO LUXURY ATELİER" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’na başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa “Bianco” ve “Bianca” ibarelerinin ayniyet derecesinde benzer olduğunu, dava konusu markaların 556 s. KHK m. 8/1-b anlamında görsel ve işitsel olarak birbirleri ile benzer ve karıştırılma ihtimallerinin bulunduğunu ileri sürerek 2016-M-10386 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, markaların benzerliğinden ve bu suretle iltibasa sebebiyet vereceğinden söz edilebilmesinin imkansız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamı ile itiraza mesnet markaların kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı veya aynı tür veya benzer olduğu, somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "BİANCO E NERO LUXURY ATELİER" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların ise, standart karekterle yazılmış 99/013169, 2012/101481, 2013/02879 sayılı ve “BİANCA LUNA HOME şekil”, “BL BİANCA LUNA şekil”, “BL BİANCA LUNA şekil” ibarelerinden oluştuğu, dava konusu markalar arasında 556 s. KHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2016-M-10386 sayılı kararının iptaline, 2015/67665 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru kapsamı ile itiraza mesnet markaların kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı veya aynı tür veya benzer olduğunun, başvuru konusu "BİANCO E NERO LUXURY ATELİER" ibaresi ile itiraza dayanak “BİANCA LUNA HOME şekil”, “BL BİANCA LUNA şekil”, “BL BİANCA LUNA şekil” ibareleri arasında 556 s. KHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinde 2016-M-10386 sayılı YİDK kararının iptali ile, 2015/67665 numaralı davalı başvuru markasının tescili halinde markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece, TPE YİDK'nın dava konusu kararının iptali ve 2015/67665 numaralı davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar vermekle yetinilmesi gerekirken talebin aşılarak 2014/33793 numaralı markanın da hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyanın İlk Derece Mahkmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596550400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz