YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3693 E. 2023/7578 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt↗ istinaf başvurusunun reddi↗ müktesep hak↗ infaz↗ ticaret unvanı↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/312 E., 2019/424 K.
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili, duruşmasız olarak davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan davalı şirket vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin İngiltere menşeli, endüstri, tarım ve inşaat sektöründe kullanılan iş makineleri üretimi konusunda uzman bir şirket olduğunu, müvekkiline ait JCB markasının tanınmış marka olarak kayıtlı bulunduğunu, ayrıca yalnızca şekilden ibaret tescilli markanın da olduğunu, davalı Şirketin ise 2017/17325 sayılı ANAÇ+şekil ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, marka kapsamlarındaki malların da aynı bulunduklarını, davalı Şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu, zira başvuru sahibi Şirketin adresinde üç farklı aramada müvekkiline ait markalarını taşıyan taklit ürünlerin ele geçirildiğini, bu nedenle şirket yetkilileri hakkında başlatılan ceza yargılamalarında cezalandırılmalarına karar verildiğini ileri sürerek YİDK'in 2018-M-4223 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin 1990 yılında kurulduğunu, sektörün önde gelen yedek parça sağlayıcısı olduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, markalarda yer ... kelime unsurlarının farklı olduğunu, davacı markasını oluşturan yamuk şeklinden ibaret markanın zayıf marka niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde kazanılmış hakkının olduğunu, müvekkili adına tescilli 2005/16194 sayılı markanın davacı markalarından önceki tarihli bulunduğunu, markalarda yer verilen ... ve siyah renklerin tehlikeli iş alanlarında sıklıkla kullanıldıklarını, yine ambalaj üzerinde aynı markanın belli aralıklarla bir sıralı düzen halinde basılmasının ürünler üzerinde bile uygulanır olduğunu, marka kapsamlarında yer ... yalnızca 7. sınıf malların ortak bulunduğunu, ilgili tüketicinin profesyonellerden oluştuğunu ve markaları karıştırmayacaklarını, taraflar arasındaki mahkemeye yansıyan uyuşmazlıkların henüz kesinleşmiş bir kararla sonuçlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının anaç şekil ibareli başvuru markasıyla davacının JCB+şekil ibareli tescilli markaları arasında görsel olarak ortalama (...) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, dava konusu mallar/hizmetler açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında iltibas-benzerlik bulunduğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2018-M-4223 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/17325 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvuruda yer verilen anaç ibaresinin ayırt ediciliği sağladığını, tanınmışlığa dayalı hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığını, davacının kötü niyet iddiasının da yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili başvurusuna konu işaret ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin ticaret hayatının başından beri ANAÇ marka ibaresini yamuk çerçeve içinde kullandığını, bu şekilde müvekkili adına tescilli 2005/16194 sayılı markanın bulunduğunu, taraf markalarında kullanılan rengin de aynı olmadığını, iş makineleri, inşaat vb. dikkat gerektiren tehlikeli sektörlerde ... rengin kaçınılmaz olarak kullanıldığını ve hatta ... siyah renk kombinasyonunun da dikkat ve tehlike işaretlerinin olmazsa olmazı olduğunu, ayrıca taraf markalarında ortak olan ... sınıfın 7. sınıf bulunduğunu, yerel mahkeme kararında taraf markalarının tescilli olduğu sınıf/alt sınıfların ... ... karşılaştırması gerekirken, bu yönde bir inceleme yapılmaksızın sınıfların aynı/aynı tür olduğu şeklinde genel bir ifadeyle sınıf incelemesinin eksik yapıldığını, dava konusu markanın kapsadığı malların alıcısının genellikle tacir kimseler olacağını ve uzmanlıkları kapsamında alım ve seçim yapacaklarını, dolayısıyla malları yakından tanıdıklarını, daha dikkatli olmalarının bekleneceğini ve bu nedenlerle de karıştırma ihtimallerinin zayıf olduğunun dikkate alınması gerektiğini, markalar arasında bu nedenlerle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyete sektör bilirkişinin eklenmemesinin eksiklik olduğunu, davacının mesnet markalarının yedekleme amacıyla alındığını ve esasen kullanılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ANAÇ+şekil ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet şekil ve JCB asıl unsurlu markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira her ne kadar dava konusu başvuruda yer verilen kelime unsuru ile davacı markaları arasında bir benzerlik yoksa da, şekil, renk, genel görünüm yönünden markalar arasında yüksek dereceli görsel benzerlik olduğu, bu durumun genel izlenim üzerinde etkili bir rolünün bulunduğu, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer ... 7. sınıf mallarla, dava konusu başvurunun kapsamında yer ... 7. sınıf mallar ve bu malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri arasında da benzerlik bulunduğu, öte yandan ... ve siyah renklerin uyarı işaretlerinde veya inşaat araçlarında kullanılmasının da, dava konusu başvurunun davacı markaları ile benzerliğini ortadan kaldırmadığı, çünkü markalar arasında benzerliği yaratan ... unsurun renkler olmayıp, benzerliğin şekil ve genel görünümden de kaynaklandığı, dava konusu başvuruda davacı markalarına yanaşıldığından davalı Şirket adına tescilli 2005/16194 sayılı markanın, davalı yararına müktesep hak sağlamayacağı gerekçesiyle davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı taraf vekilleri istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme ve Sonuç
1. İlk Derece Mahkemesi’nce davanın kabulüne kabulüne karar verilmiş, davalı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruları 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 1 ... alt bendi uyarınca esastan reddedilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin hüküm yerinde değerlendirme kapsamına almadığı davalı müktesep hak savunmasının ayrıca değerlendirilip gerekçelendirildiği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemeyeceği, bu gibi hâllerde de esastan ... bir hüküm kurulması gerektiği kuşkusuzdur. Aksi halde, incelenen kararda olduğu gibi, bir yandan kararın gerekçesinde yargılama eksikliğine ve bunun giderildiğine değinilirken, bir yandan da ancak ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hâllerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki ve infazda tereddüt oluşacağı, bu durumun ise kanuna açık aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil edeceği açıktır.
3. Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 1 ... alt bendi kapsamında istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ve 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 ... maddesi uyarınca bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka tecavüzü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3148 E. 2025/1759 K.
Ortak:ticaret unvanı · iltibas
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… markalarda yer ... kelime unsurlarının farklı olduğunu, davacı markasını oluşturan yamuk şeklinden ibaret markanın zayıf marka niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin «ticaret unvanı» nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde kazanılmış hakkının olduğunu, müvekkili adına tescilli 2005/16194 sayılı markanın davacı markalarından önceki tarihli bulund …
… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının anaç şekil ibareli başvuru markasıyla davacının JCB+şekil ibareli tescilli markaları arasında görsel olarak «ortalama (...) tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, dava konusu mallar/hizmetler açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenler …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 1945 yılında kurulduğunu, iş makinelerinin üretimi konusunda faaliyet gösterdiğini, «ticaret unvanının» esaslı unsurunu da teşkil eden "JCB" markalarını dünyada ve Türkiye'de tescil ettirdiğini, davalının davacıya ait ürünlerinin kendisiyle özdeşleşen özgün logo ve ambalaj kompozisyonlarını kullandığını, logonun ve kompozisyonların açık turuncu renk üzerine davacı şirket markasının eğik yamuk bir dikdörtgen içerisine yazılması ile oluştuğunu, davacı şirketin tescilli markalarını uzun yıllardan bu yana aynı kompozisyon içerisinde kullanmak suretiyle tüketici nezdinde bu kompozisyon içerisinde tanıtmış olduğunu ve müvekkilin mal ve hizmetlerinin bir tamamlayıcısı haline getirdiğini, davalı şirketin daha önce davacı şirketin markalarını aynen içeren taklit ürünlerin satışıyla iştigal ettiğinin kesinleşen ve devam eden ceza dosyaları ile belirlendiğini, davalı tarafın taklit ürünlerin ticaretinin yanı sıra davacının markalarına tecavüz oluşturulan bir ambalaj kompozisyonunu kullandığını, huzurdaki davaya konu "..." markalı ürün ambalajının davacının tescilli "... ve Şekil Markaları"na tecavüz ve .... ürün ambalajı aleyhine «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalının kendi kelime markasını kullanım hakkı olsa da, bu markayı davacının tescilli ambalaj kompozisyonu ile neredeyse aynı bir kompozisyon içerisinde kullanamayacağını, davalının davacının şekil markalarını sadece "ANAÇ" yazısı ile değiştirerek kullanması sureti ile davacının uzun yıllar boyunca kazandığı «ticari itibarda» haksız bir şekilde yararlandığını, davalının bu kullanımının davacının ".... ve Şekil Markaları"nı içeren özgün ürün ve ambalaj kompozisyonuna genel görünüm itibar …
… ılması şeklinde oluşan ambalaj tasarımını kullanmasını davacının 2011 74442 numaralı "şekil" ve 2012 92773 numaralı "şekil" markalarından doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, davalının bu şekilde ambalaj kullanımının önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacının "jcb ve şekil" markalı ürünlerine ait ürün ambalajı kompozisyonu ile «iltibas» yaratan "turuncu fon üzerinde siyah ve büyükten küçüğe doğru giden yazım karakteri ile yine bir çok siyah yamuk içerisinde kullanılması" şeklinde oluşan ambalaj kompozisyonu ve aynı tasarımın kullanıldığı ürünler, «ilan», reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış materyalin ve be …
… sarı ve siyah renk kullanımı ile alternatif yedek parçanın hangi yedek parçanın karşılığı / alternatifi olduğunu açıklayıcı nitelikteki ürün kodlarının kullanılması «haksız rekabet» teşkil etmemekle birlikte ambalaj tasarımında seçenek özgürlüğü olmasına rağmen davacı şekil markaları ve davacı ambalaj kompozisyonu ile «iltibas» yaratacak ve davacı şekil markalarına yaklaştıracak biçimdeki şekil unsurunun ön planda tutulduğu ambalaj kullanımında, davacı ambalajı ile genel kompozisyon itibariyle ayniyet derecesinde benzerinin kullanılmasının, davalının bu benzerlikte bir ürün ambalajı tercih etmesinin özellikle davacı ile aynı piyasaya yer almaları, davalının davacıya ait ürünlerin alternatiflerini üretiyor olması dikkate alındığında tesadüf olmadığı ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, taraflara ait ürünler ile ürün ambalaj tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, tasarımların benzer olarak algılandığı, zorunluluk bulunmamasına rağmen davalının, davacı gibi sarı rengi tercih ettiği, tüketicinin tamirhanede gördüğü ürünün taklit olduğunu, orjinal ürün olmadığını ayırt edemeyeceği, nihai tüketicide karışıklığa neden olabileceği, davalının, iltibas teşkil eden ambalaj tasarımını hangi tarihten beri sürdürdüğüne ilişkin somut kanıt bulunmadığından davacının sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının turuncu f …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · dürüstlük kuralı · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… sarı ve siyah renk kullanımı ile alternatif yedek parçanın hangi yedek parçanın karşılığı / alternatifi olduğunu açıklayıcı nitelikteki ürün kodlarının kullanılması «haksız rekabet» teşkil etmemekle birlikte ambalaj tasarımında seçenek özgürlüğü olmasına rağmen davacı şekil markaları ve davacı ambalaj kompozisyonu ile «iltibas» yaratacak ve davacı şekil markalarına yaklaştıracak biçimdeki şekil unsurunun ön planda tutulduğu ambalaj kullanımında, davacı ambalajı ile genel kompozisyon itibariyle ayniyet derecesinde benzerinin kullanılmasının, davalının bu benzerlikte bir ürün ambalajı tercih etmesinin özellikle davacı ile aynı piyasaya yer almaları, davalının davacıya ait ürünlerin alternatiflerini üretiyor olması dikkate alındığında tesadüf olmadığı ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, taraflara ait ürünler ile ürün ambalaj tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, tasarımların benzer olarak algılandığı, zorunluluk bulunmamasına rağmen davalının, davacı gibi sarı rengi tercih ettiği, tüketicinin tamirhanede gördüğü ürünün taklit olduğunu, orjinal ürün olmadığını ayırt edemeyeceği, nihai tüketicide karışıklığa neden olabileceği, davalının, iltibas teşkil eden ambalaj tasarımını hangi tarihten beri sürdürdüğüne ilişkin somut kanıt bulunmadığından davacının sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının turuncu f …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 1945 yılında kurulduğunu, iş makinelerinin üretimi konusunda faaliyet gösterdiğini, «ticaret unvanının» esaslı unsurunu da teşkil eden "JCB" markalarını dünyada ve Türkiye'de tescil ettirdiğini, davalının davacıya ait ürünlerinin kendisiyle özdeşleşen özgün logo ve ambalaj kompozisyonlarını kullandığını, logonun ve kompozisyonların açık turuncu renk üzerine davacı şirket markasının eğik yamuk bir dikdörtgen içerisine yazılması ile oluştuğunu, davacı şirketin tescilli markalarını uzun yıllardan bu yana aynı kompozisyon içerisinde kullanmak suretiyle tüketici nezdinde bu kompozisyon içerisinde tanıtmış olduğunu ve müvekkilin mal ve hizmetlerinin bir tamamlayıcısı haline getirdiğini, davalı şirketin daha önce davacı şirketin markalarını aynen içeren taklit ürünlerin satışıyla iştigal ettiğinin kesinleşen ve devam eden ceza dosyaları ile belirlendiğini, davalı tarafın taklit ürünlerin ticaretinin yanı sıra davacının markalarına tecavüz oluşturulan bir ambalaj kompozisyonunu kullandığını, huzurdaki davaya konu "..." markalı ürün ambalajının davacının tescilli "... ve Şekil Markaları"na tecavüz ve .... ürün ambalajı aleyhine «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalının kendi kelime markasını kullanım hakkı olsa da, bu markayı davacının tescilli ambalaj kompozisyonu ile neredeyse aynı bir kompozisyon içerisinde kullanamayacağını, davalının davacının şekil markalarını sadece "ANAÇ" yazısı ile değiştirerek kullanması sureti ile davacının uzun yıllar boyunca kazandığı «ticari itibarda» haksız bir şekilde yararlandığını, davalının bu kullanımının davacının ".... ve Şekil Markaları"nı içeren özgün ürün ve ambalaj kompozisyonuna genel görünüm itibar …
… kullanılan numaralar olup bunların kullanılmasının hukuka aykırı kabul edilemeyeceğini, bu kullanımın sektöre dair teknik bir zorunluluk olması sebebiyle tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmediğini, algı düzeyi yüksek alıcı grupları tarafından farklı markaların kullanıldığı iki ürünün karıştırılmasının da mümkün olmadığını, davacı tarafın davalı şirketin dava konusu edilen kullanımına uzun süre sessiz kalmak suretiyle hak «kaybına» uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ılması şeklinde oluşan ambalaj tasarımını kullanmasını davacının 2011 74442 numaralı "şekil" ve 2012 92773 numaralı "şekil" markalarından doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, davalının bu şekilde ambalaj kullanımının önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacının "jcb ve şekil" markalı ürünlerine ait ürün ambalajı kompozisyonu ile «iltibas» yaratan "turuncu fon üzerinde siyah ve büyükten küçüğe doğru giden yazım karakteri ile yine bir çok siyah yamuk içerisinde kullanılması" şeklinde oluşan ambalaj kompozisyonu ve aynı tasarımın kullanıldığı ürünler, «ilan», reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış materyalin ve be …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4965 E. 2024/1278 K.
Ortak:kötü niyet · ortalama tüketici · taşıyan · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının anaç şekil ibareli başvuru markasıyla davacının JCB+şekil ibareli tescilli markaları arasında görsel olarak «ortalama (...) tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, dava konusu mallar/hizmetler açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenler …
… ekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvuruda yer verilen anaç ibaresinin «ayırt ediciliği» sağladığını, tanınmışlığa dayalı hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığını, davacının «kötü niyet» iddiasının da yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… rın da aynı bulunduklarını, davalı Şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu, zira başvuru sahibi Şirketin adresinde üç farklı aramada müvekkiline ait markalarını «taşıyan» taklit ürünlerin ele geçirildiğini, bu nedenle şirket yetkilileri hakkında başlatılan ceza yargılamalarında cezalandırılmalarına karar verildiğini ileri sürerek Yİ …
Benzer bu karardaDavalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının dava konusu marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet şekil markası arasında «ortalama tüketici» nezdinde benzerlik bulunmadığını, yeterli «ayırt edicilik» sağlandığını, markalar benzer bulunmadığından Kurum tarafından «kötü niyet» itirazının da kabul edilmediğini, YİDK kararının yerinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini is …
CEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen 2017/17330 başvuru sayılı ANAÇ ibareli markanın içerisine hem uyarıcı olarak hem de markanın «ayırt ediciliğini» artıran yan unsuru işlevinde “Quality Alternative Replacement Parts” ifadesinin eklendiğini, bu ifadenin Türkçe “nitelikli/kaliteli alternatif yedek parça” anlamına geldiğini, müvekkilinin markası ile davacı yanın mesnet markalarının benzer olmadığını, davacının marka ibaresi olan “JCB” ile müvekkili markasındaki ANÇ kelimesi arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, «kötü niyet» olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sınıftaki “iş makineleri” emtiasını doğrudan «temsil» eden bir şekil olup, marka bütünü içinde «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, markanın ayırt edici esaslı unsuru ANAÇ ibaresi ile bu ibareyi içeren ... ... şeklin oluşturduğu kompozisyonun bütününün olduğu, davacı markalarının ayırt edici unsuru olan zemin rengi ile sağdan sola daralan dörtgen şeklinin birlikte benzer bir kompozisyon dahilinde davalı markasında kullanılmasının davacının özellikle 2011/74442 sayılı şekil markası ile ANAÇ+şekil ibareli davalı marka başvurusu arasında benzerlik ve seri marka imajı yarattığı, bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu, ... bir unsur değil söz konusu unsurların oluşturduğu bütün itibariyle taraf markalarının benzer olduğu, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, davalının önceki markasından kaynaklı müktesep hakkından bahsedilmesi olanaksız olduğu, davalının, marka tecavüzü suçlaması sonrası devam ed …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava · temsil
Benzer bu kararda… onu marka başvurusunun 07 nci sınıfta yer ... mallar ile 35 ... sınıftaki hizmetler üzerinde tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin markalarının 07 nci sınıfın da «dahil» olduğu çeşitli sınıflarda tescilli olduğunu ve dünya çapında tanındığını, davalı başvurusunun bu mallara özgülenmiş hizmetler üzerinde tescili halinde müvekkilinin …
Sınıftaki “iş makineleri” emtiasını doğrudan «temsil» eden bir şekil olup, marka bütünü içinde «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, markanın ayırt edici esaslı unsuru ANAÇ ibaresi ile bu ibareyi içeren ... ... şeklin oluşturduğu kompozisyonun bütününün olduğu, davacı markalarının ayırt edici unsuru olan zemin rengi ile sağdan sola daralan dörtgen şeklinin birlikte benzer bir kompozisyon dahilinde davalı markasında kullanılmasının davacının özellikle 2011/74442 sayılı şekil markası ile ANAÇ+şekil ibareli davalı marka başvurusu arasında benzerlik ve seri marka imajı yarattığı, bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu, ... bir unsur değil söz konusu unsurların oluşturduğu bütün itibariyle taraf markalarının benzer olduğu, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, davalının önceki markasından kaynaklı müktesep hakkından bahsedilmesi olanaksız olduğu, davalının, marka tecavüzü suçlaması sonrası devam ed …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3693 E. , 2023/7578 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/875 E., 2022/229 K.
DAVALILAR 1. Anaç Makina İnşaat Tekstil Turizm San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/312 E., 2019/424 K.
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili, duruşmasız olarak davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan davalı şirket vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin İngiltere menşeli, endüstri, tarım ve inşaat sektöründe kullanılan iş makineleri üretimi konusunda uzman bir şirket olduğunu, müvekkiline ait JCB markasının tanınmış marka olarak kayıtlı bulunduğunu, ayrıca yalnızca şekilden ibaret tescilli markanın da olduğunu, davalı Şirketin ise 2017/17325 sayılı ANAÇ+şekil ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, marka kapsamlarındaki malların da aynı bulunduklarını, davalı Şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu, zira başvuru sahibi Şirketin adresinde üç farklı aramada müvekkiline ait markalarını taşıyan taklit ürünlerin ele geçirildiğini, bu nedenle şirket yetkilileri hakkında başlatılan ceza yargılamalarında cezalandırılmalarına karar verildiğini ileri sürerek YİDK'in 2018-M-4223 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin 1990 yılında kurulduğunu, sektörün önde gelen yedek parça sağlayıcısı olduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, markalarda yer ... kelime unsurlarının farklı olduğunu, davacı markasını oluşturan yamuk şeklinden ibaret markanın zayıf marka niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde kazanılmış hakkının olduğunu, müvekkili adına tescilli 2005/16194 sayılı markanın davacı markalarından önceki tarihli bulunduğunu, markalarda yer verilen ... ve siyah renklerin tehlikeli iş alanlarında sıklıkla kullanıldıklarını, yine ambalaj üzerinde aynı markanın belli aralıklarla bir sıralı düzen halinde basılmasının ürünler üzerinde bile uygulanır olduğunu, marka kapsamlarında yer ...
yalnızca 7. sınıf malların ortak bulunduğunu, ilgili tüketicinin profesyonellerden oluştuğunu ve markaları karıştırmayacaklarını, taraflar arasındaki mahkemeye yansıyan uyuşmazlıkların henüz kesinleşmiş bir kararla sonuçlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının anaç şekil ibareli başvuru markasıyla davacının JCB+şekil ibareli tescilli markaları arasında görsel olarak ortalama (...) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, dava konusu mallar/hizmetler açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında iltibas-benzerlik bulunduğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2018-M-4223 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/17325 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvuruda yer verilen anaç ibaresinin ayırt ediciliği sağladığını, tanınmışlığa dayalı hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığını, davacının kötü niyet iddiasının da yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili başvurusuna konu işaret ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin ticaret hayatının başından beri ANAÇ marka ibaresini yamuk çerçeve içinde kullandığını, bu şekilde müvekkili adına tescilli 2005/16194 sayılı markanın bulunduğunu, taraf markalarında kullanılan rengin de aynı olmadığını, iş makineleri, inşaat vb. dikkat gerektiren tehlikeli sektörlerde ... rengin kaçınılmaz olarak kullanıldığını ve hatta ... siyah renk kombinasyonunun da dikkat ve tehlike işaretlerinin olmazsa olmazı olduğunu, ayrıca taraf markalarında ortak olan ... sınıfın 7. sınıf bulunduğunu, yerel mahkeme kararında taraf markalarının tescilli olduğu sınıf/alt sınıfların ...
... karşılaştırması gerekirken, bu yönde bir inceleme yapılmaksızın sınıfların aynı/aynı tür olduğu şeklinde genel bir ifadeyle sınıf incelemesinin eksik yapıldığını, dava konusu markanın kapsadığı malların alıcısının genellikle tacir kimseler olacağını ve uzmanlıkları kapsamında alım ve seçim yapacaklarını, dolayısıyla malları yakından tanıdıklarını, daha dikkatli olmalarının bekleneceğini ve bu nedenlerle de karıştırma ihtimallerinin zayıf olduğunun dikkate alınması gerektiğini, markalar arasında bu nedenlerle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyete sektör bilirkişinin eklenmemesinin eksiklik olduğunu, davacının mesnet markalarının yedekleme amacıyla alındığını ve esasen kullanılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ANAÇ+şekil ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet şekil ve JCB asıl unsurlu markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira her ne kadar dava konusu başvuruda yer verilen kelime unsuru ile davacı markaları arasında bir benzerlik yoksa da, şekil, renk, genel görünüm yönünden markalar arasında yüksek dereceli görsel benzerlik olduğu, bu durumun genel izlenim üzerinde etkili bir rolünün bulunduğu, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer ...
7. sınıf mallarla, dava konusu başvurunun kapsamında yer ...
7. sınıf mallar ve bu malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri arasında da benzerlik bulunduğu, öte yandan ... ve siyah renklerin uyarı işaretlerinde veya inşaat araçlarında kullanılmasının da, dava konusu başvurunun davacı markaları ile benzerliğini ortadan kaldırmadığı, çünkü markalar arasında benzerliği yaratan ... unsurun renkler olmayıp, benzerliğin şekil ve genel görünümden de kaynaklandığı, dava konusu başvuruda davacı markalarına yanaşıldığından davalı Şirket adına tescilli 2005/16194 sayılı markanın, davalı yararına müktesep hak sağlamayacağı gerekçesiyle davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı taraf vekilleri istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme ve Sonuç
1. İlk Derece Mahkemesi’nce davanın kabulüne kabulüne karar verilmiş, davalı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruları 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 1 ... alt bendi uyarınca esastan reddedilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin hüküm yerinde değerlendirme kapsamına almadığı davalı müktesep hak savunmasının ayrıca değerlendirilip gerekçelendirildiği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemeyeceği, bu gibi hâllerde de esastan ... bir hüküm kurulması gerektiği kuşkusuzdur. Aksi halde, incelenen kararda olduğu gibi, bir yandan kararın gerekçesinde yargılama eksikliğine ve bunun giderildiğine değinilirken, bir yandan da ancak ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hâllerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki ve infazda tereddüt oluşacağı, bu durumun ise kanuna açık aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil edeceği açıktır.
3. Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 1 ... alt bendi kapsamında istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ve 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 ... maddesi uyarınca bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990190500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz