İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3597 E. 2023/7335 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fatura alacağı↗ teslim tutanağı↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ikrar↗ icra takibine itiraz↗ kötü niyet tazminatı↗ işlemiş faiz↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ esastan ret↗ fatura↗ iflas↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/346 E., 2019/377 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Iğdır ilinde un üretimi üzerine fabrika işlettiğini, davalının da Iğdır da ekmek fırını işlettiğini, müvekkili şirketin sattığı un ürünlerine ilişkin davalıya takibe konu faturaları düzenlediğini, davalının ürünleri alıp kullandığını, ancak alacağı ödemediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, takibin davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fatura içeriğini teşkil eden malların davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi ek raporunun eksiklikler içerdiğini, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin ticari defter ve faturalarında alacağın yazılı olduğunu belirtmek ile bu ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair bir belgenin bulunmadığından bahisle alacağın olmadığı kanaatine varıldığını, davalıya bizzat imzalatılan ikrar mahiyetindeki teslim tutanaklarının icra dosyası ve dava dosyası içinde olduğunu, bilirkişi raporunda bu hususun gözden kaçırılmış olduğunu, icra dosyasının dava dosya arasında olmasına rağmen incelenmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece reddedildiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklı tarafından 04.01.2018, 05.04.2017, 20.04.2017, 10.11.2017 tarihli 4 adet faturaya dayalı olarak toplam 101.670,00 TL fatura, 28.000,00 TL diğer fatura alacağı, 6.602,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 136.272,44 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, icra takibine dayanak yapılan fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin davacı yanca ispat edilmesi gerektiği, davacı vekili tarafından mal teslimine ilişkin teslim tutanaklarının icra dosyasında bulunduğunun belirtildiği, icra dosyasına 05.04.2017 tarihli 33.839,00 TL bedelli ekmeklik un açıklamalı, 20.04.2017 tarihli 33.835,00 TL bedelli ekmeklik un açıklamalı, 10.11.2017 tarihli 34.000,00 TL bedelli ekmeklik un açıklamalı, 04.01.2018 tarihli 28.000,00 TL bedelli ekmeklik un açıklamalı faturalar ve borçlu ... imzası bulunan fatura tarihleri 19.11.2015, 04.09.2015, 12.09.2015, 09.12.2015, 06.12.2015, 03.09.2015, 24.11.2015 olduğu belirtilen içeriklerinde alzahra un(Tip 550), ... kepek, kaba kepek gibi ürünlerin teslim edildiğine dair belgelerin sunulduğu, ancak davacı vekilinin alacak talebine dayanak yaptığı fatura tarih ve içerikleri ile teslim belgesi olarak sunmuş olduğu belgelerde belirtilen fatura tarihleri ile muhteviyatlarının birbiriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından imzalanan teslim tutanakları ile malların davalıya teslim edildiğinin ispatlandığını, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturaya dayalı olarak yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16927 E. 2014/670 K.
Ortak:kötü niyet tazminatı · kötü niyet · fatura · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… takibi başlatıldığını, takibin davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «fatura» içeriğini teşkil eden malların davalıya «teslim» edildiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklı tarafından 04.01.2018, 05.04.2017, 20.04.2017, 10.11.2017 tarihli 4 adet faturaya dayalı olarak toplam 101.670,00 TL «fatura», 28.000,00 TL diğer «fatura alacağı», 6.602,44 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 136.272,44 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, icra takibine dayanak yapılan fatura içeriği malların davalıya «teslim» edildiğinin davacı yanca ispat edilmesi gerektiği, davacı vekili tarafından mal teslimine ilişkin «teslim tutanaklarının» icra dosyasında bulunduğunun belirtildiği, icra dosyasına 05.04.2017 tarihli 33.839,00 TL bedelli ekmeklik un açıklamalı, 20.04.2017 tarihli 33.835,00 TL bedelli e …
Benzer bu karardaNoterliği'nin 17/08/2010 tarih ve 9706 yevmiye nolu «ihtarnamesi» ile 07/07/2010 tarih, 115113 nolu ve 4.500 USD bedelli «fatura» içeriğinin davalıya bildirilmesine rağmen, ihtarnameye karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve ödeme de yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, yine davaya konu «alacağın likit olması», davalının itirazını somut dayanaklar ile ileri sürememesi nedeniyle kötü niyetli olduğunun açıkça belirlendiği gerekçesiyle de asıl alacağın % 40’ı oranında «kötü niyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alacağın likit olması · yetki itirazı · navlun · yetki · ihtarname · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında para borcunu doğuran bir sözleşmenin bulunduğu, para borçlarında alacaklının ikametgahı icra dairesi olan Iğdır İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğu gerekçesiyle «yetki itirazının» reddine, davacı şirket tarafından taşıma ediminin yerine getirilerek, Iğdır 2.
Noterliği'nin 17/08/2010 tarih ve 9706 yevmiye nolu «ihtarnamesi» ile 07/07/2010 tarih, 115113 nolu ve 4.500 USD bedelli «fatura» içeriğinin davalıya bildirilmesine rağmen, ihtarnameye karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve ödeme de yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, yine davaya konu «alacağın likit olması», davalının itirazını somut dayanaklar ile ileri sürememesi nedeniyle kötü niyetli olduğunun açıkça belirlendiği gerekçesiyle de asıl alacağın % 40’ı oranında «kötü niyet tazminatına» hükmedilmiştir.
2- Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede «navlun» 3.400 USD olarak kararlaştırılmış olup, davacı bunun üzerindeki tutar üzerinden düzenlemiş olduğu faturayı davalıya tebliğ ettiğini kanıtlayamadığına göre davacının, tarafların kabulünde bulunan 3000 USD tutarındaki davalı ödemesi gözetildiğinde, bakiye 400 USD «asıl alacak» üzerinden talepte bulunulabileceği gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişk …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10379 E. 2014/17425 K.
Ortak:eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından imzalanan «teslim tutanakları» ile malların davalıya teslim edildiğinin ispatlandığını, mahkemenin «eksik inceleme» ile karar verdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «fatura» içeriğini teşkil eden malların davalıya «teslim» edildiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi ek raporunun eksiklikler içerdiğini, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin «ticari defter» ve faturalarında alacağın yazılı olduğunu belirtmek ile bu ürünlerin davalıya «teslim» edildiğine dair bir belgenin bulunmadığından bahisle alacağın olmadığı kanaatine varıldığını, davalıya bizzat imzalatılan «ikrar» mahiyetindeki «teslim tutanaklarının» icra dosyası ve dava dosyası içinde olduğunu, bilirkişi raporunda bu hususun gözden kaçırılmış olduğunu, icra dosyasının dava dosya arasında olmasına rağmen incelenmediğini, «bilirkişi raporuna itirazlarının» mahkemece reddedildiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Benzer bu karardaAncak; 6762 sayılı TTK 785. madde hükmü uyarınca, ziyadan doğan tazminat; ancak, «taşıma senedine» geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat «taşıyıcıya» bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur.
Somut olayda taşıma Antalya'dan Iğdır'a yapılmış olmakla TTK 785. maddesi gereğince belirlenecek bedele hükmedilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · bilirkişi incelemesi · yasal faiz · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan «taşıma sözleşmesi» gereğince taşıma esnasında meydana gelen zararın tahsili amacıyla dava açıldığı, taşıma sonrasında tutulan 08/09/2011 tarihli «hasar» tutanağı içeriği, Iğdır Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan tespit dosyası içeriği ve dosyamız üzerinden yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda verilen rapor dikkate alındığında hasarlı eşyaların benzer ve piyasadaki ürünlere göre kıyaslandığında maddi değerinin toplam 8.400,00 TL olduğunun anlaşıldığı, davalının kusurlu taşıma işlemi yapması sebebiyle oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 8.400,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak; 6762 sayılı TTK 785. madde hükmü uyarınca, ziyadan doğan tazminat; ancak, «taşıma senedine» geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat «taşıyıcıya» bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5816 E. 2024/2309 K.
Ortak:kötü niyet tazminatı · kötü niyet
İncelediğiniz kararda… takibi başlatıldığını, takibin davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaŞti'ne hukuken geçerli «kefaletin» bulunmaması «sebebi» ile davanın kabulünü, müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitini, müvekkil hakkında haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatan davalı bankanın dava değerinin % 20'si tutarında «kötü niyet tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına vekaleten Halkbank Iğdır şubesi tarafından düzenlenen 30.05.2011 tarihli «kefalet sözleşmesinde» davacının «kefalet limitinin» belirlenmediği, ayrıca sözleşme tarihi itibariyle geçerli olan vekaletnamede davacının adına «kefil» olma «yetkisinin» bulunmadığı, bu haliyle Iğdır İcra Müdürlüğünün 2012/966 takip sayılı icra takibine dayanak kefalet sözleşmesinin «geçersiz» olması nedeniyle davacının anılan icra takibine ilişkin borcunun bulunmadığı, Iğdır İcra Müdürlüğünün 2015/580 E. sayılı takip dosyası yönünden ise davacı adına yürütülen bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının Iğdır İcra Müdürlüğünün 2012/966 takip sayılı dosyalarında borçlu olmadığının tespitine, Iğdır İcra Müdürlüğünün 2015/580 E. sayılı takip dosyası yönünden «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile davanın «usulden reddine», davacının «kötü niyet tazminatının» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek ve müteselsil kefalet · aleyhe bozma yasağı · nispi harç · nispi karar harcı · müteselsil kefalet · hesap kat ihtarnamesi · ilamsız takip · takibin kesinleşmesi
Benzer bu karardaŞti. arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesine» istinaden söz konusu firmaya kredi kullandırıldığını, müvekkili ... ise bu kredilerin «teminatı» olarak kendi adına kayıtlı taşınmazlarını davalı bankaya «ipotek» verdiğini, kredi bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkili hakkında mezkur kredi sözleşmesine «kefil» olduğu gerekçesiyle icra takipleri başlatıldığını, müvekkili hakkında başlatılan icra takiplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kredi sözleşmesindeki «kefaletinin» hukuken geçerli olmadığını, davalı bankanın «hesap kat ihtarnamesinde» müvekkilini «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak göstermediğini, sadece «rehin» veren 3 üncü kişi olarak gösterdiğini, takibe dayanak olarak gösterilen 30.05.2011 tarihli müşterek borçlu ve «müşterek müteselsil kefalet» şerhinde «kefalet limiti» bulunmamakta olup sözleşmede müvekkilinin Ümit Madencilik İnş.
… ekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, Mahkemece davalı bankanın harçtan muaf olduğu gerekçesiyle «harç» alınmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, davalı banka harçtan muaf olmadığından dolayı davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle davaya konu takip dosyasındaki talep edilen alacak miktarına göre «nispi harca» hükmedilmesi gerektiği, harç kamu düzeninden olup, resen gözetilmesi gerektiğinden ve «aleyhe bozma yasağının» istisnalarından olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının resen kaldırılarak davalı bankadan «nispi harç» alınmasına yönelik yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, d …
Şti, ..., ..., ...'e 09.04.2012 tarihli itibari ile ve toplam 94.851,81 TL nakit ve 50.000,00 TL gayrinakit banka alacağının tahsili için «ihtarname» keşide edildiğini, borçlu ... «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıklarını, bu nedenle hakkında «ilamsız icra takibi» yapıldığını ve «takibin kesinleştiğini», davacının süresinde yaptığı bir itirazın olmadığını, asıl borçlu hakkında «ipotekli» takip açılması, kefiller hakkında «ilamsız takip» açılmasına engel olmadığını, amir hükmü uyarınca alacağın rehinle temin edilmesi ve alacağın tahsili için «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yapılması müteselsil kefiller hakkında alacağın tamamı üzerinden «haciz» yolu ile takip yapılmasına engel olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
… stinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı konuda daha önce dava açılmış olduğunu, davacı borçlu ...'in 30.05.2011 tarih 150.000,00 TL bedelli «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış olduğunu, bu nedenle Iğdır İcra Müdürlüğünün 2012/966 E. sayılı dosyasıyla hakkında «ilamsız icra takibi» yapılmış ve «takibin kesinleşmiş» olduğunu, davacı borçlu ...’in süresinde yaptığı bir itiraz olmadığını, asıl borçlu hakkında «ipotekli» takip açılması, kefiller hakkında «ilamsız takip» açılmasına engel olmadığını, alacağın rehinle temin edilmesi ve alacağın tahsili için «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yapılması, müteselsil kefiller hakkında, alacağın tamamı üzerinden «haciz» yolu ile takip yapılmasına engel olmadığını, «kefalet» ve ipotek sözleşmeleri birbirinden tamamen bağımsız olup, borç tamamen ödeninceye kadar kefilin sorumluluğu devam edeceğini, kefil kendi «temerrüdünün» hukuki sonuçlarından sorumlu olduğunu, alacağın rehinle temin edilmiş olması, kefiller aleyhine haciz yoluyla takip yapılmasına engel teşkil etmediğinden davacının …
2 benzer karar daha
-
Haksız rekabet tespiti ve men'i | Haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12821 E. 2017/6321 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ı odaya bağlı fırınlarla aynı durumda olmasına, davacı hakkında da geçerli olan yasa, tüzük ve yönetmelik hükümlerine uymak suretiyle faaliyette bulunmasına nazaran «münhasıran» ucuz ekmek satmasının «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti men’i istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davalının ucuza ekmek satmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur” hükmü uyarınca, bu işi yapanlara karşı «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilmelidir.
Bu durumda, mahkemece, davalının kabulünde olan ve tespit edilen fiyattan daha ucuza ekmek satması eyleminin TTK’nin 55/1-e maddesi uyarınca aynı işi yapanlara karşı «haksız rekabet» teşkil ettiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız rekabetin tespiti ve men'i | Haksız rekabet tespiti ve men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1711 E. 2023/5322 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iskonto · esnaf · keşif · kar payı · kâr dağıtımı · kâr payı · yetkisizlik kararı · haksız rekabet
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ekmek fiyatının fırıncı «esnafının» bağlı olduğu oda tarafından belirlendiğini, fiyatların maliyet hesabı yapıldıktan sonra makul bir «kar payı» eklenerek hesap edildiğini, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 62 nci maddesine göre o yerin en büyük mülki amirinin bu tarifeleri yayınlayarak uygulanmasını gözettiğini, tarife uygun bulunmadığı takdirde ilgililerin on gün içinde dava açma haklarının saklı olduğunu, dava açılmayıp kesinleşen tarifelerin ilgili esnafı bağladığını, davalıların bu tarifelerin iptali için dava açmadıklarını, «haksız rekabet» oluşturacak şekilde maliyetin altında ekmek sattıklarını, bunun için kaliteyi düşürdüklerini, seri üretim yapan bir fırında mayasız ekmek üretmenin mümkün olmadığı …
… ebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; maliyet hesabının fırıncılar odasının verileri üzerinden değil müvekkili bazında belirlenmesi için işyerinde «keşif» yapılmasını talep ettiklerini, ancak mahkemenin rakamsal veriler üzerinden değerlendirme yapılması için dosyayı bilirkişilere tevdii ettiğini, her fırıncının çalışma performansı aynıymış gibi müvekkilinin 40 yıllık tecrübesinin hiçe sayılarak Fırıncılar Odası verilerine göre hesaplama yapılmasının gerçeği yansıtmadığını, Fırıncılar Odası verilerinde baz alınan pazar yevmiyesi, resmi tatil ve yıllık izin ücretinin müvekkili fırın için maliyet kalemi olmadığını, fırında telefon gideri olmadığını, makinaların bakımını kendilerinin yaptığını, müvekkilinin peşin parayla un alışı yaptığından un aldığı firmalar tarafından kepek ve işçi kıyafetinin promosyon olarak «dağıtıldığını», üretilen ekmeklerin yalnızca tezgahında satıldığını, dağıtım gideri ile zayiat veya yasal firenin söz konusu olmadığını, müvekkilinin ürettiği ekşi hamur ekmeğe odaların fiyatlandırma yapmadığını, üretilen yerde satış yapıldığından dağıtım maliyetinin bulunmadığını, ekmek için gereken tüm malzemeleri peşin olarak «iskontolu» fiyatıyla satın aldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… layamadıklarını, kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, maliyet hesabının Fırıncılar Odasının verileri üzerinden değil müvekkili bazında belirlenmesi için işyerinde «keşif» yapılmasını talep ettiklerini, ancak mahkemenin rakamsal veriler üzerinden değerlendirme yapılması için dosyayı bilirkişilere tevdii ettiğini, müvekkilinin 40 yıllık tecrübesinin hiçe sayılarak Fırıncılar Odası verilerine göre hesaplama yapılmasının gerçeği yansıtmadığını, Fırıncılar Odası verilerinde baz alınan pazar yevmiyesi, resmi tatil ve yıllık izin ücretinin müvekkili fırın için maliyet kalemi olmadığını, fırında telefon gideri olmadığını, makinaların bakımını kendilerinin yaptığını, müvekkilinin peşin parayla un alışı yaptığından un aldığı firmalar tarafından kepek ve işçi kıyafeti promosyon olarak «dağıtıldığını», üretilen ekmeklerin yalnızca tezgahında satıldığını, dağıtım gideri ile zayiat veya yasal fire söz konusu olmadığını, müvekkilinin ürettiği ekşi hamur ekmeğe odaların fiyatlandırma yapmadığını, üretilen yerde satış yapıldığından dağıtım maliyetinin bulunmadığını, ekmek için gereken tüm malzemeleri peşin olarak «iskontolu» fiyatıyla satın aldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde dayandığı yönetmeliğin ekmeğin azami fiyatını düzenlediğini, odaların asgari ücreti belirleme «yetkisinin» olmadığını, tarifeye uyulduğunu, tarifenin üzerinde bir fiyatla ekmek satmadıklarını, müvekkillerinin ekşi maya ile ekmek ürettiğini bunun da maliyeti düşürdüğünü, bayilere, marketlere ekmek dağıtmadığından «dağıtım» maliyetinin olmadığını, davacı iddialarının soyut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3597 E. , 2023/7335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2152 Esas, 2022/510 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2018/346 E., 2019/377 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Iğdır ilinde un üretimi üzerine fabrika işlettiğini, davalının da Iğdır da ekmek fırını işlettiğini, müvekkili şirketin sattığı un ürünlerine ilişkin davalıya takibe konu faturaları düzenlediğini, davalının ürünleri alıp kullandığını, ancak alacağı ödemediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, takibin davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fatura içeriğini teşkil eden malların davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi ek raporunun eksiklikler içerdiğini, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin ticari defter ve faturalarında alacağın yazılı olduğunu belirtmek ile bu ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair bir belgenin bulunmadığından bahisle alacağın olmadığı kanaatine varıldığını, davalıya bizzat imzalatılan ikrar mahiyetindeki teslim tutanaklarının icra dosyası ve dava dosyası içinde olduğunu, bilirkişi raporunda bu hususun gözden kaçırılmış olduğunu, icra dosyasının dava dosya arasında olmasına rağmen incelenmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece reddedildiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklı tarafından 04.01.2018, 05.04.2017, 20.04.2017, 10.11.2017 tarihli 4 adet faturaya dayalı olarak toplam 101.670,00 TL fatura, 28.000,00 TL diğer fatura alacağı, 6.602,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 136.272,44 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, icra takibine dayanak yapılan fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin davacı yanca ispat edilmesi gerektiği, davacı vekili tarafından mal teslimine ilişkin teslim tutanaklarının icra dosyasında bulunduğunun belirtildiği, icra dosyasına 05.04.2017 tarihli 33.839,00 TL bedelli ekmeklik un açıklamalı, 20.04.2017 tarihli 33.835,00 TL bedelli ekmeklik un açıklamalı, 10.11.2017 tarihli 34.000,00 TL bedelli ekmeklik un açıklamalı, 04.01.2018 tarihli 28.000,00 TL bedelli ekmeklik un açıklamalı faturalar ve borçlu ...
imzası bulunan fatura tarihleri 19.11.2015, 04.09.2015, 12.09.2015, 09.12.2015, 06.12.2015, 03.09.2015, 24.11.2015 olduğu belirtilen içeriklerinde alzahra un(Tip 550), ... kepek, kaba kepek gibi ürünlerin teslim edildiğine dair belgelerin sunulduğu, ancak davacı vekilinin alacak talebine dayanak yaptığı fatura tarih ve içerikleri ile teslim belgesi olarak sunmuş olduğu belgelerde belirtilen fatura tarihleri ile muhteviyatlarının birbiriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından imzalanan teslim tutanakları ile malların davalıya teslim edildiğinin ispatlandığını, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturaya dayalı olarak yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990111800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz