Kayyım Atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12142 E. 2012/4157 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil kayyımı↗ iflas erteleme↗ tereke↗ kayyım atanması↗ kıyasen uygulama↗ kayyım↗ sermaye artırımı↗ tasfiye memuru atanması↗ mirasçılık↗ tasfiye memuru↗ sulh hukuk mahkemesi↗ ek tasfiye↗ iflas↗ sulh↗ ıslah↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iflas erteleme tedbirine başvuran davacı şirketlerin ortaklarından olan ...'in 04.10.2008 tarihinde vefat ettiği, murisin terekesinin borca batık olduğu ve mirasçıları tarafından mirasın reddedildiği, müteveffa ...'in hisselerinin genel kurulda temsili ile iflas erteleme sürecindeki şirketlerin mal varlığının korunup mali durumlarının ıslahı için sermaye artırımı yapılması gerektiği, sermaye artırımına gidilmesi için yapılacak genel kurulda temsili imkansız olan hisselere TMK'nın 426/1. maddesi kıyasen uygulanmak suretiyle temsil kayyımı atanması gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne davacı şirketlerin genel kurul toplantılarında müteveffa ...'in hisselerini gündem maddelerine göre temsil etmek için re'sen Doç.Dr. ...'nun temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, tereke tasfiye memuru temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketlerin hissedarlarından olan ve vefat eden ...'in hisselerinin genel kurul toplantılarında temsil edilmesi için temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir. Hissedar ...'in 04.10.2008 tarihinde vefat ettiği, murisin son ikametgahı mahkemesi olan Eyüp 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 13.04.2010 tarih, 2008/12 tereke esas, 2010/3 tereke karar sayılı ilamı ile ...'in mirasının borca batık olması, tek mirasçısının da mirası reddetmesi ve resmi tasfiye istenmesi nedeniyle terekeye ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, davacılar vekilinin de dava dilekçesinde bu hususu belirttiği anlaşılmıştır. Mahkemece, TMK'nın 426/1. maddesi kıyasen uygulanarak müteveffanın hisselerine temsil kayyımı atanmasına karar verilmişse de, müteveffanın hisselerinin terekede bulunduğu ve terekeye tasfiye memuru atandığına göre, mahkemece belirtilen şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/164 E. 2015/6735 K.
Ortak:tereke · mirasçılık
İncelediğiniz karardaSulh Hukuk Mahkemesi'nin 13.04.2010 tarih, 2008/12 «tereke» esas, 2010/3 tereke karar sayılı ilamı ile ...'in mirasının borca batık olması, tek «mirasçısının» da mirası reddetmesi ve resmi «tasfiye» istenmesi nedeniyle terekeye ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verildiği, davacılar vekilinin de dava dilekçesinde bu hususu belirttiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, «iflas erteleme» tedbirine başvuran davacı şirketlerin ortaklarından olan ...'in 04.10.2008 tarihinde vefat ettiği, murisin terekesinin borca batık olduğu ve «mirasçıları» tarafından mirasın reddedildiği, müteveffa ...'in hisselerinin genel kurulda «temsili» ile iflas erteleme sürecindeki şirketlerin mal varlığının korunup mali durumlarının «ıslahı» için «sermaye artırımı» yapılması gerektiği, sermaye artırımına gidilmesi için yapılacak genel kurulda temsili imkansız olan hisselere TMK'nın 426/1. maddesi «kıyasen uygulanmak» suretiyle «temsil kayyımı atanması» gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne davacı şirketlerin genel kurul toplantılarında müteveffa ...'in hisselerini gündem maddelerine göre temsil etmek için re'sen …
Kararı, «tereke» «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaAncak, TMK'nun 641 maddesine göre, «mirasçıları» «tereke» borçlarından «müteselsilen sorumlu» olmalarına rağmen mahkemece davalıların miras payları oranında sorumluluklarına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın davacı yararına bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalıların murisi ...arasında 5.000 TL bedelli «kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalı ...'nın bu sözleşme için ...lehine «kefil» olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, ... «mirasçısı» ...'nın terekenin borca batık olması sebebiyle mirası reddetmiş sayıldığından borçtan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle ... hakkında açılan davanın reddine; diğer davalıların kefil ...'nın mirasçıları oldukları, «hesap kat ihtarının» kefile 13.09.2006 tarihinde tebliğ edildiğinden ...'nın 14.09.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü, işin «ticari nitelikte» olması sebebiyle TBK'daki faize ilişkin sınırlamaların uygulanamayacağı gereçesiyle ... mirasçıları aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL ana «para alacağına» 14.09.2006 tarihinden itibarin işleyecek % 100 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte ... mirasçılarından miras payları oranında tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece kredi borçlusuna «kefil» olan davalı muris ...'nın yargılama sırasında vefatı üzerine davaya «dahil» edilen «mirasçılarının», murisin «kefalet» borcundan sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · para alacağı · kat ihtarı · hesap kat · ticari dava niteliği · müteselsil sorumluluk · kefalet · kefil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalıların murisi ...arasında 5.000 TL bedelli «kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalı ...'nın bu sözleşme için ...lehine «kefil» olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, ... «mirasçısı» ...'nın terekenin borca batık olması sebebiyle mirası reddetmiş sayıldığından borçtan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle ... hakkında açılan davanın reddine; diğer davalıların kefil ...'nın mirasçıları oldukları, «hesap kat ihtarının» kefile 13.09.2006 tarihinde tebliğ edildiğinden ...'nın 14.09.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü, işin «ticari nitelikte» olması sebebiyle TBK'daki faize ilişkin sınırlamaların uygulanamayacağı gereçesiyle ... mirasçıları aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL ana «para alacağına» 14.09.2006 tarihinden itibarin işleyecek % 100 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte ... mirasçılarından miras payları oranında tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece kredi borçlusuna «kefil» olan davalı muris ...'nın yargılama sırasında vefatı üzerine davaya «dahil» edilen «mirasçılarının», murisin «kefalet» borcundan sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Ancak, TMK'nun 641 maddesine göre, «mirasçıları» «tereke» borçlarından «müteselsilen sorumlu» olmalarına rağmen mahkemece davalıların miras payları oranında sorumluluklarına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın davacı yararına bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5073 E. 2019/4871 K.
Ortak:mirasçılık · tasfiye memuru · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaSulh Hukuk Mahkemesi'nin 13.04.2010 tarih, 2008/12 «tereke» esas, 2010/3 tereke karar sayılı ilamı ile ...'in mirasının borca batık olması, tek «mirasçısının» da mirası reddetmesi ve resmi «tasfiye» istenmesi nedeniyle terekeye ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verildiği, davacılar vekilinin de dava dilekçesinde bu hususu belirttiği anlaşılmıştır.
Kararı, «tereke» «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Mahkemece, TMK'nın 426/1. maddesi «kıyasen uygulanarak» müteveffanın hisselerine «temsil kayyımı atanmasına» karar verilmişse de, müteveffanın hisselerinin terekede bulunduğu ve terekeye «tasfiye memuru» atandığına göre, mahkemece belirtilen şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalılar ..., ..., ..., ... terekesi ve «mirasçıları» yönünden reddine dair verilen karar davacı vekili, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalı müteveffa ... terekesi vekilinin «vekalet ücretine» yönelik karar düzeltme itirazlarının, bozma ilamı sebep ve şekli uyarınca bu aşamada incelenmesine gerek olmamasına göre, davacı vekili ve davalı müteveffa ... terekesi vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
İcra Konusu Senedinin İcraya Konulması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3216 E. 2021/5288 K.
Ortak:mirasçılık
İncelediğiniz karardaMahkemece, «iflas erteleme» tedbirine başvuran davacı şirketlerin ortaklarından olan ...'in 04.10.2008 tarihinde vefat ettiği, murisin terekesinin borca batık olduğu ve «mirasçıları» tarafından mirasın reddedildiği, müteveffa ...'in hisselerinin genel kurulda «temsili» ile iflas erteleme sürecindeki şirketlerin mal varlığının korunup mali durumlarının «ıslahı» için «sermaye artırımı» yapılması gerektiği, sermaye artırımına gidilmesi için yapılacak genel kurulda temsili imkansız olan hisselere TMK'nın 426/1. maddesi «kıyasen uygulanmak» suretiyle «temsil kayyımı atanması» gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne davacı şirketlerin genel kurul toplantılarında müteveffa ...'in hisselerini gündem maddelerine göre temsil etmek için re'sen …
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 13.04.2010 tarih, 2008/12 «tereke» esas, 2010/3 tereke karar sayılı ilamı ile ...'in mirasının borca batık olması, tek «mirasçısının» da mirası reddetmesi ve resmi «tasfiye» istenmesi nedeniyle terekeye ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verildiği, davacılar vekilinin de dava dilekçesinde bu hususu belirttiği anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava devam ederken 06.11.2014 tarihinde davalının vefat ettiği, dosyaya «ibraz» edilen ...53 Noterliğinden alınan 13.14.2014 tarihli veraset belgesine göre, davalı murisin tek «mirasçısına» «tebligat» yapılarak yargılamaya devam edildiği, ancak...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/44 Esas, 2015/84 Karar sayılı ilamı ile, yasal mirasçı ve «dahili» davalı ...'nin TMK 605/1 madde uyarınca mirasın reddedildiğinin tesciline karar verildiği, bu kararın 24/02/2015 tarihinde kesinleştiği, davacı «temlik» alan tarafından, müteveffa davalının terekesinin tasfiyesi için...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/613 esas sayılı davasının açılmış ise de, yasal mirasçıların mirası reddetmesi nedeniyle terekenin tasfiyesi dosyasında verilen kararın sonucunun beklenmesinin iş bu dosyaya katkı sağlamayacağı, «bekletici mesele» yönündeki «ara» karardan dönülmesi gerektiği, mirası red nedeniyle dahili davalının taraf «ehliyetinin» kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine ve AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca davacı aleyhine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davanın müteveffa davalı/borçlunun «keşideci» olduğu «bonoya» dayalı olarak, başlatılan genel «haciz» yolu ile icra takibine, vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yargılama sırasında davalının vefatı ile, mirası reddetmiş «mirasçıya» karşı iş bu davanın her halükarda sürdürülemeyeceği, bu durumda açılan terekenin tasfiyesi davasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığından davanın reddi kararının yerinde olduğu, davacı vekilinin, aleyhlerine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini istinaf başvuru «sebebi» olarak ileri sürdüğü, «mirasın reddine» karar verilmesinden sonra dosyanın davalı aleyhine «derdest» bulunması ve davalı aleyhine takibe ve davanın devamına iradesinde bulunması karşısında davacı tarafın bu yöndeki istinaf istemlerini yerinde olmadığı ve davacı al …
2-Davacı tarafından dava açıldığı tarihte davalı borçlunun henüz sağ olduğu ve murisin «mirasçısının» da yargılama sırasında mirası reddetmiş olduğu, davacının dava açmakta haklı yada haksız olduğu tespit edilmediğinden her iki taraf lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasın reddi · bekletici mesele · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · ara karar · derdestlik · keşideci · bono
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davanın müteveffa davalı/borçlunun «keşideci» olduğu «bonoya» dayalı olarak, başlatılan genel «haciz» yolu ile icra takibine, vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yargılama sırasında davalının vefatı ile, mirası reddetmiş «mirasçıya» karşı iş bu davanın her halükarda sürdürülemeyeceği, bu durumda açılan terekenin tasfiyesi davasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığından davanın reddi kararının yerinde olduğu, davacı vekilinin, aleyhlerine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini istinaf başvuru «sebebi» olarak ileri sürdüğü, «mirasın reddine» karar verilmesinden sonra dosyanın davalı aleyhine «derdest» bulunması ve davalı aleyhine takibe ve davanın devamına iradesinde bulunması karşısında davacı tarafın bu yöndeki istinaf istemlerini yerinde olmadığı ve davacı al …
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava devam ederken 06.11.2014 tarihinde davalının vefat ettiği, dosyaya «ibraz» edilen ...53 Noterliğinden alınan 13.14.2014 tarihli veraset belgesine göre, davalı murisin tek «mirasçısına» «tebligat» yapılarak yargılamaya devam edildiği, ancak...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/44 Esas, 2015/84 Karar sayılı ilamı ile, yasal mirasçı ve «dahili» davalı ...'nin TMK 605/1 madde uyarınca mirasın reddedildiğinin tesciline karar verildiği, bu kararın 24/02/2015 tarihinde kesinleştiği, davacı «temlik» alan tarafından, müteveffa davalının terekesinin tasfiyesi için...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/613 esas sayılı davasının açılmış ise de, yasal mirasçıların mirası reddetmesi nedeniyle terekenin tasfiyesi dosyasında verilen kararın sonucunun beklenmesinin iş bu dosyaya katkı sağlamayacağı, «bekletici mesele» yönündeki «ara» karardan dönülmesi gerektiği, mirası red nedeniyle dahili davalının taraf «ehliyetinin» kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine ve AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca davacı aleyhine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
2-Davacı tarafından dava açıldığı tarihte davalı borçlunun henüz sağ olduğu ve murisin «mirasçısının» da yargılama sırasında mirası reddetmiş olduğu, davacının dava açmakta haklı yada haksız olduğu tespit edilmediğinden her iki taraf lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12142 E. , 2012/4157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Hasımsız olarak görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/06/2010 tarih ve 2010/419-2010/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi tereke tasfiye memuru tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketlerden ... ile Kemer Golf ve Turizm İşl. Yapı San ve Tic. A.Ş.'nin Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi kararıyla 1 yıl süre iflasının ertelenmesine karar verildiğini, müvekkili şirketlerin sermaye artışı yapmaları gerektiğini, ancak şirketlerin hakim ortaklarından ...'in vefat ettiğini, terekenin borca batıklığının tespit edildiğini ve mirasın reddedilmesiyle terekenin tasfiyesine karar verildiğini ve tasfiye memuru atandığını, müvekkil şirketlerin mali durumunun iyileştirilmesi için müteveffaya ait hisselerin genel kurulda temsili ve sermaye artırımı konusunda genel kurulda oy kullanabilmesi bakımından bir temsilci tayininin gerekli olduğunu, aksi halde şirketin faaliyetlerinin duracağını, davanın özelliği gereği olaya TMK'nın 427.
maddesinin de tatbik edilebileceğini ileri sürerek, İİK m. 179/a maddesi uyarınca müvekkil şirketlerin mal varlığının korunmasına ve mali durumunun ıslahına yönelik olarak sermaye artırımına gidilebilmesi amacıyla yapılacak olan genel kurulda müteveffanın hisselerini temsili için temsil kayyımı atanmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iflas erteleme tedbirine başvuran davacı şirketlerin ortaklarından olan ...'in 04.10.2008 tarihinde vefat ettiği, murisin terekesinin borca batık olduğu ve mirasçıları tarafından mirasın reddedildiği, müteveffa ...'in hisselerinin genel kurulda temsili ile iflas erteleme sürecindeki şirketlerin mal varlığının korunup mali durumlarının ıslahı için sermaye artırımı yapılması gerektiği, sermaye artırımına gidilmesi için yapılacak genel kurulda temsili imkansız olan hisselere TMK'nın 426/1. maddesi kıyasen uygulanmak suretiyle temsil kayyımı atanması gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne davacı şirketlerin genel kurul toplantılarında müteveffa ...'in hisselerini gündem maddelerine göre temsil etmek için re'sen Doç.Dr.
...'nun temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, tereke tasfiye memuru temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketlerin hissedarlarından olan ve vefat eden ...'in hisselerinin genel kurul toplantılarında temsil edilmesi için temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir. Hissedar ...'in 04.10.2008 tarihinde vefat ettiği, murisin son ikametgahı mahkemesi olan Eyüp 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 13.04.2010 tarih, 2008/12 tereke esas, 2010/3 tereke karar sayılı ilamı ile ...'in mirasının borca batık olması, tek mirasçısının da mirası reddetmesi ve resmi tasfiye istenmesi nedeniyle terekeye ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, davacılar vekilinin de dava dilekçesinde bu hususu belirttiği anlaşılmıştır. Mahkemece, TMK'nın 426/1. maddesi kıyasen uygulanarak müteveffanın hisselerine temsil kayyımı atanmasına karar verilmişse de, müteveffanın hisselerinin terekede bulunduğu ve terekeye tasfiye memuru atandığına göre, mahkemece belirtilen şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, tereke tasfiye memurunun temyiz itirazlarının kabulü ile kararın tereke tasfiye memuru yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049337100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz