YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3737 E. 2023/7721 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü↗ savunma hakkı↗ basiretli tacir↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/353 E. - 2020/133 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının (YİDK) iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2008/44423, 2008/44422, 2008/40485, 2008/14174 sayılı ve "Eti Fırınından tartını+şekil", "Eti Fırınından TARTINI+şekil", "Eti Fırınından Kayık Kek +şekil", "Fırınından" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "ÜLKER FIRINDAN" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvurduğunu, 2018/13346 kod numarasını ... başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında halkı yanıltacak nitelikte olduğunu, bunun yanında müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, "fırın" markasının başvuru kapsamındaki emtia bakımından bu ibarenin zayıf marka olduğunun iddia edilemeyeceğini, markaların tescilli oldukları sürece kendisine tanınan hukuki korumadan yararlanması gerektiğini, müvekkilinin "fırın/ fırınından" markalarının bu nedenle korunmalarında zorunluluk bulunduğunu, taraf markaları arasındaki sınıfsal benzerliğin de ayniyet boyutunda olduğunu, yine taraf markalarında hiçbir kavramsal–görsel farklılığın bulunmadığını, dava konusu markadaki "Ülker" ibaresinin davalının sayısız markasında tescilli olduğunu, ... başına ayırt edicilik sağlamayacağını, davalının markasının esas unsurunun "fırından" ibaresi olarak kabul edilmesi gerektiğini, tüketicinin markaları benzer algılayacaklarını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduklarını, başvurunun kötü niyetli bir başvuru niteliğinde bulunduğunu, davalının kendisine seçebileceği onlarca seçenek varken müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek düzeyde bir benzerliği tercih etmesinin tesadüf eseri olamayacağını, davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin 11 yıldır piyasada fiili olarak kullandığı markasından davalının haberdar olmamasının beklenemeyeceğini ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-5355 sayılı kararın iptaline, dava konusu 2018/13346 sayılı markanın hükümsüzlüğüne talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasında yer ... "fırın-fırından" ibaresinin herkesin kullanımına açık bir ibare olduğunu, müvekkilinin markasındaki asli unsurun "Ülker" ibaresinden oluştuğunu, "Ülker" ibaresinin, müvekkilin dünya çapında tanınmış markası olduğunu, davacı tarafın markasındaki "ETİ" ibaresinin de benzer özelliklere sahip bulunduğunu, dolayısıyla tüketicinin markalarda "Ülker" ve "Eti" ibareleri varken algısını başka işaretlere yönlendirmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 2018/13346 sayılı başvuru ile davacı yanın önceki tarihli markalarının aynı, aynı tür ya da benzer emtiaları kapsadıkları, bununla birlikte taraf markalarını oluşturan işaretlerin bütünsel olarak ortalama tüketici nezdinde birbirlerinden farklı algılar yarattıkları, "fırın" kökünün çekimlenmesi ile oluşturulan ibarelerin 30 uncu sınıftaki dava konusu emtia bakımından zayıf nitelikte olduğu, dolayısıyla işaretler arasında birbiriyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline neden olacak bir benzerliğin bulunmadığı, davacı yanın "fırınından" şeklindeki markasının, ... başına, bağımsız bir tanınmışlığının bulunduğu hususundaki iddiaların deliller ile desteklenerek somut bir şekilde ortaya konulamadığı, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde işbu dava konusu markanın halkı yanıltıcı marka statüsünde olduğu ifade edilerek markanın 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında incelemeye alınması talep edilmesine rağmen yerel mahkemece bu yönden herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin marka yayınına itiraz gerekçesi yaptığı "fırınından", "fırın" ibareli markaların zayıf marka olarak kabul edilebilmesi ve bu sebeple bahse konu markaların markasal korumasının ortadan kaldırılabilmesinin kanunen mümkün olmadığını, müvekkilinin işbu dava konusu markanın yayınına itiraz gerekçesi olarak ileri sürdüğü markaların halihazırda tescilli olması sebebiyle kanunen kendilerine tanınmış olan markasal korumadan yararlanması gerektiğini, markalarının ... bir unsurdan oluşması sebebiyle ilgili işaretlerin zayıf marka statüsünde olduğuna ilişkin yapılan itirazların dinlenemeyeceğini, dava konusu olmayan bir konu hakkında ve savunma hakkı verilmeden müvekkilinin sınai mülkiyet hakkını ortadan kaldırıcı niteikte olan bir karar ikame edilmesinin Anayasamızın 36 ncı maddesinde yer ... ... yargılanma hakkına aykırılık teşkil edeceğini, yerel mahkemenin ortalama gıda tüketicilerinin markaları algılayış biçimini gözetmeden ve markalar arasındaki farklılıklara odaklanarak bir iltibas incelemesi yaptığını, ilgili inceleme biçiminin açık bir şekilde kanunun lafzına ve yüksek mahkeme pratiğine aykırı olduğunu, ortalama gıda tüketicisinin tercih haklarını çok kısa bir süre içerisinde kullandığını, bu durumun iltibas ihtimalini güçlendirdiğini, ortalama gıda tüketicilerinin çok büyük bir kısmını çocukların oluşturduğunu, bu hususun iltibas ihtimalini arttırdığını, ortalama tüketici kümesinin bir kısmında oluşacak iltibas ihtimali halinde iltibasın varlığı yönünde bir kararın ikame edilmesi gerektiğini, işbu dava konusu markanın esaslı unsurunu fırından" ibaresi oluşturduğundan ortalama gıda tüketicisinin öncelikli olarak bahse konu ibareye odaklanacağını, işbu dava konusu markada yer ... "ülker" ibaresinin davalı şirketçe defalarca tescil edilmiş olduğu düşünüldüğünde davalı yanın asıl korumak istediği unsurun "fırından" ibaresi olduğunun anlaşılacağını, işbu dava konusu marka ile müvekkil şirket markaları arasında ... işitsel ve kavramsal benzerlikler mevcut olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak davacı tarafça, dava konusu marka başvurusunun halkı yanıltacak nitelikte olduğu ve 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca reddinin gerektiği ileri sürüldüğü, İlk Derece Mahkemesince ise, bu yönden bir değerlendirme yapılmadığı, dava konusu markanın halkı yanıltacak nitelikte olduğunun, marka başvurusuna itiraz aşamasında ileri sürülmediği, bu nedenle iptali istenen YİDK kararında bu hususun değerlendirilmediği, iptali istenen YİDK kararında tartışılmayan hususların, YİDK kararının iptali istemli davada da tartışılmasının mümkün bulunmadığı, hükümsüzlük davası yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, somut olayda "fırından" ibaresinin, malın kalitesi ve niteliği ile ilgili değil, ürünün pişirme yöntemine ilişkin olması karşısında, dava konusu başvurunun halkı yanıltıcı nitelikte olduğu söylenemeyeceği, mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın değişik gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle ve ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2577 E. 2023/6381 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… markalarında hiçbir kavramsal–görsel farklılığın bulunmadığını, dava konusu markadaki "Ülker" ibaresinin davalının sayısız markasında tescilli olduğunu, ... başına «ayırt edicilik» sağlamayacağını, davalının markasının esas unsurunun "fırından" ibaresi olarak kabul edilmesi gerektiğini, tüketicinin markaları benzer algılayacaklarını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduklarını, başvurunun kötü niyetli bir başvuru niteliğinde bulunduğunu, davalının kendisine seçebileceği onlarca seçenek varken müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek düzeyde bir benzerliği tercih etmesinin tesadüf eseri olamayacağını, davalının «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin 11 yıldır piyasada fiili olarak kullandığı markasından davalının haberdar olmamasının beklenemeye …
CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… surdan oluşması sebebiyle ilgili işaretlerin zayıf marka statüsünde olduğuna ilişkin yapılan itirazların dinlenemeyeceğini, dava konusu olmayan bir konu hakkında ve «savunma hakkı» verilmeden müvekkilinin sınai mülkiyet hakkını ortadan kaldırıcı niteikte olan bir karar ikame edilmesinin Anayasamızın 36 ncı maddesinde yer ... ... yargılanma hakkına aykırılık teşkil edeceğini, yerel mahkemenin ortalama gıda tüketicilerinin markaları algılayış biçimini gözetmeden ve markalar arasındaki farklılıklara odaklanarak bir «iltibas» incelemesi yaptığını, ilgili inceleme biçiminin açık bir şekilde kanunun lafzına ve yüksek mahkeme pratiğine aykırı olduğunu, ortalama gıda tüketicisinin tercih haklarını çok kısa bir süre içerisinde kullandığını, bu durumun iltibas ihtimalini güçlendirdiğini, ortalama gıda tüketicilerinin çok büyük bir kısmını çocukların oluşturduğunu, bu hususun iltibas ihtimalini arttırdığını, «ortalama tüketici» kümesinin bir kısmında oluşacak iltibas ihtimali halinde iltibasın varlığı yönünde bir kararın ikame edilmesi gerektiğini, işbu dava konusu markanın esaslı unsurun …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, buna göre dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliği» sağladığı , Yargıtay 11.
… oysa taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, FIRINDAN sözcüğünün 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesi anlamında «ayırt edicilik» vasfını haiz olmadığından müvekkilinin dava konusu markasında yardımcı unsur olarak kullanılmasına itiraz edilemeyeceğini, FIRIN, FIRININDAN, FIRINDAN gibi ibarele …
… üddetçe kanunun kendisine tanıdığı korumadan yararlanması gerektiğini, dava konusu markalar arasındaki sınıfsal benzerliğin ayniyet boyutunda olduğunu, bu husususun «iltibas» ihtimalini de artırdığını, davacının ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaFIRINDAN markasının esas unsurunun FIRINDAN kelimesi olduğunu, markadaki ... ibaresinin davacının «ticaret unvanı» olmakla çatı markası pozisyonunda olduğunu ve benzerlik incelemesinin dışında tutulması gerektiğini, ortalama gıda tüketicilerinin tercih hakkını çok kısa bir süre içerisinde kullandığını, bu durumun «iltibas» ihtimalini güçlendirdiğini, bu gıda tüketicilerinin büyük kısmını çocukların oluşturduğunu, ortalama gıda tüketicilerinin genellikle bildikleri markaların kendiler …
… alan ve bir pişirme yöntemini işaret eden FIRINDAN/FIRININDAN ibarelerinin ayırt edici gücünün zayıf olduğu, bu itibarla işaretlerde yer alan çatı markaları ve/veya «ticaret unvanlarının» kılavuz unsurlarının yanı sıra diğer kelime öğelerinin ve şekil görsellerinin de değerlendirmede bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği bu itibarla markaların …
VE ... ibareleri çatı marka olduğundan benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmayacağını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu markadaki asli unsurun "fırından" ibaresi olduğunu, «uyuşmazlık konusu» 30.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9685 E. 2013/12894 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3737 E. , 2023/7721 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/946 Esas, 2022/310 Karar
Avukat ...
2.... Holding A.Ş. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/353 E. - 2020/133 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının (YİDK) iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2008/44423, 2008/44422, 2008/40485, 2008/14174 sayılı ve "Eti Fırınından tartını+şekil", "Eti Fırınından TARTINI+şekil", "Eti Fırınından Kayık Kek +şekil", "Fırınından" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "ÜLKER FIRINDAN" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvurduğunu, 2018/13346 kod numarasını ... başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ...
maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında halkı yanıltacak nitelikte olduğunu, bunun yanında müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, "fırın" markasının başvuru kapsamındaki emtia bakımından bu ibarenin zayıf marka olduğunun iddia edilemeyeceğini, markaların tescilli oldukları sürece kendisine tanınan hukuki korumadan yararlanması gerektiğini, müvekkilinin "fırın/ fırınından" markalarının bu nedenle korunmalarında zorunluluk bulunduğunu, taraf markaları arasındaki sınıfsal benzerliğin de ayniyet boyutunda olduğunu, yine taraf markalarında hiçbir kavramsal–görsel farklılığın bulunmadığını, dava konusu markadaki "Ülker" ibaresinin davalının sayısız markasında tescilli olduğunu, ...
başına ayırt edicilik sağlamayacağını, davalının markasının esas unsurunun "fırından" ibaresi olarak kabul edilmesi gerektiğini, tüketicinin markaları benzer algılayacaklarını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduklarını, başvurunun kötü niyetli bir başvuru niteliğinde bulunduğunu, davalının kendisine seçebileceği onlarca seçenek varken müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek düzeyde bir benzerliği tercih etmesinin tesadüf eseri olamayacağını, davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin 11 yıldır piyasada fiili olarak kullandığı markasından davalının haberdar olmamasının beklenemeyeceğini ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-5355 sayılı kararın iptaline, dava konusu 2018/13346 sayılı markanın hükümsüzlüğüne talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasında yer ... "fırın-fırından" ibaresinin herkesin kullanımına açık bir ibare olduğunu, müvekkilinin markasındaki asli unsurun "Ülker" ibaresinden oluştuğunu, "Ülker" ibaresinin, müvekkilin dünya çapında tanınmış markası olduğunu, davacı tarafın markasındaki "ETİ" ibaresinin de benzer özelliklere sahip bulunduğunu, dolayısıyla tüketicinin markalarda "Ülker" ve "Eti" ibareleri varken algısını başka işaretlere yönlendirmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 2018/13346 sayılı başvuru ile davacı yanın önceki tarihli markalarının aynı, aynı tür ya da benzer emtiaları kapsadıkları, bununla birlikte taraf markalarını oluşturan işaretlerin bütünsel olarak ortalama tüketici nezdinde birbirlerinden farklı algılar yarattıkları, "fırın" kökünün çekimlenmesi ile oluşturulan ibarelerin 30 uncu sınıftaki dava konusu emtia bakımından zayıf nitelikte olduğu, dolayısıyla işaretler arasında birbiriyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline neden olacak bir benzerliğin bulunmadığı, davacı yanın "fırınından" şeklindeki markasının, ... başına, bağımsız bir tanınmışlığının bulunduğu hususundaki iddiaların deliller ile desteklenerek somut bir şekilde ortaya konulamadığı, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde işbu dava konusu markanın halkı yanıltıcı marka statüsünde olduğu ifade edilerek markanın 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında incelemeye alınması talep edilmesine rağmen yerel mahkemece bu yönden herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin marka yayınına itiraz gerekçesi yaptığı "fırınından", "fırın" ibareli markaların zayıf marka olarak kabul edilebilmesi ve bu sebeple bahse konu markaların markasal korumasının ortadan kaldırılabilmesinin kanunen mümkün olmadığını, müvekkilinin işbu dava konusu markanın yayınına itiraz gerekçesi olarak ileri sürdüğü markaların halihazırda tescilli olması sebebiyle kanunen kendilerine tanınmış olan markasal korumadan yararlanması gerektiğini, markalarının ...
bir unsurdan oluşması sebebiyle ilgili işaretlerin zayıf marka statüsünde olduğuna ilişkin yapılan itirazların dinlenemeyeceğini, dava konusu olmayan bir konu hakkında ve savunma hakkı verilmeden müvekkilinin sınai mülkiyet hakkını ortadan kaldırıcı niteikte olan bir karar ikame edilmesinin Anayasamızın 36 ncı maddesinde yer ... ... yargılanma hakkına aykırılık teşkil edeceğini, yerel mahkemenin ortalama gıda tüketicilerinin markaları algılayış biçimini gözetmeden ve markalar arasındaki farklılıklara odaklanarak bir iltibas incelemesi yaptığını, ilgili inceleme biçiminin açık bir şekilde kanunun lafzına ve yüksek mahkeme pratiğine aykırı olduğunu, ortalama gıda tüketicisinin tercih haklarını çok kısa bir süre içerisinde kullandığını, bu durumun iltibas ihtimalini güçlendirdiğini, ortalama gıda tüketicilerinin çok büyük bir kısmını çocukların oluşturduğunu, bu hususun iltibas ihtimalini arttırdığını, ortalama tüketici kümesinin bir kısmında oluşacak iltibas ihtimali halinde iltibasın varlığı yönünde bir kararın ikame edilmesi gerektiğini, işbu dava konusu markanın esaslı unsurunu fırından" ibaresi oluşturduğundan ortalama gıda tüketicisinin öncelikli olarak bahse konu ibareye odaklanacağını, işbu dava konusu markada yer ...
"ülker" ibaresinin davalı şirketçe defalarca tescil edilmiş olduğu düşünüldüğünde davalı yanın asıl korumak istediği unsurun "fırından" ibaresi olduğunun anlaşılacağını, işbu dava konusu marka ile müvekkil şirket markaları arasında ... işitsel ve kavramsal benzerlikler mevcut olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak davacı tarafça, dava konusu marka başvurusunun halkı yanıltacak nitelikte olduğu ve 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca reddinin gerektiği ileri sürüldüğü, İlk Derece Mahkemesince ise, bu yönden bir değerlendirme yapılmadığı, dava konusu markanın halkı yanıltacak nitelikte olduğunun, marka başvurusuna itiraz aşamasında ileri sürülmediği, bu nedenle iptali istenen YİDK kararında bu hususun değerlendirilmediği, iptali istenen YİDK kararında tartışılmayan hususların, YİDK kararının iptali istemli davada da tartışılmasının mümkün bulunmadığı, hükümsüzlük davası yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 ...
maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, somut olayda "fırından" ibaresinin, malın kalitesi ve niteliği ile ilgili değil, ürünün pişirme yöntemine ilişkin olması karşısında, dava konusu başvurunun halkı yanıltıcı nitelikte olduğu söylenemeyeceği, mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın değişik gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle ve ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990234000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz