Çek iptali kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2402 E. 2023/6579 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek zayi↗ iade davası↗ iktisapta ağır kusur↗ kötü niyetli iktisap↗ ödeme yasağı↗ meşru hamil↗ mücerretlik↗ ağır kusur↗ sorumluluktan kurtulma↗ yetkili hamil↗ kıymetli evrak↗ icra hukuk mahkemesi↗ çek iptali↗ menfi tespit davası↗ hırsızlık↗ itirazın iptali davası↗ muvazaa↗ şikayet↗ şirket zararı↗ tespit davası↗ zayi↗ kesin süre↗ oy yasağı↗ ispat yükü↗ hamil↗ keşideci↗ iptal davası↗ istirdat↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ çek↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ ibraz↗ temsil↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/9 E., 2019/183 K.
Taraflar arasındaki kıymetli evrak hakkında verilen iptal kararının kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin meşru hamili olduğu çeklerin bedelini tahsil için yasal süresi içinde muhatap bankaya ibraz etttiğini, çekler hakkında ödeme yasağı konulduğundan bahisle ödeme yapılmadığını, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını ancak davalının Kadirli 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/7 E. sayılı dosyasında çeklerin Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/786 E., 2017/140 K. sayılı dosyası ile iptal edilmesi nedeniyle icra takibinin iptalini talep ettiğini, davalının çek iptali davasında çeklerin kaybolduğundan bahisle iptalini talep etmiş ise de bu beyanların gerçeği yansıtmadığını, söz konusu çeklerin keşidecisi Çukurova Eğitim Kurumları çeklerin düzenlendiği 10.10.2016 tarihinde şirket tek imza ile temsil edildiğinden düzenlenen çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenmiş olup hukuka uygun olduğu halde, davalı çeklerden doğan sorumluluktan kurtulabilmek adına şirketin 13.10.2016 tarihinden itibaren çift imza ile temsil edildiğini ve söz konusu çeklerin tek imza ile düzenlendiğinden şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını iddia ettiğini, Çukurova Eğitim Kurumları ile Kampüs Tekstil'in muvazaa ile hareket ederek müvekkili şirketi zarara uğratma amacını taşıdıklarını, davalının çeklerin kaybolduğuyla ilgili iddialarının gerçeği hiçbir şekilde yansıtmadığını ileri sürerek Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/786 E. ve 2017/140 K. sayılı çek iptali kararının kaldırılmasını, davalıya söz konusu çekler hakkında iade davası açması için kesin süre verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 792 nci maddesi uyarınca çek iptali kararının kaldırılmasına ilişkin davalarda davalının dava konusu yapılan çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin (davacının) çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerektiği, bu durum karşısında davada ispat yükü davalıya ait olduğu, aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağı, somut olayda, iptaline karar verilen bir kısım çekler ortaya çıkmakla, davalı tarafından cevap dilekçesi verilerek davacının çeki kötü niyetle iktisap ettiği ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğu iddia da edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 23.03.2017 tarih, 2016/786 E., 2017/140 K. sayılı kararın 1 inci maddesinde belirtilen 7 adet çek ile ilgili iptal kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince oluşturulan gerekçenin istirdat davasına ilişkin olduğunu, çek iptali kararının iptali davasında ispat yükünün hamil olduğunu iddia eden davacıda olduğunu, ancak İlk Derece Mahkemesince ispat yükünde hataya düşülerek ispat yükünün müvekkiline yüklenmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme dosyasının Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/82 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, davacı ile davalı müvekkili arasında ilgili çeklerden kaynaklanan takibin iptali davası olduğunu bu hususun araştırılması gerektiğini, davaya konu çekin hırsızlık sonucu elden çıktığına dair savcılık şikayeti bulunduğunu, bu dosyanın da celbi gerektiğini, her davada olduğu gibi eldeki davada da hukuki yarar bulunmak zorunda olup, davacının davaya konu çek ile ilgili olarak Kadirli İcra Müdürlüğü'nün 2017/1648, 2018/24, 2018/1322 E. sayılı icra dosyalarında icra takibi başlattığını, dolayısıyla iptali istenen çek iptal kararının kaldırılmasını istemenin bu aşamada yasal olanak bulunmadığını, davacının başka bir mahkemeden, diğer mahkemenin kararının kaldırılmasını talep edemeyeceğini, ancak iptali istenen kararın verildiği mahkemeye yapılacak bir başvuru ile bu durumun mümkün olabileceğini, bunun yanı sıra davaya keşidecinin de dahil edilmesi gerektiğini, davacının gerçek bir alacaklı olmadığı gibi iyi niyetli hamil olmadığını, davacının gerçek bir alacağı olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu çeklerin meşru hamili olduğu, bu davanın takibin iptali ya da itirazın iptali davası ile birleştirilmesini gerektirecek bir neden bulunmadığı, dava konusu çeklerin hırsızlandığı şeklindeki iddiaların itirazın iptali ya da menfi tespit davası sırasında tartışılacak iddialar olduğu, bu davanın zayi davası açan kişiye karşı açılması gerekli olup, çek zayi davasında taraf olmayan keşideciye husumet yöneltilmesini gerektirecek yasal bir zorunluluk bulunmadığı, davalının borcun bulunmadığına ilişkin iddiaların da menfi tespit ya da itirazın iptali davasının konusunu oluşturduğu, davacının yetkili mahkemede bu davayı açtığı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava çek iptali kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 792 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8275 E. 2013/14734 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbire itiraz · tedbire itiraz · itirazın kaldırılması · temlik sözleşmesi · ipoteğin paraya çevrilmesi · alacağın temliki · yargılama giderleri · ihtiyati tedbir
Benzer bu kararda… lar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Tedbir isteyen davacı vekili, müvekkilinin 30.04.2009 tarihli «temlik sözleşmesi» kapsamında dava dışı bankaya olan borcu ödemek suretiyle temlik aldığı alacağın dava dışı kefillerden kısmen tahsil edildiğini, bakiye alacağın ise ödenmediği belirtilerek 53.590,39 TL «alacağın temlik» tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, bu kapsamda daha önce müvekkili tarafından başlatılan «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile «icra takibine itiraz» üzerine açılan «itirazın kaldırılması» davasının reddedilmesi, %40 «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesi ve kötü niyet tazminatının Ankara 15.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «ihtiyati tedbire itiraz» eden karşı taraf vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece; bozmadan önce verilen İİK'nın 68/a-«son» maddesi ve İİK'nın 169/a-7. maddesi gereğince tedbir talebinin kabulü kararına karşı yapılan itirazın reddi kararı, Dairemiz ilamı ile «ihtiyati tedbir» kararına itirazın reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK hükümleri uyarınca gerekçeli karar yazılmamış olduğu belirtilerek bozulmakla bozma ilamına uyulmakla tüm dosya kapsamına göre; somut olayda davacının Kadirli 2.
İcra Mahkemesi’nde açtığı «itirazın kaldırılması» davasının reddedildiği,davalı lehine «kötü niyet tazminatına» hükmedildiği, davalının bu tazminatı icraya koyduğu, davacıların genel mahkemelerde iş bu alacak davasını açtıkları,dava ile beraber tedbir talep ettikleri, İİK’nın 169/a maddesi uyarınca Ankara 15.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14829 E. 2012/21101 K.
Ortak:hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/82 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, davacı ile davalı müvekkili arasında ilgili çeklerden kaynaklanan takibin «iptali davası» olduğunu bu hususun araştırılması gerektiğini, davaya konu çekin «hırsızlık» sonucu elden çıktığına dair savcılık «şikayeti» bulunduğunu, bu dosyanın da celbi gerektiğini, her davada olduğu gibi eldeki davada da «hukuki yarar» bulunmak zorunda olup, davacının davaya konu «çek» ile ilgili olarak Kadirli İcra Müdürlüğü'nün 2017/1648, 2018/24, 2018/1322 E. sayılı icra dosyalarında icra takibi başlattığını, dolayısıyla iptali istenen «çek iptal» kararının kaldırılmasını istemenin bu aşamada yasal olanak bulunmadığını, davacının başka bir mahkemeden, diğer mahkemenin kararının kaldırılmasını talep edemeyeceğini, ancak iptali istenen kararın verildiği mahkemeye yapılacak bir başvuru ile bu durumun mümkün olabileceğini, bunun yanı sıra davaya «keşidecinin» de «dahil» edilmesi gerektiğini, davacının gerçek bir alacaklı olmadığı gibi iyi niyetli «hamil» olmadığını, davacının gerçek bir alacağı olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili ve ilgili Çukurova Holding A.Ş. vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı ve hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunan Çukurova Holding A.Ş. yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7573 E. 2022/8525 K.
Ortak:hırsızlık · itirazın iptali davası · şikayet · iptal davası
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/82 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, davacı ile davalı müvekkili arasında ilgili çeklerden kaynaklanan takibin «iptali davası» olduğunu bu hususun araştırılması gerektiğini, davaya konu çekin «hırsızlık» sonucu elden çıktığına dair savcılık «şikayeti» bulunduğunu, bu dosyanın da celbi gerektiğini, her davada olduğu gibi eldeki davada da «hukuki yarar» bulunmak zorunda olup, davacının davaya konu «çek» ile ilgili olarak Kadirli İcra Müdürlüğü'nün 2017/1648, 2018/24, 2018/1322 E. sayılı icra dosyalarında icra takibi başlattığını, dolayısıyla iptali istenen «çek iptal» kararının kaldırılmasını istemenin bu aşamada yasal olanak bulunmadığını, davacının başka bir mahkemeden, diğer mahkemenin kararının kaldırılmasını talep edemeyeceğini, ancak iptali istenen kararın verildiği mahkemeye yapılacak bir başvuru ile bu durumun mümkün olabileceğini, bunun yanı sıra davaya «keşidecinin» de «dahil» edilmesi gerektiğini, davacının gerçek bir alacaklı olmadığı gibi iyi niyetli «hamil» olmadığını, davacının gerçek bir alacağı olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu çeklerin «meşru hamili» olduğu, bu davanın takibin iptali ya da «itirazın iptali davası» ile birleştirilmesini gerektirecek bir neden bulunmadığı, dava konusu çeklerin «hırsızlandığı» şeklindeki iddiaların itirazın iptali ya da «menfi tespit davası» sırasında tartışılacak iddialar olduğu, bu davanın «zayi» davası açan kişiye karşı açılması gerekli olup, «çek zayi» davasında taraf olmayan «keşideciye» «husumet» yöneltilmesini gerektirecek yasal bir zorunluluk bulunmadığı, davalının borcun bulunmadığına ilişkin iddiaların da menfi tespit ya da itirazın iptali davasının kon …
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2012/9696 sayılı dosyasında davacı (alacaklı) tarafından davalı (borçlu) aleyhine 247.820,14 TL alacağın tahsili istemi ile genel «haciz» yolu ile icra takibi yapılmış, davalı borçlu tarafından "gönderilen demirin 29.902,42 kg eksik «teslim» edildiği, nakliyeyi yapanlar aleyhinde suç duyurusunda bulunulduğu, çalınan demir bedeli 41.833,48 TL yönünden borçlu olmadıkları" gerekçesiyle takibe itiraz edilmiş, vaki itiraz üzerine eldeki «itirazın iptali davası» açılmıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/132 D.İş dosyası ile «delil tespiti» talebinde bulunulmuş, nakliyeyi gerçekleştiren ilgililer aleyhinde Kadirli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/44 Esas sayılı dosyasında «hırsızlık» suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
A.Ş.'nin «şikayeti» üzerine nakliyeyi sağlayan ... , ... ve...isimli şahısların yargılanarak mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bakiye satış bedeli · adam çalıştıranın sorumluluğu · ayıp ihbarı · iade faturası · ayıp · delil tespiti · ticari defter kayıtları · ihbar
Benzer bu kararda… arasında düzenlenmiş olan taşıma hukuku ile ilgili yasal mevzuat ve T.T.K.'nın 889/1 ve 889/2-889/3 uyarınca taşınan malın ayıplı olması durumunda yapılması gereken «ayıp ihbarı» ve yasal süreler incelenmekle, davacı tarafça yasal süresinde gerekli bildirimlerin yapılmadığı, ayrıca Kadirli 1.Asliye Ceza Mahkemesinde sanık olarak yargılanan sanıklar Ahmet Doğan, Deniz Şen ve ...'ün davacı firmayla hiçbir ilgisinin olmadığı, bu nedenle «adam çalıştıranın sorumluluğuyla» ilgili yasal mevzuatın uygulanmayacağından, davanın kabulüne, Gaziantep 9.
Davaya konu 41.833,48 TL alacak davalı «ticari defterlerinde kayıtlı» olmakla birlikte, bu miktar demir emtiası yönünden davalı tarafından «iade faturası» düzenlenmiş, davalı tarafından Kadirli 1.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/132 D.İş dosyası ile «delil tespiti» talebinde bulunulmuş, nakliyeyi gerçekleştiren ilgililer aleyhinde Kadirli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/44 Esas sayılı dosyasında «hırsızlık» suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Aynı tarihlerde başka bir şirketin davalıya demir satışı nedeniyle ödenmeyen «bakiye satış bedeli» için Gaziantep 1.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2402 E. , 2023/6579 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1810 Esas, 2021/912 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kadirli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2019/9 E., 2019/183 K.
Taraflar arasındaki kıymetli evrak hakkında verilen iptal kararının kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin meşru hamili olduğu çeklerin bedelini tahsil için yasal süresi içinde muhatap bankaya ibraz etttiğini, çekler hakkında ödeme yasağı konulduğundan bahisle ödeme yapılmadığını, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını ancak davalının Kadirli 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/7 E. sayılı dosyasında çeklerin Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/786 E., 2017/140 K. sayılı dosyası ile iptal edilmesi nedeniyle icra takibinin iptalini talep ettiğini, davalının çek iptali davasında çeklerin kaybolduğundan bahisle iptalini talep etmiş ise de bu beyanların gerçeği yansıtmadığını, söz konusu çeklerin keşidecisi Çukurova Eğitim Kurumları çeklerin düzenlendiği 10.10.2016 tarihinde şirket tek imza ile temsil edildiğinden düzenlenen çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenmiş olup hukuka uygun olduğu halde, davalı çeklerden doğan sorumluluktan kurtulabilmek adına şirketin 13.10.2016 tarihinden itibaren çift imza ile temsil edildiğini ve söz konusu çeklerin tek imza ile düzenlendiğinden şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını iddia ettiğini, Çukurova Eğitim Kurumları ile Kampüs Tekstil'in muvazaa ile hareket ederek müvekkili şirketi zarara uğratma amacını taşıdıklarını, davalının çeklerin kaybolduğuyla ilgili iddialarının gerçeği hiçbir şekilde yansıtmadığını ileri sürerek Kadirli 2.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/786 E. ve 2017/140 K. sayılı çek iptali kararının kaldırılmasını, davalıya söz konusu çekler hakkında iade davası açması için kesin süre verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 792 nci maddesi uyarınca çek iptali kararının kaldırılmasına ilişkin davalarda davalının dava konusu yapılan çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin (davacının) çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerektiği, bu durum karşısında davada ispat yükü davalıya ait olduğu, aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağı, somut olayda, iptaline karar verilen bir kısım çekler ortaya çıkmakla, davalı tarafından cevap dilekçesi verilerek davacının çeki kötü niyetle iktisap ettiği ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğu iddia da edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Kadirli 2.
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 23.03.2017 tarih, 2016/786 E., 2017/140 K. sayılı kararın 1 inci maddesinde belirtilen 7 adet çek ile ilgili iptal kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince oluşturulan gerekçenin istirdat davasına ilişkin olduğunu, çek iptali kararının iptali davasında ispat yükünün hamil olduğunu iddia eden davacıda olduğunu, ancak İlk Derece Mahkemesince ispat yükünde hataya düşülerek ispat yükünün müvekkiline yüklenmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme dosyasının Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/82 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, davacı ile davalı müvekkili arasında ilgili çeklerden kaynaklanan takibin iptali davası olduğunu bu hususun araştırılması gerektiğini, davaya konu çekin hırsızlık sonucu elden çıktığına dair savcılık şikayeti bulunduğunu, bu dosyanın da celbi gerektiğini, her davada olduğu gibi eldeki davada da hukuki yarar bulunmak zorunda olup, davacının davaya konu çek ile ilgili olarak Kadirli İcra Müdürlüğü'nün 2017/1648, 2018/24, 2018/1322 E.
sayılı icra dosyalarında icra takibi başlattığını, dolayısıyla iptali istenen çek iptal kararının kaldırılmasını istemenin bu aşamada yasal olanak bulunmadığını, davacının başka bir mahkemeden, diğer mahkemenin kararının kaldırılmasını talep edemeyeceğini, ancak iptali istenen kararın verildiği mahkemeye yapılacak bir başvuru ile bu durumun mümkün olabileceğini, bunun yanı sıra davaya keşidecinin de dahil edilmesi gerektiğini, davacının gerçek bir alacaklı olmadığı gibi iyi niyetli hamil olmadığını, davacının gerçek bir alacağı olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu çeklerin meşru hamili olduğu, bu davanın takibin iptali ya da itirazın iptali davası ile birleştirilmesini gerektirecek bir neden bulunmadığı, dava konusu çeklerin hırsızlandığı şeklindeki iddiaların itirazın iptali ya da menfi tespit davası sırasında tartışılacak iddialar olduğu, bu davanın zayi davası açan kişiye karşı açılması gerekli olup, çek zayi davasında taraf olmayan keşideciye husumet yöneltilmesini gerektirecek yasal bir zorunluluk bulunmadığı, davalının borcun bulunmadığına ilişkin iddiaların da menfi tespit ya da itirazın iptali davasının konusunu oluşturduğu, davacının yetkili mahkemede bu davayı açtığı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava çek iptali kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 792 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993528600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz