Görevi sona eren tereke idare memurunun temyiz başvurusunun yapılmamış sayılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2841 E. 2023/6788 K. · · İlk derece: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Tereke idare memurunun görevi (atama kararının kaldırılması ve tüm mirasçılara tebligatın sağlanmasıyla) sona erdiğinde temyiz ehliyeti/sıfatı da kalmaz; bu nedenle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin karar yerindedir.
Ele alınan sorunlar
Tereke idare memurunun temyiz başvurusunun yapılmamış sayılması (temyiz ehliyeti/sıfat) → ret
İddia: Muris tereke temsilcisi, tereke temsilciliğinin sona erdiğine dair bir karar bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin usuli değerlendirmeyle temyiz başvurusunu reddedemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Müteveffanın tereke idare memurluğuna atanan kişinin yetkisinin, ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi kararının kaldırılıp terekenin tespiti dosyasında karara bağlanması gerektiğine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi (6. Hukuk Dairesi) ilamı ile ortadan kalktığı, tereke idare memurunun görevinin sona erdiği ve eldeki davada tüm mirasçılara tebligatın sağlandığı gözetilerek temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde olduğundan ek kararın onanması gerekir. (Yargıtay'ca onanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ek karar gerekçesi)
Emsal değeri
Görevi sona eren tereke idare memurunun temyiz ehliyetinin kalmaması ve temyiz başvurusunun yapılmamış sayılması yönünden benimsenen BAM ek karar holding'i emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tereke idare memuru↗ temyiz ehliyeti↗ temyiz başvurusunun yapılmamış sayılması↗ taraf sıfatı↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/926 E. 2019/318 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tereke temsilcisi · tereke · tasfiye memuru · ek tasfiye · temsil
Benzer bu karardaDavalı ... «tereke temsilcisi» vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... «tereke temsilcisi» vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... terekesi «tasfiye memuru» vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12142 E. 2012/4157 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temsil kayyımı · iflas erteleme · tereke · kayyım atanması · kıyasen uygulama · kayyım · sermaye artırımı · mirasçılık
Benzer bu karardaMahkemece, «iflas erteleme» tedbirine başvuran davacı şirketlerin ortaklarından olan ...'in 04.10.2008 tarihinde vefat ettiği, murisin terekesinin borca batık olduğu ve «mirasçıları» tarafından mirasın reddedildiği, müteveffa ...'in hisselerinin genel kurulda «temsili» ile iflas erteleme sürecindeki şirketlerin mal varlığının korunup mali durumlarının «ıslahı» için «sermaye artırımı» yapılması gerektiği, sermaye artırımına gidilmesi için yapılacak genel kurulda temsili imkansız olan hisselere TMK'nın 426/1. maddesi «kıyasen uygulanmak» suretiyle «temsil kayyımı atanması» gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne davacı şirketlerin genel kurul toplantılarında müteveffa ...'in hisselerini gündem maddelerine göre temsil etmek için re'sen …
Mahkemece, TMK'nın 426/1. maddesi «kıyasen uygulanarak» müteveffanın hisselerine «temsil kayyımı atanmasına» karar verilmişse de, müteveffanın hisselerinin terekede bulunduğu ve terekeye «tasfiye memuru» atandığına göre, mahkemece belirtilen şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacı şirketlerin hissedarlarından olan ve vefat eden ...'in hisselerinin genel kurul toplantılarında «temsil» edilmesi için «temsil kayyımı atanması» istemine ilişkindir.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 13.04.2010 tarih, 2008/12 «tereke» esas, 2010/3 tereke karar sayılı ilamı ile ...'in mirasının borca batık olması, tek «mirasçısının» da mirası reddetmesi ve resmi «tasfiye» istenmesi nedeniyle terekeye ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verildiği, davacılar vekilinin de dava dilekçesinde bu hususu belirttiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4692 E. 2020/2909 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kamulaştırma bedeli · fiil ehliyeti · tereke · taraf ehliyeti · yasal faiz · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecinde önce kendisine vasi atanan ardından vefat eden ve terekesine «temsilci» atanan davacının, adına davalı bankada teselsüllü müşterek hesabın açıldığı tarihte «fiil ehliyeti» olmadığının belirlendiği, Karayolları Genel Müdürlüğünce «kamulaştırma bedelinin» yatırıldığı bu hesaptan 9.050.000 TL'nin asıl davanın davalısına, 1.000.000 TL'nin birleşen davanın davalısına ödendiği, bu durumda hem hesap açma, hem de bu hesaptan anılan davalılara para ödeme işlemlerinin hükümsüz olduğu, davalı bankanın, davalı ... ile birlikte hareket ettiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın davalı banka yönünden reddine, 9.050.000 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile «tereke» hesabına ödenmesine, birleşen davanın kabulüne, 1.000.000 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile tereke hesabın …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5176 E. 2025/3751 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:elbirliği mülkiyeti · feri müdahale · iştirak halinde mülkiyet · yönetim kayyımı · tereke · butlan · kayyım · olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/792 E. sayılı dosyasından ...'ın «mirasçıların» paylarının intikalini sağlamak üzere ve oluşacak «ortaklar kurulu» tarafından yeni «şirket müdürü» seçilene kadar «yönetim kayyımı» olarak atandığını, kayyım tarafından «tereke» «tespiti davası» devam etmesine rağmen 03.02.2021 tarihinde «olağanüstü genel kurul» yapılması için karar alındığını, 15.06.2021 tarihinde olağanüstü genel kurulun yapıldığını, müvekkilinin toplantıda alınan tüm kararlara muhalefet ettiğini, şirket hisselerinin intikal etmemesi sebebiyle ortak sıfatı olmayan mirasçılara «tebligat» çıkarılması ve bu mirasçılara tarafından kullanılan oylarla alınan kararların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 15.06.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 1-2-3 numaralı kararların ayrı ayrı «butlanı» veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer «mirasçılar» davalı şirket yanında «feri müdahale» talebinde bulunmuş olup davacı ile birlikte hareket etmedikleri anlaşılmakla, «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerine göre tüm mirasçıların birlikte davayı takip etmesi veya bir kısım mirasçıların davaya «muvafakat» vermemesi halinde terekeye «temsilci» tayin edilerek «tereke» mümessilinin davayı takip etmesi gerekir.
Davacı dava dilekçesinde, terekenin taksim edilmemesi nedeniyle «elbirliği mülkiyeti» bulunduğunu iddia ederek «tereke» adına bu davayı açmıştır.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette murislerinden intikal eden miras «payı» nedeniyle hissedar olduğunu, «mirasçılar» arasında terekenin taksim edilmemesi nedeniyle «tereke» malları üzerinde el birliği mülkiyeti bulunduğunu, terekenin halen «temsilci» vasıtasıyla yönetildiğini, davalı şirkete Bakırköy 6.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2841 E. , 2023/6788 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1279 Esas, 2021/1164 Karar
HÜKÜM
Usulden Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/1374 E., 2019/513 K.
Şirkete kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, ek kararlarla kayyımların değiştirilmesine karar verilmiştir.
Kararın ve ek kararların ilişkili kişiler ... ve ... vekili, ... terekesi idare memuru, davayı vasi sıfatıyla açan ve ilk kararda kayyım atanan ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... terekesi idare memuru tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından temyiz isteminin reddine karar verilmiş, ... terekesi idare memuru tarafından ek karar temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Turizm İşl. ve İnş. Ltd. Şti.’nin ... Daştan ve ...’ün eşit hissedarlığında ...’un 07.12.2016, müvekkilinin murisi ...’in 20.11.2018 tarihinde vefat ettiğini, yaşayan ortağı kalmayan şirketin yüksek bedellerle kiralanabilecek taşınmazları ve banka mevduatı bulunduğunu, mirasçıların kısa sürede aralarında anlaşma şartlarının oluşmayacağı yönünde bir görünüm bulunduğunu, açılan tereke tespit davalarının uzun süre devam edebileceğini, şirketin taraf olduğu davaların ve yapılması gereken bir çok işin bulunduğunu, şirketin temsil ve ilzama yetkili kimsenin olmadığını ileri sürerek ... Turizm İşl. ve İnş. Ltd. Şti.’ne ivedilikle kayyım veya kayyımlar tayin edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava ...açıldığından, Mahkeme kararına kadar cevap dilekçesi verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin ortaklarının ... ve ... olduğu, iki ortaklı şirketin ortaklarından ...'ün 07.12.2016 tarihinde, diğer ortak ...’ün ise 20.11.2018 tarihinde vefat ettiği, bu iki ortaktan geriye mirasçılarının kaldığı, bu sebeple 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen koşulun gerçekleştiği, şirketin organsız kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Turizm İşletmecilik Yatırım ve İnşaat Ltd. Şti.’ne temsil ve yönetim kayyımı olarak, ...’ün atanmasına, kayyımın yönetim kurulu ve şirket müdür yetkilerini kullanmasına, kayyımlık kararının ticaret siciline tescil ve ilanı için gönderilmesine, ilan işlemlerinin davacı tarafça 1 hafta içerisinde elden götürülmek üzere yaptırılmasına, kayyıma karar ile birlikte görevinin tebliğine ve tebliğ ile birlikte kayyımlık görevine başlanmasına, kayyım ücret talep etmediğinden ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece, 20.02.2020 tarihli ek kararla;
21. 11.2019 tarih 2018/1374 E., 2019/513 K. sayılı dava konusu şirkete kayyım ...'ün atanmasına ilişkin itiraz nedeni ile kayyım ile sözkonusu şirket ortaklarının varisleri arasında menfaat çatışması söz konusu olduğundan kayyımın değiştirilmesi isteminin kabulüne, kayyım olarak serbest mali müşavir, ...'nun ... Turizm İşletmecilik Yatırım ve İnşaat Limited Şirketi'ne temsil ve yönetim kayyımı olarak tayinine, kayyımın yönetim kurulu ve şirket müdür yetkilerini kullanmasına, 29.06.2020 tarihli ek kararla da; kayyım ...'nun talebinin kabulüne, kayyımlık görevinden affı ile yerine kayyım olarak serbest mali müşavir, ...'ün ... Turizm İşletmecilik Yatırım ve İnşaat Limited Şirketi'ne temsil ve yönetim kayyımı olarak tayinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı süresi içinde ilişkili kişiler ... ve ... vekilleri, ... terekesi idare memuru, davayı vasi sıfatıyla açan ve ilk kararda kayyım atanan ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. İlişkili kişiler ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ...’in ve ...’un mirasçıları olduklarını, şirket organsız kalmışsa da her iki müteveffa ortağın terekesine tasfiye memuru ve resmi yönetici atandığını, şirketin yönetiminin tereke temsilcileri tarafından yapılması gerektiğini, şirket ortaklarının sağlığında başlayan, vefatlarından sonra devam eden davaların muris ... adına işbu davanın davacısı ve atanan kayyımı tarafından takip edildiğini, taraflar arasında bariz husumet bulunduğunu, muris ...’in vefatını müteakip miras hukukuyla ilgili bir çok çekişmeli hususun doğduğunu, vasiyetname ve ıskat iptal davaları açıldığını, atanan kayyımın kötü niyet taşıdığını, davanın ...açılamayacağını, davacının adına dava açtığı kısıtlı ile menfaat çatışmasının bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. ... terekesi idare memuru istinaf dilekçesinde özetle; mahkemelerce şirket ortaklarından birinin terekesine tasfiye memuru, diğerinin tereke idare memuru atandığını, bu durumda 20.02.2020 tarihli ek kararla kayyımın tümüyle kaldırılmayıp değiştirilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Davayı vasi sıfatıyla açan ve ilk kararda kayyım atanan ... istinaf dilekçesinde özetle; kesinleşme şerhinden sonra ek kararla görevden alınmasının ve yeni kayyım atanmasının hukuka aykırılık taşıdığını, murisin kendisini vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak atadığını, şirkete kayyım ve müdür olması gereken kişinin kendisi olduğunu, çünkü diğerlerinin şirkete ödemek istemedikleri borçları bulunduğunu ileri sürerek 20.02.2020 tarihli ek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Turizm İşletmecilik Yatırım ve İnşaat Ltd. Şti.'nin % 50'şer hissedarı olan, ... ... ve ...'ın vefat ettikleri, şirketin yönetimden yoksun olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, her iki hissedarın terekesine idare memuru atandığı, terekenin idare memurlarınca yönetildiği, tereke yöneticilerinin ayrı ayrı verdikleri dilekçelerinde şirket hisselerinin de taraflarınca yönetilmesi gerektiğini ileri sürerek kayyım atama kararlarına itiraz ettikleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 596 ncı maddesinde düzenlendiği üzere esas sermaye payının miras yolu ile geçmesi halinde tüm haklar ve borçların genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçmesi sebebi ile temsilci atanmasında hukuki yarar bulunmadığı, anonim şirket hisselerinin aksine limited şirket hisselerinin terekeye dahil olmadan mirasçılara doğrudan intikal ettiği, tereke idare memurlarının kayyım atanmasına itirazlarının yerinde görülmediği, limited şirketin organları teşekkül ettirilmek ve yeni şirket müdürü seçilene kadar yönetim ve temsil kayyımına ihtiyaç olduğu, mirasçıların paylarının intikali ve oluşacak ortaklar kurulu tarafından yeni şirket müdürü seçilene kadar şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiği, emsal içtihatlara bakıldığında 6102 sayılı Kanun’da limited şirketlere kayyım atanmasını gerekli kılan sebeplere ve usulüne dair özel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle aynı Kanun’un 1 inci maddesi yollaması ile 4721 sayılı Kanun'un bu konudaki ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği, 4721 sayılı Kanun’un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen “gerekli organlardan yoksun kalma” halinin, limited şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını vurguladığı, kayyım atanması davasında husumetin mutlaka şirkete karşı da yönetilmesi gerektiği halde davanın şirkete yöneltilmediği, diğer mirasçıların tamamına da yöneltilebileceği, ancak ...açılan davada davanın kabul edilerek şirkete kayyım tayin edildiği, taraf ehliyetinin dava şartlarından olduğu, resen gözetildiği, davalı tarafta taraf ehliyeti bulunan kimsenin bulunmadığı gerekçesiyle asıl karara yönelik mirasçı hissedarlar vekilinin;
ek karara yönelik davacı ve mirasçıların istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli kararı ile 20.02.2020 tarihli ek kararının kaldırılmasına, ...açılan davanın usulden reddine, ek kararla atanan son kayyımın görevine son verilmesine, kararın mirasçılardan biri tarafından başvuru halinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muris ... tereke temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Muris ... tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince kayyımlığın kaldırılmasına karar verilmiş ve tereke temsilciliğinin lehine bir durum oluşmuşsa da gerekçe kısmında usul ve yasaya aykırı hususlar bulunduğunu, zira 6102 sayılı Kanun’un 596 ncı maddesinde esas sermaye payının miras yolu ile geçmesi halinde tüm haklar ve borçlar genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçeceği düzenlenmiş ise de terekeye dahil olan limited şirket hisselerinin hangi oranlarda ve hangi mirasçılara intikal edeceğinin huzurdaki görülen dosyada belirsiz olduğunu, ... terekesinin bugün itibariyle hem yasal mirasçıları hem de vasiyetname ile atanmış mirasçısı bulunduğunu, yasal mirasçılar tarafından atanmış mirasçı aleyhine vasiyetnamenin iptali, olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesi talepli dava açıldığını, bu haliyle yasal mirasçılar ile atanmış mirasçı arasında bu dava sonuçlanmadan ihtilafın sona ermeyeceğini, tarafların mirasçılık durumu ve keza mirasçı olacaklarsa mirasçılık oranının da belirsizlik taşıdığını, 6102 sayılı Kanun’un 596 ncı maddesinin mirasçılar arasında ihtilafsız durumlar için genel bir düzenlemeyi içerdiğini, 4721 sayılı Kanun’un 589 vd.
maddelerine göre tereke temsilcisi atanması durumunun ise bu durumun istisnasını teşkil eden özel bir düzenleme ve uygulamayı içerdiğinden huzurda görülen davada 6102 sayılı Kanun’un 596 ncı maddesinin uygulanamayacağını, aksini kabulün miras bırakanın vasiyetname ile ölümünden sonra oluşturmak istediği mirasçılık durumunu ve tereke temsilciliği kurumunu yok saymak anlamına geleceği, 6102 sayılı Kanun’un 596 ncı maddesinin uygulanmasının bugün itibariyle önünün açılması ve söz konusu şirketin hisselerinin yasal mirasçılara devri halinde terekeye ait olan şirket hisselerinin de tereke dışına çıkartılmış olacağını, bu haliyle terekeye ait olan bir malın tereke hakimliğinin daha önce vermiş olduğu tereke tedbir şerh ve kararlarının da bertaraf edilmesi sonucunu doğuracağını, ayrıca Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan ve tereke hakimliğince yürütülen bir kısım işlemlerin de tereke hakimliği kararı olmadan sonuçsuz bırakılması durumunu da oluşturacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
VI.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'NİN TEMYİZ BAŞVURUSU DEĞERLENDİRME KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi 03.01.2022 tarihli ek kararı ile; Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 10.10.2019 tarih, 2019/7 Tereke ve 2019/25 K. sayılı ilamı ile müteveffa ...'ün tereke idare memurluğuna atanan Av....'nun yetkisinin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 27.05.2021 tarih, 2020/313 E., 2021/1265 K. sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/42 Tereke sayılı dosyada terekenin tesbiti davasında karara bağlanması gerektiğinden ... terekesine idare memuru atanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, tereke idare memurunun görevinin sona erdiği, eldeki davada da tüm mirasçılara tebliğin sağlandığı, tereke idare memuru Av.
...'nun yetkisinin kalmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
VII.EK KARARIN TEMYİZİ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen temyiz başvurusu değerlendirme kararına karşı süresi içinde muris ... tereke temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Muris ... tereke temsilcisi temyiz başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin dosyanın esasına girmediğini, verdiği kararda tereke temsilciliği sıfatına ilişkin inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, usuli bir karar verildiğini, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ve dosyanın birleştirme ile gönderildiği Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin de tereke temsilciliğinin sona erdiğine dair bir karar tesis etmediğini, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi’nin tereke temsilciliğinin devam edip etmeyeceği yönünde bir karar vermesinin usul ve yasalara aykırılık taşıdığını, tereke temsilciliğinin yürütülmesi ile ilgili karar veremeyeceğini, Bakırköy 2.
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin dosyasının birleştirildiği Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/42 Tereke sayılı dosyasının 19.01.2022 tarihli celsesinde muris ...’ün terekesine kendisinin atandığını ileri sürerek ek kararın ve temyiz dilekçesindeki itirazları doğrultusunda asıl kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesinin atfıyla 346 ncı maddesi.
2. 6102 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesi.
3. 4721 sayılı Kanun'un 589 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
Temyiz istemi, tereke idare memurunun görevinin sona erdiği gerekçesiyle ... terekesi idare memurunun temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 03.01.2022 tarihli ek kararına ilişkindir. Temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yerinde olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen 03.01.2022 tarihli ek kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993607800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz