YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2577 E. 2023/6381 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ uyuşmazlık konusu↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/173 E. - 2019/522 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/ dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 2017/117274 sayılı "... Fırından+şekil" ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2008/44423, 2008/44422, 2008/40485, 2008/14174 sayılı ve "... Fırınından TARTİNİ+şekil", "... Fırınından TARTİNİ+şekil", "... Fırınından Kayık kek+şekil", "Fırınınından" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiğini, davalı şirketin bu karara karşı yaptığı itirazın kabul edilerek başvurularının reddine karar verildiğini, oysa taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, FIRINDAN sözcüğünün 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesi anlamında ayırt edicilik vasfını haiz olmadığından müvekkilinin dava konusu markasında yardımcı unsur olarak kullanılmasına itiraz edilemeyeceğini, FIRIN, FIRININDAN, FIRINDAN gibi ibarelerin asli unsur olarak kullanılamayacağını ve tescil edilmiş olsa bile marka olarak korunamayacağını, müvekkilinin markasında yer alan fırın şekline de itiraz edilmeyeceğini, zira hem müvekkili hemde davalı markalarında kullanılan şeklin fırınlar için kullanılması zorunlu olup herkesin kullanıma açık bulunduğunu, öte yandan Kurum kayıtlarında içinde FIRIN ibaresi geçen 2036 adet marka bulunduğunu, bu kayıtlarda da FIRIN sözcüğünün yardımcı unsur olarak kullanıldığını, yine FIRINDAN ibaresini içeren 69 adet marka bulunduğunu ve çoğunluğunun 30. sınıf emtialardan oluştuğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2019-M-1061 sayılı kararının iptaline, 2017/117274 başvuru numaralı "... Fırından+şekil" markasının tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket cevap dilekçesinde; müvekkilinin FIRININDAN/FIRIN ibaresini ilk kez 2008 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde büyük yatırımlar yaparak marka sayısını artırdığını ve artırmaya devam ettiğini, 2008/40485, 2008/44422, 2008/44423, 2013/104069, 2013/104085, 2008/12398, 2008/14174, 2018/59283, 2019/04632 sayılı markalarının FIRININDAN/FIRIN ibarelerini asli unsur olarak ihtiva ettiğini, FIRIN ibaresinin 30. sınıf malları tanımlamadığını, ima edici marka statüsünde olduğunu, bu sebeple tanımlayıcı marka olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin FIRININDAN/ FIRIN ibareli markalarının tescilli olması sebebiyle marka tanımlayıcı olsa bile hükümsüz kılınmadığı müddetçe kanunun kendisine tanıdığı korumadan yararlanması gerektiğini, dava konusu markalar arasındaki sınıfsal benzerliğin ayniyet boyutunda olduğunu, bu husususun iltibas ihtimalini de artırdığını, davacının ... FIRINDAN markasının esas unsurunun FIRINDAN kelimesi olduğunu, markadaki ... ibaresinin davacının ticaret unvanı olmakla çatı markası pozisyonunda olduğunu ve benzerlik incelemesinin dışında tutulması gerektiğini, ortalama gıda tüketicilerinin tercih hakkını çok kısa bir süre içerisinde kullandığını, bu durumun iltibas ihtimalini güçlendirdiğini, bu gıda tüketicilerinin büyük kısmını çocukların oluşturduğunu, ortalama gıda tüketicilerinin genellikle bildikleri markaların kendilerinde bıraktığı izlenime göre tercih haklarını kullandığını, dava konusu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, aralarında işitsel benzerlik bulunduğunu, FIRIN / FIRININDAN ve FIRINDAN markalarının aynı kavrama referans yaptığını ve bu sebeple aralarında kavramsal benzerlik de bulunduğunu, davacı markasının tescili halinde seri marka imajı doğacağını, firmalar arasında idari-ekonomik bir bağ bulunduğu yanılgısına sebep olabileceğini, davacının benzer marka başvurusunda bulunmakla kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuruda merkezi bir konuma yerleştirilmiş bulunan ve diğer unsurlara oranla görece büyük yazılmış olan “fırından” kelime unsuru, ilaveten marka örneğinde yer alan fırın şeklinin eliptik biçimdeki tasarımı ve kırımızı ve siyah renk unsurları bir arada değerlendirildiğinde başvuru ve itiraza dayanak olan markaların iltibasa yol açacak derecede benzer görüldüğünü, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu markalar arasında davalı ... başvurusu kapsamında bulunan 30. sınıfta yer alan şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, kekler bakımından ayniyet bulunduğu, dava konusu markalarda yer alan ve bir pişirme yöntemini işaret eden FIRINDAN/FIRININDAN ibarelerinin ayırt edici gücünün zayıf olduğu, bu itibarla işaretlerde yer alan çatı markaları ve/veya ticaret unvanlarının kılavuz unsurlarının yanı sıra diğer kelime öğelerinin ve şekil görsellerinin de değerlendirmede bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği bu itibarla markaların bıraktığı genel izlenimin farklılaştığı ve dava konusu markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kabulünün aksine müvekkili şirketin FIRININDA/FIRIN ibareli markalarının 30. sınıftaki mallar bakımından ayırt ediciliğinin zayıf olmayıp, ima edici markalar olduğunu, anılan ibarelerin 30. sınıf malları tanımlamadığını, aksinin kabulünde dahi tescilli olan markalarının hükümsüz kılınana dek tescilli marka korumasından yaralanacağını, taraf markalarında yer alan ... VE ... ibareleri çatı marka olduğundan benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmayacağını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu markadaki asli unsurun "fırından" ibaresi olduğunu, uyuşmazlık konusu 30. Sınf emtianın tüketicisinin gösterdiği dikkat ve özen daha düşük olduğu için markaların aynı emtiada kullanılması durumunda markalar arasında bağlantı kurulucağını, mahkemece bu hususun da dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka başvurusunda merkezi bir konuma yerleştirilmiş bulunan ve diğer unsurlara oranla görece büyük yazılmış olan “fırından” kelime unsuru, ilaveten marka örneğinde yer alan fırın şeklinin eliptik biçimdeki tasarımı ve kırımızı ve siyah renk unsurları bir arada değerlendirildiğinde başvuru ve itiraza dayanak olan markaların iltibasa yol açacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, buna göre dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağladığı , Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2337 E. ve 2021/3220 K. sayılı ilamında da "... ... Fırın" ibareli başvuru ile "... ... Fırın" ve "... Fırın" ibareli markaların benzer görülmediğini, bu itibarla mahkemece başvuru ile redde mesnet markalar arasında, işaretler yönünden benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar TPMK ile ... Gıda Sanayi A.Ş. istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçelerinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3737 E. 2023/7721 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, buna göre dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliği» sağladığı , Yargıtay 11.
… oysa taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, FIRINDAN sözcüğünün 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesi anlamında «ayırt edicilik» vasfını haiz olmadığından müvekkilinin dava konusu markasında yardımcı unsur olarak kullanılmasına itiraz edilemeyeceğini, FIRIN, FIRININDAN, FIRINDAN gibi ibarele …
… üddetçe kanunun kendisine tanıdığı korumadan yararlanması gerektiğini, dava konusu markalar arasındaki sınıfsal benzerliğin ayniyet boyutunda olduğunu, bu husususun «iltibas» ihtimalini de artırdığını, davacının ...
Benzer bu kararda… markalarında hiçbir kavramsal–görsel farklılığın bulunmadığını, dava konusu markadaki "Ülker" ibaresinin davalının sayısız markasında tescilli olduğunu, ... başına «ayırt edicilik» sağlamayacağını, davalının markasının esas unsurunun "fırından" ibaresi olarak kabul edilmesi gerektiğini, tüketicinin markaları benzer algılayacaklarını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduklarını, başvurunun kötü niyetli bir başvuru niteliğinde bulunduğunu, davalının kendisine seçebileceği onlarca seçenek varken müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek düzeyde bir benzerliği tercih etmesinin tesadüf eseri olamayacağını, davalının «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin 11 yıldır piyasada fiili olarak kullandığı markasından davalının haberdar olmamasının beklenemeye …
CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… surdan oluşması sebebiyle ilgili işaretlerin zayıf marka statüsünde olduğuna ilişkin yapılan itirazların dinlenemeyeceğini, dava konusu olmayan bir konu hakkında ve «savunma hakkı» verilmeden müvekkilinin sınai mülkiyet hakkını ortadan kaldırıcı niteikte olan bir karar ikame edilmesinin Anayasamızın 36 ncı maddesinde yer ... ... yargılanma hakkına aykırılık teşkil edeceğini, yerel mahkemenin ortalama gıda tüketicilerinin markaları algılayış biçimini gözetmeden ve markalar arasındaki farklılıklara odaklanarak bir «iltibas» incelemesi yaptığını, ilgili inceleme biçiminin açık bir şekilde kanunun lafzına ve yüksek mahkeme pratiğine aykırı olduğunu, ortalama gıda tüketicisinin tercih haklarını çok kısa bir süre içerisinde kullandığını, bu durumun iltibas ihtimalini güçlendirdiğini, ortalama gıda tüketicilerinin çok büyük bir kısmını çocukların oluşturduğunu, bu hususun iltibas ihtimalini arttırdığını, «ortalama tüketici» kümesinin bir kısmında oluşacak iltibas ihtimali halinde iltibasın varlığı yönünde bir kararın ikame edilmesi gerektiğini, işbu dava konusu markanın esaslı unsurun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkı · basiretli tacir · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · tacir · dahili dava
Benzer bu kararda… markalarında hiçbir kavramsal–görsel farklılığın bulunmadığını, dava konusu markadaki "Ülker" ibaresinin davalının sayısız markasında tescilli olduğunu, ... başına «ayırt edicilik» sağlamayacağını, davalının markasının esas unsurunun "fırından" ibaresi olarak kabul edilmesi gerektiğini, tüketicinin markaları benzer algılayacaklarını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduklarını, başvurunun kötü niyetli bir başvuru niteliğinde bulunduğunu, davalının kendisine seçebileceği onlarca seçenek varken müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek düzeyde bir benzerliği tercih etmesinin tesadüf eseri olamayacağını, davalının «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin 11 yıldır piyasada fiili olarak kullandığı markasından davalının haberdar olmamasının beklenemeye …
… avacı yanın önceki tarihli markalarının aynı, aynı tür ya da benzer emtiaları kapsadıkları, bununla birlikte taraf markalarını oluşturan işaretlerin bütünsel olarak «ortalama tüketici» nezdinde birbirlerinden farklı algılar yarattıkları, "fırın" kökünün çekimlenmesi ile oluşturulan ibarelerin 30 uncu sınıftaki dava konusu emtia bakımından zayıf nitelikte olduğu, dolayısıyla işaretler arasında birbiriyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimaline neden olacak bir benzerliğin bulunmadığı, davacı yanın "fırınından" şeklindeki markasının, ... başına, bağımsız bir tanınmışlığının bulundu …
… surdan oluşması sebebiyle ilgili işaretlerin zayıf marka statüsünde olduğuna ilişkin yapılan itirazların dinlenemeyeceğini, dava konusu olmayan bir konu hakkında ve «savunma hakkı» verilmeden müvekkilinin sınai mülkiyet hakkını ortadan kaldırıcı niteikte olan bir karar ikame edilmesinin Anayasamızın 36 ncı maddesinde yer ... ... yargılanma hakkına aykırılık teşkil edeceğini, yerel mahkemenin ortalama gıda tüketicilerinin markaları algılayış biçimini gözetmeden ve markalar arasındaki farklılıklara odaklanarak bir «iltibas» incelemesi yaptığını, ilgili inceleme biçiminin açık bir şekilde kanunun lafzına ve yüksek mahkeme pratiğine aykırı olduğunu, ortalama gıda tüketicisinin tercih haklarını çok kısa bir süre içerisinde kullandığını, bu durumun iltibas ihtimalini güçlendirdiğini, ortalama gıda tüketicilerinin çok büyük bir kısmını çocukların oluşturduğunu, bu hususun iltibas ihtimalini arttırdığını, «ortalama tüketici» kümesinin bir kısmında oluşacak iltibas ihtimali halinde iltibasın varlığı yönünde bir kararın ikame edilmesi gerektiğini, işbu dava konusu markanın esaslı unsurun …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2577 E. , 2023/6381 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/105 Esas 2021/1130 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/173 E. - 2019/522 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/ dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 2017/117274 sayılı "... Fırından+şekil" ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2008/44423, 2008/44422, 2008/40485, 2008/14174 sayılı ve "... Fırınından TARTİNİ+şekil", "... Fırınından TARTİNİ+şekil", "... Fırınından Kayık kek+şekil", "Fırınınından" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiğini, davalı şirketin bu karara karşı yaptığı itirazın kabul edilerek başvurularının reddine karar verildiğini, oysa taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, FIRINDAN sözcüğünün 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesi anlamında ayırt edicilik vasfını haiz olmadığından müvekkilinin dava konusu markasında yardımcı unsur olarak kullanılmasına itiraz edilemeyeceğini, FIRIN, FIRININDAN, FIRINDAN gibi ibarelerin asli unsur olarak kullanılamayacağını ve tescil edilmiş olsa bile marka olarak korunamayacağını, müvekkilinin markasında yer alan fırın şekline de itiraz edilmeyeceğini, zira hem müvekkili hemde davalı markalarında kullanılan şeklin fırınlar için kullanılması zorunlu olup herkesin kullanıma açık bulunduğunu, öte yandan Kurum kayıtlarında içinde FIRIN ibaresi geçen 2036 adet marka bulunduğunu, bu kayıtlarda da FIRIN sözcüğünün yardımcı unsur olarak kullanıldığını, yine FIRINDAN ibaresini içeren 69 adet marka bulunduğunu ve çoğunluğunun 30.
sınıf emtialardan oluştuğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2019-M-1061 sayılı kararının iptaline, 2017/117274 başvuru numaralı "... Fırından+şekil" markasının tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket cevap dilekçesinde; müvekkilinin FIRININDAN/FIRIN ibaresini ilk kez 2008 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde büyük yatırımlar yaparak marka sayısını artırdığını ve artırmaya devam ettiğini, 2008/40485, 2008/44422, 2008/44423, 2013/104069, 2013/104085, 2008/12398, 2008/14174, 2018/59283, 2019/04632 sayılı markalarının FIRININDAN/FIRIN ibarelerini asli unsur olarak ihtiva ettiğini, FIRIN ibaresinin 30. sınıf malları tanımlamadığını, ima edici marka statüsünde olduğunu, bu sebeple tanımlayıcı marka olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin FIRININDAN/ FIRIN ibareli markalarının tescilli olması sebebiyle marka tanımlayıcı olsa bile hükümsüz kılınmadığı müddetçe kanunun kendisine tanıdığı korumadan yararlanması gerektiğini, dava konusu markalar arasındaki sınıfsal benzerliğin ayniyet boyutunda olduğunu, bu husususun iltibas ihtimalini de artırdığını, davacının ...
FIRINDAN markasının esas unsurunun FIRINDAN kelimesi olduğunu, markadaki ... ibaresinin davacının ticaret unvanı olmakla çatı markası pozisyonunda olduğunu ve benzerlik incelemesinin dışında tutulması gerektiğini, ortalama gıda tüketicilerinin tercih hakkını çok kısa bir süre içerisinde kullandığını, bu durumun iltibas ihtimalini güçlendirdiğini, bu gıda tüketicilerinin büyük kısmını çocukların oluşturduğunu, ortalama gıda tüketicilerinin genellikle bildikleri markaların kendilerinde bıraktığı izlenime göre tercih haklarını kullandığını, dava konusu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, aralarında işitsel benzerlik bulunduğunu, FIRIN / FIRININDAN ve FIRINDAN markalarının aynı kavrama referans yaptığını ve bu sebeple aralarında kavramsal benzerlik de bulunduğunu, davacı markasının tescili halinde seri marka imajı doğacağını, firmalar arasında idari-ekonomik bir bağ bulunduğu yanılgısına sebep olabileceğini, davacının benzer marka başvurusunda bulunmakla kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuruda merkezi bir konuma yerleştirilmiş bulunan ve diğer unsurlara oranla görece büyük yazılmış olan “fırından” kelime unsuru, ilaveten marka örneğinde yer alan fırın şeklinin eliptik biçimdeki tasarımı ve kırımızı ve siyah renk unsurları bir arada değerlendirildiğinde başvuru ve itiraza dayanak olan markaların iltibasa yol açacak derecede benzer görüldüğünü, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu markalar arasında davalı ... başvurusu kapsamında bulunan 30. sınıfta yer alan şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, kekler bakımından ayniyet bulunduğu, dava konusu markalarda yer alan ve bir pişirme yöntemini işaret eden FIRINDAN/FIRININDAN ibarelerinin ayırt edici gücünün zayıf olduğu, bu itibarla işaretlerde yer alan çatı markaları ve/veya ticaret unvanlarının kılavuz unsurlarının yanı sıra diğer kelime öğelerinin ve şekil görsellerinin de değerlendirmede bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği bu itibarla markaların bıraktığı genel izlenimin farklılaştığı ve dava konusu markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kabulünün aksine müvekkili şirketin FIRININDA/FIRIN ibareli markalarının 30. sınıftaki mallar bakımından ayırt ediciliğinin zayıf olmayıp, ima edici markalar olduğunu, anılan ibarelerin 30. sınıf malları tanımlamadığını, aksinin kabulünde dahi tescilli olan markalarının hükümsüz kılınana dek tescilli marka korumasından yaralanacağını, taraf markalarında yer alan ... VE ... ibareleri çatı marka olduğundan benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmayacağını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu markadaki asli unsurun "fırından" ibaresi olduğunu, uyuşmazlık konusu 30. Sınf emtianın tüketicisinin gösterdiği dikkat ve özen daha düşük olduğu için markaların aynı emtiada kullanılması durumunda markalar arasında bağlantı kurulucağını, mahkemece bu hususun da dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka başvurusunda merkezi bir konuma yerleştirilmiş bulunan ve diğer unsurlara oranla görece büyük yazılmış olan “fırından” kelime unsuru, ilaveten marka örneğinde yer alan fırın şeklinin eliptik biçimdeki tasarımı ve kırımızı ve siyah renk unsurları bir arada değerlendirildiğinde başvuru ve itiraza dayanak olan markaların iltibasa yol açacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, buna göre dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağladığı , Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2337 E. ve 2021/3220 K. sayılı ilamında da "... ... Fırın" ibareli başvuru ile "... ... Fırın" ve "... Fırın" ibareli markaların benzer görülmediğini, bu itibarla mahkemece başvuru ile redde mesnet markalar arasında, işaretler yönünden benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar TPMK ile ... Gıda Sanayi A.Ş. istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçelerinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977523400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz