Marka tecavüzü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3148 E. 2025/1759 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibar↗ dürüstlük kuralı↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/22 E., 2021/39 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 1945 yılında kurulduğunu, iş makinelerinin üretimi konusunda faaliyet gösterdiğini, ticaret unvanının esaslı unsurunu da teşkil eden "JCB" markalarını dünyada ve Türkiye'de tescil ettirdiğini, davalının davacıya ait ürünlerinin kendisiyle özdeşleşen özgün logo ve ambalaj kompozisyonlarını kullandığını, logonun ve kompozisyonların açık turuncu renk üzerine davacı şirket markasının eğik yamuk bir dikdörtgen içerisine yazılması ile oluştuğunu, davacı şirketin tescilli markalarını uzun yıllardan bu yana aynı kompozisyon içerisinde kullanmak suretiyle tüketici nezdinde bu kompozisyon içerisinde tanıtmış olduğunu ve müvekkilin mal ve hizmetlerinin bir tamamlayıcısı haline getirdiğini, davalı şirketin daha önce davacı şirketin markalarını aynen içeren taklit ürünlerin satışıyla iştigal ettiğinin kesinleşen ve devam eden ceza dosyaları ile belirlendiğini, davalı tarafın taklit ürünlerin ticaretinin yanı sıra davacının markalarına tecavüz oluşturulan bir ambalaj kompozisyonunu kullandığını, huzurdaki davaya konu "..." markalı ürün ambalajının davacının tescilli "... ve Şekil Markaları"na tecavüz ve .... ürün ambalajı aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının kendi kelime markasını kullanım hakkı olsa da, bu markayı davacının tescilli ambalaj kompozisyonu ile neredeyse aynı bir kompozisyon içerisinde kullanamayacağını, davalının davacının şekil markalarını sadece "ANAÇ" yazısı ile değiştirerek kullanması sureti ile davacının uzun yıllar boyunca kazandığı ticari itibarda haksız bir şekilde yararlandığını, davalının bu kullanımının davacının ".... ve Şekil Markaları"nı içeren özgün ürün ve ambalaj kompozisyonuna genel görünüm itibariyle yoğun benzerlik yarattığından ürünlerde davacının sunuş tarzını kullanarak davalının ayrıca davacının ürünlerinde kullanmakta olduğu seri numaralarını kendi ürünlerinde kullanmakta olduğunu, davacının markalarına yaratılan marka tecavüzü haricinde haksız rekabete de sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı tarafça ürün ve ürün ambalajlarında kullanılan tasarımın davacının tescilli markasına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sektöre 1990 yılından itibaren alternatif yedek parça üreticisi olduğunu, faaliyeti gereği belli bazı firmaların ürettiği iş makinelerine uygun alternatif yedek parça imalat ve satışını gerçekleştirdiğini, bunlardan birinin de davacı şirket olduğunu, davalı şirketin kendi markasını 2008 yılından beri iş bu davaya konu edilen şekilde esas unsurunu değiştirmeden farklı renk unsurlarıyla hukuka uygun olarak kullandığını, "...." ibaresinin 28.04.2005 tarih 2005/16194 sayılı tescil numarasıyla kayıtlı olduğunu, sektör gereği ürün ve ambalajlarda sarı rengin kullanılabileceğini, ambalajda hologramlı marka basım dizaynının sadece davalıya ait olmayıp tüm dünyada kullanılan bir ambalaj tarzı olduğunu, ürün kodlarının yedek parça sektöründe tüm dünyada belli ürünü referans vermek için kullanılan numaralar olup bunların kullanılmasının hukuka aykırı kabul edilemeyeceğini, bu kullanımın sektöre dair teknik bir zorunluluk olması sebebiyle tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğini, algı düzeyi yüksek alıcı grupları tarafından farklı markaların kullanıldığı iki ürünün karıştırılmasının da mümkün olmadığını, davacı tarafın davalı şirketin dava konusu edilen kullanımına uzun süre sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının turuncu fon üzerinde siyah ve büyükten küçüğe doğru giden yazım karakteri ile siyah yamuk içinde ve yine bir çok siyah yamuk içinde kendi markasının kullanılması şeklinde oluşan ambalaj tasarımını kullanmasını davacının 2011 74442 numaralı "şekil" ve 2012 92773 numaralı "şekil" markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının bu şekilde ambalaj kullanımının önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacının "jcb ve şekil" markalı ürünlerine ait ürün ambalajı kompozisyonu ile iltibas yaratan "turuncu fon üzerinde siyah ve büyükten küçüğe doğru giden yazım karakteri ile yine bir çok siyah yamuk içerisinde kullanılması" şeklinde oluşan ambalaj kompozisyonu ve aynı tasarımın kullanıldığı ürünler, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış materyalin ve benzeri vasıtaların toplatılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ambalaj kutularındaki kullanımını 2017/17325 başvuru numaralı markasına dayandırdığı, ancak davalı tarafça markanın tescil edildiği şekilde kullanılmadığı gibi, markaya tecavüz davasında sonraki tarihli markasını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, kullanımın davacı tescilli markaları ile yapılan karşılaştırmasında markalara tecavüz teşkil etmediği, zira markaya tecavüz yönünden yapılan karşılaştırmada birden fazla markanın bir araya getirilerek inceleme yapılamayacağı, ancak tek başına ambalajda turuncu/ sarı ve siyah renk kullanımı ile alternatif yedek parçanın hangi yedek parçanın karşılığı / alternatifi olduğunu açıklayıcı nitelikteki ürün kodlarının kullanılması haksız rekabet teşkil etmemekle birlikte ambalaj tasarımında seçenek özgürlüğü olmasına rağmen davacı şekil markaları ve davacı ambalaj kompozisyonu ile iltibas yaratacak ve davacı şekil markalarına yaklaştıracak biçimdeki şekil unsurunun ön planda tutulduğu ambalaj kullanımında, davacı ambalajı ile genel kompozisyon itibariyle ayniyet derecesinde benzerinin kullanılmasının, davalının bu benzerlikte bir ürün ambalajı tercih etmesinin özellikle davacı ile aynı piyasaya yer almaları, davalının davacıya ait ürünlerin alternatiflerini üretiyor olması dikkate alındığında tesadüf olmadığı ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, taraflara ait ürünler ile ürün ambalaj tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, tasarımların benzer olarak algılandığı, zorunluluk bulunmamasına rağmen davalının, davacı gibi sarı rengi tercih ettiği, tüketicinin tamirhanede gördüğü ürünün taklit olduğunu, orjinal ürün olmadığını ayırt edemeyeceği, nihai tüketicide karışıklığa neden olabileceği, davalının, iltibas teşkil eden ambalaj tasarımını hangi tarihten beri sürdürdüğüne ilişkin somut kanıt bulunmadığından davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının turuncu fon üzerinde siyah ve büyükten küçüğe doğru giden yazım karakteri ile siyah yamuk içinde ve yine bir çok siyah yamuk içinde kendi markasının kullanılması şeklinde oluşan ambalaj tasarımını kullanmasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve hükmün ilânına karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3693 E. 2023/7578 K.
Ortak:ticaret unvanı · iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 1945 yılında kurulduğunu, iş makinelerinin üretimi konusunda faaliyet gösterdiğini, «ticaret unvanının» esaslı unsurunu da teşkil eden "JCB" markalarını dünyada ve Türkiye'de tescil ettirdiğini, davalının davacıya ait ürünlerinin kendisiyle özdeşleşen özgün logo ve ambalaj kompozisyonlarını kullandığını, logonun ve kompozisyonların açık turuncu renk üzerine davacı şirket markasının eğik yamuk bir dikdörtgen içerisine yazılması ile oluştuğunu, davacı şirketin tescilli markalarını uzun yıllardan bu yana aynı kompozisyon içerisinde kullanmak suretiyle tüketici nezdinde bu kompozisyon içerisinde tanıtmış olduğunu ve müvekkilin mal ve hizmetlerinin bir tamamlayıcısı haline getirdiğini, davalı şirketin daha önce davacı şirketin markalarını aynen içeren taklit ürünlerin satışıyla iştigal ettiğinin kesinleşen ve devam eden ceza dosyaları ile belirlendiğini, davalı tarafın taklit ürünlerin ticaretinin yanı sıra davacının markalarına tecavüz oluşturulan bir ambalaj kompozisyonunu kullandığını, huzurdaki davaya konu "..." markalı ürün ambalajının davacının tescilli "... ve Şekil Markaları"na tecavüz ve .... ürün ambalajı aleyhine «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalının kendi kelime markasını kullanım hakkı olsa da, bu markayı davacının tescilli ambalaj kompozisyonu ile neredeyse aynı bir kompozisyon içerisinde kullanamayacağını, davalının davacının şekil markalarını sadece "ANAÇ" yazısı ile değiştirerek kullanması sureti ile davacının uzun yıllar boyunca kazandığı «ticari itibarda» haksız bir şekilde yararlandığını, davalının bu kullanımının davacının ".... ve Şekil Markaları"nı içeren özgün ürün ve ambalaj kompozisyonuna genel görünüm itibar …
… ılması şeklinde oluşan ambalaj tasarımını kullanmasını davacının 2011 74442 numaralı "şekil" ve 2012 92773 numaralı "şekil" markalarından doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, davalının bu şekilde ambalaj kullanımının önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacının "jcb ve şekil" markalı ürünlerine ait ürün ambalajı kompozisyonu ile «iltibas» yaratan "turuncu fon üzerinde siyah ve büyükten küçüğe doğru giden yazım karakteri ile yine bir çok siyah yamuk içerisinde kullanılması" şeklinde oluşan ambalaj kompozisyonu ve aynı tasarımın kullanıldığı ürünler, «ilan», reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış materyalin ve be …
… sarı ve siyah renk kullanımı ile alternatif yedek parçanın hangi yedek parçanın karşılığı / alternatifi olduğunu açıklayıcı nitelikteki ürün kodlarının kullanılması «haksız rekabet» teşkil etmemekle birlikte ambalaj tasarımında seçenek özgürlüğü olmasına rağmen davacı şekil markaları ve davacı ambalaj kompozisyonu ile «iltibas» yaratacak ve davacı şekil markalarına yaklaştıracak biçimdeki şekil unsurunun ön planda tutulduğu ambalaj kullanımında, davacı ambalajı ile genel kompozisyon itibariyle ayniyet derecesinde benzerinin kullanılmasının, davalının bu benzerlikte bir ürün ambalajı tercih etmesinin özellikle davacı ile aynı piyasaya yer almaları, davalının davacıya ait ürünlerin alternatiflerini üretiyor olması dikkate alındığında tesadüf olmadığı ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, taraflara ait ürünler ile ürün ambalaj tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, tasarımların benzer olarak algılandığı, zorunluluk bulunmamasına rağmen davalının, davacı gibi sarı rengi tercih ettiği, tüketicinin tamirhanede gördüğü ürünün taklit olduğunu, orjinal ürün olmadığını ayırt edemeyeceği, nihai tüketicide karışıklığa neden olabileceği, davalının, iltibas teşkil eden ambalaj tasarımını hangi tarihten beri sürdürdüğüne ilişkin somut kanıt bulunmadığından davacının sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının turuncu f …
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… markalarda yer ... kelime unsurlarının farklı olduğunu, davacı markasını oluşturan yamuk şeklinden ibaret markanın zayıf marka niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin «ticaret unvanı» nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde kazanılmış hakkının olduğunu, müvekkili adına tescilli 2005/16194 sayılı markanın davacı markalarından önceki tarihli bulund …
… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının anaç şekil ibareli başvuru markasıyla davacının JCB+şekil ibareli tescilli markaları arasında görsel olarak «ortalama (...) tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, dava konusu mallar/hizmetler açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenler …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · istinaf başvurusunun reddi · müktesep hak · infaz · kötü niyet · ortalama tüketici · taşıyan · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… ekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvuruda yer verilen anaç ibaresinin «ayırt ediciliği» sağladığını, tanınmışlığa dayalı hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığını, davacının «kötü niyet» iddiasının da yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… argılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hâllerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki ve «infazda tereddüt» oluşacağı, bu durumun ise kanuna açık aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil edeceği açıktır.
… rın da aynı bulunduklarını, davalı Şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu, zira başvuru sahibi Şirketin adresinde üç farklı aramada müvekkiline ait markalarını «taşıyan» taklit ürünlerin ele geçirildiğini, bu nedenle şirket yetkilileri hakkında başlatılan ceza yargılamalarında cezalandırılmalarına karar verildiğini ileri sürerek Yİ …
… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının anaç şekil ibareli başvuru markasıyla davacının JCB+şekil ibareli tescilli markaları arasında görsel olarak «ortalama (...) tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, dava konusu mallar/hizmetler açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenler …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4965 E. 2024/1278 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ılması şeklinde oluşan ambalaj tasarımını kullanmasını davacının 2011 74442 numaralı "şekil" ve 2012 92773 numaralı "şekil" markalarından doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, davalının bu şekilde ambalaj kullanımının önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacının "jcb ve şekil" markalı ürünlerine ait ürün ambalajı kompozisyonu ile «iltibas» yaratan "turuncu fon üzerinde siyah ve büyükten küçüğe doğru giden yazım karakteri ile yine bir çok siyah yamuk içerisinde kullanılması" şeklinde oluşan ambalaj kompozisyonu ve aynı tasarımın kullanıldığı ürünler, «ilan», reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış materyalin ve be …
… sarı ve siyah renk kullanımı ile alternatif yedek parçanın hangi yedek parçanın karşılığı / alternatifi olduğunu açıklayıcı nitelikteki ürün kodlarının kullanılması «haksız rekabet» teşkil etmemekle birlikte ambalaj tasarımında seçenek özgürlüğü olmasına rağmen davacı şekil markaları ve davacı ambalaj kompozisyonu ile «iltibas» yaratacak ve davacı şekil markalarına yaklaştıracak biçimdeki şekil unsurunun ön planda tutulduğu ambalaj kullanımında, davacı ambalajı ile genel kompozisyon itibariyle ayniyet derecesinde benzerinin kullanılmasının, davalının bu benzerlikte bir ürün ambalajı tercih etmesinin özellikle davacı ile aynı piyasaya yer almaları, davalının davacıya ait ürünlerin alternatiflerini üretiyor olması dikkate alındığında tesadüf olmadığı ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, taraflara ait ürünler ile ürün ambalaj tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, tasarımların benzer olarak algılandığı, zorunluluk bulunmamasına rağmen davalının, davacı gibi sarı rengi tercih ettiği, tüketicinin tamirhanede gördüğü ürünün taklit olduğunu, orjinal ürün olmadığını ayırt edemeyeceği, nihai tüketicide karışıklığa neden olabileceği, davalının, iltibas teşkil eden ambalaj tasarımını hangi tarihten beri sürdürdüğüne ilişkin somut kanıt bulunmadığından davacının sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının turuncu f …
Benzer bu karardaSınıftaki “iş makineleri” emtiasını doğrudan «temsil» eden bir şekil olup, marka bütünü içinde «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, markanın ayırt edici esaslı unsuru ANAÇ ibaresi ile bu ibareyi içeren ... ... şeklin oluşturduğu kompozisyonun bütününün olduğu, davacı markalarının ayırt edici unsuru olan zemin rengi ile sağdan sola daralan dörtgen şeklinin birlikte benzer bir kompozisyon dahilinde davalı markasında kullanılmasının davacının özellikle 2011/74442 sayılı şekil markası ile ANAÇ+şekil ibareli davalı marka başvurusu arasında benzerlik ve seri marka imajı yarattığı, bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu, ... bir unsur değil söz konusu unsurların oluşturduğu bütün itibariyle taraf markalarının benzer olduğu, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, davalının önceki markasından kaynaklı müktesep hakkından bahsedilmesi olanaksız olduğu, davalının, marka tecavüzü suçlaması sonrası devam ed …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · ortalama tüketici · taşıyan · ayırt edicilik · dahili dava · temsil
Benzer bu karardaDavalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının dava konusu marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet şekil markası arasında «ortalama tüketici» nezdinde benzerlik bulunmadığını, yeterli «ayırt edicilik» sağlandığını, markalar benzer bulunmadığından Kurum tarafından «kötü niyet» itirazının da kabul edilmediğini, YİDK kararının yerinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini is …
CEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen 2017/17330 başvuru sayılı ANAÇ ibareli markanın içerisine hem uyarıcı olarak hem de markanın «ayırt ediciliğini» artıran yan unsuru işlevinde “Quality Alternative Replacement Parts” ifadesinin eklendiğini, bu ifadenin Türkçe “nitelikli/kaliteli alternatif yedek parça” anlamına geldiğini, müvekkilinin markası ile davacı yanın mesnet markalarının benzer olmadığını, davacının marka ibaresi olan “JCB” ile müvekkili markasındaki ANÇ kelimesi arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, «kötü niyet» olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sınıftaki “iş makineleri” emtiasını doğrudan «temsil» eden bir şekil olup, marka bütünü içinde «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, markanın ayırt edici esaslı unsuru ANAÇ ibaresi ile bu ibareyi içeren ... ... şeklin oluşturduğu kompozisyonun bütününün olduğu, davacı markalarının ayırt edici unsuru olan zemin rengi ile sağdan sola daralan dörtgen şeklinin birlikte benzer bir kompozisyon dahilinde davalı markasında kullanılmasının davacının özellikle 2011/74442 sayılı şekil markası ile ANAÇ+şekil ibareli davalı marka başvurusu arasında benzerlik ve seri marka imajı yarattığı, bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu, ... bir unsur değil söz konusu unsurların oluşturduğu bütün itibariyle taraf markalarının benzer olduğu, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, davalının önceki markasından kaynaklı müktesep hakkından bahsedilmesi olanaksız olduğu, davalının, marka tecavüzü suçlaması sonrası devam ed …
İstinaf Sebepleri 1.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; şekil unsuru «taşıyan» müvekkilinin markasının esas unsurunun kelime unsuru olduğunu, müvekkilinin marka ibaresi "ANAÇ Quality Alternative Replacement Parts" ile davacı marka ibaresi "JCB" nin en ufak bir benzerliğinin bulunmadığını, inşaat ve iş makinesi sektöründe dikkat çekici olması için makinalarda ... rengin kullanıldığını, emniyet şeritlerinde ve uyarı levhalarında, baretlerde ... rengin kullanıldığını, vinç kepçe gibi makinalarda da ekseriyetle ... ve siyah rengin kullanıldığını, bunun sektör için neredeyse ortak bir renk haline geldiğini, bu mallar yönünden «ayırt ediciliğinin» olmadığını ve kimsenin tekeline bırakılamayacağını, mahkeme kararında taraf markalarının tescilli olduğu sınıf/alt sınıfları "... ..." karşılaştırması gerekirken, …
-
YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9557 E. 2013/22591 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ılması şeklinde oluşan ambalaj tasarımını kullanmasını davacının 2011 74442 numaralı "şekil" ve 2012 92773 numaralı "şekil" markalarından doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, davalının bu şekilde ambalaj kullanımının önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacının "jcb ve şekil" markalı ürünlerine ait ürün ambalajı kompozisyonu ile «iltibas» yaratan "turuncu fon üzerinde siyah ve büyükten küçüğe doğru giden yazım karakteri ile yine bir çok siyah yamuk içerisinde kullanılması" şeklinde oluşan ambalaj kompozisyonu ve aynı tasarımın kullanıldığı ürünler, «ilan», reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış materyalin ve be …
… sarı ve siyah renk kullanımı ile alternatif yedek parçanın hangi yedek parçanın karşılığı / alternatifi olduğunu açıklayıcı nitelikteki ürün kodlarının kullanılması «haksız rekabet» teşkil etmemekle birlikte ambalaj tasarımında seçenek özgürlüğü olmasına rağmen davacı şekil markaları ve davacı ambalaj kompozisyonu ile «iltibas» yaratacak ve davacı şekil markalarına yaklaştıracak biçimdeki şekil unsurunun ön planda tutulduğu ambalaj kullanımında, davacı ambalajı ile genel kompozisyon itibariyle ayniyet derecesinde benzerinin kullanılmasının, davalının bu benzerlikte bir ürün ambalajı tercih etmesinin özellikle davacı ile aynı piyasaya yer almaları, davalının davacıya ait ürünlerin alternatiflerini üretiyor olması dikkate alındığında tesadüf olmadığı ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, taraflara ait ürünler ile ürün ambalaj tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, tasarımların benzer olarak algılandığı, zorunluluk bulunmamasına rağmen davalının, davacı gibi sarı rengi tercih ettiği, tüketicinin tamirhanede gördüğü ürünün taklit olduğunu, orjinal ürün olmadığını ayırt edemeyeceği, nihai tüketicide karışıklığa neden olabileceği, davalının, iltibas teşkil eden ambalaj tasarımını hangi tarihten beri sürdürdüğüne ilişkin somut kanıt bulunmadığından davacının sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının turuncu f …
Benzer bu karardaDava, YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraf markalarında yer alan kelimelerin benzer olmadıkları, ancak davacının marka başvurusu ile davalı şirketin markaları ve fiili ürün ambalajlarının renk, şekil kombinasyonları bakımından «iltibas» tehlikesine yol açacak şekilde benzer olduklarından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi uyarınca «iltibas» tehlikesine yol açacak şekilde benzer olmadığı halde, davalı markasının ürün tersim ve renk kombinasyonları bakımından benzer bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3148 E. , 2025/1759 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/472 Esas, 2024/471 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/22 E., 2021/39 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 1945 yılında kurulduğunu, iş makinelerinin üretimi konusunda faaliyet gösterdiğini, ticaret unvanının esaslı unsurunu da teşkil eden "JCB" markalarını dünyada ve Türkiye'de tescil ettirdiğini, davalının davacıya ait ürünlerinin kendisiyle özdeşleşen özgün logo ve ambalaj kompozisyonlarını kullandığını, logonun ve kompozisyonların açık turuncu renk üzerine davacı şirket markasının eğik yamuk bir dikdörtgen içerisine yazılması ile oluştuğunu, davacı şirketin tescilli markalarını uzun yıllardan bu yana aynı kompozisyon içerisinde kullanmak suretiyle tüketici nezdinde bu kompozisyon içerisinde tanıtmış olduğunu ve müvekkilin mal ve hizmetlerinin bir tamamlayıcısı haline getirdiğini, davalı şirketin daha önce davacı şirketin markalarını aynen içeren taklit ürünlerin satışıyla iştigal ettiğinin kesinleşen ve devam eden ceza dosyaları ile belirlendiğini, davalı tarafın taklit ürünlerin ticaretinin yanı sıra davacının markalarına tecavüz oluşturulan bir ambalaj kompozisyonunu kullandığını, huzurdaki davaya konu "..." markalı ürün ambalajının davacının tescilli "...
ve Şekil Markaları"na tecavüz ve .... ürün ambalajı aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının kendi kelime markasını kullanım hakkı olsa da, bu markayı davacının tescilli ambalaj kompozisyonu ile neredeyse aynı bir kompozisyon içerisinde kullanamayacağını, davalının davacının şekil markalarını sadece "ANAÇ" yazısı ile değiştirerek kullanması sureti ile davacının uzun yıllar boyunca kazandığı ticari itibarda haksız bir şekilde yararlandığını, davalının bu kullanımının davacının ".... ve Şekil Markaları"nı içeren özgün ürün ve ambalaj kompozisyonuna genel görünüm itibariyle yoğun benzerlik yarattığından ürünlerde davacının sunuş tarzını kullanarak davalının ayrıca davacının ürünlerinde kullanmakta olduğu seri numaralarını kendi ürünlerinde kullanmakta olduğunu, davacının markalarına yaratılan marka tecavüzü haricinde haksız rekabete de sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı tarafça ürün ve ürün ambalajlarında kullanılan tasarımın davacının tescilli markasına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sektöre 1990 yılından itibaren alternatif yedek parça üreticisi olduğunu, faaliyeti gereği belli bazı firmaların ürettiği iş makinelerine uygun alternatif yedek parça imalat ve satışını gerçekleştirdiğini, bunlardan birinin de davacı şirket olduğunu, davalı şirketin kendi markasını 2008 yılından beri iş bu davaya konu edilen şekilde esas unsurunu değiştirmeden farklı renk unsurlarıyla hukuka uygun olarak kullandığını, "...." ibaresinin 28.04.2005 tarih 2005/16194 sayılı tescil numarasıyla kayıtlı olduğunu, sektör gereği ürün ve ambalajlarda sarı rengin kullanılabileceğini, ambalajda hologramlı marka basım dizaynının sadece davalıya ait olmayıp tüm dünyada kullanılan bir ambalaj tarzı olduğunu, ürün kodlarının yedek parça sektöründe tüm dünyada belli ürünü referans vermek için kullanılan numaralar olup bunların kullanılmasının hukuka aykırı kabul edilemeyeceğini, bu kullanımın sektöre dair teknik bir zorunluluk olması sebebiyle tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğini, algı düzeyi yüksek alıcı grupları tarafından farklı markaların kullanıldığı iki ürünün karıştırılmasının da mümkün olmadığını, davacı tarafın davalı şirketin dava konusu edilen kullanımına uzun süre sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının turuncu fon üzerinde siyah ve büyükten küçüğe doğru giden yazım karakteri ile siyah yamuk içinde ve yine bir çok siyah yamuk içinde kendi markasının kullanılması şeklinde oluşan ambalaj tasarımını kullanmasını davacının 2011 74442 numaralı "şekil" ve 2012 92773 numaralı "şekil" markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının bu şekilde ambalaj kullanımının önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacının "jcb ve şekil" markalı ürünlerine ait ürün ambalajı kompozisyonu ile iltibas yaratan "turuncu fon üzerinde siyah ve büyükten küçüğe doğru giden yazım karakteri ile yine bir çok siyah yamuk içerisinde kullanılması" şeklinde oluşan ambalaj kompozisyonu ve aynı tasarımın kullanıldığı ürünler, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış materyalin ve benzeri vasıtaların toplatılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ambalaj kutularındaki kullanımını 2017/17325 başvuru numaralı markasına dayandırdığı, ancak davalı tarafça markanın tescil edildiği şekilde kullanılmadığı gibi, markaya tecavüz davasında sonraki tarihli markasını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, kullanımın davacı tescilli markaları ile yapılan karşılaştırmasında markalara tecavüz teşkil etmediği, zira markaya tecavüz yönünden yapılan karşılaştırmada birden fazla markanın bir araya getirilerek inceleme yapılamayacağı, ancak tek başına ambalajda turuncu/ sarı ve siyah renk kullanımı ile alternatif yedek parçanın hangi yedek parçanın karşılığı / alternatifi olduğunu açıklayıcı nitelikteki ürün kodlarının kullanılması haksız rekabet teşkil etmemekle birlikte ambalaj tasarımında seçenek özgürlüğü olmasına rağmen davacı şekil markaları ve davacı ambalaj kompozisyonu ile iltibas yaratacak ve davacı şekil markalarına yaklaştıracak biçimdeki şekil unsurunun ön planda tutulduğu ambalaj kullanımında, davacı ambalajı ile genel kompozisyon itibariyle ayniyet derecesinde benzerinin kullanılmasının, davalının bu benzerlikte bir ürün ambalajı tercih etmesinin özellikle davacı ile aynı piyasaya yer almaları, davalının davacıya ait ürünlerin alternatiflerini üretiyor olması dikkate alındığında tesadüf olmadığı ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, taraflara ait ürünler ile ürün ambalaj tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, tasarımların benzer olarak algılandığı, zorunluluk bulunmamasına rağmen davalının, davacı gibi sarı rengi tercih ettiği, tüketicinin tamirhanede gördüğü ürünün taklit olduğunu, orjinal ürün olmadığını ayırt edemeyeceği, nihai tüketicide karışıklığa neden olabileceği, davalının, iltibas teşkil eden ambalaj tasarımını hangi tarihten beri sürdürdüğüne ilişkin somut kanıt bulunmadığından davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının turuncu fon üzerinde siyah ve büyükten küçüğe doğru giden yazım karakteri ile siyah yamuk içinde ve yine bir çok siyah yamuk içinde kendi markasının kullanılması şeklinde oluşan ambalaj tasarımını kullanmasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve hükmün ilânına karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, markaya tecavüz ve haksız rekabet davalarında susma ile hak kaybının dikkate alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere susma ile hak kaybı markanın hükümsüzlüğü davası bakımından Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) madde (m) 25/6 hükmü ile düzenlenmiş olmasına rağmen, tecavüz ve haksız rekabet davaları bakımından susma ile hak kaybını düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak Dairenin yerleşik içtihatları ile susma ile hak kaybı müessesesi tecavüz davalarında da uygulanmaktadır (bkz. Dairemizin Tarih (T) 11.12.2024, Sayı (S) 6306/8906; T.
12. 12.2024, S. 1034/9094; T.24.12.2024, S. 2024/1281-9331; T.
15. 01.2025, S. 2024/1308-143 ve T.
16. 01.2025, S. 2024/1009-193 kararları).
Somut olayda davalı, davacının sessiz kaldığını ileri sürüp delillerini ibraz etmiştir. Hal böyle olunca mahkemece davacının sessiz kalıp kalmadığı, kalmışsa sessiz kaldığı sürenin hak kaybına neden olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, susma ile hak kaybı yönünden araştırma ve inceleme yapılmadan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatiyle kararın BOZULMASI gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun ONAMA yönündeki görüşüne katılmamaktayız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1148240900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz