İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16927 E. 2014/670 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacağın likit olması↗ yetki itirazı↗ navlun↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ yetki↗ fatura↗ ihtarname↗ asıl alacak↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasında para borcunu doğuran bir sözleşmenin bulunduğu, para borçlarında alacaklının ikametgahı icra dairesi olan Iğdır İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğu gerekçesiyle yetki itirazının reddine, davacı şirket tarafından taşıma ediminin yerine getirilerek, Iğdır 2. Noterliği'nin 17/08/2010 tarih ve 9706 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 07/07/2010 tarih, 115113 nolu ve 4.500 USD bedelli fatura içeriğinin davalıya bildirilmesine rağmen, ihtarnameye karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve ödeme de yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, yine davaya konu alacağın likit olması, davalının itirazını somut dayanaklar ile ileri sürememesi nedeniyle kötü niyetli olduğunun açıkça belirlendiği gerekçesiyle de asıl alacağın % 40’ı oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede navlun 3.400 USD olarak kararlaştırılmış olup, davacı bunun üzerindeki tutar üzerinden düzenlemiş olduğu faturayı davalıya tebliğ ettiğini kanıtlayamadığına göre davacının, tarafların kabulünde bulunan 3000 USD tutarındaki davalı ödemesi gözetildiğinde, bakiye 400 USD asıl alacak üzerinden talepte bulunulabileceği gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10379 E. 2014/17425 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · bilirkişi incelemesi · yasal faiz · hasar · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan «taşıma sözleşmesi» gereğince taşıma esnasında meydana gelen zararın tahsili amacıyla dava açıldığı, taşıma sonrasında tutulan 08/09/2011 tarihli «hasar» tutanağı içeriği, Iğdır Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan tespit dosyası içeriği ve dosyamız üzerinden yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda verilen rapor dikkate alındığında hasarlı eşyaların benzer ve piyasadaki ürünlere göre kıyaslandığında maddi değerinin toplam 8.400,00 TL olduğunun anlaşıldığı, davalının kusurlu taşıma işlemi yapması sebebiyle oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 8.400,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak; 6762 sayılı TTK 785. madde hükmü uyarınca, ziyadan doğan tazminat; ancak, «taşıma senedine» geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat «taşıyıcıya» bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda taşıma Antalya'dan Iğdır'a yapılmış olmakla TTK 785. maddesi gereğince belirlenecek bedele hükmedilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16927 E. , 2014/670 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ IĞDIR SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 13/06/2012
NUMARASI 2011/255-2012/461
Taraflar arasında görülen davada Iğdır Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/06/2012 tarih ve 2011/255-2012/461 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik […] E. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı borçlu şirkete müvekkili tarafından taşıma hizmeti verildiğini, bu hizmetin karşılığında fatura kesildiğini, bu fatura alacağının ödenmesi için davalı tarafa ihtarname çekildiğini, davalı tarafın kısmi ödeme yaptığını, 1.500 USD'lik bakiye alacağın ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine başlatılan icra takibine hem yetki hem de borca itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında para borcunu doğuran bir sözleşmenin bulunduğu, para borçlarında alacaklının ikametgahı icra dairesi olan Iğdır İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğu gerekçesiyle yetki itirazının reddine, davacı şirket tarafından taşıma ediminin yerine getirilerek, Iğdır 2. Noterliği'nin 17/08/2010 tarih ve 9706 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 07/07/2010 tarih, 115113 nolu ve 4.500 USD bedelli fatura içeriğinin davalıya bildirilmesine rağmen, ihtarnameye karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve ödeme de yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, yine davaya konu alacağın likit olması, davalının itirazını somut dayanaklar ile ileri sürememesi nedeniyle kötü niyetli olduğunun açıkça belirlendiği gerekçesiyle de asıl alacağın % 40’ı oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede navlun 3.400 USD olarak kararlaştırılmış olup, davacı bunun üzerindeki tutar üzerinden düzenlemiş olduğu faturayı davalıya tebliğ ettiğini kanıtlayamadığına göre davacının, tarafların kabulünde bulunan 3000 USD tutarındaki davalı ödemesi gözetildiğinde, bakiye 400 USD asıl alacak üzerinden talepte bulunulabileceği gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101796200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz